Kategoriler
SPOR Spor Haberleri

Okan Buruk: “Sezon içerisinde nerede eksiklik yaşadık ona göre transfer yapacağız”

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, sezon içerisinde nerelerde eksiklik yaşadıklarını doğru belirleyip ona göre transfer yapacaklarını söyledi.

Trendyol Süper Lig’in 17. haftasında Galatasaray evinde karşılaştığı Kasımpaşa’yı 3-0’lık skorla mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, tatil öncesi bu maçların zor olduğunu belirterek, “Kazanarak araya girmek istedik. Oyuncularımın konsantrasyonu iyiydi. Defansif anlamda hiç pozisyon vermedik. Golleri daha erken de bulabilirdik. İki takım için de bu maçlar zordur. Afrika Kupası’na giden oyuncular var, sakatlıklar var. İki takımın kulübeden katkı alması zordu. Bence iyi oynadık. Kulübeden gelen oyuncularımız Sara ve Ahmed oyuna etki etti. Önemli ve güzel galibiyet aldık. İlk yarıyı lider bitirdik. En yakın rakibimizle 3 puan farkı koruduk. Bu mutlulukla araya giriyoruz. Oyuncularıma teşekkür ediyorum. Taraftarımız kupa da, ligde de bize destek veriyor. Bu da Galatasaray’ın şampiyonluk için ne kadar odaklandığını camia olarak gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

2026 yılı için iyi dileklerde bulunan Buruk, “2026’da 26. şampiyonluğu yakalamak istiyoruz. Bunu geçen haftalarda da söyledim. Bizim için önemli ve değerli. İnşallah 2026 bu anlamda büyük başarılarla geçer” dedi.

“İlkay topun bizde kalması, topu geri kazanmada görevini iyi yaptı”

İlkay Gündoğan’ın performansıyla ilgili sorulan soruya sarı-kırmızılıların teknik direktörü, “İlkay ve Lucas’ı topa sahip olmada kullandık. İlkay orada oynadığında daha çok topa sahip oluyoruz. Bugün de yüzde 72’lere ulaştık. Yunus’un kanat oynadığı senaryoda İlkay’ı forvet arkası kullanmıştık. İlkay da bugün topun bizde kalması, topu geri kazanmada görevini iyi yaptı. Önde daha çok pozisyona giren değil, o pozisyonları hazırlayan bir oyuncu olarak değerlendirebiliriz” diye cevap verdi.

“Icardi’nin gol atması hem ona hem bize moral oldu”

Arjantinli futbolcu Mauro Icardi için ise Okan Buruk, “Gol atması hem ona hem bize moral oldu. Oynadıkça performansı artacak. Uzun bir sakatlıktan çıktı. Gelip oynamak kolay bir şey değil. Çok yarışmacı bir takımız. Çok zor maçlar oynadık. İki forveti, Kocaelispor maçında kullandık. Bazen de ayrı ayrı kullandık. Maçın sertliği, rakibin oynadığı oyuna göre değişiyor. O yüzden bugün gol atması sevindirici. Rekor da kırdı. Galatasaray’ın ligde en çok gol atan yabancı oyuncu oldu. Kendisini tebrik ediyorum. Tatili hak ettiler. Süper Kupa için dönecekler” ifadelerini kullandı.

“Sezon içerisinde nerede eksiklik yaşadık ona göre transfer yapacağız”

Transferde mali yöne dikkat çeken Buruk, “Hem içerideki paraları düzenli olarak para ödemek zorundasınız hem TFF ve Avrupa’ya verdiğiniz bütçe sorumluklarını var. Osimhen’i, Sane’yi, İlkay’ı, Uğurcan’ı, Singo’yı aldığınız senaryoda gerçekten inanılmaz bütçe harcıyorsunuz. Bu bütçenin üstüne 3 tane daha oyuncu alalım diyemiyorsunuz. Tabii ki kadro yapılanmasıyla ilgili eleştiriler gayet normal. Çok maliyetli transferler yaptığımızı da bilmek ve bu yapanlara da hakkını vermek gerekiyor. Şanssız bir dönem yaşadık. Kasımdaki milli takım arasından sonra bizi yıpratıcı bir şekilde eksik bıraktı. Alacağımız oyuncuları Şampiyonlar Ligi’nde oynatamayacağız. Şampiyonlar Ligi’nde devam ettiğimiz senaryoda, Türkiye Ligi, Türkiye Kupası gibi 3 kulvarda yarıştığınız senaryoda takviyeye ihtiyacımız var. Bunu da yapacağız. Her bölge için hazırlıkları yapıyoruz, görüşmelerimiz var. En büyük zorluklar diğer takımların da Avrupa’da devam etmesi. Sabırlı olup, kadromuza gerçekten değer katacak oyuncuları içeriye koymamız gerekiyor. Çok iyi bir 11’imiz var. Sezon içerisinde nerede eksiklik yaşadık onları doğru bir şekilde belirleyip ona göre transfer yapacağız. Değerli oyuncuları almak istiyoruz. İçeriyi bozmayacak oyuncuları transfer etmemiz gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Aradan sonra oyuncularımızın asıl performanslarını bulacağız”

Kadroyu korumak istediğini ifade eden Okan Buruk, “Ahmed de bunlardan biri. Kupada iyi oynadı, bugün oyuna girdi, iyi oynadı. Ahmed’in antrenman performansı yüksekti. Belki maç performansına getiremiyordu. Bu oyuncuların oyuna sonradan girmeleri kolay bir şey değil. Kupa maçı Ahmed için önemli bir etki oldu. Şu anda bu performansından memnunum. Berkan’ı kadroya alıyorduk ama ağrıları devam ediyordu. Fenerbahçe maçı 1-2 dakika oyuna girdi. Çok uzun oynatamayız, sakatlık riski var diye düşünüyorduk. Monaco dönüşü antrenmanda sakatlığı tekrarladı. Bunun nedenlerden biri, kadro derinliğimiz bittiği için oyuncuları erken döndürüyoruz. Singo’da da bunu yaşadık. Bu ara bence bize çok iyi gelecek. Aradan sonra oyuncularımızın asıl performanslarını bulacağız” açıklamasında bulundu.

“Ocak ayı için isteklerimizi paylaştık”

Maç fikstürleriyle ilgili de düşünlerini aktaran Buruk, “Bir sonraki sezonun planları bize geliyor, görüşlerimiz alınıyor. Süper Kupa ile ilgili 4’lü organizasyon doğruluğu, yanlışlığı tartışılır. Bu kadar fikstür içerisinde finale çıkan takımlar iki maç yapacak, bu takımları zorlayacak bir fikstür. Türkiye Kupası’nda maçlar arttı. Bizleri zorlayabilecek bir fikstür. Bu hafta için serzenişim şuydu; günleri net ayarlayabilirlerdi. Yayıncının istekleri de federasyon tarafından düşünülüyor. Trabzonspor da pazar oynadı, çarşamba kupayı oynadı, pazartesi ligi oynadı. Biz cumartesi, perşembe, pazar oynadık. İki takımın iyiliği için 4’er gün arayla oynamak daha iyi olabilirdi. Bizim gibi bu dönemde çok maç oynamış takımların işini zorlaştırıyor. Ben en önemlisi, Avrupa kupası oynayan takımların maç planlamayla beraber götürmeleri. Bu maçların oynanması gerekiyorsa günlerin beraber belirlenmesi lazım. Bundan önceki seneler böyleydi. Bu sene böyle değil. Ocak ayı için isteklerimizi paylaştık” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Kadın sporcular sempozyumda yaşadıkları zorlukları anlattı

Kocaeli Spor Tarihi Sempozyumu’nun son gününde, kadın sporcuların yaşadıkları zorluklara dikkat çekildi. Eski basketbolcu Yeşim Körmükçü, “Eskiden ayakkabı bulamazdık” diyerek imkansızlıkları anlatırken, Halter Antrenörü Şule Şahbaz ise, “9 Avrupa rekoru kırdım ama yeteri kadar ilgi gösterilmiyor. Biz başarılı kadınlar her yerde varız. Tanıtılmadığımız için bizi kimse tanımıyor” yorumunu yaptı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ’Kocaeli Spor Tarihi Sempozyumu’nun son gününde, kadın sporcular ve spor yazarları tecrübelerini paylaştı. Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyumun ’Kadın Gözünden Kocaeli Spor Tarihi’ başlıklı oturumunda, kadın ve engelli sporcuların yaşadığı zorluklar ele alındı.

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Spor Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Özlem Töre’nin moderatörlüğünü yaptığı oturumda, eski basketbolcu ve Akademisyen Doç. Dr. Yeşim Körmükçü, Halter Antrenörü Şule Şahbaz ve işitme engelli milli karateci İrem Topaloğlu konuşmacı olarak yer aldı.

Körmükçü: “Ayakkabı bulamazdık”

Doğma büyüme İzmitli olduğunu belirten Doç. Dr. Yeşim Körmükçü, sempozyumun bir hafıza niteliğinde olduğunu söyledi. Geçmişle bugünü kıyaslamanın zor olduğunu belirten Körmükçü, şöyle konuştu:

“Ben Yeşim Hocaysam bunu bu kente ve bu kentin sporuna borçluyum. Bu şehre borcum var ve bunu gençlere destek olarak sürdürmeye çalışıyorum. Geçmişle bugünü kıyaslamak çok zor. Ayakkabı bulamazdık. Yurtdışından ayakkabı gelmesini beklerdik. Teknoloji çocukları spordan uzak tutuyor ama imkanlar da çok fazla. İlerlemek isteyenler için çok fazla seçenek var. Amatör ruhu tekrar canlandırmamız gerekiyor.”

Şahbaz: “9 Avrupa rekoru kırdım ama yeteri kadar ilgi gösterilmiyor”

Halter Antrenörü Şule Şahbaz, kadınların halter sporunu zor şartlarda yaptığını ifade ederek, “Eskiden kadın halteri çok zordu, halterci demek bile çok zordu. Avrupa’da ve dünyada birçok rekor kırdım. Çok emek sarf ettim. Bir kadın olarak bir sporcu olmak hala çok zor. Aşılması gereken çok yol var. 9 Avrupa rekoru kırdım ama yeteri kadar ilgi gösterilmiyor. Biz başarılı kadınlar her yerde varız. Tanıtılmadığımız için bizi kimse tanımıyor” dedi.

Şahbaz, yurtdışından teklifler aldığını fakat Türkiye’den ayrılmak istemediğinin de altını çizdi.

“Ev ev gezdim, hepsini evden çıkardım”

Antrenör olduktan sonra eve hapsolan engellileri spora kazandırmak için Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ’Gülen Yüzler’ birimiyle ev ev gezdiğini anlatan Şahbaz, “Eve hapsolan engellilere spor yaptırmak istiyordum. Gülen Yüzler birimiyle ev ev gezdim, hepsini evden çıkardım. Birçok sporcu bularak onları çalıştırdım. Kocaeli’ye madalya getiren isimler oldu. Engelli Milli Takımı’nda yer aldım ve 53 madalya kazandık. O dönem Kağıtspor bize destek oldu” diye konuştu.

Topaloğlu: “Babaannem bana ’Yapamazsın zorlanırsın’ dedi”

Milli karateci İrem Topaloğlu, 19 yaşında karateyle tanıştığını anlatarak, “Anne ve babam ayrılınca beni babaannem büyüttü. Spora çok ilgim vardı ama babaannem bana ’Yapamazsın zorlanırsın’ dedi. Ben ise mücadele ettim ve 19 yaşında karateyle tanıştım. Benim motivasyonum diğer işitme engelli gençlere ilham olmaktı. Başardıkça gücümü fark ettim. Her yerde iletişim problemi yaşıyoruz. İşitme engelli sporcular asla pes etmesinler, bizleri örnek alsınlar.”

Spor yazarları Kocaeli’nin spor hafızasını konuştu

KOÜ Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Mehmet Zeki Kutlu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen ikinci oturumda ise spor yazarları Erdal Hoş ve Hayri Beşer, Kocaeli’nin spor hafızasını konuştu. Spor yorumcusu Erdal Hoş, Kocaelispor’un “Avrupai bir hikaye” olduğunu belirterek, “Varlıktan yokluğa düşen sonra kendi kendine ayağa kalkan bir başarı hikayesi. Kocaelispor bunu güzel bir şeye dönüştürdü” dedi.

Spor yazarı Hayri Beşer ise Kocaeli’nin kozmopolit yapısının spor açısından büyük zenginlik olduğunu ifade etti. Beşer, “Kocaeli, Türkiye’nin konserve edilmiş halidir. Bu kadar kozmopolit olması spor açısından da büyük zenginlik. Bazı şehirler sadece bir branşta nam salmıştır ama Kocaeli’nin tarihine baktığımızda her branştan sporcu yetişmiştir. Antalya’da yağlı güreş ünlenmiştir ama Kocaeli’nin yetiştirdiği Ahmet Taşçı’ları yoktur. Gazanfer Bilge çok önemli bir sporcudur. Bu yüzden Kocaeli, spora verdiği katkılardan dolayı nadir bir ildir” ifadelerini kullandı.

Hayri Beşer, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin amatör spora yatırımları ve Kağıtspor’un birçok branşta faaliyet göstermesi dolayısıyla belediyeyi tebrik ettiğini de sözlerine ekledi.

Sempozyumda ayrıca KOÜ Öğretim Üyesi Mehmet Zeki Kutlu, geçmişten günümüze “Tepük” oyunu hakkında sunum gerçekleştirdi.

Kategoriler
Spor Haberleri Rakiplerden Haberler SPOR

Sergen Yalçın: “Derbilerin sonucu belli olmaz”

Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, gelecek hafta Galatasaray’a karşı deplasmanda zor bir maça çıkacaklarını söyleyerek, “Derbinin havası başkadır. İyi hazırlanmak lazım. Oynayacağımız takım, ligin en iyi takımı diyebiliriz. Biz de ona göre hazırlanacağız. Derbilerin sonucu belli olmaz” dedi.

Beşiktaş, Trendyol Süper Lig’in 7. haftasında sahasında Kocaelispor’u 3-1 mağlup etti. Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

“Kazanmak önemliydi”

Kolay bir maç olmadığını dile getirerek sözlerine başlayan Yalçın, “Rakip çok mücadele etti. Çok iyi başladık, erken 2 farklı öne geçtik. Sonra takımın üzerinde rahatlık oldu. Rakip oynamaya başladı. İkinci yarı da erken gol yedik, doğal olarak bu da motivasyonun düşmesine neden oldu. Hamlelerle oyunu değiştirmeye çalıştık. Sonuçta oyun sonunda alınan bir 3 puan var. Bizim için oyundan değerli alınan 3 puan. Oyuncular zor bir süreçten geçiyor, biz de aynı şekilde. Yeni gelen kadro, birlikte oynayan oyunları bir araya getiremiyoruz. Her şeye rağmen kötü bir gece olmadı. Kazanmak önemliydi” ifadelerini kullandı.

“Takımı maksimum seviyeye getirmeye çalışıyoruz”

Sergen Yalçın, maçın ikinci devresinde oyun açısından düşüş yaşamalarının sebeplerine yönelik gelen soruyu, “Önümüzdeki hafta hangi kadroyla çıkacağımızın cevabını veremem. Bazen oyunlarda bunlar oluyor. Çok birlikte oynayan bir oyuncu grubu değiliz. Fiziksel açıdan hazır olduğumuzu söylemek de zor. Bunlar bizi oyun içinde eksiye düşürüyor. Durumu toparlamak için ciddi şekilde çalışıyoruz, milli arada sıkı çalıştık. Takımı maksimum seviyeye getirmeye çalışıyoruz ama kolay değil. Biz de yeni geldik. Bizim için de zorlu bir süreç. Bir teknik direktör için de zor bir başlangıç. Kadro kurulmuş, her şey bitmiş. İlerleyen haftalarda toparlanacağımızı düşünüyorum. Ne kadar toparlanacağımızı göreceğiz. Haftaya da zorlu bir derbi oynayacağız. Bekleyip göreceğiz” diye cevaplandırdı.

Başarılı teknik adam, savunma tandeminde de 3 yabancı, 1 de Türk futbolcuya sahip olduklarını ve doğru ikiliyi bulmak için denemeler yaptıklarını sözlerine ekledi.

“Derbinin havası başkadır”

Gelecek hafta deplasmanda oynayacakları Galatasaray derbisine değinen Yalçın, favorisi olmayan bir maça çıkacaklarını belirtti. Sergen Yalçın, “Galatasaray’a yarınki maç için başarılar dilerim. Zor bir maç. 18-19 yaşından beri derbi oynuyorum. Derbinin havası başkadır. İyi hazırlanmak lazım. Oynayacağımız takım, ligin en iyi takımı diyebiliriz. Biz de ona göre hazırlanacağız. Derbilerin sonucu belli olmaz” şeklinde konuştu.

Siyah-beyazlıların teknik direktörü, sakatlanarak oyuna devam edemeyen Tammy Abraham’ın omzunun çıktığını ve derbide oynayıp oynamayacağına yarın çekilecek MR’ın ardından karar verileceğini söyledi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

26 yıldır yolda: “Buraya gelmem 26 yılımı aldı”

İngiliz gezgin Karl Bushby, 1998’de Şili’den başlattığı ve yalnızca yürüyerek sürdürdüğü dünya turunun son yılına girdi. 26 yıldır hiçbir ulaşım aracı kullanmadan yürüyen Bushby, Kolombiya-Panama sınırındaki tehlikeli Darien Boşluğu’nu, buzlarla kaplı Bering Boğazı’nı ve Hazar Denizi’ni yüzerek aşmayı başardı. Şu anda Kocaeli’de olan gezgin, evine ulaşmak için önündeki son büyük engel olan İstanbul Boğazı’nı geçmek için izin bekliyor.

Edinilen bilgiye göre, 1998 yılında, Güney Amerika’nın en güney noktası olan Şili’den İngiltere’deki evine yürüyerek gitmek için yola çıkan Karl Bushby, bu dev macerasında 55 yaşına geldi. 26 yılda bin bir coğrafi ve bürokratik zorluğu aşan Bushby, rotasını hiç bozmadan yalnızca yürüyerek ve yüzerek ilerledi.

Ormanlar, çöller, okyanuslar ve savaş bölgeleri gibi zorlu alanlardan geçen Bushby, şimdiye kadar yaklaşık 47 bin kilometre katetti.

“Güney Amerika’nın en güney ucundan buraya gelmem 26 yılımı aldı”

Yaşadığı süreci anlatan Karl Bushby, “Güney Amerika’nın güney ucundan Birleşik Krallık’a doğru yürüyorum. Bu yolculuk, sanırım ’dünyayı yürüyerek dolaşmak’ olarak adlandırılabilir. Herhangi bir ulaşım aracı kullanmadan yürüyorum. Uçak, tekne gibi araçları bile okyanusları geçmek için kullanmıyorum, şehirler arası ulaşımda da hiçbir araç kullanamıyorum. Güney Amerika’nın en güney ucundan buraya gelmem 26 yılımı aldı. Bunun yaklaşık 13 yılı yürüyerek geçti, geri kalanı ise çeşitli sorunları aşmakla geçti, pandemiler, vize yasakları, finansal krizler gibi. Ayrıca çok karmaşık bölümleri planlamak gerekiyordu, örneğin Bering Boğazı’nı ya da Orta ve Güney Amerika arasında kalan Darien Boşluğu’nu geçmek gibi. Hazar Denizi’ni yüzerek geçmek zorunda kaldık. Tüm bunlar çok zaman alıyor ama şimdiye kadar, bütün bu süreç sonunda, rotayı hiç bozmadan, sadece yürüdüm veya yüzdüm. Şu anda İstanbul’un hemen yakınlarına kadar geldim. Tüm bu 26 yıllık yolculuk boyunca tek bir ulaşım aracı bile kullanmadım” dedi.

İstanbul Boğazını geçmek istiyor

Yaklaşık 47 bin kilometreyi geçtiğini söyleyen Karl Bushby, “Bu da yaklaşık olarak 90 bin 560 küsur gün ediyor sanırım. Bu yolculuk gerçekten büyük bir meydan okumaydı. Dünyadaki en büyük hayallerden birini gerçekleştirdik. Gezegenin en uzak noktasından Birleşik Krallık’a, hiçbir ulaşım aracı kullanmadan geri dönüyorum. Bu tamamen kesintisiz bir yolculuktu, ya yürüyerek ya da bazen nehirleri veya nadiren denizleri yüzerek geçtim, bu planın bir parçasıydı. Şu anda İstanbul’a sadece birkaç gün mesafedeyiz. Köprüyü kullanmak ya da Boğazı yüzerek geçmek için izin gerekiyor. Bu yolculuğu aynı tarzda, yani ulaşım aracı kullanmadan, sürdürebilmem için bu gerekli. İstanbul’a vardığımızda, burada bağlantı kurduğumuz arkadaşlarımız ve temaslarımızla bu konuda çalışacağız. Umarım bir çözüm bulabiliriz” diye konuştu.

“Türkiye’de çok güzel karşılandık”

Türkiye’ye gelmeden önce yolda birçok gezginle karşılaştığını belirten Bushby, “Gezginler bana, Türkiye’nin ziyaret edeceğim en güzel ülkelerden biri olacağını söylediler çünkü insanların çok misafirperver olduğunu, yürümekte zorlanacağımı çünkü sürekli eve davet edilip, ikramlarla karşılaşacağımı söylediler. Gerçekten de öyle oldu. Türkiye’de çok güzel karşılandık. Büyük bir misafirperverlik gördük. Burada beni ağırlayan dostum da dahil olmak üzere herkes bana çok sıcak davrandı. Genel olarak, son 26 yılda dünyayı dolaşırken gördüm ki tüm ülkeler aslında aynı. Bazıları biraz daha sıcak karşılıyor olabilir ama genel olarak insanlar olağanüstüydü. Yolda tanıştığım insanların hepsi harikaydı. Herkes sadece yardımcı olmak, beni gideceğim yere ulaştırmak istiyordu. Bu da yolda öğrendiğimiz inanılmaz bir ders oldu” şeklinde konuştu.

“İngiltere o kadar çok değişti ki eve döndüğümde tanıyamayacağım”

Yolculuğu sırasında ailesinden de uzak kaldığını ifade eden Karl Bushby, “Ailem, annem, babam beni görmek için birkaç kez geldiler. Onlarla zaman zaman buluştum. Ama evden uzakta kalmak tabii ki zor bir şey. Üstelik İngiltere o kadar çok değişti ki, eve döndüğümde tanıyamayacağım. Sanırım yola çıktığımda Başbakan Tony Blair’di. O zamandan bu yana 5, hatta 7 başbakan değişti. Gerçekten uzun zaman oldu” ifadelerini kullandı.

Dünyada ilki yaşadı

Bushby, sıradaki en büyük zorluğun İstanbul Boğazını geçmek olduğunu vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu yolculuğu tamamen yürüyerek yaptık. Yürüyerek ya da yüzerek. Kıtaları birbirine bağlayan bu boşluklar var. İlk büyük boşluk Kolombiya ile Panama arasındaydı, 200 millik yoğun ormanlık bir alan. O zamanlar orası adeta bir savaş alanıydı. Savaşın ön cephesi gibiydi. Gerçekten zorlu ve korkutucu bir bölümdü. Ama geçmek zorundaydık ve başardık. Sonraki büyük geçiş Bering Boğazıydı. O zamana kadar kimse Amerika’dan Rusya’ya kadar bu boğazı yürüyerek geçmemişti. Fransız-Amerikalı bir adam olan Dimitri Kiefer’le ortaklık kurduk ve 2006 yılında bunu başardık. Bu tarihte bir ilk oldu. Alaska’dan Rusya’ya yürüyerek yapılan ilk onaylı geçiş. Bu bizi Asya’ya soktu. Daha sonra İran’dan geçemediğimiz, Rusya’ya da geri dönemediğimiz bir dönemde başka bir engelle karşılaştık. Bu yüzden Hazar Denizi’ni yüzerek geçmek zorunda kaldık. Bu 300 kilometrelik yüzme mesafesi. Ben aslında yüzücü değilim. Neyse ki Azerbaycan hükümeti ve sahil güvenliği bize yardım etti, küçük bir ekip oluşturduk ve Hazar Denizi’ni yüzerek geçip Bakü’ye ulaştık. Son birkaç ayda Bakü’den buraya kadar yürüdüm” diye konuştu.

“Boğazı geçtikten sonra evime sadece 1 yıl kalmış olacak”

İstanbul Boğazını geçmek için talepte bulunduğunu ancak belirten Bushby, “Boğazda 1,5 kilometrelik bir geçiş var. Ya yüzerek ya da köprüyü kullanarak geçmek zorundayım. Bu beni uzun zamandır bulunduğum Asya’dan alıp yolculuğun son aşaması olan Avrupa’ya sokacak. Sonra Fransa’daki Manş Tüneli’ne varacağım. Oradan da Avrupa’dan İngiltere’ye, bu yolculuğun son kısmını da ulaşım aracı kullanmadan tamamlayarak döneceğim. Boğazı geçtikten sonra evime sadece 1 yıl kalmış olacak. Avrupa boyunca kalan yolculuğun tahmini süresi bu. 26 yıl geçti, sadece 1 yılım kaldı ve neredeyse ulaştık” şeklinde konuştu.

Kategoriler
KOCAELİSPOR Kocaelispor Haberleri Tüm Kocaelispor Haberleri

Kocaelispor şampiyonluk yüklemesi yaptı

Kocaelispor şampiyonluk yüklemesi yaptı

Trendyol 1.Lig’in lideri Kocaelispor’da vefa gecesi düzenlendi. 1979-1980, 1991-1992 ve 2007-2008 sezonlarında takımı Süper Lig’e çıkaran şampiyon kadrolarla 2024-2025 kadrosu iftarda bir araya getirildi. Ulusal basın temsilcilerinin de yer aldığı programda ‘Yeniden Süper Lig’ vurgusu yapıldı.

Kocaelispor Kulübü geçmiş dönem şampiyonlarını iftarda bir araya getirdi. 1979-1980 sezonu, 1991-1992 sezonu ve 2007-2008 sezonunda takımı Süper Lig’e çıkaran şampiyon kadrolarla 2024-2025 sezonunda Süper Lig yolunda ilerleyen takımı iftarda bir araya getirdi. İftar programına; Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli İl Jandarma Komutanı J. Alb. Murat Bozkurt, Kocaeli İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, şampiyon olunan sezonda kadroda yer alan futbolcular, teknik direktörler, yöneticiler, başkanlar ve şampiyonluklara tanık olan dönemin spor basın mensupları katıldı. Yıllar sonra bir araya gelen isimlerin özlem giderdiği ve bol bol anıları tazelediği iftar organizasyonunda Kocaelispor’un şampiyonluğu dilendi, ardından kısa video gösterimiyle geçmiş şampiyonlukları hatırlatıldı. Hafızaların tazelendiği ve yeni dönem futbolcularına moral verildiği akşamda 100. kez kulüp formasını giyen Yusuf Cihat Çelik’e plaket takdim edildi. Ardından şampiyon olan kadrolarla protokol üyeleri hatıra fotoğrafı çektirdi.

Vali Aktaş: “30 yıllık meslek hayatımda ilk olacak”

Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, “İnşallah 30 yıllık meslek hayatımda ilk kez Süper Lig’de olan bir takımın olduğu şehirde görev yapacağım. Bu takım Süper Lig’e çıkmayı garantileyerek orada da Kocaeli’ye yakışır şekilde ilimizi temsil edecektir. Verdikleri emekleri için herkese teşekkür ediyorum. Takımı yalnız bırakmayan, haberleriyle motive eden basın mensuplarına, taraftarlara, tüm takıma teşekkür ediyor, başarılar diliyorum. Yolunuz, bahtınız açık olsun” diye konuştu.

Büyükakın: “Süper Lig’den daha zor ligde oynuyorsunuz”

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Gerçekten mutluluk verici bir tablo. Eskileri görmek bizi çocukluk yıllarımıza götürdü. Takımımız şampiyonluğa gidiyor. Zor bir lig. Her maçtan sonra morallerini yüksek tutacak paylaşımlar yapıyoruz. Stres yüksek olunca herkes konuşuyor. Ne yaptığınızı, o işin en kadar zor ve stresli olduğunu biliyoruz. Sizin arkanızdayız. Bu ligde herkes her an maç kazanabilir veya kaybedebilir. Belki de Süper Lig’den daha zor ligde oynuyorsunuz. Erken şampiyon ilan edilmekle şımarmayacağınızı da biliyoruz. İyi gidiyorsunuz. Başaracağınızı biliyoruz. Hiçbir zaman desteğimizi sizlerden esirgemeyeceğiz” dedi.

“Mesele takımın Süper Lig’e çıkması, tutunması ve şehrin sahip çıkması”

Kulübün zor zamanlardan geçtiğini ve amatörden yeniden döndüğünün altını çizen başkan Büyükakın, “Kulüp zor zamanlardan geçti. Onca başarının ardından yaşanmaması gerekenler yaşandı. Amatörden geri geldi. İnanmak ve sabretmek gerekiyordu. Eleştirilere göğüs germek gerekiyordu. Eleştiri kaçınılmaz, tahammül edeceğiz. Eleştirilsek de sonuna kadar bu kulübün arkasındayız. Devreye girişimiz Kızılyıldız dosyasının dönemine tekabül ediyor. Bu takımın Süper Lig’e çıkması ve orada tutunması, buna da şehrin sahip çıkması gerekiyor. Mesele bu. Birilerinin sahip çıkması önemlidir ama tek başına yeterli değildir” diye konuştu.

“En büyük tehdit, kurumsallaşamamaktır”

Kulübün kişilere bağımlı olmadan uzun yıllar yaşaması için kurumsallığın önemine de işaret eden Büyükakın, “En büyük tehdit kurumsallaşmamasıdır. Bu takım kurumsallaşmalı. Bir yandan takımın yeni alanının yapılması, kulüp kompleksinin yapılması çalışması devam ediyor. Önümüzdeki günlerde ihalesi yapılıp inşaatına başlanacak. Stat yolu hallediliyor. Karayolu halloldu, raylı sistem de hallediliyor. Alt yapı iyi geliyor. İyi emek veriyorlar. Altyapısı olmayan, tesis alt yapısı olmayan ve mali disipline olmayan kulübün bu ligde kalma şansı yok. Hodri Meydan ne kadar güçlü olursa olsun, bunlar eksik olursa o başarı sürdürülemez. Gerçekçi olalım. Tesis alt yapısı, sporcu alt yapısı ve kurumsal kimliğin sağlam temeller üzerine oturtulmasıyla kulüp şahıslardan bağımsız hale geldiğinde gözünüz arkada kalmasın. Yapmaya çalıştığımız da bu. Sistem kurup onu bırakalım istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“Şampiyonluğu şımarmadan şimdiden tebrik ediyoruz”

Sezonun bitimine 8 hafta kala kulübün şampiyonluğunu erkenden tebrik eden başkan Büyükakın şu sözleri kaydetti: “Biz yeni bir hikayenin başlangıcındayız. İnşallah bu takım Süper Lig ve uluslararası kupalardaki başarılarıyla daha güçlü olacak. Bu takımı kurumsallaştıralım. Yapacağımız en büyük şey bu. Öbürlerini zaten herkes yapıyor. Kulübe değer katmış herkese teşekkür ediyorum. En çok da Hodri Meydan’a teşekkür ediyorum. Onların emeği ayrı. Bu takım amatöre düştüğünde de onlar hiç ayrılmadılar. Bu salondakiler takımı genelde hiç bırakmayanlar. Her birinize teşekkür ederim. Şampiyonluğu efendi efendi, şımarmadan şimdiden tebrik ediyoruz. Allah yolunuzu açık etsin. Süper Lig’de de şimdiden başarılar diliyoruz.”

Recep Durul: “Siz başardınız, şimdi biz başaracağız”

Duygulandığını belirterek konuşmasına başlayan Kocaelispor Kulüp Başkanı Recep Durul, “Kocaelispor’un başarılı yükselişi ve geleceği için bir arada olmanın gurunu yaşıyoruz. Vefa duygusuna sahip camia olarak kulübümüze şampiyonluklar yaşatmış, önemli başarılara imza atarak efsaneleşmiş tüm futbolcularımıza, teknik ekibimize ve yöneticilerimize sonsuz şükranlarımızı ve saygılarımızı sunuyoruz. Zorlu dönemlerde bile kulübümüzü yalnız bırakmayan büyük taraftarımıza da minnettarız. Bu dayanışma kulübümüzü kentimizin gözbebeği haline getirmiştir. Kocaelispor’un bugünlere gelmesinde emeği geçen herkes bu büyük ailenin ayrılmaz parçasıdır. Siz başardınız, şimdi biz yeniden başaracağız” dedi.

“4. kez Süper Lig’de yer alacağız. İnancımız tam”

Süper Lig’de kalıcı olmak istediklerinin altını çizen başkan Recep Durul, “Süper Lig yolunda son 8 haftaya büyük bir avantajla girdik. Bu kentimize heyecan yaşatıyor. Bu süreci zaferle taçlandıracağımıza inancımız tam. 4.kez Süper Lig’de yer alarak ülke futboluna katkı sağlamaya hazırız. Vizyonumuz sadece Süper Lig’e yükselmek değil, kalıcı olmak ve Avrupa’da ülkemizi ve kentimizi başarıyla temsil etmektir. Kocaelispor için tek yürek olmuş tüm paydaşlarımızla birlikte tüm zorluklara rağmen şampiyonluk yolunda kararlılıkla ilerliyoruz. Birlikteliğimizin ve dayanışma ruhumuzun meyvesini sezon sonu şampiyonluk kupasını hep birlikte kaldırarak taçlandıracağız” şeklinde konuştu.

“Sakaryaspor maçından 3 puanla ayrılmak istiyoruz”

Pazartesi günü ezeli rakibi Sakaryaspor ile oynayacakları karşılaşmaya da değinen kulüp başkanı Durul, “Pazartesi günü ebedi dostumuz ve rakibimizle kendi sahamızda maçımız var. Binlerce taraftarımızın tribünlerde oluşturacağı coşku ve futbolcularımızın mücadelesiyle bu maçtan 3 puanla ayrılarak şampiyonluk yolunda büyük bir adım daha atmak istiyoruz. Bu zorlu mücadeleye hazırız. Önümüzdeki 8 maçımızda inanıyorum ki puan farkını ve avantajını en iyi şekilde değerlendireceğiz. 16 yıl sonra o kupa buraya gelecek ve ‘Şampiyon Kocaelispor’ yazdıracağız” ifadelerini kaydetti.

Kalkandelen: “Şimdiden kutluyorum”

1979-1980 sezonun kulüp başkanı İsmail Kalkandelen, “Çok duygu yüklü bir akşamdı. Recep başkana teşekkür ediyorum. Birkaç hafta sonra kesinleşecek ama şimdiden kutluyoruz. Var olun” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Engelleri kalemiyle aştı

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/engelleri-kalemiyle-asti-0-L3EJa1DA.mp4
Kocaeli’de yaşayan yüzde 93 görme engelli Hacı Yılmaz, hayata yazarak tutundu. 2009 yılında görme duyusunu kaybettikten sonra zor günler yaşayan Yılmaz, ilerleyen yıllarda ise kas hastalığı olarak bilinen distoniye yakalandı. Ancak hiçbir engel Yılmaz’ın yazma tutkusunun önüne geçemedi.

Hacı Yılmaz (66), 2009 yılında geçirdiği bir rahatsızlık sebebiyle görme duyusunu kaybetti. Bu olaydan sonra hayatı değişen evli ve 3 çocuk babası Yılmaz, dışarı çıkamaz hale geldi. Çok zor günler yaşayan Yılmaz, ilerleyen yıllarda ise kas hastalığı olarak bilinen distoniye yakalandı. Yaşadığı bu zorluklar, zamanla onu yazı yazmaya yönlendirdi. Öyküler ve şiirler yazmaya başlayan Yılmaz’a kelimeler adeta bir ilaç oldu. Yazdıkça konuşma güçlüğü çeken Hacı Yılmaz’ın zamanla ifadesi daha akıcı hale geldi. Bu zamana kadar iki kitabı basılan Yılmaz, yazmayı hiç bırakmayacağını söyledi.

“Karanlık içinde yaşıyorum”

Yaşadığı zor günleri anlatan Yılmaz, görme duyusunu kaybettikten sonra hayata adapte olmanın çok zor olduğunu belirterek, “15-16 yıl önce gözlerime bir hastalık geldi. Doktorlar çaresi olmadığını söyledi. Retinam yandı, kimseyi tanıyamıyorum. Herkesi aynı görüyorum, tamamen karanlık içinde yaşıyorum. Bu yüzden dışarı çıkmam çok zor oluyor” dedi.

“Hastanede yatarken bile yazıyordum”

Sadece görme engelli olmadığını, ayrıca parkinson grubu hastalıklardan biri olan distoniye de yakalandığını anlatan Hacı Yılmaz, bu süreçte yazının kendisi için bir tutunma noktası olduğuna dikkat çekti. Yılmaz, “Konuşmakta zorluk çekiyordum ama şimdi daha iyiyim. Hastanede yatarken bile yazıyordum. Çünkü şiir yazma isteği ne zaman gelir bilemezsiniz. Gece saat 00.00’da da gelir, sabah 07.00’de de gelir. Şiir yazmanın kolay bir iş olmadığını gördüm. Öyküler, şiirler yapmaya çalışıyorum” diye konuştu.

“Şairlerden özür dilerim, ben sadece hayata bağlanmaya çalışıyorum”

Yaşadığı tüm zorluklara rağmen pes etmediğini söyleyen Hacı Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

“Şairlerden özür dilerim. Ben onlar gibi şair değilim, hayata bağlanmaya çalışıyorum. Amerika ve Kanada’da hastalığımın ilacı var ama satılmıyor. Avrupa’da pek görülmeyen bir hastalıkmış. Ama ben pes etmiyorum, inancımı kaybetmiyorum. Allah’a şükürler olsun inanıyorum. Kendime ’İnancını kaybetmeyeceksin hiçbir zaman, sen yapacaksın’ diyorum. Zorluklara rağmen yazarak hayata bağlandığımı hissediyorum. Tüm insanlara da bunu tavsiye ediyorum. İnsanlar da ‘Benim işim bitti’ demesin, dört satır da olsa bir şeyler yazsınlar. Benim şiirlerimi okuyan biri olduğunda çok mutlu oluyorum, duygulanıyorum. Bunlarla hayata bağlanıyorum”

“Kalem insanı, insana baktıran nesnedir”

Yılmaz, yazının ve kalemin gücüne inandığını da vurgulayarak, “Kalem benim için bir silah değil, insanları birbirine yaklaştıran bir araç. Kalem insanı, insana baktıran nesnedir. Toplumla bağlantımı kalem sayesinde kuruyorum. İçimizdeki kalem sevgisini eksik etmeyeceğiz. Sevgimizi herkese göstereceğiz. Hayatımın sonuna kadar yazmaya devam edeceğim. Eğer birileri destek olursa çok daha güzel şeyler üretebilirim. Hatta hiçbir şey yapamıyorsanız, annenizin babanızın günlük yaşantısını yazın, onların verdiği emeği kaleme alın. azmak beni hayata bağlayan tek şey” şeklinde konuştu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Bu kadınlar çok güçlü

Koaceli’de kadınlar, erkek işi demeden her mesleği yapıyor. Otobüs şoförlüğü yapan kadınlar, gelen olumlu tepkiler üzerine yüzleri gülüyor. 39 yaşındaki 3 çocuk annesi Ayşen Celep de 15 yıl çocuk gelişimi öğretmeni yaptıktan sonra hayali olan mesleğe otobüs şoförlüğüne başladı. Celep, ayrıca erkeklerin bile kullanmakta zorluk çektiği 300 tonluk vinç kullanarak, kadınların her işi yapabileceğini gösterdi.

Kadınlar gücünü birçok yerde ortaya koyarken özellikle Kocaeli’de iş istihdamı olarak her yerde görev yapıyorlar. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı proje ile kadınlar, otobüs şoförlüğü yapıyor. 39 yaşındaki 3 çocuk annesi Ayşen Celep, 44 yaşındaki 2 çocuk annesi Yeşim Korkmaz ve 34 yaşındaki Meryem Çelik de otobüs şoförlüğünde istidam edildi. Şoför kadınları karşılarında gören vatandaşlar mutlu olurken şaşkınlıklarını da gizleyemiyor. Kadınlar, hem cinslerinin her alanda çalışması gerektiğini, artık kadın erkek ayrımın kalmadığını belirterek “Güçlü kadınlarla güçlü yarınlar” dedi.

“15 yıllık öğretmenlik tecrübem oldu”

Şehir içi otobüs şoförlüğü yapan Ayşen Celep, “39 yaşındayım, 3 çocuk annesiyim. 4 aydır Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nde otobüs şoförü olarak görev yapmaktayım. Daha önce 15 yıllık öğretmenlik tecrübem oldu. Çocuk gelişimi öğretmeniydim. Milli eğitime ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı anaokullarında özel öğretmenlik görevi yaptım. Büyük araçlara olan ilgimden dolayı velimin tavsiyesi üzerine uluslararası bir limanda ilk önce terminal çekici kullandım. Daha sonra terfi alarak 300 tonluk vinç kullandım. En son buradaki projeye dahil oldum” diye konuştu.

“Erkeklerin bile kullanmakta zorlandığı 300 tonluk vinç kullandım”

Çok mutlu olduğunu belirten Celep, “Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın önce kadınları her alanda görmek istediği için otobüs projemiz oldu. Bu projede ben de yer aldım. Burada olduğum için çok mutluyum. Kadınların gününü kutluyorum. Kadınların günü bir gün değil 365 gün. Kadınların yapamayacağı hiçbir şey yok. Kadınlar çok güçlüdür, gücümüzü göstermemiz gerektiğine inanıyorum” İnsanlar bizi gördüğü zaman çok gurur duyduklarını söylüyor. Biz de bu karşılığı almaktan çok gurur duyuyoruz. Erkeklerin bile kullanmakta zorlandığı 300 tonluk vinç kullandım. Tırlara konteyner yükledim, gemilere gönderdim. Baktım ki kadının yapamayacağı hiçbir şey yok. Kadınlar güçlüdür, ilk önce kendinize buna inandırmanız gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Bir kadın olarak bu mesleği yapmayı hedefledim ve hedefime ulaştım”

34 yaşında olan Meryem Çelik, “3 senedir otobüs şoförlüğü yapıyorum. Bu mesleği tercih etmemin sebebi aileden gelen meslek olması sebebiyledir. Bir kadın olarak bu mesleği yapmayı hedefledim ve hedefime ulaştım. Beni destekleyenler de çok oldu. İşimi severek yapıyorum. Herkesin sevdiği işi yapması gerektiğini düşünüyorum. Eğer sevdiğiniz işi yaparsanız her konuda da başarılı olabilirsiniz. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, istihdam açısından kadınlara çok büyük emekler veriyor. Başkan Büyükakın arkamızda durduğu için çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Bu işin kadını erkeği yok”

Çok güzel tepkiler aldığını söyleyen Çelik, “Özellikle kadınlar çok mutlu oluyor. ‘Ben de yapabilirim’ diyorlar. Kendilerini daha güvende hissediyorlar. Daha mutlu, daha güler yüzlü oluyorlar. Güler yüze karşı güler yüz alıyoruz. Kendi ayakları üstünde durabilen güçlü kadınların gününü kutluyorum. Her zaman istediğiniz işi yapın. Bu işin kadını erkeği yok. Kadın olarak zorlukları var mı derseniz bana göre yok. Kadın erkek ayrımını artık geçtiğimizi düşünüyorum. Kadını görünce belli yardımlar oluyor ancak genel olarak zorluk yaşamadım. Babam, amcam, dayılarım, kuzenlerimin hepsi otobüsçü. Ailecek şoförüz. Anne ve babamın tek çocuğu olduğum için beni erkek gibi yetiştirdiler. Diğer kuzenlerimin yaptığı görevi bizim ailede de ben tamamlıyorum. Küçükken amcamın otobüsünün için temizlerdik. Çocukluktan beri babamla servislere giderdim, güya muavinlik yapardım. Amcamla da giderken paraları toplar ve para üstlerini verirdim. Bu işi çok hevesliydim” dedi.

“Bu mesleği seçmenin sebebi uzun yıllardır büyük araçlara merakım olmasından kaynaklıydı”

44 yaşındaki 2 çocuk annesi Yeşim Korkmaz ise “12-13 senedir özle eğitim kurumlarında direksiyon eğitmenliği yapıyordum. 4 aydır Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı proje ile otobüs şoförlüğü yapmaya başladım. Başkan Tahir Büyükakın’ın kadın istihdamına yönelik açmış olduğu projesi ile beraber büyük araç kullanmaya başladım. Bu mesleği seçmenin sebebi uzun yıllardır büyük araçlara merakım olmasından kaynaklıydı” diye konuştu.

“Çocuklarıma bu hayatta hiçbir şeyin zor olmadığını göstermek istedim”

Çocuklarına örnek olmak istediğini belirten Korkmaz, “Çocuklarıma bu hayatta hiçbir şeyin zor olmadığını göstermek istedim. Kadınların da erkek işi yapabileceğini hemcinslerime göstermek istedim. Kadınlara söylemek istediğim; ‘Bizler başı çektik, sizler devamını getirin’. Göründüğü gibi zor değil. Erkekler içinde bizlere yaşam alanı var. Biz de bu işi yapabiliriz. Sizler de bizden cesaret alarak bu işlere başvurabilirsiniz. Dünya kadınlar gününde güçlü kadınların hayatı güzelleştireceğine inanıyorum. İçinizdeki güce inanın. Dünya kadınlar günü kutlu olsun. Güçlü kadınlar, güçlü yarınlar” şeklinde konuştu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

İsmet Taşdemir: “Zorlu periyoda giriyoruz”

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/01/ismet-tasdemir-zorlu-periyoda-giriyoruz-0-Z6TpkN2t.mp4
Kocaelispor Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, Erzurumspor FK maçı öncesi yaptığı açıklamada, “Zorlu periyoda giriyoruz. Zor anlar için kendimizi ve takımızı hazırlıyoruz. Resmiyette olmasa bile 3 arkadaşımızla yollarımızı ayırdık. Mutlaka gelenler olacaktır ama şu an somut bir adım atamadık” dedi.

Erzurumspor FK maçı öncesi basın mensuplarıyla bir araya gelen Kocaelispor Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, “Zorlu periyoda giriyoruz. Zor anlar için kendimizi ve takımızı hazırlıyoruz. Resmiyette olmasa bile 3 arkadaşımızla söylemde yollarımızı ayırdık. Mutlaka gelenler olacaktır ama şu an somut bir adım atamadık. Kendimizce A seçeneği, B seçeneği hazırlayıp yönetime sunduk. Bununla ilgili haber bekliyoruz” diye konuştu.

“Maçı çok isteyen, arzulayan takımla oynayacağız”

Erzurum FK maçıyla ilgili de Taşdemir, “Erzurum takımı ile çok karşılaştık. Başlarında Hakan Kutlu var. Kendisi hem oyuncu hem de kurs arkadaşım olur. Dolayısıyla 3 senede güzel işler yaptı. Aynı takım, aynı oyuncular üst üste transfer açılmadı ve ligi korudular. Bu sefer transferi açınca da zirveyi oynamak için düğmeye bastılar. Bu zamana kadar iyi şekilde geldiler, iyi de oynuyorlar. Maçı çok isteyen, arzulayan takımla oynayacağız. Zor bir maç ama bizim de kendimize göre oyunumuz, karakteristik ruhumuz var. Bunu da sahaya yansıtıp, bizim için gerekeni alıp dönmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

“Caner’in serçe parmağında kırık var”

Konuşmasını sürdüren Taşdemir, “Geldiğimizden beri 1 ay oldu. elimizdeki mevcut oyunculardan en yüksek performansı almak için uğraşıyoruz. Ara ara aldığımız da oldu. Futbol sadece önemli bir mevki sadece santrforla oluşmuyor. Gün gelecek kenar oyuncularımız, gün gelir santrforlarımız yapacak. İnşallah daha iyi olacaklar. Caner’in serçe parmağında kırık var. Bugün doktorla bir araya gelip konuşacağız ve hep beraber karar vereceğiz” ifadelerini kullandı.

Öte yandan İsmet Taşdemir’in basın toplantısının ardından Kocaelispor, Erzurum FK maçı hazırlıklarını sürdürdü.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Başkan Büyükakın: “Dünya yeniden felsefeye, hiç olmadığı kadar vicdanların sesini duymaya muhtaç”

Türkiye’nin etkinlik ve ziyaretçi sayısı bakımında en büyük kitap fuarı olan Kocaeli Kitap Fuarı’nın açılışını yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Dünya yeniden felsefeye, hiç olmadığı kadar vicdanların sesini duymaya muhtaç. Ne kadar güzel değer varsa hepsinin üstü çizilmiş ve unutulmuş. Uzak doğudan orta doğuya, Afrika’dan Latin Amerika’ya kadar zulüm devam ediyor. Buna karşılık mücadele de devam ediyor. Batı medeniyetinin dünyayı getirdiği yer ortada. Yarının dünyasında gerçekten adaletin hâkim olduğu bir dünya inşa edebilmemiz, zulme karşı susmayan nesil için yegâne sığınak kitap sayfalarının arasıdır” dedi.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 14.’sü düzenlenen Kocaeli Kitap Fuarı başladı. “Savaşın ve Acının Edebiyatı” temasıyla gerçekleştirilen 14. Kocaeli Kitap Fuarı için Kocaeli Kongre Merkezi’nde özel açılış programı düzenlendi. Programda konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Neşeyle, yüzlerimiz gülerek konuşabileceğimiz günlerden geçmiyoruz. Belki de 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana dünyanın içinde bulunduğu en zor şartlarını yaşıyoruz. Dünyanın dört bir yanında kan akmaya devam ediyor. Sadece içinde bulunduğumuz yılın 9 ayı boyunca savaşlarda kaybedilen masumların sayısı 100 bini buldu. Bunun 50 binini Gazze’de yitirdik. Bu olmasın diye inşa edilmiş ne kadar kurum varsa onların gözü önünde oluyor. İnsanların başına yağan bombalardan, vahşetten, insanlık dış dramdan sığınılacak neredeyse hiç bir yer kalmadı” diye konuştu.

“Zulme karşı susmayan nesil için yegâne sığınak kitap sayfalarının arasıdır”

“Belki dünya yeniden felsefeye muhtaç, belki de hiç olmadığı kadar vicdanların sesini duymaya muhtaç” diyen Büyükakın, “Ne kadar güzel değer varsa hepsinin üstü çizilmiş ve unutulmuş. Dünyanın birçok yerinde aynı şey söz konusu. Uzak doğudan orta doğuya, Afrika’dan Latin Amerika’ya kadar zulüm devam ediyor. Buna karşılık mücadele de devam ediyor. Batı medeniyetinin dünyayı getirdiği yer ortada. Merhum Akif’in dediği gibi medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavarı hiç bu kadar net görmemiştik. Bizim yarının dünyasında gerçekten adaletin hâkim olduğu bir dünya inşa edebilmemiz, zulme karşı susmayan nesil için yegâne sığınak kitap sayfalarının arasıdır” şeklinde konuştu.

Başkan Büyükakın tüm bu duygu ve düşüncelerin ışığında bu yılki Kocaeli Kitap Fuarı’nın temasının belirlendiğini dile getirdi. ‘Savaşın ve Acının Edebiyatı’ ile dünyanın mazlum coğrafyalarında oluşan bir eserin de hazırlandığını kaydetti. Başkan Büyükakın, doğruyu sorgulayarak yetişen nesillerin elmayı ısırmadan da teknolojiye ulaşabileceklerine vurgu yaptı.

“Gazze’den gelişen olay modernitenin son çaresizliğidir”

14. Kocaeli Kitap Fuarı’nın onur konuğu Prof. Dr. Sadettin Ökten açılış konuşmasında kitap fuarının ilk söyleşisini de gerçekleştirdi. Prof. Ökten, “Kitap, Bilgi ve Varoluş” konulu konuşmasında, dünyada yaşanan zorluklara dikkat çekerek, insani değerlerin erozyonuna ve bunlara karşı nasıl bir vicdan ittifakı kurulabileceğine dair düşüncelerini paylaştı. Söyleşide konuşan Ökten, “Müslüman dünya teknolojiyle başa çıkamadığı için büyük acze düştü. Bu reel teknolojik fark idi ve gittikçe fark açıldı. Sonunda batı dünyası kendi aralarında iki savaşa girdi. Biz bunlara 1. ve 2. Dünya savaşı olarak anlıyoruz. İslam medeniyeti derken bizim modernitenin çaresizliğinden haberdar olmamız lazım. Gazze’den gelişen olay modernitenin son çaresizliğidir. Biz kendi zihin ve gönül dünyamızı bu çağa göre uyduracağız. Kitap, bilgi ve varoluş. İnsan var olmak zorunda mıdır? Evet zorundadır. İslam medeniyeti paradigmasına göre göre insan Allah’ın sınırlarını yeryüzünde yerine getirmek zorundadır. Bu söylem ilmidir” dedi.

Konuşmanın ardından Başkan Tahir Büyükakın, 14. Kocaeli Kitap Fuarı’nın onur konuğu olan Prof. Dr. Sadettin Ökten’e anı objesi takdim etti. Programda ayrıca “Bir Yürüyüşün Öyküsü” adlı tiyatro gösterisi sahnelendi. Zorunlu göçle yurtlarını bırakmak zorunda kalan insanların yaşadığı acıları sahneye taşıyan oyun, kitap fuarın bu yılki temasına anlam kattı. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa; 14. Kocaeli Kitap Fuarı’nın onur konuğu Prof. Dr. Sadettin Ökten, AK Parti Kocaeli Milletvekilleri Prof. Dr. Sadettin Hülagü ve Sami Çakır, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti İl Başkanı Dr. Şahin Talus, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ali Yeşildal, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk ve çok sayıda kitapsever katıldı. Kocaeli Kongre Merkezi’nde binlerce kitap, onlarca söyleşiye ev sahipliği yapacak fuar 13 Ekim’e kadar açık olacak.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Dilovası’nın iki yakası bir araya geldi: “Zor da olsa başardık”

Dilovası Devlet Hastanesi’ne ulaşımı daha kolay, konforlu ve güvenli hale getiren Dilovası Hastane Yolu Viyadüğünde TOGG ile sürüş yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “Hem imalatı gerçekleştirmek hem de projelendirmek zordu ama sonunda zor da olsa başardık. Dilovası halkına hayırlı olsun. İki yakadan çok rahat geçiş yapılabilecek” dedi.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesince yapılan Dilovası Hastane Yolu Viyadüğü, hafta sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşen 12. Açılış Bayramı’nda hizmete girdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da, vatandaşların daha konforlu, güvenli ve kolay bir ulaşım sağlaması için inşa edilen Dilovası Hastane Yolu Viyadüğünde incelemelerde bulundu. Büyükakın, Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu ve AK Parti Dilovası İlçe Başkanı İlhan Yıldırım’ı yanına alarak bindiği TOGG ile de ilk sürüşü yaptı.

Açıklamalarda bulunan Başkan Büyükakın, “Sadece iki yakayı birbirine bağlamak için 212 metrelik bir viyadük imal edilmesi gerekti. Toplamda 935 metre uzunluğunda bir imalat var. Hem burada imalatı gerçekleştirmek hem de projelendirmek zor ama sonunda zor da olsa başardık. Dilovası halkına hayırlı olsun. İki yakadan çok rahat geçiş yapılabilecek. Özellikle hastane bağlantısının yapılmış olmasıyla önemli bir hizmet gerçekleşti” dedi.

“Hastaneye ulaşım çok daha kolay olacak”

“Verdiğimiz sözleri bir bir tutuyoruz” diyen Başkan Büyükakın, “Bu Büyükşehir Belediyesi modelinin gücüyle oluşan bir iş. Sayın Cumhurbaşkanımız il sınırında Büyükşehir Belediyesi modeline geçerek güçlü bir belediyecilik modeli oluşturdu. Böylelikle bu yatırımları hayata geçirme imkanı oldu. Eskiden belki merkezi hükümetlerin yetkisi çerçevesinde hayata geçirilmesi umulan, belediyelerden yapılması asla beklenemeyen işler bu yeni model sayesinde yapılabilir hale geldi. Biz halkımıza verdiğimiz sözleri tutuyoruz. ’Bu iki yakayı bir araya getireceğiz’ dedik. ’Hastaneye ulaşım çok daha kolay olacak’ dedik. Böyle zorlu bir işin altına elimizi koyduk. Hem Dilovası halkına hem de Kocaeli halkına hayırlı olsun” diye konuştu.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version