Kategoriler
SPOR Spor Haberleri

Darko Churlinov: “Son 2-3 maçta kendimi buldum”

Kocaelisporlu futbolcu Churlinov, Türkiye’de futbol kalitesinin oynadığı diğer ülkelerden çok da farklı olmadığını, asıl farkın yaşam tarzında olduğunu söyledi. Adaptasyon sürecinin zaman aldığını vurgulayan Churlinov, “Son 2-3 maçta kendimi buldum” dedi.

Trendyol Süper Lig’de ilk 17 haftalık bölümü 6 galibiyet, 5 beraberlik ve 6 mağlubiyet alarak 23 puanla tamamlayan Kocaelispor’da Ziraat Türkiye Kupası müsabakanın hazırlıkları başladı. Antalyaspor maçının ardından bir gün dinlenen takım bugün kupa mesaisine rejenerasyon (yenileme) antrenmanıyla başladı. Milli maçları nedeniyle ülkesinde olan Cafumana Show, dinlendirilen Serdar Dursun ve izinli olan Tarkan Serbest antrenmana katılmadı. Tayfur Bingöl ise takımdan ayrı çalıştı. Kocaelispor’da antrenmandan önce Darko Churlinov basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“Son 2-3 maçta kendimi buldum ve performansım arttı”

Kanat oyuncusu Churlinov, “Sezonla alakalı yani genel şunu söyleyebilirim; ilk 7 8 maç aslında birbirimizi tanımak için biraz zamana ihtiyacımız vardı. Birbirimize alıştıktan, birbirimizi tanıdıktan sonra da futbolumuzun geliştiğini, oyunumuzun geliştiğini söyleyebilirim. 2. yarıda bunun daha da iyiye gideceğini düşünüyorum. Kişisel olarak da; geldiğim zaman adapte olmak için süreye ihtiyacım vardı. Burası benim için farklı bir ligdi. Ben İngiltere ve Almanya’da oynadım. Adaptasyon süreci geçirmem gerekti. Orada farklı futbol anlayışı var. Son 2-3 maçta kendimi buldum. Performansım da arttı. Sezonun ilk yarısı iyi bir performans sergilemediğimin ben de farkındayım. Tabii ki hedefim ikinci yarı daha iyi bir performans sergilemek. Çünkü buraya gelirken benim hedefim Kocaelispor için her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaktı” dedi.

“Futbol ve kalitede çok büyük farklılık yok. Farklılık yaşamda”

Türkiye’ye geldikten sonra kendisini en çok zorlayan konulara dair de Churlinov yaşamın farklılığına dikkat çekti. Churlinov, “Oynadığım ülkelerle karşılaştırırsak; aslında kalite ve futbol anlamında çok büyük farklılık olmadığını söyleyebilirim. Ancak burada yaşam farklı. Tabii ki bunlara alışmak için biraz süreye ihtiyacım vardı ama ben ama ben bu zamanı iyi kullanıp alıştığımı düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“Maç maçtır. Herkes her maçta yüzde 100’ünü vermek zorunda”

Kupa maçlarının önemiyle ilgili ise Darko Churlinov, “Aslına baktığımızda söyleyecek çok farklı bir şey yok. Çünkü maç maçtır ve yakın bir maç, hemen oynayacağız. Bugün iyi bir yenileme yapıp hocamızın direktifleri doğrultusunda maçı hazırlanacağız. Bu sezonun ilk maçı ya da son maç olsun ya da kupa maçı olsun fark etmez, herkes her zaman yüzde 100’ünü verip elinden geleni iyisini yapmak zorunda” değerlendirmesinde bulundu.

“İstatistikler maalesef bazı şeyleri göstermiyor”

Antalyaspor maçına, camialar arası dostluğa ve ön bölgedeki bitiricilik sorununa dair soruları da yanıtlayan Darko Churlinov, “Oynadığım takımlardan aslında Schalke ve Nürnberg arasında bu tarz bir dostluğa şahit olmuştum. Bu çok hoş bir olay. Yani iki takımın taraftarlarının böyle bu şekilde bir dostluk kurup bu şekilde maçı izlemesi bence çok önemli bir önemli ve keyifli bir olay. Maçla alakalı; en iyi maçımız olduğunu söyleyemem. Özellikle önde bitiricilikle alakalı bazı sorunlar yaşadık. Bizim için aslında katkıyı kimin yaptığı önemli değil. Belki de taraftarımız için önemli ama bizim için katkının kimden geldiği önemli değil. Çünkü futbolun da bizler alan açarak bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ve bu alanı kimlerin açtığı aslında çok da önemli değil. Mesela maçta Tayfur’a asist yaptığım yani yardımcı olduğum için ve puanı 3 puan aldığımız için çok mutluyum. Ama istatistikler maalesef bazı şeyleri göstermiyor” sözlerini kaydetti.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Selçuk İnan: “Zaman zaman ödemeler olmuyor ama şu ana kadar problem yaşamadık”

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/selcuk-inan-zaman-zaman-odemeler-olmuyor-ama-su-ana-kadar-problem-yasamadik-0-yT5pwnY6.mp4
Süper Lig’in 13. haftasında deplasmanda Göztepe ile karşılaşacak olan Kocaelispor’da Teknik Direktör Selçuk İnan, zaman zaman ödemelerde problemler yaşandığını ancak genel anlamda bir sorunun olmadığını dile getirdi.

Trendyol Süper Lig’in 13. haftasında Kocaelispor, 23 Kasım Pazar günü saat 14.30’da Göztepe’ye konuk olacak. Karşılaşmanın hazırlıklarını sürdüren Körfez ekibinde Teknik Direktör Selçuk İnan, antrenman öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“Maçı kazandıktan sonra belli spekülasyonlar oldu”

Galatasaray galibiyetine ve yansımalara dair eleştirilere yanıt veren İnan, “Camia için çok önemli bir maçtı. Bu kadar güçlü bir takımı yenmek bizim için çok önemliydi. Maçı kazandığımız için çok mutluyum. Galatasaray’ı yendiğimiz için değil, sadece 3 puan kazandığımız için çok mutluyum. Bu benim için çok önemli çünkü bildiğiniz üzere Galatasaray’da çok önemli geçmişim var. Kupalar kazandım, hocalık yaptım. Kaptanlık yaptım ve bunu hep dile getiriyoruz, belirtiyorum. Maçı kazandıktan sonra belli spekülasyonlar oldu. Ancak hep de sessiz kaldım. Çünkü hep böyle. Ben bu takımın hocasıyım ve sadece saha içinde işimi yapmaya çalışıyorum. Galatasaray taraftarlarının yanına gitmem de konuşuldu. Ama bundan sonra da hep böyle olacak. Ne zaman, ne şartta, nasıl olursa olsun Galatasaray taraftarları beni çağırdığında, bana sevgi gösterdiklerinde o sevgiye her zaman karşılık verdim. Bundan sonra da vermeye devam edeceğim. Bu sadece Galatasaray taraftarları için değil, belki bundan sonraki süreçte Kocaelispor taraftarları da bize bu şekilde teveccüh gösterirse her zaman bu sevgiye, saygıya karşılık vereceğim. Çünkü ben hep böyle bir adam oldum. Beni tanıdınız. Bazı insanlar bunlarla ilgili konuştu. Benim geçmişimle ilgili ya da yaptıklarımın, belli başlı hareketlerimin yanlış olduğunu söyleyenler oldu. Kusura bakmasınlar ama duruş ve saygı anlamında kimseden öğüt alacak değilim. Hiç almadım. Bu konuda da hiç mütevazi olmayacağım. Gelişen olaylar, söylemler benim dışımda gelişen şeyler. Ben sadece kendime ve saha içine bakıyorum çalışıyorum. Emek veriyorum, karşılığında da kazandığım için mutlu oluyorum, bu kadar basit. Çok önemli bir galibiyetti o. Çünkü Galatasaray çok güçlü bir takım. Son dönemlerde 2-3 yılda bir defa mağlup geliyor. Onlara karşı kazanmış olmak oyuncular için çok önemli bir şeydi. Sadece sahanın içinin, tekniğin konuşulması gerekirdi. Benim etrafımdaki olaylar için konuşuyorum” dedi.

“Hiç kimsede parasını alamadığı için isteksizlik olmadı”

Kulübün oyuncu ödemeleriyle ilgili yaşadığı sıkıntılı süreçlerin oyuncu performansına etkisiyle ilgili soruya Selçuk İnan, “Finansal açıdan şunu söyleyebilirim. Oyuncularla ilgili bizim dönemimizde de bu vardı. Bu hiç değişmiyor. Oyuncuların alacaklarının ödenmemesi halinde oyuncuların belli düşüşler yaşadığı aşikar. Ama bu ülkemizde maalesef bütün takımlar için geçerli bir problem. Evet, sıkıntılar yaşıyoruz. Zaman zaman ödemeler olmuyor ve yeni gelen oyuncular buna alışmakta biraz zorlanabiliyorlar. Ama biz şu ana kadar böyle bir problem yaşamadık. Hiç kimsede parasını alamadığı için bir isteksizlik ya da antrenman yapmamazlık olmadı. Çünkü bu problemlerin çözülebileceğini biliyorlar. Başkanımız, yöneticilerimiz, herkes bu ödemelerin gerçekleşmesi için elinden geleni yapmaya çalışıyor. Bundan dolayı şu ana kadar böyle bir problem yaşamadık. Ama ödemelerde problemlerin olduğu hepimizin bildiği bir şey. İnşallah en kısa zamanda çözülür” yanıtını verdi.

“Önde baskı yapmaya çalışan agresif bir takım. Biliyoruz”

Göztepe maçının hazırlıklarına değinen Teknik Direktör Selçuk İnan, “Kendi sahalarında ve seyircileri önünde çok agresif bir oyun yapısı olan, önde baskı yapmaya çalışan güçlü bir takım. Bunu biliyoruz. O yüzden de çalışmalarımızı sıkı tutuyoruz. Eksiklerimiz var, milli takımdaki oyuncularımızla dönecek. Anfernee cuma günü geliyor. Belki de hiç antrenman yapamayacak, öyle birkaç eksiğimiz olacak ama özellikle bugünden itibaren artık Göztepe’yle ilgili çalışmalarımız en azından taktiksel açıdan devam edecek. Tabii böylesine önemli galibiyetlerden sonra işiniz daha da zorlaşıyor. Bunun farkındayız. Oyuncularımla da bunu paylaşıyorum. İnsanların sizden beklentileri daha da fazla olacak ancak biz bunların dışında kalarak, sadece sahanın içinde daha çok çalışmak, daha çok mücadele etmek ve puan ya da puanlar kazanmak istiyoruz. Göztepe maçında da inşallah iyi gidişi aklımıza devam ettiririz. Planlarımız hazır. Oyuncularla yarından itibaren istediklerimizi daha net net bir şekilde oyuncularımıza aktarıp, güçlü ve zayıf taraflarına iyice analiz edip çalışmalarımızı o yönde devam ettireceğiz” şeklinde konuştu.

“Petkovic sıkıntısı devam ediyor”

Takımdaki eksik oyunculara ayrı parantez açan İnan, “Petkovic’in (Bruno) sıkıntısı devam ediyor. Aramızda olmayabilir. Haidara (Massadio) büyük ihtimalle aramızda olacak ama fiziksel olarak ne kadar karşılığı olur bilmiyorum. Daha 1 haftamız var. Milli takımlardaki oyuncularımız var. Can’ın hafif bir hastalığı var. Karol (Linetty) gibi ufak tefek sakatlıkları olan oyuncularımız oldu. Yetişirse Bruno, ona da bakacağız” cümlelerine yer verdi.

“Tayfur milli takımda olmayı hak ediyor mu? Hak ediyor”

Selçuk İnan, performansı her hafta yükselen Tayfur Bingöl özelindeki soruyu yanıtlarken, kendi takımındaki oyuncuları milli takımda görmeyi çok istediğinin de altını çizdi. Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, “En nihayetinde orada karar verici var. O yüzden bu tür seçimlerle ilgili yorum yapmak çok hoşuma gitmiyor. Ama gönül isterdi ki Tayfur seçilsin. Hak ediyor mu, Hak ediyor. Ama orada bir seçici var ve böyle seçmiş. Saygı duymak lazım” ifadelerini kullandı.

“Can görmediğini söyledi, gerisi teferruat”

Can Keleş hakkındaki eleştirilere de değinen İnan, oyuncularla özel konuşmalar yaptığını belirtti. 40 yaşındaki teknik direktör, “Bunu her zaman herkesle paylaşma çok doğru değil. Can orada görmediğini söyledi. Oyuncumuz ne derse o, bizim için gerisi teferruat. Futbolda bunlar var ama Can bizim çok önemli bir oyuncumuz. Hayatımız bu eleştirilerle geçti. İyi işler yaptığınızda, gol attığınızda da herkes sizi sever, över, işler kötü gittiğinde ya da insanların istemediği bir şeyi gerçekleştiğinde bunun karşılığında da sıkıntı yaşarsınız. Ama Can kendi karakteri ve oyunculuk bazında çok sevdiğim, bize de çok faydalı olacak bir oyuncumuz” diyerek sözlerini noktalandırdı.

Kategoriler
SPOR Spor Haberleri

Joao Pereira: “Bugün kötü bir gündü”

Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Kocaelispor maçının ardından hiçbir zaman hakemden ya da eksik oyuncu bahanesine sığınmayacağını belirterek, “Rakibimiz bizden iyiydi. Kötü bir günümüzdü, iyi oynamadık ve kaybettik” dedi.

Trendyol Süper Lig’in 10. haftasında Corendon Alanyaspor deplasmanda Kocaelispor’a 2-0 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, açıklamalarda bulundu. Pereira, “Rakibimiz bizden daha iyi oynadı ve kazandı. Tebrik etmek istiyorum. Bizim için iyi maç olmadı. Maçta hoşuma itmeyen bazı anlar vardı. Hem kenar ortalarında hem de ikinci toplarda Göztepe maçında çok iyiydik. Ama bugün yapamadık ve ikinci gol yedik. Her zaman derim; oyun mantalitemiz her zaman yüksek olmalı. Bugün yeterince yüksek değildi o yüzden 2 gol yiyip maçı kaybettik. Futbolda böyle sonuçlar olabiliyor. Çünkü 3 ihtimal var. Kazanır, kaybeder veya berabere kalırsınız. Bugün kaybettik çünkü doğru şeyler yapamadık. Ama bu mağlubiyetin bizi düşürmesine izin vermeyeceğiz. Çalışmaya ve gelişmeye devam edecek, yolumuza devam edeceğiz. Lige kötü başlamıştık ilk maçta Rize’ye karşı oynayıp berabere kalmıştık. 2. maçta Eyüpspor’a karşı oynadık, iyi olmamıza rağmen kaybettik. Sonrasında ise iyi maçlar çıkardık, iyi seri yakalamıştık. Bugün ise iyi günümüzde olmadığımızı söyleyebilirim” açıklamasında bulundu.

“Bahane yok. İyi değildik ve kaybettik”

Az pozisyona girmelerini ve Kocaelispor’un oyununu yorumlayan Pereira, “Kocaelispor’un iyi takım olduğunu oyuncularıma söylemişim. Taraftarı önünde iyi oynayan bir takım. Hazırlıklıydık ama bugün iyi oynayamadık. Top bizdeyken iyi oynayamadık. İstediklerimizi yapamadık. Bizim içim kötü bir gündü. Bazen bazı hocalar hakemden ya da penaltıdan dolayı bahane uydurup maç kaybettiğini söyleyebiliyor. Ama ben bunu demiyorum. Bugün iyi değildik ve maç kaybettik” diye konuştu.

“Bir maçta kazanınca süper olunmuyor. Bu bir süreç”

Alanyaspor’un galibiyet istikrarıyla ilgili soruya ise Pereira, “Alanyaspor’un bir kaybedip bir kaybetmediğini düşünmüyorum. İlk defa bir maç kazanıp sonraki maçı kaybettik. Sezonun ilk maçlarında Galatasaray, Başakşehir, Beşiktaş ve Konyaspor’a karşı oynadık. Fikstür açıklandığında herkes zor maçlar olduğunu, kaybedeceğimizi söyledi. Ama bu maçlarda iyi performanslar gösterdik. Bir maçta iyi oynadığımızda insanlar Alanyaspor’un süper takım olduğunu söyledi. Bu böyle bir şey değil. Bir maçla olmuyor. Bu bir süreç ve çalışarak zamanla gelişiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Hakemlerle ilgili konuşmak istemiyorum”

Hakem kararlarıyla ilgili soruya deneyimli çalıştırıcı, “Hakemin verdiği karar var ve işin içinde VAR da vardı. Bugün Alanyaspor için iyi ya da kötü karar alabilir. Yarın da başka takım için bu olabilir. Bugün kazanamadıysak iyi oynayamadığımız için kazanamadık. Biz oyunumuzu geliştiriyoruz. Bugün rakibimiz bizden daha iyi olduğu için kazandı. Bunu bir karara ya da penaltıya bağlayamayız. Maç kazanmak için 90 dakika iyi oynamak gerekiyor. Ben Sporting’deyken 0-0 berabere kaldık. Oyuncumuz gol attı ama hakem düdük çaldı ve penaltı verdi. Gol atmamıza rağmen. Sonra VAR’a gittiler. Penaltı iptal, gol de aynı zamanda iptal ve topu rakibe verdiler. Deplasman maçıydı, döndüğümüzde beni gönderdiler. Belki o hakem yüzünden oldu. Ama hakemlerle ilgili o yüzden konuşmuyorum. Ben Türkiye’deyim, burada yaşıyorum. O hakeme ne oldu. Devam ediyor. O yüzde hakemlerle ilgili konuşmayacağım” dedi.

“Hiçbir zaman şikayet etmeyecek ya da bahane bulmayacağım”

Henüz kendisinin iyi tanınmadığının ve Türkiye’de uzun kalırsa herkesin kendisini tanıyacağını belirten Joao Pereira, “Hiçbir zaman hakemlerden şikayet etmeyeceğim, oyuncum sakat diye bahane etmeyeceğim. Tüm oyuncularıma güveniyorum. Takımıma bir sonraki adımıma geçmemiz gerektiğini söylüyorum. Çok iyi odaklandığımız maçlardan iyi sonuçlar aldık. Aynı motivasyonu diğer takımlara karşı da aktarmazsak sonuç almamız mümkün değil. Her takımın iyi oyuncuları var. O gün iyi olmazsanız maç kazanmanız zor olur. Kazanmak istiyorsanız en yüksek seviyede devam etmeniz gerekiyor” sözlerini kaydetti.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Selçuk İnan: “Alanyaspor maçında taraftarlarımıza ihtiyacımız var”

Süper Lig’in 10. haftasında oynayacakları Corendon Alanyaspor müsabakasını değerlendiren Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, “Benim için 9-10 maçlık periyottaki en önemli maç. O yüzden taraftarımız bizi yalnız bırakmasın. Eğer bir fedakarlık yapılacaksa bu maçta onları yanımızda görmekten çok mutluluk duyarız” dedi

Trendyol Süper Lig 10. haftasında Kocaelispor, 25 Ekim Cumartesi günü saat 17.00’da Alanyaspor’u ağırlayacak. Bu müsabakanın hazırlıklarına tesislerinde yaptığı antrenmanla başlayan Kocaeli temsilcisinde Teknik Direktör Selçuk İnan basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

“Konyaspor galibiyeti takımın özgüveni açısından önemli oldu”

Geride kalan haftada Konyaspor deplasmanında alınan galibiyetin takımı özgüven açısından olumlu etkileyeceğine inandığını söyleyen Selçuk İnan, “Alanya maçını etkiler mi, güven ve iştah açısından mutlaka etkileyecektir ama en nihayetinde başka bir maç ve başka bir takım. Ben genelde hep böyle bakıyorum. Bir maç oynadık, kazandık ve bitti. Onun getirisi de var tabii ama onunla da yaşamamak gerekiyor. Alanyaspor maçı çok zor bir maç olacak. İyi bir kadroları var. Şu an performansları üst seviyede. Ona göre de hazırlanacağız” dedi.

“Takım içinde de rekabet söz konusu”

İlk 11 arayışının devam edip etmediğine dair gelen soruya da İnan, “Evet, sakatlık ve kart cezası nedeniyle eksik oyuncularımız var. Bunlar hep sezon içinde olacak. Ama Konyaspor’a iyi bir şekilde hazırlandık ve karşılığını aldık. Oyuncularımı tekrar tebrik ediyorum. Bir yarışma içerisindeyiz. Rakiplerimizi geçmek, yenmek zorundayız. Aynı zamanda kendi takımınızda da oyuncu arkadaşlarınız bir yerde rakibiniz. Onlardan daha iyiyseniz formayı giyebiliyorsunuz. Oyuncularıma bunu da aşılamaya çalışıyorum. Çok iyi bir arkadaşlığımız var. Çok iyi bir takımımız var ama aynı zamanda takımın içinde de bir rekabet söz konusu. Performansı veren oynamaya mutlaka devam edecektir. Çok iyi oynadığımız ve kazandığımız bir maçtan sonra bile farklı oyuncularla sahaya çıkabiliriz çünkü karşıdaki takımın oyun anlayışı da bunda etkili olacak. O yüzden bunları sürekli oyuncularımla istişare ediyoruz. Ona göre de değerlendirmeler yapıyoruz” diye konuştu.

“En iyi oynadıkları dönemde bile dizilişten ya da taktikten dolayı oynamayabilirler”

Başarılı teknik adam, Ebenezer Agyei örneğiyle kadro belirlemedeki keskin geçişleri hatırlatılarak, “Sezon başından beri oyuncularla ben çalışıyorum. Onlarla bizzat, birebir ben ilgileniyorum. Aynı zamanda rakiplerimiz, onların oyun anlayışları ve etkili oyuncuları var. Kafamda belirlediğim ve ekibimle beraber hazırladığım stratejiler oluyor. Bunların hepsini bir araya getirdiğiniz zaman bu şekilde ‘keskin’ diye tabir ettiğiniz hamleler oluyor ve bundan sonra da göreceksiniz. Çünkü ben hocalığımı hep öyle yaptım. Bir şeye inanıyorum, kafamda bir şey oynuyorum, yaşıyorum. Oyuncuları birbirleriyle mukayese ediyorum. Eğer kafama yatarsa da hiç düşünmeden oynatıyorum. Evet, Agyei bizim için önemli bir oyuncu. Belki 1 hafta önce antrenmandaki performansı benim için çok yeterli değildi ya da belki o maçta faydalı olamayacağını düşünmüştüm. Böyle bir karar almıştım. Ama Konya maçında antrenman performansı da çok üsttü. Kendi isteği çok üsttü ama aynı zamanda oynamak istediğim oyunun önemli bir parçasıydı. Karşılığını aldık. Kendisi de performans olarak karşılığını aldı. En azından sezon başından bu yana beklentilerin altında kalmış bir Agyei olarak böyle bir maç oynaması onun adına ayrıca önemli. Oyuncuların bu performansı beni çok mutlu ediyor. İnşallah bunun devamını getirir. Net bir ilk 11 yakalamak çok kolay değil. Sakatlıklar var, performans var. Her hoca istikrarlı bir ilk 11 ile sahaya çıkmak ister. Bu hocalar için çok önemlidir ama en iyi oynadığı dönemde bile dizilişten ya da taktik anlayıştan dolayı oynamayabilir” ifadelerini kullandı.

“Can Keleş’ten beklentimiz çok fazla. İnşallah beklentileri karşılayacak”

Can Keleş’in beklenen performansının beklenenin altında kalması ve Konyaspor mücadelesinde Ahmet Sagat’ın kadroya alınmasıyla ilgili olarak da Selçuk İnan, “Hayal kırıklığı sözünün bende karşılığı yok. Futbolda böyle bir tabiri kullanmıyorum. Çünkü her antrenman sahada, her maç elimden geleni yapmaya çalışıyor ama bu performans işi. Mutlaka performans vereceği zamanlar olacak. İyi niyetiyle mücadele etmeye devam ettiği sürece formayı da belki tekrar alacak ve gollerine başlayacak. Bu bir süreç; şu andaki görüntüsü sezon boyunca devam edecek diye bir şey yok. Ondan beklentimiz çok fazla. İnşallah bu beklentileri karşılayacak. Ahmet Sagat ve diğerleri, kim olursa olsun antrenmandaki performansa bakıyorum. Hangi oyuncu o maçta daha fazla faydalı olacaksa onu almaya çalışıyorum” değerlendirmesinde bulundu.

“Taraftarımız için ‘Cumartesi günleri maça gelmez’ dediler ama onlara ihtiyacımız var”

40 yaşındaki teknik direktör, takımın genel olarak planladığı, hayal ettiği oyuna ne kadar yaklaştığına yönelik de konuştu. İnan, “Hep yukarıya doğru birer birer tuğla koymak, daha üste çıkmak asıl hedefim. Bunun da sonu yok. Şimdi buradayız. Çok güzel bir galibiyet aldık ama çoktan unuttum bile. Çünkü daha önemli bir maçımız var. O kadar önemli bir maçımız ki bu bilmiyorum nasıl anlatılır. Taraftarlarımıza da bir şey söylemek istiyorum; yine geldiler, yine desteklediler, sağ olsunlar. Onlarla beraber daha güçlü hissediyoruz. Bizi hiç yalnız bırakmadılar. Statta da trende de dışarıda da burada da bu oyuncuları ayrıca motive ediyor. Çok güçlü hissediyorlar. Bu maç bizim için çok önemli. Belki de benim için bu 9-10 maçlık periyottaki en önemli maç. O yüzden bizi yalnız bırakmasınlar. ‘Cumartesi günleri Kocaelispor taraftarları çok fazla maça gelmez’ dediler. Eğer bir fedakarlık yapılacaksa bu maçta onları yanımızda görmekten çok mutluluk duyarız, onur duyarız. Bu oyuncuların, bu takımın onlara ihtiyaçları var. Bütün maça maçlara farklı hazırlanıyoruz ama bütün maçları kazanmak için hazırlanıyoruz. Kendi evimizde, seyircimiz önünde her zamanki gibi maçı kazanmak için sahaya çıkacağız. O yüzden de taraftarlarımızın desteğine, orada olmalarına bu maçta fazlasıyla ihtiyacımız var” cümlelerine yer verdi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Kocaeli’nin ’çınarları’ bu merkezi çok sevdi

Kocaeli’de 60 yaş ve üzeri vatandaşlar için hayata geçirilen Saygınlar Kulübü, 5 ayda bin 500 üyeye ulaştı. Merkezde üyelere sağlık hizmetlerinin yanı sıra kültür sanat, akademi, sağlıklı yaşam ve torunlarıyla vakit geçirebilecekleri topluluklarda sosyal aktivitelere katılma imkanı sunuluyor.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 60 yaş ve üzeri vatandaşların sosyal yaşamını canlandırmak amacıyla hizmete sunduğu Saygınlar Kulübü, kentin çınarlarının uğrak mekanı haline geldi. 5 ayda bin 500 üyeye ulaşan merkez, sunduğu sosyal ve sağlık hizmetleriyle üyelerin adeta ikinci evi oldu.

Saygınlar Kulübü, üyelerini kurduğu topluluklar aracılığıyla toplumsal yaşama katıyor. Kulüpte sağlık personelinin gözetiminde üyelerin belirli aralıklarla tansiyon ve şeker ölçümleri yapılıyor. Diyetisyen eşliğinde beslenme önerilerinin verildiği merkezde, vücut analiz hizmeti, psikososyal ve nefes egzersizi desteği de sunuluyor.

Sağlık kontrollerinden kültür gezilerine

Merkezde üyelerin sosyal hayata aktif katılımı için 6 farklı topluluk bulunuyor. “Sağlıklı Yaşam Topluluğu”nda düzenli egzersiz eğitimleri ile sağlık taramaları yapılırken, “Yeşil Sevenler Topluluğu” üyeleri fidan dikimi, orman gezileri ve piknik gibi etkinliklerle doğayla iç içe vakit geçiriyor. “Akademi Topluluğu”nda tanınmış yazar ve şairlerin kitap tahlilleri yapılıyor, üyelere hukuk ve sıfır atık gibi konularda eğitimler veriliyor. “Kültür Sanat Topluluğu” ise üyelerini el sanatları, sergi, müze, Ormanya ve Mehtap Turu gibi gezilerle buluşturuyor. Kuşaklar arası iletişimi güçlendirmeyi amaçlayan “Torun Topluluğu”nda üyeler, uzman eşliğinde torunlarıyla kaliteli zaman geçiriyor. “5 Çayı Topluluğu”nda ise üyeler bir araya gelerek yöresel yemeklerini tanıtma fırsatı buluyor.

“Eşimin kaybından sonra büyük bir nimet oldu”

Kulüp üyeleri, aldıkları hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Haftanın 7 günü merkeze geldiğini belirten 74 yaşındaki Mukadder Çelik, “Burası çok güzel bir yer. Her zaman gelmeye çalışıyorum. Arkadaşım vasıtasıyla keşfettim burayı. Her şeyden çok memnunuz. Bu güzel mekanı bizlere kazandıran Tahir Başkanı’mıza (Büyükakın) ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Yakın zamanda eşini kaybeden Gülname Gülbiçim ise kulübün kendisine zor zamanlarında çok iyi geldiğini ifade ederek, “Sıkıntılı zamanlarımda burası bana büyük bir nimet oldu. Çalışanların bizlere olan ilgisi çok güzel. Arkadaşlarım ve komşularımla geliyorum. Başkanımıza selamlarımı iletiyorum” diye konuştu.

Araştırmacı Ahmet Akdağ da kulüpte tecrübelerini paylaştıklarını belirterek, “Burada tecrübelerimizi paylaşıyoruz. Kocaeli’nin en değerli yerini bizler için tahsis etmek gerçekten çok güzel. İstek ve talepleri ilettiğimizde çok hızlı geri dönüş oluyor. Büyük bir aile kaynaşması oldu. Kaliteli bir yer ve hizmet. Buranın bağımlısı oldum” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Sapanca Gölü için kırmızı alarm: Milyonlarca kişinin içme suyu kaynağı kuruyor

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/08/sapanca-golu-icin-kirmizi-alarm-milyonlarca-kisinin-icme-suyu-kaynagi-kuruyor-0-NzWkrSIh.mp4
Sakarya ve Kocaeli’de milyonlarca vatandaşın içme su ihtiyacını karşılayan Sapanca Gölü, kritik seviyenin altına indi. SASKİ verilerine göre, 29.87 kotuna düşen gölde tehlike çanları çalıyor. Gölün bazı bölümlerinde kayıkların karaya oturduğu alanlar ise havadan da görüntülendi.

Milyonlarca kişinin içme su ihtiyacını karşılayan Sapanca Gölü’nde su seviyesi, son yılların en düşük seviyesi olan 29.87 metre olarak ölçüldü. Suyun metrelerce geriye çekildiği gölde birçok kayık karaya oturdu. Kuraklık, artan nüfus, bilinçsiz kullanım ve göl havzasında yaşanan su kayıpları sebebiyle kritik seviyeye gerileyen göldeki manzara korkuttu. Suyun çekildiği alanlar havadan dron ile de görüntülendi.

SASKİ ise bu korkutan manzara karşısında gölün 29,70 seviyesinden sonra önlem olarak şehrin geleceğini korumak için park-bahçe ile tarımsal sulamada içme suyu kullanımı, turistik yerlerde havuzların doldurulması yasaklayarak ve tüketimi yüksek olan ticari ve konut abonelikleri takibe alacak. Buna göre, üzerinde su kullanım hakkı olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na, Tarım ve Orman Bakanlığı’na, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’ne, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne resmi olarak yazı gönderilecek.

“Maalesef her yıl kuraklığı daha şiddetli bir şekilde yaşıyoruz”

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahnaz Gümrükçüoğlu Yiğit ise tehlike çanlarının çaldığı Sapanca Gölü için kritik değerlendirmelerde bulundu. Karasu ve Hendek ilçelerinde planlı su kesintilerinin yapılmasına ilişkin konuşan Gümrükçüoğlu, “Maalesef her yıl kuraklığı daha şiddetli bir şekilde yaşıyoruz. Doğada her şey birbirine bağlı; orman yoksa toprak yok, toprak yoksa su yok. Su yoksa gıda yok, gıda yoksa zaten insanın hayatının devam etmesi mümkün değil. Göl görünen su dolu bölgeden ibaret değil, yer altı suyu ve dereler ile besleniyor. Sadece yağışın olmamasıyla bu hale gelmiyor. Bizim de yanlış kullanımımız var bunun içerisinde. Binlerce bungalovun havuzlarını doldurmak için de buradan su kullanılıyor. Şu yanlışa düşülüyor her zaman. ’Biz yer altı suyu kullanıyoruz, kuyumuzu açtık dolayısıyla gölden su almıyorum’ deniliyor. Onlarca su şişeleme fabrikası var. Şu anda Sapanca Gölü’nün suyunu buradan şişeliyorlar, Londra’da Sapanca suyunu içebiliyorsunuz mesela. Bu hakikaten vahim bir durum. İnsanlar kendi su kaynaklarının bir damlasını bile ’Daha iyi nasıl korurum?’ diye tedbirler almaya çalışıyorlar ama biz her derenin üzerine bir HES yapmak için uğraşıyoruz. Ormanlarımızı yakıyoruz, ormanlar yandığı zaman zaten suyu tutmamız mümkün değil. Ormanları keselim maden çıkaralım diye uğraşıyoruz. Dolayısıyla bu su kaynağının burada var olabilmesi için gerekli olan su döngüsünü ortadan kaldırdığımızda yapılabilecek bir şey kalmıyor ve karşımıza çıkan manzara bu oluyor ne yazık ki” dedi.

“Suyu tasarruflu kullanmayı bilmiyoruz”

Su tüketimi hakkında konuşan Mahnaz Gümrükçüoğlu Yiğit, “Suyu tasarruflu kullanmayı bilmiyoruz zaten. Evsel kullanımdaki tasarruftan da bahsetmiyorum, ’Gölde su yok’ diyoruz ama hala insanlar araba yıkamaya da devam ediyorlar, fabrikalardan doldurulan sular şişelerle farklı bölgelere gönderiliyor. Bu havzalar arası su nakli ile eş değer bir durum. Kent içerisindeki peyzajda sulama hala devam ediyor. Ne yazık ki tarımsal sulamada hala tasarruflu su kullanmayı beceremiyoruz. Tabii gıda için sulamaya ihtiyacımız var ama bir yerde yazı okudum, tarımsal sulamaya amaç dışı kullanım olarak bakılıyor. Elbette tarımda su kullanılacak ama tasarruflu kullanıp, doğru bitkileri ekmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Birçok şey iklim değişikliğine bağlanıyor. Evet iklim değişikliğinden etkileniyoruz bu doğru. Madem iklim değişikliği sebebi ile bu kuraklığı yaşıyoruz o zaman buna göre davranmamız ve buna göre tedbirleri almamız gerekiyor” diye konuştu.

“Bu bir ekosistem, su dolu bir çanak değil”

Su tüketiminde alınabilecek tedbirlere ilişkin ise Gümrükçüoğlu Yiğit, “Bu bir ekosistem, su dolu bir çanak değil. Dolayısıyla hem su içerisindeki sucul canlıların hem de suyun etkilediği diğer alanlardaki bütün canlıların bundan etkilenmesi kaçınılmaz. Sucul canlılarda sudaki oksijenin azalması ile birlikte zaman içerisinde elbette etkilenecekler bundan. Bu durumda herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor, belediyeler başta olmak üzere. Belediyeler hem şehir içerisindeki kurakçıl peyzaja geçmek, peyzajı sulamaktan vazgeçmek kayıp-kaçak oranlarını azaltmak, insanlara tasarruflu su kullanabilmeleri için birtakım tedbirler açısından onları desteklemek gibi birçok faaliyette bulunabiliyorlar. İklim değişikliğine uyum sağlamak istiyorsak bunu yapmak mecburiyetindeyiz. Aynı şey diğer kurumlar için de geçerli. Tarımda yapılması gerekenler var, bunun yanı sıra turizm adı altında yapılan birçok yanlışın önlenmesi gerekiyor. Bunun elbette ekonomik bir getirisi var ama götürüsü çok büyük. Yapmamız gereken şeyler aslında son derece net. Bütün yanlışlarımızı görüp bu yanlışlardan vazgeçmek. Ormanı, toprağı ve suyu da ancak hep bir arada düşünerek koruyabiliriz. Bu kuraklıklar çok sık olmaya başladı ve daha da fazlalaşacak. Dolayısıyla su kaynaklarımızın her bir damlasını çok iyi korumamız gerekiyor. Bu bir değiştirilemez değil, biz bunun önüne geçebiliriz, önlemlerimizi alarak yaptığımız yanlışlardan vazgeçtiğimiz sürece” şeklinde konuştu.

“Göl bu durumdayken zaman zaman da olsa Yuvacık Barajı’na su çekiliyor”

Sanayi üretiminde suyun kullanımına ve tüketimine de dikkat çeken Yiğit, “Bir de sanayiyi eklemek gerekiyor, sanayi kullanımı da önemli burada. Bu tür kuraklık dönemlerinde sanayi su çekiminin de kontrol altına alınması gerekiyor. Hatta bu kadar kıymetli bir içme suyu elde edilen gölden sanayi çekiminin zaten tamamen durdurulması gerekiyor. Çünkü sanayide gri veya deniz suyunu arıtarak kullanabilirsiniz. Tabii bunlar ekonomik yatırımlar gerektirdiği için bunun yerine buradan suyu almayı tercih ediyorlar açıkçası. Bunun özellikle kuraklık dönemlerinde mutlaka kontrol altına alınması gerekiyor. Göl bu durumdayken zaman zaman da olsa Yuvacık Barajı’na su çekiliyor olması da vahim bir durum. İçme suyu gölünden bir baraja su çekilmesi de Dünyada çok az örneği olan bir şey açıkçası. Bundan da vazgeçilmesi gerekiyor kesinlikle” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

45 yıllık aşkın ikinci evi

Kocaeli’nin İzmit ilçesindeki Saygınlar Kulübü, 45 yıllık evliliklerinin sırrını “karşılıklı saygı ve sevgi” olarak özetleyen Asiye ve Zeki Aygenç çifti için hem sosyalleştikleri hem de bu mutluluğu paylaştıkları ikinci bir yuva haline geldi.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından 65 yaş ve üzeri vatandaşların sosyal hayata aktif katılımını sağlamak amacıyla kurulan Saygınlar Kulübü, Aygenç çifti gibi üyelerine yeni dostluklar kurma ve keyifli vakit geçirme imkanı sunuyor.

İzmit’te yaşayan 3 çocuk ve 4 torun sahibi Aygenç çifti, sevgi, sabır ve sadakatle geçen 45 yıllık birlikteliklerini ve Saygınlar Kulübü’ndeki günlerini anlattı.

“İşte bu”

1980 yılında görücü usulüyle evlendiklerini belirten Zeki Aygenç, eşini ilk gördüğü anı, “Gördüğümde içimden bir ses, ’İşte bu’ dedi. Sanki yıllardır tanıyordum” sözleriyle ifade etti.

“5 yıllık evliliğimizin sırrı, birbirimize her zaman saygı duymamızda gizliydi”

Asiye Aygenç ise 45 yıllık evliliklerinin sırrının karşılıklı saygı olduğunu vurgulayarak, “O konuştu, ben dinledim. Ben konuştum, o dinledi. Her zaman birbirimize destek olduk. Bazen bolluk oldu, bazen yokluk. Ama hiçbir zaman yan yana durmaktan vazgeçmedik. Elimizden geldiğince ayakta durduk. 45 yıllık evliliğimizin sırrı, birbirimize her zaman saygı duymamızda gizliydi” dedi.

“Burası evimiz gibi”

Hayatlarının bu yeni döneminde yolları Saygınlar Kulübü ile kesişen çift, yaklaşık 20 gün önce üye oldukları mekanın müdavimi haline geldi. Çift, kulüpteki atmosferi ve yaşadıkları mutluluğu şu sözlerle anlattı:

“Sanki evimiz gibi, her gün gelmeye çalışıyoruz. Çay içiyoruz, etkinliklere katılıyoruz, geziyoruz. Yeni arkadaşlar edindik, onlarla sohbet ediyoruz. Kimi zaman onlar anlatıyor kimi zaman da biz. Evde geçmeyen zaman burada keyifle akıyor. Keşke ilk açıldığında üye olsaydık, nasip bu zamanaymış”

“Ben o zamanlar çocuktum, ailemle buraya çay içmeye gelirdik”

26 yıl İSU Genel Müdürlüğü’nde çalıştıktan sonra 2012’de emekli olan 63 yaşındaki Zeki Aygenç, kulübün bulunduğu sahilin eski halini de anlattı. Aygenç, “Ben o zamanlar çocuktum, ailemle buraya çay içmeye gelirdik. Hatta denizden balıkları izler, sandallarla deniz kenarında dolaşırdık. Sonra buralar çok güzel bir altyapıyla dolduruldu. Bize kolaylık sağlayan yollar yapıldı. Büyükşehirimizden Allah razı olsun, şimdi de aynı deniz manzarasına karşı yaşıtlarımla bizim için hazırlanmış bu yerde zaman geçirebiliyorum” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
Sağlık Haberleri

Uzmanlardan ‘Hemoroid’ uyarısı: “Tuvalette kalma süresi 5-6 dakikayı geçmemeli”

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/06/uzmanlardan-hemoroid-uyarisi-tuvalette-kalma-suresi-5-6-dakikayi-gecmemeli-0-FRTCGmnZ.mp4
Halk arasında basur olarak bilinen hemoroidal hastalığa karşı uyarılarda bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cem Gezen, “Hemoroid tüm bireylerde olan bir dokumuz ama hemoroidal hastalık olduğunda problem çıkıyor. Normal popülasyonda yüzde 25’lere varan oranda görebiliyoruz. Teknolojiyle daha içli dışlı olmamızla, büyük abdest yaparken tuvalette uzun zaman geçirmemizin bunu artırdığı zaten biliniyor. ‘Aman tuvalette gazete, dergi okumayın’ derdik şimdi telefonlarla yer değiştirdi, tuvalette kalma süremiz 5-6 dakikayı geçmemeli” dedi.

Halk arasında basur olarak bilinen insan vücudunda bulunan hemoroid dokusunun sarkması, genişlemesi sonrası kaşıntı, ağrı, kanama gibi şikayetlere neden olarak hemoroidal hastalık oluşturduğunu belirten uzmanlar uyarıyor. Bu rahatsızlığın kişilerin yaşam kalitesini etkilediğine dikkat çeken Medipol Mega Üniversite Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Cem Gezen ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Uzm. Dr. Zeynep Betül Yıldız, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Gezen, ABD’de yapılan tuvalette cep telefonu gibi teknolojik cihazlarla ilgilenilerek uzun süre geçirilmesinin hastalık üzerindeki etkisine yönelik sonuçlar ortaya koyan araştırmadan bahsederken uzmanlar, hastalığa karşı kişilerin aşırı alkol ya da baharatlı yiyecekler tüketmekten, hareketsiz yaşamdan uzak durması, su tüketimine dikkat etmesi gerektiğini aktararak uyarılarını sıraladı.

“Yüzde 25’lere varan oranda görebiliyoruz”

Kişilerin yaşam tarzı ve beslenme şeklinin hastalıkta etkili olabildiğini söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cem Gezen, “Hemoroid aslında tüm bireylerde olan bir dokumuz ama hemoroidal hastalık halk arasında basur denilen hastalık olduğunda o zaman problem çıkıyor. Hemoroidal hastalık makat bölgesinde şişlik olarak fark ettiğimiz oluşumlardır. Bunlar damar ve yastıkçıkların belirginleşmesidir. Normal popülasyonda yüzde 25’lere varan oranda görebiliyoruz. Makatta ıslaklık, şişlik, ağrı, temizlenmede zorlanma, kanama gibi bulgularla bizi uyarabiliyor. Ne olursa olsun kabızlıkla mücadele etmeliyiz. Kabız kaldıktan sonra hemoroidler fazlalaşabiliyor. Aşırı alkol, acı yeme, ağırlıkları kaldırma, uzun süre ayakta durma maalesef tetikliyor. Kabızlığın baş nedenlerinden bir tanesi; fast food. Büyüklerimizin dediği gibi tencere yemekleri, lifli gıdalar, sebzeler bunun önlenmesinde başrol oynuyor. Muhakkak sebze, meyve ve bol su tüketimi gerekli. Eğer toparlayamıyorsa sıcak oturma banyoları yapılır, ilaç tedavisi ile önüne geçilmesi sağlanır. Başarılamıyorsa olabildiğince yapmak istemememizle birlikte ameliyat da gözümüzün önündedir. Bunlar, gaz ve büyük abdest kaçırmaya engel olur, olabildiğince tutmak isteriz ama aşırı kanamalar, iltihaplanmalar, büyük abdest yaptıktan sonra rahatsızlıklar, makat ıslaklıkları oluyorsa o zaman ameliyatı da planlayabiliriz” dedi.

“Kanama hemoroidden geliyor diye bir kural yok”

Makattan gelen kanamanın başka sebepleri de olabileceğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Gezen, “Kanama hemoroidden geliyor diye bir kural yok, uzun süreli kanamalarda muhakkak kolonoskopi de yapılmalı. Zaman içinde teknolojiyle daha içli dışlı olmamızla büyük abdest yaparken tuvalette uzun zaman geçirmemizle bunu artırdığı zaten biliniyor. Tuvalette çok uzunca zaman geçirdiğimizde uzun ıkınmalarda basınç artıyor veya oturur pozisyonda kalınca damar dönüşümü azaldığı için staz (kan akışının yavaşlaması durumu) oluşuyor. Teknoloji ilerliyor, hepimiz telefonlarda uzun zaman geçiriyoruz. Haber okumaktır, telefona bakmaktır bunlarla zaman geçirilmemesi, ortalama 5-6 dakika üzerinde tuvalette büyük abdest yaparken zaman geçirilmemesi, aşırı ıkınılmaması, süreyi uzatmamak gerekir ki hemoroidal hastalıkları önlememiz için yapılan çalışmalar da zaten bunu gösteriyor” şeklinde konuştu.

“Tuvalette kalma süremiz 5-6 dakikayı geçmemeli”

ABD’de de yapılan tuvalette teknolojik cihazların kullanımıyla ilgili bir araştırmadan bahseden Prof. Dr. Gezen sözlerini şöyle sürdürdü: “ABD’de yapılmış, 125 hasta üzerinden yapılmış, sorgulandığı zaman da ‘Tuvalette telefonunuzla oynuyor musunuz, ne kadar zaman geçiriyorsunuz, haberlere bakıyor musunuz’ diye soruluyor. Cevap alınanların, uzun süre geçirenlerin yüzde 40’ında hemoroidal hastalık tespit edilmiş. Şöyle de bir sonuca varılmış; uzun süre geçirenlerde riskin daha fazla olduğu. Daha geniş çalışmalara gerek olmakla birlikte daha önceden de bildiğimiz gibi tuvalette uzun süre geçirme hemoroidal hastalıkların nedenlerin bir tanesi. Teknoloji ilerledikçe maalesef bunlarla karşılaşıyoruz. Akıllı telefonlardan önce ‘Aman tuvalette gazete, dergi okumayın’ diyorduk, bir zaman o alışkanlıklar vardı. Şimdi daha kolayı telefonlarla bu alışkanlıklarla yer değiştirdi. Ağrı, şişlik, kanama muhakkak hekim başvurusu gereklidir, muayenelerimize göre eğer kanama uzun sürüyorsa kolan kanseri riskimiz her zaman aklımızda, muhakkak kolonoskopi yapılacak. Pıhtı yapabilir, çok ağır şikayetlerle gelebilir. Hekimlerle tedavi yönlendirilmeli çünkü sosyal medyada önerilerin bir kısmında sonrasında sıkıntılar olabilir, bu riski hiçbir zaman göze almamalılar. Tuvalette kalma süremiz 5-6 dakikayı geçmemeli”

“Tuvalette oyalanmayın, kendinizi zorlamayın”

Kişilerin şikayetlerine kulak vermesi gerektiğini aktaran Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Zeynep Betül Yıldız, belirtilerin başka hastalıkları da tarifleyebileceğine dikkat çekti. Hastalığın erken evresinde ilaç tedavisi, yaşam ve beslenme tarzı değişikliklerinin yapılabileceğini aktaran Uzm. Dr. Yıldız, acı ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulması, lifli gıdalarla beslenme, bol su tüketiminin önemine dikkat çekti. Hastalığın kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebildiğini söyleyen Yıldız, tedavi seçeneklerine yönelik de bilgi verdi.

Sözlerini sürdüren Uzm. Dr. Yıldız, “Makattaki damarların aşırı zorlanmaya veya uzun süre tuvalette kalmaya bağlı genişlemesinin sonucu oluşan bir hastalık. Ülkemizde diğer ülkelere göre daha fazla. Artık telefon ve mobil cihazlarla tuvalet kullanma sürecinin artmasına bağlı olarak oradaki damarlarda da genişleme oluyor, bunlar çok etkiliyor. Biz de hastalar özellikle söylüyoruz, su içmeleri, hareketli olmaları, yürüyüş yapmaları ve bağırsak hareketlerini düzenlenmesi için beslenme önerilerinde bulunuyoruz. Acılı, baharatlı ürünler tüketen hastalarda bunlar daha sık görülüyor. Hastalara özellikle söylediğimiz; tuvalette işiniz bittiği zaman kalkın, oyalanmayın hatta tuvalette kendinizi zorlamayın, tuvaletinizi yapamıyorsanız kalkın. Operasyon sürecinde açık, kapalı cerrahi ve lazer dediğimiz yöntemleri var. Günlük su ihtiyacımızı karşılamamız gerekiyor, hastalara soruyoruz ne kadar su içiyorsun diye ‘İçiyorum’ diyor, kaç bardak dediğimizde ‘2,3 bardak’ bu kimse için yeterli bir miktar değil, en az 2- 2,5 litre su içmeleri gerekiyor. Kabız kaldığında aşırı zorlamaya bağlı basur oluyor veya basuru aşırı şiştiği için de hasta tuvaleti erteleye erteleye bu sefer daha da sıkıntılı yapamama süreçlerine giriyor” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Bakan Memişoğlu: “Sağlık hizmetini çok güzel sunuyoruz ama sağlıklı bir toplum muyuz diye sorgulamamız gerekir”

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/bakan-memisoglu-saglik-hizmetini-cok-guzel-sunuyoruz-ama-saglikli-bir-toplum-muyuz-diye-sorgulamamiz-7PwuaKlx.mp4
AK Parti Kocaeli İl Başkanlığı’nı ziyarete eden Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, “Sağlık ilgili Cumhurbaşkanımızın liderliğine çok iyi yerlere gelmiş durumdayız. Sağlık hizmetinde ücretiz bir şekilde herkesin ulaşabilmesini sağladık. Sağlıklı Yüzyıl programıyla da toplumun sağlıklı kalmasını sağlamamız lazım. Sağlık hizmetini çok güzel sunuyoruz ama sağlıklı bir toplum muyuz diye sorgulamamız gerekir. Kocaeli sağlık kültürü anlamında, sağlık geçmişi anlamında da gerçekten Türkiye’de iyi bir yerde ama fiziki yapılarını biraz daha düzeltmemiz gerektiği ortada” dedi.

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Kocaeli Valiliği ziyaretinin ardından Kocaeli’de 2. Uluslararası 15. Ulusal Ebelik Öğrencileri Kongresi’ne katıldı. Buradaki programı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ni ve AK Parti Kocaeli İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Bakan Memişoğlu, sağlık alanında yapılan yenilikler ve şehrin sağlık düzeyi hakkında açıklamalarda bulundu. AK Parti İl Başkanlığı’nda konuşan Bakan Memişoğlu, “Kocaeli sağlık kültürü anlamında, sağlık geçmişi anlamında da gerçekten Türkiye’de iyi bir yerde ama fiziki yapılarını biraz daha düzeltmemiz gerektiği ortada. Kocaeli Şehir Hastanesi’ni bitirdik ve güzel hizmetler veriyor. Hem üniversite olsun hem Derice, Darıca diğer ilçelerdeki hastanelerini çok yakın zamanda yenilemiş olacağız. Ben vekillerimize, Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum sağlıkla ilgili işlerin birebir takipçisi oluyorlar. Bir sağlıklı yaşam merkezine gittik gerçekten çok büyük bir hizmet sunuyorlar. Esasında sağlıklı hayat, yaşam dediğimiz bedenimize bakacağımız bu ortamların daha da artmasını istiyoruz. Burada örnek yapmışlar çok teşekkür ediyorum” dedi.

“Türk toplumunun riskleri var bu konuda bunları çözmemiz gerekiyor”

Sporu sağlıklı yaşam için yapılaması gerektiğini aktaran Bakan Memişoğlu, “Sağlık ilgili Cumhurbaşkanımızın liderliğine çok iyi yerlere gelmiş durumdayız. Sağlık hizmetinde ücretiz bir şekilde herkesin ulaşabilmesini sağladık. Sağlıklı Yüzyıl programıyla da toplumun sağlıklı kalmasını sağlamamız lazım. Hepimizin görevi bundan sonra bedenimize bakmak olmalı. Çünkü bugün Türk toplumunun riskleri var bu konuda bunları çözmemiz gerekiyor. Sağlık hizmetini çok güzel sunuyoruz ama sağlıklı bir toplum muyuz diye sorgulamamız gerekir. Kilomuza, alışkanlıklarımıza bakacağız, hareket, egzersiz konusunda çaba harcayacağız. Sporu sağlık için yapmamız gerekiyor. Biz genellikle topum olarak sporu kazanmak ve mücadele etmek için yapıyoruz. Alışkanlıkları değiştirip insanların kendisinin sporu sağlıklı kalmasını sağlatmamız lazım. Ben burada davanın neferlerini bu konuda da geçmişte birçok başarı elde ettiysek sağlıklı toplum oluşturmakta da başarılı olacağımıza inanıyorum” diye konuştu.

“Her yerde çatışmaya teşvik edici bir medeniyetin zamanında yaşıyoruz”

Bakan Memişoğlu, “Tabi her birimizin sorumluluğu ve vebali var. Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi, ‘Dünya beşten büyüktür’ kelimesi çok önemli. Esasında bu iddiayı ortaya koyuyor ve bu iddia dünyada olan düzenin değişmesi iddiasıdır. Çevremizdeki düzene baktığımız zaman bugün dünya politikalarında ve hücre oluşturan kesim, insanları kavga ettirerek hatta binlerce insanı öldürerek kendisine kazanç sağlayacak kötülük düzenin olduğundan bahsediyoruz. Her yerde çatışmaya teşvik edici ve o çatışma neticesinde de kendisine bir menfaat sağlama mantığıyla yönettiği bir medeniyetin zamanında yaşıyoruz. Cumhurbaşkanımızın bu kelimesinde de esasında sömürü düzeninin, çatışma düzeninin değişmesi gerektiğini düşünüyor ve bunu her birimizden güç alarak, enerji alarak söylüyor. Bizler onun için kendimizden değil gelecek zamanın aynı zamanda gelecek nesillerin vebalini ve sorumluluğunu taşıyoruz. Çünkü böyle bir lider ve böyle bir fırsatı bu ülke yakalamış durumda. Onun için bizim ne yapmamız gerektiği konusunda oturup iyi analiz etmemiz gerekiyor. Kötülük kötülüğünü yapacak ama burada esas soru şu; bizler iyilik tarafı olarak ne yapmamız gerektiğini iyi analiz etmemiz lazım. Bizim birbirimize sarılmamız, birlikte hareket etmemiz, çalışmamız, üretmemiz gerektiğini bilmemiz gerekiyor. O kötülükten daha çok çalışacağız, üreteceğiz ve daha iyi olacağız ki artık kötülüğün hükmü kalmasın. Bu sebeple hepimize çok görev düşüyor. Bu görevde nefsimize sahip çıkıp çalışmayı, üretmeyi, örnek olmayı ve bu davadaki insanların sayısını arttırmaya çalışmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Kocaeli’ye sağlıkla ilgili pozitif ayrımcılığı yapacağız”

Kocaeli AK Parti İl Başkanlığı’nda parti üyelerine hitap eden Bakan Memişoğlu, “Neticede bu dünyada hepimiz kiracıyız. Bizde buraya geldik sizler nasıl millete hizmet ediyorsanız, bizde sizlere hizmet ediyoruz. Burada sorunlarınız, eleştirileriniz ve düşünceleriniz neyse paylaşıp o düşünceleri Ankara’da sizler adına hizmet etmeye çalışacağız. Kocaeli’yle ilgili de daha iyi sağlık hizmeti sunmak için altyapısını güçlendireceğiz. Kocaeli’ye sağlıkla ilgili pozitif ayrımcılığı yapacağız. Elimizden geleni yapacağız sizlerin de desteğiyle Kocaeli’de sağlık hizmetini daha iyi hale getireceğiz. Bunun yanında Kocaeli’nin esasen üreten bir modeli var. Türkiye’ye teknoloji ve sanayi anlamında da üreten bir şehir burası. Bizde üreten bir sağlık oluşturmaya çalışıyoruz. İnşallah Organize Sanayi Bölgeleri’nde daha çok sağlık firmaları oluşur burasıda sağlık için bir üreten merkez olur diye planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Fenerbahçe forması ile Galatasaray’ın şampiyonluğunu kutladı

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/fenerbahce-formasi-ile-galatasarayin-sampiyonlugunu-kutladi-0-RTjaMu2p.mp4
Galatasaray’ın 25. şampiyonluğu Kocaeli’nde renkli görüntülere sahne oldu. Fenerbahçeli taraftarlar kutlamalara katılarak, Galatasaraylı taraftarlara destek verdi.

Trendyol Süper Lig’de Galatasaray’ın şampiyonluğunu ilan etmesinin ardından Kocaeli’de taraftarlar sokağa döküldü. Takımlarının şampiyonluğunu büyük bir sevinç ve coşku içerisinde kutlayan sarı-kırmızılı taraftarları bazı Fenerbahçeli taraftarlar da yalnız bırakmadı. Fenerbahçe forması ile kutlamalara katılan Fenerbahçeli taraftarlar, araçların camlarına çıkarak eğlenceye ortak oldular. Kutlamalar sırasında bazı Galatasaraylı taraftarlar da, Fenerbahçeli taraftarları teselli etti.

Saatler süren kutlamalarda 7den 70’e tüm taraftarlar saatler süren kutlamalarda kimi zaman halay çekti kimi zaman ise bayraklarla marş söyledi.

Kutlamalara katılan Galatasaray taraftarı Seydi Palat yaşadığı sevinci aktardı.

Takımına teşekkür ederek söze başlayan Palat, “Bu coşkuyu tüm Türkiye’de bize yaşatan takımımıza, oyuncularımıza, bütün hepsine çok çok teşekkür ediyoruz. Türkiye’de ve Avrupa’da her zaman için ilkleri yaşatandır Galatasaray. Gerçekleri tarih yazar, tarihi de Galatasaray. Nesilden nesile, kuşaktan kuşağa, daha da büyük başarılara Galatasaray’la birlikte devam diyoruz. Ama sadece ligdeki şampiyonluk değil, bundan sonraki zaman içerisinde Avrupa’da başarısını istiyoruz. Çünkü bizim hedefimiz her zaman için Avrupa. Avrupa’da başarı istiyoruz Okan Hoca’dan. Tüm aile Galatasaraylıyız. Sadece tüm aile olarak değil, bütün çevremizdeki kuşaklarımız, çocuklarımız, akrabalarımız, bütün hepsini nesilden nesile Galatasaray’la yapıyoruz. Zaten iki sezondur Icardi ile birlikte, bütün çocuklar Galatasaraylı olmaktalar bu sene Osimhem ile birlikte devam ediyor. Biz de aynı şekilde çabalarımızla tüm kuşakları Galatasaray’la yapmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version