Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Osman Özköylü: “Bahis skandalından dolayı açılan dava ve cezalar birçok takımı olumsuz etkileyecek”

Esenler Erokspor Teknik Direktörü Osman Özköylü, Türk futbolunda başlatılan bahis soruşturması kapsamında verilen cezaların liglerin geri kalanında takımları olumsuz etkileyeceğini belirterek, “Bahis skandalından dolayı açılan dava ve arkasından gelen cezalar birçok takımı olumsuz etkileyecektir. Bundan kısmen biz de etkilenebiliriz. Bu çok belirleyici olacaktır” dedi.

Trendyol 1. Lig ekiplerinden Esenler Erokspor’da Teknik Direktör Osman Özköylü, takımın ligdeki gidişatı, hedefleri, Türk futbolunda başlatılan bahis soruşturmasının ve verilen cezaların takımları nasıl etkileyeceği, Berat Luş’un gelişimi, Türkiye’deki genç teknik direktörler ve A Milli Futbol Takımı hakkında İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine özel açıklamalarda bulundu.

İlk olarak takımın bu sezon sergilediği performansa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özköylü, “Şu an olduğumuz durum bizim adımıza olumlu şekilde ilerliyor. Baktığımız zaman geçen seneden kalan oyuncu sayımız çok az. Takımımız çok değişim gösterdi. Birçok yeni oyuncu geldi. Çoğu da kamp döneminin sonunda lige yakın zamanda geldiği için beraber çok fazla hazırlık maçı oynama durumumuz olmadı. Hatta bazıları hiç hazırlık maçı oynamadan lig oynamak zorunda kaldık. Çok kısa antrenmanlarla lig maçlarına çıkmak zorunda kaldık. Özellikle 2 haftada bunun bize sonuçsal olarak olumlu geri dönüşü olmadı. Ama sonrasında Serik maçıyla başlayan süreçte gerçekten geldiğimiz dönem bizim adımıza çok olumlu ilerliyor. Sonuçsal ve oyunsal anlamda her geçen gün üzerine koyan bir takım var. Biz de tabii takımımızı bu süreçte çok daha iyi tanımaya başladık. Çünkü kafamızdaki plan, sezon başında oluşturduğumuz kadro yapısı, oynamak istediğimiz oyun biraz farklı yöne evrilmek zorunda kaldı. Biz Erokspor’a geçen sezonun son 2 ayında geldik. Kulübün genel yapısı, buradaki hedeflerinin gerçekten bizim adımıza çok olumlu olduğunu düşünüyorum. Onların bize olan güveni, bizim de kulübe olan inancımız, başkanımızın hedefleri, yönetim kurulumuzun bu sezon biraz daha farklı bir hedef olması yönündeki çabaları bizim için sevindirici. Biz de yıllarca çalıştığımız takımlarda hedefe oynayan bir teknik adam olduk, şampiyonluklar kazandık, şampiyonluklar kovaladık. Bu sezon burada da böyle bir yapılanma var. Tabii ki öncelikli hedefimiz güçlü ekipler içerisinde kendimize önemli yer edinebilmek, üst sıralarda kalıcı olabilmek. Ligin sonunda tabii ki ilk 2’den çıkmayı istiyoruz, bunun için mücadele edeceğiz” diye konuştu.

“Bahis skandalından dolayı açılan dava ve cezalar birçok takımı olumsuz etkileyecek”

Futbolculara bahis oynadıkları gerekçesiyle verilen cezaların ligdeki dengeleri değiştireceğini belirten ve ligin geri kalanında bu durumun belirleyici olacağını söyleyen Osman Özköylü, “Mevcut durumumuzu sürdürebilmek çok önemli. Özellikle son yaşanan bahis skandalından dolayı açılan dava ve arkasından gelen cezalar birçok takımı olumsuz etkileyecektir. Bundan kısmen biz de etkilenebiliriz. Bu çok belirleyici olacaktır. Bundan önceki süreçle, sonraki süreci birbirinden ayırmak gerek bence. Çünkü takımların önemli oyuncuları olmayacak, cezalı oyuncular olacak. Belki oturan kadrolar, oynayan kadrolar değişecek. Bu süreçte bizim de 3 kalecimiz cezalı görünüyor. Onların olmayışı bizi nasıl etkileyecek? Altyapıdan 19 yaşında genç bir kalecimizi alacağız ve 45 günlük cezaların olduğu süreçte bu kardeşimizle oynamak zorunda olacağız. Bu bize nasıl yansıyacak görmek lazım. Bu çok ekstra bir durum. Sadece biz değil, farklı takımlar da çok ciddi zararlar görebilir. Bakıyorsunuz Çorum FK da çok ciddi zarar gören takımlardan bir tanesi. Bazı takımlar hiç zarar görmedi. O yüzden ne olacağını biraz bundan sonraki süreç gösterecek” ifadelerini kullandı.

“Bütün takım, arkadaşlarımızın ceza almasından dolayı üzüldü”

Bahis oynadıkları gerekçesiyle Esenler Erokspor’da da ceza alan oyuncular sonrası takımın genelinin ne şekilde etkilendiği yönünde gelen soruyu yanıtlayan 54 yaşındaki teknik adam, “Bütün takım, arkadaşlarımızın ceza almasından dolayı üzüldü. Tabii ki hepimiz profesyoneliz. Şartların nasıl olduğuna bakarak ilerlemek zorundayız. Mevcut şartlar bunu gerektiriyorsa, buna göre bir tedbir alacağız. Her arkadaşımızın bu süreçte fedakarlığını, sorumluluğunu biraz daha artırması gerekecek. O anlamda eksik olan arkadaşlarımızın eksikliğini kapatabilmek adına sahada herkes daha fazla enerji koymaya çalışacak. Bu şekilde bu süreci atlatacağız nasip olursa” şeklinde konuştu.

“1. Lig, Süper Lig’e göre rekabetin daha fazla olduğu bir lig”

Trendyol Süper Lig ile Trendyol 1. Lig arasındaki rekabet seviyesinin farklı olduğuna değinen Osman Özköylü, “Buradaki yarış çok daha güçlü, çok daha fazla takımın işin içinde olduğu bir yarış. Şu anda baktığınız zaman ligin ilk 10 sırasındaki takımın yarışı var. Özellikle ilk 7’nin play-off’a girme şansının olmasından sonrası takımlar artık ligin sonuna kadar iddiasını sürdürebiliyor. Bu da ligin seyrini, kalitesini, mücadelesini çok daha artırıyor ve daha farklı kılıyor. Süper Lig’e baktığınız zaman özellikle son dönemlerde sadece Fenerbahçe ve Galatasaray’ın atbaşı olup yarışı sürdürdüğü, diğer takımların maalesef çok geride kaldığı bir süreç oluyor. Bu sene Trabzonspor işin içine girmeye çalışıyor, üst sıralarda kalmaya çalışıyor ama ne kadar sürdürebileceğini de zaman gösterecek. O yüzden 1. Lig daha farklı bir lig. Rekabetin daha fazla olduğu bir lig veya daha fazla eşit takımın mücadele ettiği, her hafta sürpriz sonuçların yaşanabileceği, her takımın her takımı yenebileceği bir lig olduğu için hem mücadele, seyir ve heyecan tarafı daha fazla diye düşünüyorum” açıklamasında bulundu.

“Berat Luş, Kerem Aktürkoğlu’na benziyor”

Galatasaray’dan kiralık olarak kadroya katılan genç futbolcu Berat Luş’un gelişimine dair değerlendirmelerde de bulunan tecrübeli antrenör, şunları söyledi:

“Genç oyuncuların oynatılması, rekabetçi ortama girmesi çok önemli. Berat Luş da Galatasaray’da kupa maçları, bazı lig maçlarında 3-5 dakikalar gibi kısa süreler almış bir oyuncu. Henüz o rekabetin içine hem fiziksel hem de taktiksel olarak yüzde 100 girmeye hazır mı? Bunları iyi görmek lazım. Biz tabii Berat’ı oynattık çünkü yeteneklerine güvendik ve saha içinde yapabileceklerini gördük. O da bizi yanıltmadı, gerçekten çok iyi geri dönüşler verdi. Bazen sürelerini azalttık. Çünkü milli takımdan 2 maç oynayarak gelmiş bir oyuncuyu toparlamak zor olabiliyor. İki gün mecbur toparlamak, dinlendirmek zorundayız. Taktik antrenmanlara yeteri kadar alamıyoruz, alamadığımız bir oyuncuyu maça çıkarmak biraz sıkıntılı oluyor. Ama bizimle beraber olduğu süre içerisinde onu mümkün olduğunca kullanmaya çalıştık. İlk başlarda daha fazla verim aldık. Sonradan biraz o sertlik, mücadele içerisindeki verdiği tepki biraz azaldı. Bunu toparlamamız gerekiyordu. Onun da bu mücadeleye daha fazla hazır olması gerekiyor. Hem fiziksel hem taktiksel hem de oyun içerisinde doğru şekilde performansını artırması gerekiyor. Çünkü bizim ligde darbeli, temaslı oyun çok fazla. Süper Lig’de belki bu fazla yok, topu daha rahat alıp kullanabiliyorsun. Ama bizim ligde temaslı oyun çok daha fazla olduğu için, Berat da fiziksel olarak zayıf ve güçsüz olduğu için rakipler bunu ona karşı daha farklı kullanabiliyor. Bazı durumlarda dezavantaj yaşayabiliyor. Buna göre onu kullanabileceğimiz süreleri, kullanabileceğimiz maçları ayarlamaya çalışıyoruz. Berat yetenek olarak topla ilişkileri çok iyi bir oyuncu. Çabuk hareketlenebiliyor, çabuk hızlanabiliyor. Savunma arkasına iyi koşular yapabiliyor. Doğru zamanda doğru koşuları yapıp doğru yerde topla buluştuğu zaman etki oluşturabilen bir oyuncu. Özellikle ters kanattan içeriye çok iyi noktalara girebiliyor. Attığı gollerde de bu özelliğini kullandı. Aklı ve oyun zekası fazla bir oyuncu ama fiziksel olarak kendisini çok yukarılara çıkarması gerekiyor. Kerem Aktürkoğlu’na benziyor.”

“Tedesco çok önemli ve fark oluşturabilecek bir teknik direktör”

Süper Lig’deki genç teknik direktörleri takip ettiğini söyleyen Özköylü, “Hepsini takip ediyorum, hepsi de kendi kariyerleri açısından çok önemli noktadalar. Gelişimleri için çalıştıkları takımlarda ortaya koydukları performans, oluşturdukları oyun kalitesi, aldıkları sonuç, takımlarını getirdikleri nokta gelecek kariyerlerindeki yerlerini belirleyecek. Arda Turan’ın Eyüpspor’da ortaya koyduğu performans, takımını Süper Lig’e çıkarıp ilk 5-6 içine sokması çok önemli. Shakhtar Donetsk gibi büyük hedefler düşünen, çok ekol bir takıma gitti. Bunun da onun için kariyerinin çok önemli bir basamağı olduğunu düşünüyorum. Selçuk İnan, Gaziantep FK’dan sonra Kocaelispor’da çıkışını sürdürüyor. Burak Yılmaz özellikle Gaziantep FK’da ortaya koyduğu performansla farkını oluşturmaya başlıyor. Volkan Demirel belki istediği sonuçları daha önce çok alamasa da yeni takımıyla beraber belki o farkı o da ortaya çıkaracak. Çünkü bu zaman gerektiriyor. Her çalıştığınız kulüpte, her çalıştığınız oyuncuyla elde ettiğiniz tecrübeler sizin gelecek kariyerinizde çok daha farklı deneyimler elde etmenize yol açacaktır. Tedesco, çok önemli bir teknik adam. Gittiği antrenörlük kurslarında elde ettiği dereceler, başarılar, orada aldığı eğitim ve bunu yansıtabileceği çok önemli takımlarda başarılar yakalayabilmiş ki o yaşta ve tecrübesiz dönemdeki Belçika Milli Takımı’nda çalıştı. Rusya Ligi ve Almanya Ligi’nde de görev aldı. Bunlar da onun fark oluşturabilecek bir teknik adam olduğunu gösteriyor” sözlerini dile getirdi.

“Montella’yı kesinlikle çok başarılı buluyorum”

A Milli Futbol Takımı’nı ve Teknik Direktör Vincenzo Montella’yı başarılı bulduğunu ifade eden Osman Özköylü, “Kesinlikle çok başarılı buluyorum. Yakaladığı jenerasyonla beraber çok iyi bir uyum sağladı. Teknik adam – futbolcu uyumu çok önemlidir. Ortaya koydukları bir oyun felsefesi var. Bu felsefeye her oyuncu çok yüksek seviyede katkı yapmaya çalışıyor. En son İspanya karşısında ortaya konulan taktiksel başarı çok önemli. Hatta 6 gollü İspanya mağlubiyetinden sonra keşke 5’li savunmayla oynasaydık diye düşünmüştüm. İspanya gibi bir takıma karşı biraz daha savunma güvenliğini artırmak gerekir diye konuşmuştuk, dün milli takım bunu yaptı. Çok da başarılı oldu ve iyi bir sonuç oldu. Bu da taktiksel anlamda hocanın ve oyuncu grubunun ortaya koyduğu başarı. Ben inşallah play-off’larda bu kaliteli kadronun çok güzel işler yapacağını ve Dünya Kupası’na katılacak ekiplerden bir tanesi olacağını düşünüyor ve inanıyorum. Öyle olması için de dua ediyorum” dedi.

“Üstten gelen hakemlerin bu ligdeki maçları önemseyerek ve çok dikkatli yönetmesi gerekiyor”

Ligde oynadıkları Erzurumspor FK maçının ardından hakem Atilla Karaoğlan’a basın toplantısında tepki göstermesinin hatırlatılması üzerine deneyimli teknik direktör, “Bu işin en büyük paydalarından biri hakemler. Saha içinde verdikleri kararlar ve kararların noktaları, yerleri, hepsi inanılmaz önemli. Yan hakemler, VAR’daki hakemler de dahil futbolun gidişatını, geleceğini, takımların hedeflerini yüzde yüz etkiliyorlar. Ben maç öncesi Atilla Karaoğlan’ın maçımıza verilmesini çok olumlu bulmuştum. Çünkü önemli bir maçtı. Namağlup bir Erzurumspor FK ve o haftaya kadar liderlik koltuğunda bir Esenler Erokspor vardı. Yani böyle bir maça TFF ve MHK o kadar önem vermiş ki FIFA kokartlı bir hakemi maça vermiş. Bunu gördüğün zaman o güveni hissediyorsun. Ama üstten gelen hakemlerin bu ligdeki maçları önemseyerek ve çok dikkatli yönetmesi gerekiyor. Bu maçı önemsememe gibi, rahat bir tavırla o maça çıkma, ‘Bu kararı verdim, nasıl olsa kimse sorgulamaz’ deme gibi bir lüksü olamaz. Çünkü bizim kaderimizi etkiliyor. Biz de yatırımlar yapıyoruz, emek veriyoruz, çalışıyoruz. Bir hedef kovalıyoruz. Bir hakem kararı, bir yanlış karar bizim ligdeki hedeflerimizi, geleceğimizi o kadar etkiliyor ki hakemlerin çok dikkatli olmasını istiyorum. O yüzden böyle serzenişim oldu. Atilla Karaoğlan’a verdiği kararları yakıştıramadım. Oturup da kendisinin bu maçı deneyimlemesi, izlemesi lazım. Verdiği kararın nasıl bir etki oluşturabileceğini çok iyi düşünmesi lazım. Bu yüzden kızgınlığım vardı ama yapacak bir şey yok. Önümüze bakacağız” diye konuştu.

“(Bahis cezalarıyla ilgili) Zamanlama bence çok doğru değildi”

Türkiye Futbol Federasyonu’nun bahis olaylarıyla ilgili yaptığı operasyona yönelik değerlendirmede bulunan Özköylü, “Çok derin bir konu, bu konuda konuşulacak çok şey var. Mutlaka her takım çok etkilenecek. Hadi bizim liglerde 3-5 oyuncu olabilir ama alt liglerde 10-15 oyuncunun ceza aldığı takımlar var. Oradaki hoca arkadaşlarımızla konuştuğumuzda 13 kişiyle kaldığını söyleyenler var. 13-14 kişiyle 3 günde bir maçı nasıl oynayacak bu takımlar? Bu zamanlama bence çok doğru değildi. Birçok takımın hedeflerine, bulunduğu noktaya çok büyük zarar verecek. Dengeler çok değişecek. Gerek hakemler, gerek futbolcular üzerinde yaşanan bu travma büyük bir güvensizliğe sebep olacak. Bu futbolcuların hepsi şimdi fişlendi. Takımlarıyla ilişiği kesilenler var. Takımlarından ayrılıp başka bir yere giderken bunları alacak takımlar hangi gözle bakacak? ‘Acaba devam edecek mi bunu oynamaya, benim takımımda da yapar mı, neyle karşılaşırım?’ gibi birçok zararı olacak. Bazı kulüplerde yöneticiler, başkanlar diyor ki; ‘Ben yatırım yaptım. Bunu bilseydim bu oyuncuları almazdım. Bunu sezon başı açıklasaydınız, bu isimler sezon başı çıksaydı. Buna göre transferimizi yapsaydık. Bu durumdan etkilenmeseydik. Bu takıma milyonlarca para harcadım, bu para boşa gitti.’ Bu tür durumlar da var. Herhalde bu kadar olacağını hesaplayamadılar. Herkes açısından sıkıntılı bir süreç. Sonunda inşallah hepimiz için en güzeli olsun” ifadelerini kullandı.

“O dönemde oynanan bahsin cezasını niye bu dönem oynadığı takım çeksin?”

Son olarak bahis olaylarıyla alakalı verilen cezalara ilişkin düşüncelerini de aktaran Teknik Direktör Osman Özköylü, “Bizim de oyuncularımızdan 3 sene önce oynayan var, 2020 senesinde oynayan var. 17 TL’lik bir kupon oynanmış. Bu çocuğun diğerleriyle eş değer ceza alması çok düşündürücü. Veya 4 sene önce başka takımdayken oynadığı bahisten dolayı aldığı ceza bugün ortaya çıkıyor, buradaki takımı etkiliyor. Örneğin Eren Elmalı Silivrispor’da oynamış ama bu durumdan Galatasaray zarar görüyor. Aynı şekilde bizim oyuncularımız da başka takımdayken oynamış, gençken oynamış, amatör takımdayken oynamış veya altyapıdayken oynamış ama cezasını biz çekiyoruz. O dönemde oynadığı bahsin cezasını niye bu dönem oynadığı takım çeksin? Bu da bizim için gerçekten olumsuz bir durum. Özellikle bu süreçte konuştuğumuz durumlardan dolayı yaşanacak süreç nasıl ilerleyecek, sonrasında neler olacak, bunları bilmiyoruz. Hangi takımı ne kadar etkileyecek, dengeler nasıl değişecek, bunları zamanla görmek lazım. İnşallah bu süreçten zararsız çıkmaya çalışacağız. Bunun için planımızı yapacağız, buna göre bir yol izleyeceğiz. İnşallah federasyonumuzun da bu konuda daha doğru adımlar atma fırsatı olur veya farklı bir plan geliştirir ve ona göre bu süreci doğru şekilde yönetme fırsatı olur. İnşallah herkes için en güzeli, en hayırlısı olsun diyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Marmaray Küçükçekmece durağından raylara atlayan şahıs öldü

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/marmaray-kucukcekmece-duragindan-raylara-atlayan-sahis-oldu-0-Ct2ilWYD.mp4
Küçükçekmece Marmaray durağında trenin geldiği sırada raylara atlayan bir şahıs hayatını kaybetti.

Olay, Küçükçekmece Marmaray durağında yaşandı. Edinilen bilgiye göre, erkek bir şahıs henüz bilinmeyen bir nedenle tren geldiği sırada raylara atladı. İhbar üzerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde şahsın hayatını kaybettiğini belirledi. Ekipler güvenlik önlemi alarak raylarda inceleme yaptı. Olay nedeniyle Gebze yönüne bir süre seferler aksadı. Ekiplerin yaptıkları incelemenin ardından şahsın cenazesi otopsi için Adli Tıp Kurumuna kaldırılırken, seferler normale döndü.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Halit Yukay’ın ölümünde şok bilirkişi raporu: “Açık denizde böyle bir çarpışmaya literatürde rastlanmadı”

Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere 4 Ağustos günü saat 15.10’da ‘Graywolf’ adlı teknesiyle denize açılan iş adamı Halit Yukay (43), kaybolduktan günler sonra Balıkesir’in Erdek ilçesinin 7 mil açığında, 68 metre derinlikte cansız halde bulunmuştu.

Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada hazırlanan iddianamede yer alan bilirkişi raporunda, Yukay’ın kullandığı sürat teknesinin, ‘Arel-7’ isimli kuru yük gemisine tam seyir hızıyla, baş tarafından ve doğrudan çarptığı belirtildi. Raporda, açık denizde böyle bir kazaya denizcilik literatüründe “neredeyse hiç rastlanmadığı” vurgulandı.

Arama çalışmalarının 19’uncu gününde, denizin dibinde ilk tespit, Yukay’ın sol kolundaki mavi kordonlu saat üzerinden yapıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı TCG Işın ve ardından TCG Alemdar gemisindeki özel eğitimli dalgıçlar tarafından 3 Eylül’de çıkarılan cenaze, Bursa Adli Tıp Kurumu’na gönderildi ve 6 Eylül’de İstanbul’da toprağa verildi.

Soruşturma kapsamında, Halit Yukay’ın teknesine çarptığı değerlendirilen ‘Arel-7’ adlı kuru yük gemisinin radar kayıtları, rotası ve gövdesindeki izler incelendi. Sahil Güvenlik ekipleri, geminin baş kısmında belirgin sürtme izleri tespit etti. Çanakkale’de kazadan bir gün önce çekilen fotoğraflarda herhangi bir hasar görünmezken, 5 Ağustos’ta İzmit’te çekilen fotoğrafta geminin baş tarafında çarpma izleri dikkat çekti. Ayrıca kaptan Cemal Tokatlıoğlu (61) ile mürettebatın limana yanaştıkları anda baş tarafa inip gövdeyi kontrol ettiği güvenlik görüntüleri de dosyaya girdi.

Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı’nda yapılan incelemede, ‘Arel-7’nin çarpma bölgesinden alınan mikro boya örnekleriyle, Yukay’ın parçalanan teknesinden alınan boya katmanlarının renk ve fiziksel yapı açısından birebir uyumlu olduğu tespit edildi. Bu belirtiler, fiziksel temasın kesin olarak gerçekleştiğini gösterdi.

İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, kazanın meydana geldiği 17.09’da ‘Arel-7’nin seyir güzergâhından çıkarak daire çizdiği, bu hareketin Halit Yukay’ın telefonunun sinyal verdiği son saniyelerle birebir örtüştüğü belirtildi. Bu sırada Halit Yukay’ın, ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ ile telefonda konuştuğu ortaya çıktı. Tatlıtuğ ifadesinde, görüşmenin “her şey yolunda” şeklinde sürdüğünü, bir anda “sağanak benzeri bir ses” duyduktan sonra hattın kesildiğini anlattı.

Bilirkişi raporunda, ‘Graywolf’ adlı teknenin radar reflektörü bulunmadığı, gri borda renginin düşük görünürlük oluşturduğu, Halit Yukay’ın ise kaza anında alt kamarada telefonla görüşme yaptığı için gözcülük görevini yerine getirmediği kaydedildi. Çarpışmanın açık denizde, gündüz görüşünün açık olduğu bir bölgede meydana gelmesi nedeniyle olayın “istisnai” nitelikte olduğu ifade edildi.

Raporda, kazanın oluşumunda Halit Yukay’ın asli kusurlu, ‘Arel-7’ gemisinin kaptanı Cemal Tokatlıoğlu’nun ise tali kusurlu olduğu belirtildi. Tokatlıoğlu’nun köprü üstünde vardiya tutmasına rağmen gözcülük konusunda ihmali bulunduğu, küçük bir sürat teknesinin yüksek hızla doğrudan çarpmasını öngörmesinin ise teknik olarak mümkün olmadığı ifade edildi.

İddianamede, gemi kaptanı Cemal Tokatlıoğlu hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası istendi. Gemi şirket yetkilisi Arda G. (45) ile mürettebat Ahmet S. (58), Erhan E. (52), İsa A. (52), Metin S. (50), Muhammet F.G. (27), Oğuzhan D. (27), Ramazan D. (56) ve Tahir B. (60) hakkında ise “yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis talep edildi.

Erdek 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nin kabul ettiği iddianame kapsamında 10 sanığın yargılanmasına aralık ayında başlanacak.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

SEDAŞ’tan kaçak elektrik uyarısı: “Tespiti halinde suç duyurusu yapılır”

Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. (SEDAŞ), Sakarya, Kocaeli, Bolu ve Düzce faaliyet bölgesindeki müşterilerini elektrik enerjisinin usulsüz ve kaçak kullanımı konusunda uyardı. Şirket, kaçak kullanım tespitinde cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulacağını bildirdi.

SEDAŞ tarafından yapılan açıklamada, yeni konut veya iş yeri kiralayan ya da satın alan kişilerin, kendi adlarına aboneliklerini yaptırmadan kesinlikle elektrik kullanmamaları gerektiği vurgulandı. Açıklamada, ilk kez kullanılacak ve abonelik işlemleri daha önce yapılmamış olan binalarda öncelikle dağıtım bağlantı anlaşmalarının yapılması gerektiği ifade edildi.

“Kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilmektedir”

Açıklama şöyle devam etti:

“Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketilmesi, perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketilmesi, sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketilmesi, dağıtım şirketi tarafından ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisinin mücbir sebep halleri dışında açılması kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilmektedir.”

“Suç duyurusu yapılmaktadır”

Ayrıca, kaçak elektrik kullanımının tespiti halinde, cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunun altı çizilen açıklamada, “Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda usulsüz elektrik enerjisi kullanımlarına ilişkin tespitlerde, tüketicinin yükümlülüklerini yerine getirmesi için 15 gün süre verildiğini belirten kesme ihbarı bırakılmaktadır. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen tüketicilerde ise tüketicilerin dahil olduğu tüketici grubundan ait olduğu yıla ilişkin, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Kurul Kararı ile belirtilen kesme-bağlama bedelinin 5 katı ücret tahsil edilmektedir. Kaçak elektrik kullanımının tespit edilmesi halinde ise cumhuriyet savcılığına suç duyurusu yapılmaktadır” denildi.

“İlgili tarifenin 2,5 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılmaktadır”

Kaçak enerji tükettiği tespit edilen tüketicinin, hesaplanan tüketim bedelinin ilgili tarifenin 2 katı ile çarpılarak fatura edildiği de aktarılarak, “Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda da kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ilgili tarifenin 2,5 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılmaktadır. Bu hesaplamalarda tüketimine göre düşük kademe, yüksek kademe ve yüksek tüketimli son kaynaklara uygulanan bedellerde faturalamada dikkate alınmaktadır” ifadelerine yer verildi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Sapanca Gölü’ndeki endişelendiren kabarcıklar su altından ve havadan görüntülendi

Sakarya ile Kocaeli’nin içme suyu kaynağı olan Sapanca Gölü’ndeki endişe veren kabarcıklar su altından ve havadan görüntülendi. Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Murat Utkucu ise, “Endişeye mahal yok her zamanki gibi doğal bir süreç içinde yaşıyoruz. Su kütleleri faylar üzerinde depremleri tetikleyebilirler. Dolayısıyla burada su seviyesi oldukça düşmüş durumda” dedi.

Kocaeli ve Sakarya’nın içme suyu kaynağı olan Sapanca Gölü’nün kot seviyesi 28.75 metreye düştü. Gölde çekilmenin izleri net bir şekilde belli olurken, dipten yüzeye gelen kabarcıklar ise endişe oluşturdu. Uzun yıllardır gölde dalış ve balıkçılık yapan Güngör Demirci ise ‘Su kaynıyor’ sözleriyle o anları kaydetti. Demirci’nin kendi sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı ve kısa sürede viral olan görüntülerin ardından, gölde oluşan hareketlilik merak uyandırdı. Demirci ve ekibi, endişe uyandıran kabarcıklara doğru dalış gerçekleştirdi. Kabarcıklar hem havadan hem de su altından görüntülendi. Bölgede inceleme yapan Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Murat Utkucu ise Kuzey Anadolu fay hattının Sapanca Gölü’nden geçerek Sakarya ve Kocaeli’ni içine aldığını kaydetti. Utkucu, bu fay hattının karakteristik depremi 1999 yılında ürettiğini ve yeniden büyük bir deprem üretmesi için yaklaşık 100 yılın geçmesi gerektiğini aktardı.

“Endişeye mahal yok her zamanki gibi doğal bir süreç içinde yaşıyoruz”

Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Murat Utkucu, “Burası bir fay hattı. Türkiye’nin en önemli, Kuzey Anadolu fay hattı buradan geçiyor ve burada bu gölün altında bir basamak yapıyor. Arifiye civarında fay kolu göle giriyor, bir kolu da kabarcıkların oradan İzmit’e doğru gidiyor. Dolayısıyla fay hattının üzerinde meydana gelen bir hadise bu. Fay hatları boyunca su çıkışları, gaz çıkışları gözlenen doğal süreçlerdir. Burada deprem habercisi mi diye hep sorular soruldu. Bu fay hattının karakteristik depremi yediden büyük bir deprem ve yediden büyük deprem 1999 yılında gerçekleşti. Bu gerçekleşen deprem 25 yıl önce gerçekleştiği için bu fay hattının yine bu karakteristik depremi üretmesi için yüz yılı aşan bir süre geçmesi lazım. Dolayısıyla bu açıdan büyük bir depremin habercisidir diyemeyiz. Fakat bu gözlemden bağımsız olarak söylüyorum yediden büyük bir depremi üreten fay hattı boyunca her zaman beşlik, dörtlük, üçlük depremler beklenmelidir. Su seviye değişimleri, su çıkışları, gaz çıkışları, radon gazı çıkışları. Bunlar depremlerinin habercisi sayılabilecek unsurlardan biridir fakat deprem bilimde tek bir belirtece bakılarak deprem tahmini yapılmaz. Çok sayıda belirticinin aynı anda bu şekilde herkesin dikkatini çekecek bir farklılık göstermesi lazım ve bunların da ölçülerek netleştirilmesi lazım. Dolayısıyla tek bir belirtece bakarak deprem olacak demek bilimsel açıdan yanlış bir yargı olacaktır. Endişeye mahal yok her zamanki gibi doğal bir süreç içinde yaşıyoruz. Bu fay hattına yakın yaşayan insanlar olarak ne yapmamız lazım? Beşlik, dörtlük depremleri her zaman için zaten hazır olmamız lazım. Bu göl bu fayın oluşturduğu çukurluk üzerinde oluşmuştur bu fay burada basamak yapıyor ve fay hatları boyunca su çıkışları olacaktır” dedi.

“Su kütleleri faylar üzerinde depremleri tetikleyebilirler”

Utkucu, “Hepimiz şahidiz göl seviyesi oldukça düştü dolayısıyla su kütleleri faylar üzerinde depremleri tetikleyebilirler. Dolayısıyla burada su seviyesi oldukça düşmüş durumda. Bu da fay üzerindeki fay boyunca dengeyi değiştirmiş olabilir. Gözenek sıvı basıncını değiştirmiş olabilir. Buna bağlı olarak bu gözenek sıvı basıncını değişimine bağlı olarak böyle anomalik olaylar gözlenebilir. Yani bir dengenin değiştiği kesin su kitlesinin bu su seviyesinin ne kadar alçaldığını görüyoruz. Van Gölü’nde böyle bir durum var su seviye değişimleri hatta ben araştırmıştım. Van Gölü ve yakın çevresinde işte neler var? Bir metre su seviyesi anomalik olarak değiştiği zaman yükseldi veya alçaldığı zaman orada faylar boyunca gölün altında veya hemen yakın civarında depremler oluyor. Dolayısıyla burada da böyle bir şey olabilir. Göl su seviyesi değişti, anomali bir değişiklik var. Normal bir vatandaşın bile dikkatini şey bir değişiklik var. Bunların hepsinin araştırılarak, ölçülerek veriye dayandırılarak söylenmesi lazım” diye konuştu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Büyükakın’dan sanayicilere: “Kocaelispor için ayda 1000 dolar verecek 1000 firma yok mu?”

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/buyukakindan-sanayicilere-kocaelispor-icin-ayda-1000-dolar-verecek-1000-firma-yok-mu-0-avRTVEph.mp4
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, sanayicilere Kocaelispor’a destek konusunda çağrı yaptı. Büyükakın, “Kocaeli’de ayda bin dolar verebilecek bin firma yok mu? Var. Bu her ay 1 milyon, yılda 12 milyon dolar eder. Kimse ciddi bir yükün altına girmeden Kocaelispor’u çok rahatlıkla taşıyabilir hale geliriz ama kimse elini kıpırdatmazsa, sanayiciler bu bütçeyi vermekten imtina ederse Kocaelispor’u taşıma şansımız kalmaz” dedi.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, katıldığı “Sürdürülebilir Performans Ödülleri Töreni”nde sanayicilere hem gri su kullanımı hem de Kocaelispor’a destek konusunda çağrı yaptı.

Büyükakın, kulübün küçük bütçelerle liglerde var olmasının mümkün olduğunu belirterek, “Başkanlarımız bu şehirde çok güzel işler yapıyorlar. Ancak Kocaelispor’un desteklenmesi konusunda zayıf kalıyorlar. Çok küçük bütçelerle aslında Kocaelispor’un bu liglerde var olması ve adından söz ettirmesi mümkün. Şehir takımları, o şehirlerin ayakta kalması, ortak kültürün oluşturulması ve aidiyet duygusunun gelişmesi açısından çok kıymetli” dedi.

“Kocaeli’de ayda bin dolar verebilecek bin firma yok mu?”

Başkan Büyükakın, destek için şu öneride bulundu:

“Kocaeli’de ayda bin dolar verebilecek bin firma yok mu? Var. Bu her ay 1 milyon, yılda 12 milyon dolar eder. Kimse ciddi bir yükün altına girmeden Kocaelispor’u çok rahatlıkla taşıyabilir hale geliriz ama kimse elini kıpırdatmazsa, sanayiciler bu bütçeyi vermekten imtina ederse Kocaelispor’u taşıma şansımız kalmaz.”

Gri su kullanımı çağrısı

Ayrıca Büyükakın, çevresel sürdürülebilirlik konusunda da sanayicilerden gri su kullanmalarını istedi. Kocaeli’nin yıllık gri su geri kazanım miktarının 45 milyon metreküp olduğunu belirten Büyükakın, “Bu Kocaeli sanayiine yeten bir rakam. Sanayicilerin içme suyu konusunda sürdürülebilir olması için gri suyu kullanmalarını istiyoruz. Bizim üzerimize düşenler şehrin yönetimi, şehrin üretim gücü ile birlikte olduğumuzda işler daha kolay hale geliyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyemizin imkanlarını, sizin işlerinizi kolaylaştıracak şekilde seferber etmek için hazırız. Ama bunun içinde birlikte yol almamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Ömer Erdoğan: “Çocukluk dönemimden beri bende bir liderlik vasfı vardı”

Teknik Direktör Ömer Erdoğan, futbolculuk kariyerinin hemen ardından teknik adamlık için eğitimler aldığını belirterek, “Çocukluk dönemimden beri bende bir liderlik vasfı vardı. Genç takımlarda kaptanlık yaptım, Bursaspor’da kaptanlık yaptım. Benim üstümde hep bir sorumluluk vardı. O yüzden her zaman futbolu bıraktığımda teknik direktör olacağımı hayal ediyordum” dedi.

D-Smart’ta yayınlanan Haftanın Konuğu programında Teknik Direktör Ömer Erdoğan, soruları yanıtladı. Profesyonel futbolculuk kariyerinin sona ermesinden kısa süre sonra teknik direktörlüğe geçiş yaptığını söyleyen Erdoğan, “Önce Ertuğrul Sağlam hocamın yanında 3 sene yardımcı antrenörlük yaptım. Daha sonra hocamdan izin isteyip kendi yoluma devam etmek istedim, sağ olsun hocam da beni kırmadı. O dönemde de boş durmadım, lisanslarımı tamamlamak için federasyon eğitimlerine gittim. Aynı zamanda da sürekli Almanya’daki takımları ve hocaları ziyaret ettim. Çocukluk dönemimden beri bende bir liderlik vasfı vardı. Genç takımlarda kaptanlık yaptım, Bursaspor’da kaptanlık yaptım. Benim üstümde hep bir sorumluluk vardı. O yüzden her zaman futbolu bıraktığımda teknik direktör olacağımı hayal ediyordum” diye konuştu.

“Avrupa kulüplerinin Türk futboluna bakış açısı değişti”

Türk teknik direktörlerin Avrupa’da takım çalıştırmasının önemine değinen 48 yaşındaki teknik adam, “Biz Türk teknik direktörler olarak yurt dışında iyi bir izlenimimiz yok. Türk teknik direktörlerin yurt dışında çok görev almadığı için kulüplerin bakış açıları biraz tedirgin. Arda Turan’ın Shakhtar Donetsk’te başarılı olması, ’Bakın Türk teknik adamlar da Avrupa’da takım çalıştırabilir’ mesajı veriyor. Türk futbolcular da önceden Avrupa’da pek fazla yer almazdı. Son yıllarda Cengiz, Çağlar, Cenk Tosun gibi örneklerle birlikte kulüplerin Türk futboluna bakış açısı değişti; Türkiye liglerini de daha yakından takip etmeye başladılar” değerlendirmesinde bulundu.

“Dışarıdan milli takımı izlerken keyif alıyorum”

Ömer Erdoğan, A Milli Futbol Takımı hakkında ise görüşlerini şu sözlerle paylaştı:

“Grup aşamalarındaki başarılarından ötürü Montella ve oyuncularımızı tebrik ediyorum. Bana göre dünyada bir numara İspanya. İspanya’nın ardından özellikle EURO 2024’te Gürcistan’ı izledikten sonra bize en yakın rakip onları görüyordum; ancak her iki maçı da rahat kazanmamızla birlikte bu grupta gelebileceğimiz en iyi noktaya geldiğimizi düşünüyorum. Bu kadro Dünya Kupası’na gitmeyi hak ediyor. Dışarıdan millî takımı izlerken keyif alıyorum. Umarım Dünya Kupası’na gidip orada da güzel sonuçlar alabiliriz.”

“Kimse mesleğine ihanet etmez”

Son dönemdeki bahis soruşturması hakkında sorulan soruya Ömer Erdoğan, “Futbol çok farklı bir endüstri, çok farklı bir ekonomide dönen bir sektör. Bu bahis, çok ciddiye alınması gereken bir konu. Şu anda yargı devam ediyor, bunun sonuçlarını göreceğiz ama belki de bizim için bir fırsat olur. Her şeyi temizleyerek yeni bir başlangıç yapabiliriz. Hem bu bahis olayı hem de daha önce yaşananlar insanımızı futboldan biraz soğuttu; statlar artık eskisi gibi dolu değil. Ben eminim ki çoğu futbolcu kardeşlerimiz bu bahisin yasak olduğunu bile bilmiyordur. Kimse mesleğine ihanet etmez” yanıtını verdi.

“Bursaspor her zaman Süper Lig’de bulunması gereken bir takım”

Bursaspor hakkında konuşan Erdoğan, “Bir takımın 2010 yılında şampiyon olup 10-12 senede 2. Lig’e, 3. Lig’e düşmesi, ’Bir kulüp nasıl yanlış yönetilir, borç batağına sürüklenir?’ adı altında tez bile yapılabilir. Bursaspor her zaman Süper Lig’de bulunması gereken bir takım. Bulgaristan maçında da tribünleri gördük, muhteşemdi. Ortalama 42 bin kişiyle 3. Lig’de mücadele etmeye devam ediyorlar. Türk futbolunun kalitesini, seyir zevkini artırmak için tribünleri de doldurmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Büyük takımlarla Anadolu kulüplerinin arasındaki makas çok açıldı”

Trendyol Süper Lig’de birçok takımın teknik direktöre değişikliği yaşamasına dair de fikirlerini aktaran Erdoğan, büyük takımlarla Anadolu takımları arasındaki makasın açıldığına yönelik soruya şu yanıtı verdi:

“Her zaman bir makas açıktı. Özellikle büyük takımlar dediğimiz Galatasaray ve Fenerbahçe, ekonomik anlamda diğer Anadolu kulüpleriyle aralarındaki farkı çok açtı. Biz şampiyon olduğumuzda belki aradaki fark altıysa şu an belki 50-60 kat fark oluşmuştur.

Kocaelispor ve yönetimini tebrik ediyorum. Sezona kötü bir başlangıç yaptılar, normalde böyle bir başlangıcın ardından teknik direktör değişikliğine gidilirdi. Yönetim Selçuk İnan’a güvendi, Selçuk Hoca da kötü gidişatı tersine çevirdi. Daha 10. ve 11. haftada Süper Lig’de 11 tane teknik direktör değişikliği olmuş; bu da Türk futbolunun sıkıntılı olduğunu gösteriyor.”

“Avrupa’da güzel anılmamız lazım”

Türk kulüplerinin Avrupa’da aldığı başarılı sonuçlar hakkında Erdoğan, “Son senelere göre daha iyi gidiyoruz. Samsunspor’un başarısı yabana atılmamalı. Fenerbahçe’nin başarısı. Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’nde bizi gururlandırması Türk futbolu açısından çok önemli. Ligimizin izleyici sayısının yükselmesi için Avrupa’da iyi futbolla başarılı sonuçlar almamız lazım. Avrupa’da güzel anılmamız lazım” dedi.

“Boş zamanımı oyuncu izlemek ve antrenman izlemek için değerlendiriyorum”

“Yorumculuk bana göre farklı bir meslek” diyen Ömer Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Hem saha içi hem yorumculuk bence aynı anda olmaz. Yapanlara bir şey diyemiyorum ama bana göre ters. Tabii ki çalışmak istiyorum ancak doğru yerde çalışmak istiyorum. Gittiğim yere bir şey katabilir miyim? Kendi gelişimimi devam ettirebilir miyim? Bunlar eğer olumluysa o zaman çalışabilirim.

Bazı teklifler aldım ama kabul etmedim, doğru yer olduğuna inanmadım. Şu an boş zamanımı oyuncu izlemek ve antrenman izlemek için değerlendiriyorum. Bu da benim için bir fırsat.”

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Selçuk İnan: “Zaman zaman ödemeler olmuyor ama şu ana kadar problem yaşamadık”

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/selcuk-inan-zaman-zaman-odemeler-olmuyor-ama-su-ana-kadar-problem-yasamadik-0-yT5pwnY6.mp4
Süper Lig’in 13. haftasında deplasmanda Göztepe ile karşılaşacak olan Kocaelispor’da Teknik Direktör Selçuk İnan, zaman zaman ödemelerde problemler yaşandığını ancak genel anlamda bir sorunun olmadığını dile getirdi.

Trendyol Süper Lig’in 13. haftasında Kocaelispor, 23 Kasım Pazar günü saat 14.30’da Göztepe’ye konuk olacak. Karşılaşmanın hazırlıklarını sürdüren Körfez ekibinde Teknik Direktör Selçuk İnan, antrenman öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“Maçı kazandıktan sonra belli spekülasyonlar oldu”

Galatasaray galibiyetine ve yansımalara dair eleştirilere yanıt veren İnan, “Camia için çok önemli bir maçtı. Bu kadar güçlü bir takımı yenmek bizim için çok önemliydi. Maçı kazandığımız için çok mutluyum. Galatasaray’ı yendiğimiz için değil, sadece 3 puan kazandığımız için çok mutluyum. Bu benim için çok önemli çünkü bildiğiniz üzere Galatasaray’da çok önemli geçmişim var. Kupalar kazandım, hocalık yaptım. Kaptanlık yaptım ve bunu hep dile getiriyoruz, belirtiyorum. Maçı kazandıktan sonra belli spekülasyonlar oldu. Ancak hep de sessiz kaldım. Çünkü hep böyle. Ben bu takımın hocasıyım ve sadece saha içinde işimi yapmaya çalışıyorum. Galatasaray taraftarlarının yanına gitmem de konuşuldu. Ama bundan sonra da hep böyle olacak. Ne zaman, ne şartta, nasıl olursa olsun Galatasaray taraftarları beni çağırdığında, bana sevgi gösterdiklerinde o sevgiye her zaman karşılık verdim. Bundan sonra da vermeye devam edeceğim. Bu sadece Galatasaray taraftarları için değil, belki bundan sonraki süreçte Kocaelispor taraftarları da bize bu şekilde teveccüh gösterirse her zaman bu sevgiye, saygıya karşılık vereceğim. Çünkü ben hep böyle bir adam oldum. Beni tanıdınız. Bazı insanlar bunlarla ilgili konuştu. Benim geçmişimle ilgili ya da yaptıklarımın, belli başlı hareketlerimin yanlış olduğunu söyleyenler oldu. Kusura bakmasınlar ama duruş ve saygı anlamında kimseden öğüt alacak değilim. Hiç almadım. Bu konuda da hiç mütevazi olmayacağım. Gelişen olaylar, söylemler benim dışımda gelişen şeyler. Ben sadece kendime ve saha içine bakıyorum çalışıyorum. Emek veriyorum, karşılığında da kazandığım için mutlu oluyorum, bu kadar basit. Çok önemli bir galibiyetti o. Çünkü Galatasaray çok güçlü bir takım. Son dönemlerde 2-3 yılda bir defa mağlup geliyor. Onlara karşı kazanmış olmak oyuncular için çok önemli bir şeydi. Sadece sahanın içinin, tekniğin konuşulması gerekirdi. Benim etrafımdaki olaylar için konuşuyorum” dedi.

“Hiç kimsede parasını alamadığı için isteksizlik olmadı”

Kulübün oyuncu ödemeleriyle ilgili yaşadığı sıkıntılı süreçlerin oyuncu performansına etkisiyle ilgili soruya Selçuk İnan, “Finansal açıdan şunu söyleyebilirim. Oyuncularla ilgili bizim dönemimizde de bu vardı. Bu hiç değişmiyor. Oyuncuların alacaklarının ödenmemesi halinde oyuncuların belli düşüşler yaşadığı aşikar. Ama bu ülkemizde maalesef bütün takımlar için geçerli bir problem. Evet, sıkıntılar yaşıyoruz. Zaman zaman ödemeler olmuyor ve yeni gelen oyuncular buna alışmakta biraz zorlanabiliyorlar. Ama biz şu ana kadar böyle bir problem yaşamadık. Hiç kimsede parasını alamadığı için bir isteksizlik ya da antrenman yapmamazlık olmadı. Çünkü bu problemlerin çözülebileceğini biliyorlar. Başkanımız, yöneticilerimiz, herkes bu ödemelerin gerçekleşmesi için elinden geleni yapmaya çalışıyor. Bundan dolayı şu ana kadar böyle bir problem yaşamadık. Ama ödemelerde problemlerin olduğu hepimizin bildiği bir şey. İnşallah en kısa zamanda çözülür” yanıtını verdi.

“Önde baskı yapmaya çalışan agresif bir takım. Biliyoruz”

Göztepe maçının hazırlıklarına değinen Teknik Direktör Selçuk İnan, “Kendi sahalarında ve seyircileri önünde çok agresif bir oyun yapısı olan, önde baskı yapmaya çalışan güçlü bir takım. Bunu biliyoruz. O yüzden de çalışmalarımızı sıkı tutuyoruz. Eksiklerimiz var, milli takımdaki oyuncularımızla dönecek. Anfernee cuma günü geliyor. Belki de hiç antrenman yapamayacak, öyle birkaç eksiğimiz olacak ama özellikle bugünden itibaren artık Göztepe’yle ilgili çalışmalarımız en azından taktiksel açıdan devam edecek. Tabii böylesine önemli galibiyetlerden sonra işiniz daha da zorlaşıyor. Bunun farkındayız. Oyuncularımla da bunu paylaşıyorum. İnsanların sizden beklentileri daha da fazla olacak ancak biz bunların dışında kalarak, sadece sahanın içinde daha çok çalışmak, daha çok mücadele etmek ve puan ya da puanlar kazanmak istiyoruz. Göztepe maçında da inşallah iyi gidişi aklımıza devam ettiririz. Planlarımız hazır. Oyuncularla yarından itibaren istediklerimizi daha net net bir şekilde oyuncularımıza aktarıp, güçlü ve zayıf taraflarına iyice analiz edip çalışmalarımızı o yönde devam ettireceğiz” şeklinde konuştu.

“Petkovic sıkıntısı devam ediyor”

Takımdaki eksik oyunculara ayrı parantez açan İnan, “Petkovic’in (Bruno) sıkıntısı devam ediyor. Aramızda olmayabilir. Haidara (Massadio) büyük ihtimalle aramızda olacak ama fiziksel olarak ne kadar karşılığı olur bilmiyorum. Daha 1 haftamız var. Milli takımlardaki oyuncularımız var. Can’ın hafif bir hastalığı var. Karol (Linetty) gibi ufak tefek sakatlıkları olan oyuncularımız oldu. Yetişirse Bruno, ona da bakacağız” cümlelerine yer verdi.

“Tayfur milli takımda olmayı hak ediyor mu? Hak ediyor”

Selçuk İnan, performansı her hafta yükselen Tayfur Bingöl özelindeki soruyu yanıtlarken, kendi takımındaki oyuncuları milli takımda görmeyi çok istediğinin de altını çizdi. Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, “En nihayetinde orada karar verici var. O yüzden bu tür seçimlerle ilgili yorum yapmak çok hoşuma gitmiyor. Ama gönül isterdi ki Tayfur seçilsin. Hak ediyor mu, Hak ediyor. Ama orada bir seçici var ve böyle seçmiş. Saygı duymak lazım” ifadelerini kullandı.

“Can görmediğini söyledi, gerisi teferruat”

Can Keleş hakkındaki eleştirilere de değinen İnan, oyuncularla özel konuşmalar yaptığını belirtti. 40 yaşındaki teknik direktör, “Bunu her zaman herkesle paylaşma çok doğru değil. Can orada görmediğini söyledi. Oyuncumuz ne derse o, bizim için gerisi teferruat. Futbolda bunlar var ama Can bizim çok önemli bir oyuncumuz. Hayatımız bu eleştirilerle geçti. İyi işler yaptığınızda, gol attığınızda da herkes sizi sever, över, işler kötü gittiğinde ya da insanların istemediği bir şeyi gerçekleştiğinde bunun karşılığında da sıkıntı yaşarsınız. Ama Can kendi karakteri ve oyunculuk bazında çok sevdiğim, bize de çok faydalı olacak bir oyuncumuz” diyerek sözlerini noktalandırdı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Sapanca Gölü’nde esrarengiz görüntü

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/sapanca-golunde-esrarengiz-goruntu-0-8e3OhHFj.mp4
Sakarya ile Kocaeli’nin içme suyu kaynağı olan ve her geçen gün kot seviyesi düşen Sapanca Gölü’nün yüzeyine kadar ulaşan kabarcıklar merak uyandırdı. Sosyal medyada paylaşılarak viral olan görüntüleri kaydeden vatandaş, o anları anlattı.

Kocaeli ve Sakarya’nın içme suyu kaynağı olan Sapanca Gölü’nün kot seviyesi 28.75 metreye düştü. Gölde çekilmenin izleri net bir şekilde belli olurken, dipten yüzeye gelen kabarcıklar ise endişe oluşturdu. Uzun yıllardır gölde dalış ve balıkçılık yapan Güngör Demirci ise ‘Su kaynıyor’ sözleriyle o anları kaydetti. Demirci’nin kendi sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı ve kısa sürede viral olan görüntülerin ardından, gölde oluşan hareketlilik merak uyandırdı.

“İlk başta balık sandım, kaynamayı görünce dikkatimi çekti”

Kaydettiği görüntüler ile merak uyandıran Güngör Demirci o anları anlattı. Demirci, “Sapanca Gölü’nde bu gibi durumlara çok nadir rastlıyoruz. Kaynamayı gördüğümde ilk başta ben balıkların olduğunu sandım. Yakınına gittiğimde ise gölde bir kaynama mevcut olduğunu gördüm. Bu da çok ilgimi çekti ve sosyal medya hesabıma bunu yükledim. Bir anda bir viral oldu ve herkesin ilgisini çekti. Gölde yaşanan çekilme sebebi ile hassasiyet var ve bu durum da insanların daha fazla dikkatini çekti. Sapanca Gölü’nde ortalama 15 yılı aşkın bir süredir balıkçılık ve dalış yapıyorum. Dalış yaptığım zamanlarda da bunun gibi kabarcıklar mutlaka gördüm. Ama bu şekilde bir kaynamayı ilk defa gördüm. Bu durum da fazlasıyla ilgimizi çekti zaten. Olumlu ve olumsuz olmak üzere sosyal medyada birçok yorum gördüm. Ama bunun sebebini söyleyebilecek olan bizler değiliz. Sebebini bilim insanlarının, yetkili kişilerin gerekli araştırmaların ardından söylemesi daha uygun olur. Neden oluştuğu hakkında mutlaka açıklama yapılacaktır. Birçok kişi farklı şekilde yorumlar yapıyor ama neye dayanarak bu yorumları yaptıklarını bilmiyorum. Durum hakkında bu alanda yetkili olan kişilerin yorum yapması daha mantıklı olur” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Osmangazi’nin gururu İstanbul Rallisi’nde podyuma çıktı

Osmangazi Belediyesi’ni başarıyla temsil eden dünyanın ilk ve tek engelli kadın ralli pilotu Kübra Denizci Keskin, Petrol Ofisi Maxima 2025 Türkiye Ralli Şampiyonası’nın 6. ayağı olan Orhan Yüce, İstanbul Rallisi’nde etkileyici bir performans sergileyerek kadınlar kategorisinde üçüncülüğü elde etti.

Bu yıl 45. düzenlenen Orhan Yüce İstanbul Rallisi, yüksek rekabeti ile toplam 8 özel etapta gerçekleştirildi. İstanbul Otomobil Spor Kulübü (İSOK) tarafından organize edilen rallide 47 ekip start alırken, yalnızca 28’i finişe ulaşabildi. Dünyanın ilk ve tek engelli kadın ralli pilotu Kübra Denizci Keskin, teknik geçişleri ve dayanıklılık gerektiren yapısıyla sporcular için gerçek bir sınav niteliği taşıyan yarışta istikrarlı sürüşüyle dikkatleri üzerine çekti. Fiziksel dayanıklılık ve üst düzey konsantrasyon gerektiren İstanbul parkurunda etkili bir performans ortaya koyan Keskin, yarışı üçüncülük ile tamamlayarak başarılarına bir yenisini daha ekledi.

Kübra Denizci Keskin’in İstanbul’daki bu önemli başarısı, sezonun final etabı olan Kocaeli Rallisi öncesinde hem motivasyonunu yükseltti hem de Türkiye’de motorsporlarının herkes için erişilebilir olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, başarılı rallici Kübra Denizci Keskin’i tebrik ederek, başarılarının devamını diledi.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version