Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi GÜNCEL HABERLER SAĞLIK Tüm Sağlık Haberleri

Ramazan’da Dengeli Beslenme ve Düzenli Yaşam Vurgusu

Ramazan’da Dengeli Beslenme ve Düzenli Yaşam Vurgusu

Kocaeli Devlet Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Yunus Emre Yeşilbaş, Ramazan sürecine ilişkin bilgiler paylaştı. Ramazan ayının başlamasıyla birlikte oruç tutacak vatandaşlara yönelik bilgilendirmede bulunan Kocaeli Devlet Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Yunus Emre Yeşilbaş, sağlıklı bir Ramazan süreci için dengeli ve yeterli beslenmenin önemine dikkat çekti.

“Ramazan’da Dengeli Beslenme Önem Taşıyor”
Ramazan ayında öğün düzeninin değiştiğini belirten Dr. Yeşilbaş, “Uzun süreli açlık nedeniyle vücudun enerji dengesi farklı bir düzene geçiyor. Bu süreçte besin çeşitliliğini korumak ve yeterli kalori almak önemli. Sahur öğünü gün içindeki enerji seviyesini destekleyeceği için protein içeren besinler, örneğin yumurta, süt ürünleri ve baklagiller daha uzun süre tokluk sağlar” dedi.

İftar öğününe hafif bir başlangıç yapılmasının sindirim sistemi açısından daha konforlu olacağını ifade eden Dr. Yeşilbaş, “Orucu çorba gibi hafif besinlerle açıp kısa bir ara vermek mideyi rahatlatır. İftar ile sahur arasında yeterli miktarda su tüketmek de gün içindeki sıvı dengesini korumaya yardımcı olur” diye konuştu.

“Kronik Hastalığı Olanlar Planlama Yapmalı”
Kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin Ramazan öncesinde doktorlarıyla görüşmelerinin faydalı olacağını belirten Dr. Yeşilbaş, “Diyabet, tansiyon, kalp ve böbrek hastalığı olan vatandaşlarımız ilaç saatleri ve beslenme düzeni konusunda mutlaka değerlendirme yaptırmalı. Her hastanın durumu farklıdır; kişiye özel planlama sürecin daha sağlıklı ilerlemesini sağlar” ifadelerini kullandı.

“Hamileler ve Çocuklar İçin Bireysel Değerlendirme Önemli”
Hamile ve emziren kadınların yeterli sıvı ve dengeli beslenmeye özen göstermesi gerektiğini dile getiren Dr. Yeşilbaş, “Bu dönemde hem annenin hem bebeğin ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalı. Kişisel sağlık durumuna göre karar verilmesi en doğru yaklaşımdır” uyarısında bulundu.

Gelişim çağındaki çocuklarda düzenli ve yeterli beslenmenin öncelikli olduğunu vurgulayan Oğuz, “Ergenlik dönemindeki gençler için de dengeli öğün planlaması önemlidir” şeklinde konuştu.

“Uyku Düzeni Bağışıklığı Destekler”
Ramazan ayında sahur nedeniyle uyku saatlerinin değişebildiğini belirten Dr. Yeşilbaş, “Düzenli ve yeterli uyku bağışıklık sistemi ve günlük performans açısından oldukça önemlidir. İftar sonrası hafif yürüyüşler sindirime yardımcı olabilir. Gün içerisinde kısa dinlenme araları da enerji seviyesini destekler” dedi.

Ramazan ayının bilinçli beslenme, düzenli uyku ve kişisel sağlık durumuna uygun planlama ile sağlıklı bir şekilde geçirilebileceğini ifade eden Dr. Yeşilbaş, ihtiyaç duyulması halinde sağlık kuruluşlarına başvurulabileceğini sözlerine ekledi.

Kategoriler
Kocaeli Devlet Hastanesi GÜNCEL HABERLER SAĞLIK

Çocukların Gelişimi İçin Ara Tatil Nasıl Planlanmalı?

Çocukların Gelişimi İçin Ara Tatil Nasıl Planlanmalı?

Ara tatil süreci, çocukların ruhsal ve fiziksel gelişimi için doğru şekilde planlandığında önemli kazanımlar sunabilir. Uzm. Dr. Halil İbrahim Aktaş, ekran süresi, uyku düzeni ve fiziksel aktivitelerin bu süreçte dikkatle yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

Ara tatil, hem çocuklar hem de aileler için dinlenme ve yeniden enerji toplama zamanı. Ancak bu dönemin tamamen başıboş geçirilmesi, çocukların fiziksel ve ruhsal sağlığı açısından bazı riskler barındırıyor. Kocaeli Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil İbrahim Aktaş, ara tatilin bilinçli kullanılması gerektiğini belirterek, ailelere önemli uyarılarda bulundu. Uyku ve beslenme düzeninden ekran süresine, fiziksel aktiviteden duygusal dengeye kadar birçok konuda dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Aktaş, bu sürecin çocukların gelişimi açısından doğru yönetilmesi halinde büyük bir fırsata dönüşebileceğini ifade etti.

Günlük Rutin Korunmalı, Uyku ve Beslenme İhmal Edilmemeli

Ara tatilde çocukların uyku ve beslenme düzenlerinin bozulmasının tatil sonrası okula uyumu zorlaştırabileceğini belirten Dr. Halil İbrahim Aktaş, “Tatil, elbette bir rahatlama dönemi ancak tamamen düzensiz bir hayata geçilmemeli. Özellikle uyku saatleri çok ileri kaymamalı. Dengeli bir beslenme düzeni ve yeterli uyku, çocuğun hem fiziksel gelişimini destekler hem de bağışıklık sistemini korur” dedi. Dr. Aktaş, geç saatlerde ekran kullanımının da uyku kalitesini düşürdüğünü hatırlattı.

Ekran Kullanımı Sınırlanmalı, Sosyal Etkileşim Desteklenmeli

Tatillerde artan tablet, telefon ve bilgisayar kullanımının çocukların gelişimini olumsuz etkileyebileceğini belirten Dr. Aktaş, “Özellikle küçük yaş gruplarında ekran süresinin sınırlandırılması şart. Uzun süreli ve kontrolsüz ekran kullanımı; dikkat eksikliği, uyku sorunları ve sosyal içe kapanma gibi sonuçlara yol açabiliyor. Ebeveynler, çocuklarını dijital ekranlar yerine sosyal ve fiziksel etkinliklere yönlendirmeli” diye konuştu.

Fiziksel Aktivite Ruhsal Sağlığı da Güçlendiriyor

Ara tatilin hareketsiz geçmemesi gerektiğini vurgulayan Aktaş, “Günlük yürüyüşler, açık havada oynanan oyunlar ve yaşa uygun spor faaliyetleri sadece fiziksel sağlığı değil, ruhsal dengeyi de destekler. Ayrıca, aileyle birlikte geçirilen kaliteli zaman, çocukların duygusal gelişimi açısından çok değerli” ifadelerini kullandı. Bu tür aktivitelerin çocukların stres düzeyini düşürdüğünü ve özgüvenlerini artırdığını belirtti.

Ara Tatil Bilinçli Geçirilmeli

Tatilin çocuklar için hem bedensel hem de zihinsel anlamda yenilenme fırsatı olduğunu belirten Dr. Aktaş, “Doğru planlanmış bir ara tatil, çocukların okul dönemine daha enerjik ve istekli dönmesini sağlar. Aileler, bu süreci çocuklarıyla birlikte planlayarak hem bağlarını güçlendirebilir hem de onların gelişimine katkı sunabilir” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

2025’te 6,5 milyon siber tehdit etkisiz hale getirildi

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılı boyunca kentteki dijital altyapıya yönelik gerçekleşen 6 milyon 503 bin siber tehdidin engellendiğini açıkladı.

Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı, siber güvenlik çalışmaları kapsamında geçen yıla ait verileri paylaştı. Sistemler üzerinde gerçekleştirilen analizlerde, 2025 yılı içerisinde 6 milyon 503 bin 247 orta riskli anormal sistem davranışı, 1 milyon 91 bin 597 kurumsal bilgilere yönelik yetkisiz erişim girişimi ve 511 bin 399 hizmet engelleme saldırısı tespit edilerek etkisiz hale getirildi.

Yapılan çalışmalarda 469 bin 196 yazılım kaynaklı sistem çökme riski ile 275 bin 724 yetkisiz erişim girişimi, alınan güvenlik önlemleri sayesinde sistemlere zarar vermeden önlendi.

E-posta güvenliği alanında da önemli başarılar elde edildi. 2025 yılı boyunca 198 bin 835 zararlı ve oltalama amaçlı e-posta, kullanıcılara ulaşmadan engellendi. Bunun yanı sıra 10 personel hesabına yönelik ele geçirilme girişimi tespit edilerek herhangi bir güvenlik ihlali yaşanmadan gerekli tedbirler alındı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

“Kıdem tazminatı yalnızca parasal alacak değil, sosyal bir haktır”

İş sözleşmesinin sona erdiği her durumda kıdem tazminatı doğduğu yönündeki yaygın kanaat, uygulamada ciddi yanılgılara yol açıyor. Kıdem tazminatıyla ilgili bilinmesi gereken noktalara değinen Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, “Kıdem tazminatı, yalnızca bir parasal alacak değil; işçinin emeğinin sürekliliğine dayanan ve işsiz kaldığı dönemde temel geçim güvencesi sağlayan bir sosyal haktır” dedi

İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, “Kıdem tazminatı, her iş ilişkisinin sona ermesinde kendiliğinden doğan bir hak değildir. Bu hak, kanunda öngörülen belirli şartların birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. Dolayısıyla asıl bilinmesi gereken soru şudur: Kıdem tazminatı hangi hallerde ve hangi şartlar altında doğmaktadır? İş yargısında görülen uyuşmazlıkların önemli bir bölümünün kıdem tazminatı taleplerine dayanması, bu kurumun işçi açısından taşıdığı hayatî önemi açıkça ortaya koymaktadır. Kıdem tazminatı, yalnızca bir parasal alacak değil; işçinin emeğinin sürekliliğine dayanan ve işsiz kaldığı dönemde temel geçim güvencesi sağlayan bir sosyal haktır” dedi.

Ön şart: ‘İşçi’ olmak

“Kıdem tazminatı, her türlü çalışmanın doğal sonucu olarak kendiliğinden doğan bir hak değildir” diyerek sözlerine devam eden Karatepe, “Bu haktan yararlanabilmek için, kişinin öncelikle 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında ‘işçi’ sıfatına sahip olması ve geçerli bir iş sözleşmesine dayanarak çalışıyor olması gerekir. Dolayısıyla serbest meslek faaliyeti yürütenler, bağımsız çalışanlar ya da kanunda işçi tanımı dışında kalan kişiler kıdem tazminatı rejiminin dışında kalmaktadır. İş Kanunu’na göre iş sözleşmesi; işçinin işverene bağımlı olarak iş görmeyi, işverenin de bunun karşılığında ücret ödemeyi üstlendiği hukuki ilişkidir. Bu sözleşmenin varlığı, kıdem tazminatı hakkının doğabilmesi bakımından temel ve vazgeçilmez şarttır. Bu noktada iş sözleşmesinin türü tam süreli, kısmi süreli, belirli ya da belirsiz süreli olması kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı açısından belirleyici değildir. Esas olan, taraflar arasında hukuken geçerli bir iş sözleşmesinin bulunması ve kanunda öngörülen diğer şartların gerçekleşmiş olmasıdır” ifadelerini kullandı.

Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için işçinin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte aynı işverene ait işyerinde en az bir yıllık kıdeme sahip olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Seçil Gürün Karatepe, bir yıllık sürenin hesabında, iş sözleşmesinin imzalandığı tarih değil, işçinin fiilen işe başladığı tarihin esas alındığını belirtti. Kartepe, “Kıdem, iş sözleşmesi yürürlükte kaldığı sürece işlemeye devam eder. Fiilî çalışmanın çeşitli nedenlerle geçici olarak kesintiye uğradığı durumlarda sözleşme askıda kalabilmekte; ancak sözleşme varlığını koruduğu sürece, kural olarak kıdem süresinin işlemesi de devam etmektedir. Bir yıllık kıdem şartı, kıdem tazminatı hakkının doğumu bakımından asgari ve zorunlu bir şarttır. Bu sürenin sağlanmamış olması hâlinde, işveren açısından kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün doğmasından söz edilemez” dedi.

Son olarak Kıdem tazminatı hakkının doğabilmesi için iki temel şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Karatepe, “Her işten ayrılış kıdem tazminatı sonucunu doğurmaz. Bu hakkın doğumu, esas itibarıyla 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde belirlenmektedir” diye konuştu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Körfezli kick boksçulardan şampiyona öncesi güç birliği

Körfez’de kick boks eğitimi veren iki spor kulübü, Türkiye Şampiyonası hazırlıkları kapsamında ortak antrenman düzenledi.

Körfez Belediyesi Körfez Gençlerbirliği Spor Kulübü ile Körfez Uzakdoğu Spor Kulübü sporcuları, tecrübe paylaşımı ve kondisyon artırımı amacıyla bir araya geldi. Sporcuların teknik ve taktik kapasitelerini geliştirmeyi hedefleyen ortak çalışmada, kick boksun temel taşları olan denge, koordinasyon ve hızlı karar verme yetileri üzerinde duruldu.

Yetkin antrenörler eşliğinde gerçekleşen antrenmanda, sporcuların şampiyona öncesi eksiklerini görme fırsatı bulduğu belirtildi.

“Hızın stratejiyle buluştuğu bir spor”

Körfez Gençlerbirliği Kick Boks Antrenörü Musab Yaman, yaptığı açıklamada, ortak antrenmanın sporcular için çok verimli geçtiğini söyledi. Tecrübeli antrenör Aşkın Kahveci ile iki takımın sporcularını birlikte değerlendirme fırsatı bulduklarını aktaran Yaman, şunları kaydetti:

“Bilindiği gibi yüksek kondisyon gerektiren kick boks, belirli kurallar ve teknik bilgiler ile yapılmaktadır. Her savunma ve dövüş sporunun hareketleri ve teknikleri olduğu gibi kick boksun da kendine özgü hareketleri ve teknikleri vardır. Kickboks, hızın stratejiyle, gücün ise hassasiyetle buluştuğu bir spordur. Hızlı vuruşlar, hızlı ayak hareketleri ve hızlı tepkiler verilmesi gerekir. Ayrıca en önemli noktalardan biri de kick boksta denge ve koordinasyon çok önemlidir. Biz antrenmanlarımızda bunlara göre çalışmalar yaptırıyoruz. Bugün burada ortak çalışma yaptık. Aşkın Kahveci hocamıza ve sporcularına misafirperverliliklerinden dolayı çok teşekkür ederiz.”

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Başiskele’de “KALE” modeliyle binlerce ailenin hayatına dokunuldu

Başiskele’de 2025 yılı boyunca ’KALE’ markası altında yürütülen projeler, kadınların gücüne güç kattı, aile bağlarını pekiştirdi.

Başiskele Belediyesi, 2025 yılında KALE markasıyla “En Sağlam Kalemiz, Ailemiz” mottosuyla yürüttüğü kadın ve aileye yönelik çalışmaları paylaştı. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğünce çalışmaların sürdüğü Aile Danışma ve Yaşam Merkezi’nde bin 87 vatandaş psikolojik danışmanlık konusunda uzmanlardan profesyonel destek aldı. Sağlıklı yaşam bilinciyle bin 271 kişi diyetisyen hizmetlerinden yararlandı. Aile Akademisi eğitimlerine ise 260 vatandaş katıldı.

“Ruhuma İyi Bak” atölyesinde 212 vatandaşa içsel yolculuğuna odaklanırken; Anne-Çocuk Atölyesi 344 katılımcı ile ebeveyn-çocuk bağını kuvvetlendirdi. Doğal yaşamı destekleyen Aromaterapi Atölyesi ise 82 kadını ağırladı.

Kadınlar mesleki beceri kazandı

Başiskele Meslek Edindirme Kursları (BAŞ-MEK), 2025 yılında da kadınlara çeşitli mesleki ve hobi amaçlı eğitimler vererek yeteneklerini keşfetme imkanı sundu. BAŞ-MEK bünyesinde 24 farklı kurs merkezinde ve dikiş nakıştan iğne oyasına, filografiden hat sanatına kadar 16 ayrı branşta bin 161 kadın kursiyer eğitim alarak mesleki beceri kazandı. Geleceğin şeflerini yetiştiren Pastacılık Akademisi, 121 yeni şef adayını mezun ederek sektördeki yerini sağlamlaştırdı.

Kadınların el emeği ürünlerinin satıldığı BAŞKEM Mağazası’nda da 630 ürünün satışı gerçekleştirildi. Bu satışlardan elde edilen 242 bin 619 TL’lik gelir, doğrudan kadın üreticilerin bütçesine katkı sağladı.

Yeni kurulan yuvaların temellerini sağlamlaştırmak amacıyla düzenlenen Evlilik Okulu’ndan 122 çift faydalanırken, bebek heyecanı yaşayan aileler de unutulmadı. “Hoş Geldin Bebek” projesi kapsamında 400 aileye ulaşılarak sevinçlerine ortak olundu.

Başiskele’de kadınların iş ve sosyal hayattaki görünürlüğünü artırmak ve kadınları bu alanlarda daha güçlendirmek, kadınların fırsat eşitliğini sağlamak ve aileyi daha çok kuvvetlendirmek için amacıyla 2025 yılında her aya yayılan organizasyonlar da yapıldı.

Kadın girişimcileri ve yerel alışveriş kültürünü desteklemek amacıyla 14-15 Şubat tarihlerinde Baş’ka Fest düzenlendi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Merve Gülcemal ile özel bir söyleşi programı gerçekleştirildi. 23 Nisan’da Aile Yılı Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni ile aile bağları sanata yansıtıldı. Mayıs ayında da yoğun bir takvim uygulandı. 11 Mayıs’ta Anneler Günü Kadın Konseri, 15 Mayıs’ta Aile Haftası’na özel “Aile Yürüyüşü” etkinliği ve 28 Mayıs’ta BAŞ-MEK Yıl Sonu Kapanış Programı yapıldı. 9-10 Ağustos tarihlerinde ise 5. Geleneksel BAŞKEM Kadın El Emeği Festivali ile kadın üreticiler bir araya getirildi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Öğretmenliği bıraktı, otobüs direksiyonuna geçti

Kocaeli’de toplu taşımada direksiyon başına geçen kadın sürücüler, kentin ulaşımına değer katıyor. Aralarında, yıllarca yaptığı öğretmenlik mesleğini bırakarak çocukluk hayali olan büyük araç tutkusu için şoför koltuğunu seçen Ayşen Celep’in de bulunduğu kadın kaptanlar, hem trafikteki dikkatleri hem de yolcularla kurdukları iletişimle vatandaşlardan tam not alıyor.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraki UlaşımPark bünyesinde görev yapan kadın otobüs sürücüler, kent içi ulaşımda aktif rol oynuyor. Belediyenin kadın istihdamına yönelik çalışmaları kapsamında direksiyon başına geçen sürücüler, trafikte olumlu tepkilerle karşılaşıyor.

“Öğretmenliği bıraktım”

UlaşımPark’ta görevli kadın şoförlerden Ayşen Celep, öğretmenlikten şoförlüğe uzanan hikayesini anlattı. Büyük araçlara ilgisi olduğu için kuruma ilk başvuruyu kendisinin yaptığını belirten Celep, “Tahir Başkanımıza başvurumu kabul edip, istihdam yolu açtığı için minnettarım. Burada hayallerimizi gerçekleştiriyoruz. Kocaeli halkıyla bütünleştik. Bizi çok güzel kabul ettiler. Kadın istihdamının devamı da geliyor. Çocuklar bizimle fotoğraf çektirmek istiyor. Yolculardan kadın erkek fark etmeksizin her kesimden çok güzel dönüşler alıyoruz” dedi.

Celep’in 15 yıl çocuk gelişimi öğretmenliği yaptığı öğrenildi.

“Trafikte çok fazla tebrik alıyoruz”

Mesleğini severek yaptığını ifade eden Zeynep Kara da insanlardan olumlu geri dönüşler aldıklarını vurgulayarak, “Kocaeli Büyükşehir Belediyemizin sayesinde hayalimdeki mesleği yapıyorum. Tahir Başkanımızın kadın istihdamını her alanda önemsediğini biliyorum ve mesleğimi severek yapıyorum. Trafikte çok fazla tebrik alıyoruz, insanlardan çok güzel geri dönüşler var. Bizden çok memnun olduklarını ve bizimle gurur duyduklarını söylüyorlar. Biz de çok daha mutlu oluyoruz” diye konuştu.

“Trafiğe uyum ve güzellik getirdiğimizi söylüyorlar”

Yaklaşık 4 aydır şoförlük yapan Sibel Karademir ise yolcuların otobüse bindiklerinde kadın sürücü görünce önce şaşırdıklarını, daha sonra ise duruma uyum sağlayıp memnuniyetlerini dile getirdiklerini kaydetti. Karademir, “İnsanlar bize daha ılımlı yaklaşıyorlar. Trafiğe uyum ve güzellik getirdiğimizi söylüyorlar. Tepkiler çok güzel. Bunları duyunca biz de çok seviniyoruz ve işimize daha sıkı sarılıyoruz. Yolcular otobüse bindiklerinde bizi görünce önce şaşırıyor sonra bunun çok gurur verici olduğunu söylüyorlar ve biz daha da motive oluyoruz. Mesleğimi severek yapıyorum, çok mutluyum” şeklinde konuştu.

“Çocuklarım benimle gurur duyuyor”

Sürücülerden Yıldız Toso da 3 aydır görev yaptığını belirterek, şöyle konuştu:

“Trafikte geri dönüşler çok güzel. Vatandaşlar tarafından çok beğeniliyor ve takdir ediliyorum. Yolcular kadın şoför sayısının daha da artmasını istiyor. İstediğim işi yapıyorum. Çocuklarım da benimle gurur duyuyor.”

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Balıkesir’de yük gemileri Edremit Körfezi’ne sığındı

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/balikesirde-yuk-gemileri-edremit-korfezine-sigindi-0-E4zUxEEh.mp4
Kuzey Ege’de akşam saatlerinden itibaren şiddetini artıran lodos fırtınası devam ederken, çeşitli tonajlarda 9 gemi Edremit Körfezi’ne sığındı. Burhaniye ve Ayvalık’ta özel tekneler ve gezi tekneleri, dalgalar nedeniyle zor anlar yaşadı.

Akşam saatlerinde şiddetini artıran lodos fırtınası Kuzey Ege’de özellikle denizcileri zorluyor. Burhaniye ve Ayvalık’ta karaya bağlı olan özel tekneler ve gezi tekneleri oluşan dalgalar nedeniyle zor anlar yaşıyor. Öte yandan Kuzey Ege’de deniz trafik verilerine göre, transit geçiş yapan çeşitli tonajlarda 9 yük gemisi fırtınanın etkisinden kurtulmak için Edremit Körfezi’ne sığındı.

Burhaniye Sahil Güvenlik Komutanlığından yapılan uyarıda, “3 Ocak 2026 Cumartesi günü ve 9 Ocak 2026 Cuma günleri arasında beklenen yoğun ve fırtınalı yağış sebebiyle ilçemiz ve çevresinde bulunan vatandaşlarımızın denizlerimizde oluşacak olumsuz durumlara karşı dikkatli olmaları, tekne ile yolculuk ve balıkçılık faaliyeti yapacak vatandaşların emniyet tedbirlerine riayet etmeleri ve kıyı seyri yapması önemle rica olunur” sözlerine yer verildi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Keçi, ördek, tavuk, tavşan: Hepsinin görevi “Çok özel”

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/keci-ordek-tavuk-tavsan-hepsinin-gorevi-cok-ozel-0-TbARnjFL.mp4
KOCAELİ (İHA) – Kocaeli’de özel bir eğitim ve rehabilitasyon merkezinde özenle bakılan keçi, ördek, tavuk, tavşan ile tavus kuşları, özel çocukların eğitiminde çok önemli görev üstleniyor. Hayvanları elleriyle besleyen özel çocukların mutlulukları gözlerinden okunurken, dünyada ilk kez kullanılan yöntemin neticeleri, eğitimcileri bile şaşkına çeviriyor.

Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde bulunan Atlantis Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde bakılan hayvanlar, özel çocukların gelişimi ile eğitiminde çok önemli yer ediniyor. Merkezin keçileri ise en özel konuklar arasında yer alıyor. Çocuklarla eğlenen, ellerinden yemek yiyen keçi ile tavşanlar, özel bireylerin gelişimine inanılmaz katkılar sağlıyor. Çocukların hayvanlarla kurdukları temasın ardından gelişimlerinde önemli ilerlemeler gören eğitimciler de, çocuklar ile hayvanları sık sık bir araya getirmeye çalışıyor.

“Konsantrasyon ve dikkat sürelerini uzatıyor”

Özel gereksinimli çocuklarda özellikle hayvan terapisinin çok uzun yıllar öncesinden bulunduğuna dikkati çeken merkezin yetkilisi Mehmet Ali Kaşka, “Fakat bu terapiler eğitimde bütünleştirilmemiş, eğitimin içerisinde katılmamıştı. Biz kurumumuzda ilk defa dünyada özel eğitimle, bireysel eğitimle beraber hayvan terapilerini uygulamaya başladık. Hayvan terapileri sırasında çocukların oldukça sakin kaldığı, konsantrasyon ve dikkat sürelerinin uzadığı, onların peşinde koşturarak eğlendiklerini ve mutlu olduklarını gördük. Bu da tabii ki eğitim süreci içerisinde oldukça fayda sağladı. Çocuk bir taraftan bireysel derse girerken 20 dakikalık mola sırasında bahçede doğa içerisinde güzel vakit geçirdiğine şahit olduk. Bunun yanı sıra göz teması noktasında çok güzel gelişmelere tanık olduk. Kurumumuzda 12 yıldır özellikle hayvan terapilerini uygulamaktayız” dedi.

“Bireysel eğitimin yanında kullandığımız bir terapidir”

Kaşka, hayvan terapilerine ilk yıllarda tavuk ve horozlarla başladıklarını ifade ederek, şöyle devam etti:

“Gözlemlerimizde özellikle otizm belirtisi olan ya da otizm tanılı olan çocukların çok fazla agresif davranışlarını, davranış problemi gösterdiklerini görüyorduk. Fakat bu hayvanları gördükleri andan itibaren onları izlemeleri, onların peşinden koşturmaları dikkatimizi çekti. Onun üzerine de bu alandaki hayvanları renklendirdik. Onların ilgisini çekecek evcil olabilen, zarar vermeyecek hayvanları kurumumuza katarak eğitimlerimizde kullanmaya başladık. Kurumumuz sadece hayvan terapisi uygulamıyor, aslında bilimsel olarak olması ve yapılması gerekeni yapıyor. Bireysel eğitimin yanında kullandığımız bir terapidir. O yüzden bu çok daha önemli. Kurumumuzda şu an için; ördeklerimiz, cüce keçilerimiz, köpeklerimiz, tavus kuşlarımız, tavşan, horozlar, tavuklar, kuşlar mevcut.”

Tavşanlara havuç, keçilere yaprak

Merkezde bulunan tavşanların, çocukların elinden havuç yeme anları da görenlerin yüzlerinden tebessüm oluşturuyor. Havuç görünce dayanamayan tavşanlar, çocukların elinden beslenirken en tatlı hallerini sergiliyor. Keçiler özellikle ağaç yapraklarına dayanamazken, tavuklar ise mısır, buğday gibi yiyecekleri tüketiyor. Merkezde eğitim gören çocuklar ile hayvanların bir araya gelmesi ortaya renkli görüntüler çıkartıyor.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Yuvacık Barajı’nda ’can suyu’ sevinci

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2026/01/yuvacik-barajinda-can-suyu-sevinci-0-YUAk8PgH.mp4
Kocaeli’nin içme suyu ihtiyacının büyük bir kısmını karşılayan ve doluluk oranı yüzde 3 seviyelerine kadar gerileyerek alarm veren Yuvacık Barajı’nda, son yağışlarla birlikte yüzler gülmeye başladı. Kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kalan barajı besleyen dereler, kar suları ve sağanak yağışın etkisiyle yeniden hareketlendi. O anlar dron ile havadan da görüntülendi.

Mevsim normallerinin altında seyreden yağışlar sebebiyle Kocaeli’nin adeta su deposu konumundaki Yuvacık Barajı’nda su seviyesi yüzde 3 bandına kadar çekilmişti. Baraj gölünde suların çekilmesiyle eski köprüler ve yerleşim yerleri gün yüzüne çıkmış, kentin su ihtiyacını karşılamak için Sapanca Gölü’nden takviye yapılmaya başlanmıştı.

Kar ve yağmur bereket getirdi

Son günlerde yüksek kesimlerde etkili olan yoğun kar yağışı baraj havzasında beklenen hareketliliği başlattı. Barajı besleyen ana damarlar olan dereler, uzun bir aradan sonra hareketlenmeye başladı. Dağlardan süzülen berrak suların baraj havzasına ulaştığı anlar, bölgedeki kuraklık endişesini yerini umuda bıraktı.

Kar sularının tamamen erimesiyle barajdaki doluluk oranının hızla yükselmesi bekleniyor.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version