Kategoriler
Ak Parti SİYASET

Huzur evindeki yaşlı çınarlarla bir araya geldiler

Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu ve AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, huzur evindeki yaşlı çınarlarla bir araya geldi.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu; Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu ve AK Parti Dilovası İlçe Başkanı İlhan Yıldırım Tavşancıl ile birlikte huzur evini ziyaret etti. “Büyüklerimiz, bizler için paha biçilemez birer hazinedir” diyen AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, “Büyüklerimiz hayatımızın her döneminde bize yol gösteren, değerlerimizi miras bırakan, toplumumuzun en önemli parçalarından biridir. Bizler, her zaman sizlerin yanındayız. Bugün burada sizinle geçirdiğimiz bu güzel zaman dilimi hafızalarımıza kazındı” dedi.

Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu ise “Büyüklerimizin yanında olmak, huzur ve mutlulukları için çalışmak, hepimizin en önemli görevlerinden biridir. Yaşlılarımız, geçmişin tecrübelerini bizlere aktaran, kültürümüzü ve değerlerimizi yaşatan kıymetli bir kaynaktır. Onlara duyduğumuz saygı ve sevgi, her zaman önceliğimiz olmuştur. Bu bilinçle, onların yaşam kalitelerini artırmak ve daha huzurlu bir ortam sunmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

Kategoriler
Ak Parti Ak Parti

Başkan Büyükakın’dan İmamoğlu’na: “Senin makyajını akıtmaya devam edeceğiz”

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/01/baskan-buyukakindan-imamogluna-senin-makyajini-akitmaya-devam-edecegiz-0-UIqwY8tY.mp4
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, arıtma tesislerinin yapılmadığını ve geç kalındığını söyleyerek, Marmara Denizi konusunda Ekrem İmamoğlu’na eleştirdi. Büyükakın, “Biz senin makyajını akıtmaya devam edeceğiz. Her geçen gün bu millet senin gerçek yüzünü görecek. Zaten senin değerlendirme ölçün bizim için bir anlam da ifade etmiyor. Niye? Çünkü eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz ki. Sen neyi ölçeceksin de tartacaksın. Eğri cetvelden doğru çıkmaz” dedi.

7. Olağan Kocaeli İl Kadın Kolları Kongresi’ne katılan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, müsilaj hakkında konuşarak Ekrem İmamoğlu’na sert şekilde yüklendi. Marmara Denizi hakkında konuşan Başkan Büyükakın, “Ben Marmara Denizi’yle ilgili konuştukça birileri de rahatsız oluyorlar. Geçen günlerde Düzce Belediye Başkanımız, eski Bakanımız Faruk Özlü Bey de bir açıklama yaptı. Dedi ki, ’Melen’in suyu İstanbul’un su ihtiyacının üçte birini karşılıyor’ dedi. ’Arıtma tesislerinin yapılması lazım. İSKİ havzası orası, üstünüze düşen sorumluluğu yapın’ dedi. Bu husus kendine sorulmak üzere mikrofon uzatıldığında Ekrem Bey, belediye başkanımıza ’Bunlar kötü siyasetçiler’ dedi. ’Komşumuz da kötü’ dedi. Ben böyle bir dil gerçekten daha önce hiç görmedim. Öyle bir mantık, hiçbir şekilde algılayabildiğim bir mantık değil” diye konuştu.

“Arıtma tesisi temeli atmama töreni gibi saçmalıkları bir kenara bırak ve arıtma tesisi yap”

Ekrem İmamoğlu’na seslenen Başkan Büyükakın, “Bakın Ekrem Bey, ben siyasi bir polemik yapmıyorum. Ben sayılar veriyorum. Diyorum ki geçtiğimiz 5 yıl boyunca ve bu dönemde geçen bir yıl boyunca son derece somut söylüyorum. Hiç spekülasyon yok. Bir tane arıtma tesisi yapmadın. Müsilajın temel nedeni arıtma tesislerinin yapılmamasıdır. Arıtma tesisi temeli atmama töreni gibi saçmalıkları bir kenara bırak ve arıtma tesisi yap. Marmara ölüyor. Sen orada içme suyu hattı yaptım, altyapıya şu kadar yatırım yaptım’ diyerek insanları kandırmayı bir kenara bıraktım. Kocaeli’de kendilerince mecbur kalarak bana cevap vermeye çalışan CHP’li yöneticiler var. Bunları anlıyorum, belediye başkanlarına sahip çıkmaya çalışıyorlar. Bakın bu futbol takımı tutmaya benzemez. Marmara Denizi hepimizin denizi. Marmara hepimizin. AK Partililerin, CHP’lilerin şunun, bunun değil. Marmara herkesin. Marmara ölüyor, ölüyor. Sizin belediye başkanınız hem İstanbul’a hem de size yalan söylüyor. Belediye başkanı Şeyhül Emin’dir. Belediye Başkanı yalan söylemez” şeklinde konuştu.

“Biz senin makyajını akıtmaya devam edeceğiz”

Ekrem İmamoğlu’nun arıtma tesisi yapmadığını söyleyen Başkan Büyükakın, “5 yıl boyunca yapmadı. Yaptım dedikleri daha önceki dönemde inşa edilmeye başlanmış. Hani var ya metro tünelleri, bazılarını kapattı. Bunları kapatamadı da durduramadı da. Bitenler onlar. Kendi döneminde başlayıp bitirdiği bir tane arıtma tesisi yok. Zaman geçiriyor, zaman kaybettiriyor. Bize de diyor ki kötü siyasetçi. Tabii biz konuştukça masken düşüyor. Rahatsız oluyorsun. Şapka düşüyor, kel görünüyor. Ama biz senin makyajını akıtmaya devam edeceğiz. Her geçen gün bu millet senin gerçek yüzünü görecek. Zaten senin değerlendirme ölçün bizim için bir anlam da ifade etmiyor. Niye? Çünkü eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz ki. Sen neyi ölçeceksin de tartacaksın. Eğri cetvelden doğru çıkmaz. Sen 16 milyon İstanbulluya söz verdin. 16 milyon İstanbul’un kanalizasyonunun 8 milyonu Marmara Denizi’ne akıyor. Çık deki akmıyor, Tahir Büyükakın yalan söylüyor ve yüzleşelim” ifadelerini kullandı.

“Senin her dediğin bana vız gelir tırıs gider”

Bakanlığın ve İmamoğlu’nun verilerini ortaya koymayı teklif eden Başkan Büyükakın, “Çıkalım bakanlığın verilerini, senin verilerini ortaya koyalım. Kim yapıyor, kim yapmıyor görelim. Hadi ben kötü siyasetçiyim sana göre. Senin bana kötü demen benim için iyidir o ayrı mevzu. Zerre kadar umurunda değil, senin her dediğin bana vız gelir tırıs gider. Kocaeli’deki CHP’li yöneticilere de sesleniyorum. Bakın sizi de kandırıyor. 16 milyon İstanbulluyu kandırıyor. 85 milyon Türkiyeliyi kandırıyor, sizi de kandırıyor. Siz Marmara’ya sahip çıkın. Belediye başkanınız sizi de İstanbul’u da bütün Türkiye’de kandırıyor” dedi.

“Milleti yanıltmayı, İstanbul’a zaman kaybettirmeyi bırak”

Prof. Dr. Mustafa Sarı’nın paylaşımını ekrana yansıtan Başkan Büyükakın, “Mustafa hoca bir akademisyen. Denize dalıyor ve müsilajı tespit ediyor. Kamera görüntülerini de yayınlıyor. Yazısında şöyle diyor. ’Müsilaj Marmaray’ı örümcek ağı gibi sardı. Ama hala arıtma yerinde derin savunan yöneticiler ve danışmanlar vardır’. Mustafa Hoca nezaketinden İSKİ diyememiş. İSKİ hala derin deşarj yapalım, boğazın kenarına kolektör hattı döşeyelim, derin denizde şarjı yapalım diyor. Türkçesini ben size söyleyeyim mi? Kanalizasyonu denizin dibine verelim. Boğazın altından Karadeniz’e akıntı var. Karadeniz’e gitsin diyor. Bu işte, vizyonu, ölçeği bu. Reklama 7 milyar para var. Arıtma tesisinde yok. Reklama 7 milyar para var. Depreme yarısı kadar para anca var. Zaman geçirmeyi bırak. Milleti yanıltmayı, İstanbul’a zaman kaybettirmeyi bırak. Varsın ben kötü olayım. Sen bana iyi desen ne olur? Kötü desen de olur. Ama makyajın akmaya devam edecek. Biz hizmet üretmeye, gerçek belediyecilik yapmaya devam edeceğiz. Sen de gününü gün et. Ben İstanbul’a acıyorum. İstanbul’a zaman kaybediyor. Verdiği hasarları geri getirmek, onları tekrar toplamak inanılmaz zaman kaybettiriyor. Bilim insanları, heyeti Marmara Belediyeler başkanıyken kurduğumuz bir heyet vardı. O heyetin incelemelerinde dediler ki bize, eğer bugünden itibaren arıtma tesis tamamı yapılırsa bütün kanalizasyon arıtmadan geçerse Marmara’nın eski oksijen seviyesine dönmesi 5 yıl alır dediler. 5 yılda bu iş düzelir dediler. O günden bugüne bir tane yapılmış arıtma tesis yok. Varsa çık var de ben senden özür dileyeceğim. Yoksa sen milletten özür dile. Çünkü belediye başkanı milletine yalan söylemez. Nokta” dedi.

Kategoriler
Ak Parti Ak Parti

Bakan Göktaş: “Çocukların dijital mecraları kullanmak için yaş lisansı çalışması yapıyoruz”

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/01/bakan-goktas-cocuklarin-dijital-mecralari-kullanmak-icin-yas-lisansi-calismasi-yapiyoruz-0-l7uDlaPy.mp4
7. Olağan Kocaeli İl Kadın Kolları Kongresi’ne katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu’na Türkiye genelinde 15 bin 30 kişinin, Kocaeli’den ise 564 kişinin başvurduğunu belirtti. 2024-2028 yılını kapsayan aile eylem planı oluşturduklarını belirten Bakan Göktaş, “Çocuklar ehliyet kullanmak isterken yaş lisansı var fakat dijital mecra kullanmak için yaş lisansı yok. Bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde de aileyi korumak ve güçlendirmek adına çok önemli çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 7. Olağan Kocaeli İl Kadın Kolları Kongresi’ne katıldı. Bakan Göktaş kürsüye çıkmasıyla gençler, Cumhurbaşkanı’nı araması için sloganda bulundu. Salondakilerin ısrarı üzerine Bakan Göktaş’ın cep telefonuyla aradığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, selamlarını iletti. Bakan Göktaş, yaptığı konuşmada, “Cumhurbaşkanımız 23 yıldır önce çıktığı bu davada, bu yolda Türkiye devrim niteliğinde yenilikler getirdi. Devrim niteliğinde yeni politikalar, yeni atılımlar gerçekleştirdi. Kocaeli bu ülkenin adeta sanayi merkezlerinden bir tanesi” diye konuştu.

“Türkiye’nin gücü kadınların gücü”

AK Kadınların gece gündüz demeden çalıştığını söyleyen Bakan Göktaş, “AK Kadınlar bu davaya çok farklı bir ivme katmış. Ben her birinize teşekkür ediyorum. Bu kutlu davada sizlerin azmi, vefası, çalışkanlığı, üretkenliğinin her birinin çok büyük bir emeği var. Her biriniz gerçekten ilmek ilmek işlediniz. Bu kutlu davada sizlerle beraber inşallah istikrarlı, büyük Türkiye sizlerin katkılarıyla yapmaya ve oluşturmaya devam edeceğiz. Kadınlar her zaman bu davanın ilk sıralarında yer aldı. Gece gündüz demeden çalıştınız. Milletimiz her daim yaparsa AK Parti yapar dedi ve çok şükür ki Kocaeli’de de eser ve hizmet siyasetini görüyoruz. Belediye başkanlarımız Kocaeli’nin adeta çehresini değiştirdi. Burası çok farklı bir standartta gelmiş. Şimdi sanayileşmenin merkezi dedik. Ama bakıyorum ki kadın kolları aile konusunda da çok önemli çalışmalar gerçekleştirmiş. Aile, kadın, çocuklar, engelli, yaşlılar, sosyal politikalar konusunda kimseyi geride bırakmama anlayışıyla her zaman hareket ettiniz? Bugünden sonra da inşallah bu kutlu davada aynı heyecanla yürüyeceğiz. Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi, Türkiye’nin gücü kadınların gücü. Kadınıyla, genciyle, yaşlısıyla hep beraber inşallah Türkiye’nin yüzyılı hedeflerimizi kararlılıkla devam etmeye sürdürmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

“Aile ve gençlik fonuna Türkiye genelindeki başvuru sayımız 15 bin 30”

Deprem bölgesinde başlatılan aile ve gençlik fonunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tüm Türkiye’ye yaygınlaştırdığını söyleyen Bakan Göktaş, “Kocaeli’den bu konuda çok büyük teveccüh var. 150 bin liralık krediden bahsediyoruz. 2 yıl geri ödemesiz, 4 yıl vadeli bir krediden bahsediyoruz. Ne mutlu ki bugün Kocaelili gençler de bu destekten faydalanacak. Kocaeli’nin rakamlarını vermek istiyorum. Bu hafta boyunca ayın 13’ünden sonra Türkiye genelindeki başvuru sayımız 15 bin 30. Fakat Kocaeli’deki sayı 564. Gençler bu sizler için yapılmış çok kıymetli bir destek. İnşallah bu çalışmamızı da sürdüreceğiz. Biz kadın, çocuk, genç yaşlı, şehit ve gazilerden sorumlu büyük bir bakanlığız. Sosyal yardımlardan da sorumluyuz. Bu yılımızı aile yılı ilan etmemizin çok farklı sebepleri var. Özellikle gençlerimizi, çocuklarımızı, ailelerimizi korumaya yönelik çok önemli adımlar atıyoruz. Nüfus politikalarımıza yönelik genç ve dinamik nüfus yapımızı korumaya yönelik de önemli adımlar atıyoruz. Fakat bizler aile dedikçe birileri rahatsız oluyor. Biz aile diyoruz onlar rahatsız. Biz aile diyoruz onlar, ‘Siz kadınları kapatmak istiyorsunuz’ diyor. Yahu biz kadınları kapatsak buradaki kadınlar ne?” ifadelerini kullandı.

“Kadın evinde kapalıyken bir kesimi rahatsız etmiyordu bir dönemler”

Kadınların emeği olmadan hiçbir şey olmadığını söyleyen Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, “Kadın evinde kapalıyken bir kesimi rahatsız etmiyordu bir dönemler. Kadın meclise giremiyordu. Üniversiteye giremiyordu. Eğitim, çalışma bütün bu haklar ellerinden alınmıştı. Cumhurbaşkanımız geldi ve bu büyük ayrımcılık sona erdi. Kadınıyla, erkeğiyle, çocuğuyla, genç, yaşlısıyla, ailenin her bir ferdini güçlendirmek istiyoruz. Sağlıklı nesiller oluşturabilmemiz için, sağlıklı aileleri korumak zorundayız ve çok şükür bugün biz kadınlar güçlüyse hakları koruyorsa o ailede çocuklar sevgi dolu ortamlarda büyür. Kadınlar güçlüyse çocuklar geleceğe güvenle bakar diyoruz. Biz her daim bütün kadınları eşit hak ve fırsatlardan faydalanmalarını istiyoruz. Ben 2006 yılında 23 yaşındayken Belçika’da yurt dışında belediye meclis üyesi olarak seçildiğimde Türkiye’den milletvekillerimiz gelirdi ve derlerdi ki bu bizim ülkemizde neden mümkün değil? 2009 yılında Avrupa’nın ilk başörtülü milletvekili olduğumda Türkiye’de milletvekili ablalarımız gelirdi. Milletvekillerimiz gelirdi. Neden bunlar bizim ülkemizde yok derdi? Çok şükür Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu vesayet, yasaklar tek tek kaldırıldı. İşte kadınların güçlendirilmesi demek bu demek. Kadınların güçlü, tam ve eşit olması demek. Bizler her daim güçlü kadın, güçlü Türkiye diyoruz ve bu minvalde güçlü kadın güçlü aile, güçlü Türkiye. Bu minvaldeki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Çocuklarımızı her türlü tehlikelerden koruyoruz” dedi.

“Çocukların dijital mecraları kullanmak için yaş lisansı çalışması yapıyoruz”

“2024-2028 yılını kapsayan aile eylem planı oluşturduk” diyen Bakan Göktaş, “Bu minvalde de dijitalleşme sürecinde de ailenin korunması ve güçlendirilmesi, dijital içeriklerle mücadele edilmesi gibi. Çocuklar ehliyet kullanmak isterken yaş lisansı vardır değil mi? Fakat dijital mecra kullanmak için yaş lisansı yok. Küçücük çocukların ellerine eskiden zararsız gibi görünen şeylerin arkasında neler olduğunu gördük. Bu konuda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde de aileyi korumak ve güçlendirmek adına çok önemli çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu.

Kategoriler
Hdp Hdp

DEM Parti heyeti Figen Yüksekdağ ile Semra Güzel’i ziyaret ediyor

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/01/dem-parti-heyeti-figen-yuksekdag-ile-semra-guzeli-ziyaret-ediyor-0-E1SqxyZ6.mp4
DEM Parti milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ile Pervin Buldan ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ahmet Türk, Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ‘ı ziyaret etmek için Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na geldi.

İmralı adasında tutuklu bulunan PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile 28 Aralık’ta görüşen DEM Parti heyeti, dün de eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’yı Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ziyaret etti.

DEM Parti heyeti, bugün de eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ile HDP’li Semra Güzel’i ziyaret etmek için tutuklu bulundukları Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na geldi.

DEM Parti milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan ile Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ahmet Türk, Kocaeli 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na öğle saatlerinde ulaştı.

Figen Yüksekdağ’a, Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunda ‘Kobani davası’ olarak bilinen davada 30 yıl 3 ay hapis cezası verilmişti.

Kategoriler
Chp CHP Türkiye Haberleri SİYASET

CHP Genel Başkanı Özel, Kocaeli’de grev yapan işçileri ziyaret etti

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli’de grevde olan işçileri ziyaret ederek, “Bu mücadeleye destek verecek olan tüm işçi ve emekçi kardeşlerimize, yanlarında bu mücadeleye destek vereceğimizi ifade etmek istiyorum” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli’nin Gebze ilçesinde Birleşik Metal-İş Sendikası eylemini ziyaret etti. Özel, sendika ve işçilerin emek sömürüşüne karşı direndiğini, hak aradıklarını ve hak arayanın yanında durduklarını söyledi. Tüm emekçi işçileri sendikal mücadeleye davet ettiğini ifade eden Özel, “Elbette sendikanın iyisi var, kötüsü var ama hiçbir sendika, sendikasız olmaktan daha kötü değildir. Nerede işçinin yanına gelir, bir emekçi kardeşimiz sendikalı olmayı teklif ediyorsa, örgütlenmeyi teklif ediyorsa, birlikte mücadeleyi teklif ediyorsa aslında yarınlardaki evladının geleceğini birlikte korumayı, altın terine birlikte sahip çıkmayı, kendisini ezmeye çalışanlara karşı birlikte olmayı teklif ediyordur. Tüm emekçilere sesleniyorum, örgütlenin” dedi.

“Talebimiz 30, bunun altında yokuz”

Birleşik Metal-İş Sendikası’na bağlı işçilerin bu süreçte haklarını istediklerine dikkat çeken CHP Genel Başkanı Özel, sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye’de 17 bin 2 lira gibi bırakın ücret olmayı, yoksulluk sınırının neredeyse 4’te birine denk gelen, açlık sınırının 3 bin lira altında olan bir ücreti, bütün bir yıl boyunca asgari ücretliye tutturdular ve bir kuruş zam yapmadılar. Bugün Türkiye asgari ücret zammını konuşuyor. Bugün 3. toplantısını yapan komisyondan yine bir ücret çıkmadı. Biz CHP olarak, çok eksik olduğunu bildiğimiz halde, çok daha iyilerinin hak edildiğini bildiğimiz halde, CHP’den bir destek olması için kamuoyunun da kabulleneceği, esnafında ödeyebileceği, öderken de farklı şekilde destekler alabileceği bir asgari ücreti çok erkenden çok kararlılıkla telaffuz ettik. Biz bunu telaffuz etmeden önce 17 bin liralık asgari ücrete beklenen hedef enflasyon noktasında, kendi hedefleri noktasında yüzde 25-30 zammı konuşacak kadar şuursuzlaşmış, meydanı boş bulmuş iktidar vardı. Kamuoyuna 20-21 bin lira asgari ücreti ve bir yıl boyunca buna zam yapmamayı kabul ettirmeye çalışıyorlardı. Biz cesaretle çıktık ve şunu haykırdık; ’Talebimiz 30, bunun altında yokuz’ dedik”

“İşverenleri geçim ücreti değil, sefalet ücreti teklif ettiler”

Sendika ve işçilerin hak arayış eyleminin kıymetli olduğunu söyleyen Özel, “Bu mücadeleye destek verecek olan tüm işçi ve emekçi kardeşlerimize, yanlarında bu mücadeleye destek vereceğimizi ifade etmek istiyorum. Gelelim burada yaşanılanlara. Burada örgütlü bir sendika var. Sendikada örgütlü işçiler son derece kritik şekilde, son derece zorlu şartlarda ve ağır bir işte, alınlarının teriyle, emeklerinin karşılığıyla evlatlarına ekmek götürmeye, ailelerini geçindirmeye çalışıyorlar. Türkiye’deki o çok düşük asgari ücret, işçilerin yüzde 56’sını yutmuşken, bu işçiler o asgari ücretten uzaklaşmak ve alın terinin karşılığını almak isterken, kendilerine dünya devi şirketler, çok karlı şirketler, Türkiye’de ve dünyada çok büyük paralar kazanan işverenleri bir geçim ücreti değil, bir sefalet ücreti teklif ettiler. Onlar da bu sefalet ücretine itiraz ettiler ve kabul etmediler” diye konuştu.

“Mücadeleniz mücadelemizdir”

“Anlaşma olursa imza atılır, olmazsa işçi üretimden gelen gücünün kullanır. Bütün şamalar geçilmiş, en son karar verilmiş. ’Anlaşamıyoruz, biz üretimden gelen gücümüzü kullanıp greve gidiyoruz’ denmiş” ifadelerini kullanan Özel, “Bu noktada Anayasa, ’İşçiler örgütlenebilir, haklarını kullanabilir’ diyor. Buradaki işçiler de grevli bir toplu sözleşme hakkı kazanmışlardı ve bu mücadelenin karşısında iş bırakıyorlar ve işvereni taleplerini karşılamaları için zorlamak istiyorlar. Bu bütün dünyada emekçilerin en önemli kazanımıdır. Türkiye’de de anayasada bu güvence atındadır. Anayasa’ya Kenan Evren’in, askerlerin koydukları madde var. Orada diyor ki; ’Eğer milli güvenlik tehdit altındaysa Cumhurbaşkanı bu grevi erteleyebilir’ Yahu bu maddeyi okuyup da, bu madde üzerinden insan bu eylemi, bu grevi ertelemeyi düşünebilir mi? İnsanda birazcık vicdan olur, insan da birazcık utanmak olur. O maddeyi kullanarak bu eylemi iptal ediyorlar” dedi.

Özel, “Bu iptal kararına karşı mücadeleyi sürdürdüğünüz için, greve devam ettiğiniz için, bu firmada 8., en eskisi 15. günü olan bu mücadeleyi yükselttiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Çünkü siz burada bu eyleminizle teslim olmayarak, boyun eğmeyerek Türkiye işçi sınıfının umudu oluyorsunuz. Artık sinmeyeceğinizi, bunların karşısında ezilmeyeceğinizi, öyle yukarlardan bakıp sizi küçük görenlere karşı mücadeleyi bırakmayacağınızı göstererek örnek oluyorsunuz. Ben sizin mücadeleniz karşısında saygıyla eğiliyorum. Sonuna kadar yanınızdayız, mücadeleniz mücadelemizdir” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
CHP İzmit Belediye Başkan Adayı Fatma Hürriyet Kaplan SİYASET

Başkan Hürriyet, Büyükakın’a sordu

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın Belsa Otoparkı ile ilgili söylemlerine karşılık kendisine bazı sorular sordu. Başkan Hürriyet, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın, İzmit Belediyesi’ne yönelik yaptığı ’Belsa Plaza Otoparkı’nı kamuya açın’ açıklamasını büyük bir hayretle dinledik. 32 milyar liralık dev bir bütçeye sahip Büyükşehir Belediyesinin, İzmit Belediyesini her zeminde hedef alması hem düşündürücü hem de üzücüdür.
“DÜĞÜN SALONLARINI 1 TL YAPACAK MISINIZ? “
O zaman biz de can alıcı soruları soralım. Bakalım 32 milyarlık bütçeyle bunları yapabilecek misiniz? İzmit Belediyesi Nikah ve düğün salonları sadece 1 lira. Siz de Antikkapı ve Maide düğün salonlarını 1 lira yapacak mısınız?
“ÇAYI 3 TL YAPACAK MISINIZ? “
İzmit Belediyesi Gülümse Kafelerde çay 3 LİRA. Siz de Antikkapı ve Maide’de çayı 3 lira yapacak mısınız? İzmit Belediyesi talep eden okullara hiçbir çocuğu zengin fakir diye ayırmadan her gün 1 öğün ücretsiz yemek veriyor. Siz de bunun maliyetleri çok yüksek demek yerine tüm öğrencilere her gün ücretsiz yemek hizmeti verecek misiniz?
“TUVALETLERİ ÜCRETSİZ YAPACAK MISINIZ? “
Eskiden İzmit Belediyesini sizler yönetirken paralı işlettiğiniz tuvaletler şimdi bizim dönemimizde ücretsiz. Peki büyükşehire ait tüm tuvaletler de ücretsiz olacak mı? İzmit Belediyesi Kent Lokantalarında 4 çeşit yemek 40 LİRA. Peki siz de Antikkapı restoranlarında yapacak mısınız?
“BUNCA YIL KAMUYA NEDEN AÇMADINIZ? “
Hükümetinizin beceremediği okulları temizleme işini siz üstlenecek misiniz? En kritik sorumuz da şu; 15 yıl kesintisiz yönettiniz bu kenti ve üstelik 13-0 yönettiniz. Tüm otoparkları da siz işletiyor ya da işletmeciye veriyordunuz. Peki bu kadar güce ve bütçeye rağmen siz neden otoparklarınızın hepsini bunca yıldır kamuya açmadınız? Geçmişte kamuya açmadığınız yol kenarları da dahil tüm otoparklarınızı bundan sonra kamuya açmayı düşünüyor musunuz?
“ÇOK SESLİ KORONUZA GÜVENİYORSUNUZ”
Gerçi sizin döneminizde 13-0 olmayı beceremediniz. Önce Kocaeli’nin kalbini sonra iki önemli ilçeyi daha kaybettiniz. Çünkü sürekli üstenci bir tavırla ve yanlış bilgilerle algı yönetmeye çalışıyorsunuz. Çok sesli koronuza da güveniyorsunuz ama o da nafile, işe yaramıyor. Ne diyelim; hadi size kolay gelsin.
“31 MARTLAR SİZE YARAMIYOR”
Biz bu küçük bütçelerle ve SGK gibi çıkardığınız engellerinize rağmen sosyal belediyeciliğe devam ediyoruz. Siz ise devasa bütçelerinize rağmen sadece sağa sola sataşıp milletle dalga geçmeye devam edin. 31 Martlar size yaramıyor.
Kategoriler
SİYASET

Cumhurbaşkanı Erdoğan toplu açılış töreninde konuştu:

5 ağacın yeri değişti diye bir ay boyunca sokakları yakıp, yıkanların durumunu sizler zaten görüyorsunuz. Gözlerinin önünde İstanbul Boğazı’nda yaşanan çevre talanına gıklarını dahi çıkarmıyorlar” şeklinde konuştu.

Hizmete alınan Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi’nin önünde düzenlenen açılış törenine Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, protokol üyeleri ile vatandaşlar katıldı.

Açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu anlamlı buluşmada muhteşem, güzel hastanemizi tüm Gölcük’ün, Kocaeli’nin emrine amade kılıyoruz. Burada Gölcük ile birlikte Kocaeli’nin tüm ilçelerine, mahallelerine selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Bugün Kocaeli’de dolu dolu bir gün geçiriyoruz” dedi.

“6 Şubat asrın felaketiyle gördük ki depreme hazırlık Türkiye için bir beka meseledir”

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anarak konuşmasına devam eden Erdoğan, “Merkez üssü Gölcük olan depremin üstünden 25 yıl geçse de acısı hala tazedir. 6 Şubat asrın felaketiyle gördük ki depreme hazırlık Türkiye için bir beka meseledir. Hükümet olarak bunun gereğini yerine getiriyoruz. Milletimizin bir daha benzer acılar yaşamaması adına devletimizin tüm imkânlarını seferber etmiş durumdayız. Kocaeli’ye, 31 Mart seçimlerinden 2 gün önce gelmiş, son mitinglerimizden birini burada sizlerle yapmıştık. Kocaeli’den tercihini gerçek belediyecilikten, eser ve hizmetten yana kullanmasını istemiştik. Kocaelili ve Gölcüklü kardeşlerim yine bizi mahcup etmedi. ’Durmak yok, yola devam’ diyen tüm Kocaelili ve Gölcüklü vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Bugüne kadar dualarınızla, desteğinizle daima yanımızda oldunuz. Bizde Kocaeli ve Gölcük için aşkla koştuk, büyük bir tutkuyla çalıştık. Kocaeli’yi büyütmek, kalkındırmak için kamu yatırımları, belediye yatırımları, özel sektör yatırımlarıyla her türlü desteği veriyoruz. Kamu olarak Kocaeli’ye yaptığımız yatırımların güncel tutarı 350 milyar lirayı buluyor. Sadece Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın yatırımlarının toplam değeri 78 milyar lirayı aşıyor. Altyapıdan üstyapıya, kentsel dönüşümden sosyal konut projelerine kadar çok farklı alanlarda 24 milyar liralık projelerimiz devam ediyor. Ulaştırmada eş zamanlı olarak pek çok projeyi hayata geçiriyoruz. Kocaeli Kuzey Hızlı Raylı Sistem Hattının birinci aşamasının ihalesini Haziran ayında yaptık. Proje bedeli 75, 5 milyar lira olan 28,5 kilometre uzunluğunda bu hattın tamamlanmasıyla günlük 300 bin yolcu taşınacak. İnşallah bu önemli projeyi 2028 yılında hizmete vereceğiz. Gebze-Darıca Sahil Metro Hattımızda da çalışmalar hızla ilerliyor. Bu hattı da 2025 sonunda hizmete açmayı planlıyoruz. Kocaeli’yi raylı sistemlerde de farklı bir lige yükseltiyoruz. Türk ekonomisinin lokomotif şehri Kocaeli’ye ne yapsak az. Bugün de Kocaeli’ye elimiz boş gelmedik. Çevre ve şehircilik, sağlık ile yerel yönetimler başta olmak üzere birçok alanda toplamda 149 kalem projeyi bugün resmen hizmete veriyoruz. Şehircilikte toplam 3 milyar 562 milyon lira değerinde 1528 konut ile toplam büyüklüğü 657 bin metrekare olan 3 millet bahçemizi bugün açıyoruz. 218 bin 650 metrekare büyüklüğündeki Dilovası Millet Bahçesini, 393 bin 790 metrekarelik Gebze Kışlası Sultan Orhan Millet Bahçesinin, 5 5bin 413 metrekare büyüklüğe sahip Gölcük Millet Bahçesinin sizlere ve tüm Kocaeli halkına hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

“İzmir Körfezi’nin yaşadığı pislik İzmit’te olmayacak”

‘Birileri çevrenin sadece lafını ederken, biz gerçek çevrecilik nasıl olurmuş eserlerimizle gösteriyoruz’ ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kocaeli’mizi daha yaşanabilir, daha modern bir şehir haline getiriyoruz. Bu amaçla, İzmit Körfezi’ni temizliyor, eski güzellikleriyle buluşturuyoruz. İzmit Körfezi Doğu Baseni Dip Çamuru Temizliği Projesiyle mavi suları tekrar eski berraklığına kavuşturuyoruz. Avrupa’nın en büyük projesini burada yürütüyoruz. Kamyonlarımız vızır vızır çamur taşıyor. Projemizin 1,2 milyar liralık ilk etabını tamamladık. Tüm projenin toplam maliyeti ise 2 milyar 504 milyar lira. Projeyi tamamladığımızda denizimdeki 720 hektar alanı, 33 milyon metreküp dip çamurundan kurtaracağız. Haliç’i temizlediğimiz gibi inşallah İzmit Körfezi’ni de pırıl pırıl yapacağız. Şuan İzmir Körfezi’nin yaşadığı pislik İzmit’te olmayacak. Çevre Bakanlığımız ile birlikte projeyi yürüten büyükşehir belediyemize, sayın başkan ve ekibine kolaylıklar diliyorum” ifadelerini kullandı.

“Gözlerinin önünde İstanbul Boğazı’nda yaşanan çevre talanına gıklarını dahi çıkarmıyorlar”

‘Burada şunu da belirtmek istiyorum’ diyerek konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Gezi olaylarında 3-5 ağacın yeri değişti diye bir ay boyunca sokakları yakıp, yıkanların durumunu sizler zaten görüyorsunuz. Gözlerinin önünde İstanbul Boğazı’nda yaşanan çevre talanına gıklarını dahi çıkarmıyorlar. Ülkemizin en nadide çevre hazinelerinin gasp edilmesi karşısında bırakın protesto eylemleri düzenlemeyi, tek bir cümle bile kuramıyorlar. Dikkat edin. ‘Çevre’ diyerek ders vermeye kalkanların hiçbiri ortada yok. Ağaç bahanesiyle milli iradeye parmak sallayanların hiçbiri ortada yok. Taksim meydanına kamp kuran medya kuruluşları ortada yok. Mangalda kül bırakmayan çevre istismarcılarının hiçbiri ortada yok. Ya kafalarını kuma döndüler, ya da havaya bakıp ıslık çalıyorlar. İzmir Körfez’indeki içler acısı hali söylemeye gerek dahi duymuyorum. Tam anlamıyla bir boş vermişlik söz konusu. Talana ve çevre felaketine yol veren yöneticiler görevlerini yapmadıkları gibi beceriksizlik, ihmalkârlık adeta paçalarından akıyor. Sorunlara çözüm üretmek yerine suni tartışmalarla skandalların üstünü örtmeye çalışıyorlar. Ne diyelim, Allah millete sabır, bunlara da mahcubiyet hissedecek kadar mesuliyet duygusu versin” dedi.

Sağlık alanında çok önemli yatırımları Gölcük’e ve şehre kazandırdıklarını ifade eden Erdoğan, “Şehir hastanesi standartlarına inşa ettiğimiz Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi yeni binasının siz kardeşlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Kanuni ne diyor; ’Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi. Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi’ İşte biz şuanda bu hastanemizi, ’Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi’ diyerek halkımızın emrine sunuyoruz. 49 bin 728 metrekare arsa alanı, 51 bin 31 metrekare kapalı alanı, 39 yoğun bakım, 32 acil servis, 26 hemodiyaliz olmak üzere toplam 300 yatak sayısıyla sizlerin hizmetinizde. 64 poliklinik odası, 9 ameliyathane odasıyla son derece modern bir sağlık tesisini sizlere sunuyoruz. İzmit’e 50 yataklı AMATEM ile 30 yataklı ÇAMATEM’i de resmen devreye alıyoruz. Gebze İlyasbey, Darıca, Gölcük ve İzmit Gündoğdu sağlık ve aile sağlığı merkezlerini resmen açılışlarını da bugün gerçekleştiriyoruz. Bu sağlık yatırımlarının Kocaeli’ye hayırlı olmasını temenni ediyorum. Dünyadaki en büyük zenginliği sağlık gören bir kültürün temsilcileriyiz. Bunun hiçbir zaman bir kanara koymayacağız. 22 yıl içerisinde Türkiye’nin dört bir yanında devlet hastaneleriyle, hastanelerimizle emrinizde olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Hatırlayınız, Kocaeli Şehir Hastanesini hizmete açtığımızda ne diyorlardı. Açtık işte, şuanda hizmette. Şimdi de Necati Çelik Devlet Hastanesini açıyoruz. Bütün ihtiyacınızı burada gidereceksiniz. Sağlık alanında Kocaeli’ye toplam 18 milyar lira tutarında yatırım yaptık. Bin 220 yataklı Kocaeli Şehir Hastanesi başta olmak üzere, toplamda 3 bin 281 yatak kapasiteli 95 sağlık tesisini siz kardeşlerimizin emrine verdik. Şehrimiz içi yapım, ihale, proje ve arsa aşamasında 28 sağlık tesisimiz daha var. İnşallah onları da tamamladıkça peyderpey açacağız. Bu yatırımların birilerini rahatsız ettiğini elbette farkındayız” diye konuştu.

Kocaeli Şehir Hastanesi açıldığında, SEKA ve Derince hastanelerinin tamamen kapanacağının iddia edildiğini hatırlatan Erdoğan, “Bu hastanelerde ana hizmetler devam ettiğini gibi, şehir merkezine 100’ü acil durum olmak üzere 600 yatak daha ilave ediyoruz. Ülke menfaatine olan her işe bir kulp takan muhalifleri milletimize havale ediyoruz. Bunların kararını ben size havale ediyorum. Kardeşlerim, her zaman söylüyorum; bu millete hizmetkar olmak nasip meselesidir. Biz bu millete efendi değil, hizmetkar olmaya geldik. Böyle de devam edeceğiz. Eserlerimizle kalplerimizi fethetmenin yolundayız. Bugün de hizmet dışında bir amacımız yok. Hesapçı değiliz, başkaları gibi kafamızda 40 tilki dolaştırmıyoruz. Sadece milletin teveccühüne mazhar olmaya çalışıyoruz. Bakınız bundan 16 ay önce siyasi tarihimizin en çekişmeli seçimlerinden birini gerçekleştirdik. 14-28 Mayıs seçimlerinde vatandaşlarımız bize 5 sene daha kendisine hizmet görevi verdi. CHP’nin devrik genel başkanını, yanındaki ve yöresindekilerle beraber tekmili birden sandıkta hezimete uğrattık. Sonra birbirine düştükleri yardımcılarını değil, okyanus ve sınır ötesindeki destekçilerini de milletimizin desteğiyle tuş ettik. Yüzde 52 oy oranı ile 5 yıl boyunca Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu üstlendik. Bunun 16 ayını hamd olsun alnımızın akıyla geride bıraktık” diye kaydetti.

Kategoriler
SİYASET

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İsrail, Gazze’de durmayacak”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli’de katıldığı bir kurultayda açıklamalarda bulundu. Gazze ile ilgili konuşan Erdoğan, “Filistinliler Ramallah, Gazze’de daracık toprak parçalarına sıkıştırıldılar. Şimdi İsrail, hem Batı Şeria’da hem de Gazze’de soykırım yaparak, oraları da işgal etmeyi hedefliyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ÖNDER İmam Hatipliler Derneğinin ev sahipliğinde Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen 21. İmam Hatipliler Kurultayı’na katıldı. Kurultaya, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının öncesinde Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’nda ülkemizi başarıyla temsil ederek adını son 8’e yazdıran İstanbul Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi 12. sınıf öğrencisi Millî Okçu Elif Berra Gökkır’a hediyesini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ardından yaptığı konuşmada, “Dostluğun, dayanışmanın hâkim olduğu, muazzam bir atmosferde sizlerle beraber olmanın heyecanını yaşıyorum. Gönüllerimizi buluşturan rabbime sonsuz hamd ediyorum. İmam hatip davasını, çilesini omuzlamış nice isimsiz kahraman var. Bu büyük çınarın bugünlere gelmesinde emeği olan nice vakıf erbabımız var. Canıyla, malıyla, ruhuyla kendisini bu davaya adayan öğretmenlerimiz var. Bir gencin daha elinden tutmak, bir gencimize ulaşmak için ter döken nice gönül insanımız var. Türkiye’den ve dünyadan imam hatiplerin kurulması, yaşaması için varını yoğunu seferber etmiş nice hayırseverimiz var. Rabbim o güzel insanların hepsinden razı olsun. Vefat edenlerin mekânı cennet olsun. Son 22 yıldır genel başkan olarak, milletvekili olarak, başbakan olarak şimdi de cumhurbaşkanı olarak, milletimizin verdiği yetki ve sorumlulukla, yol arkadaşlarımla Türkiye’ye hizmet ediyor, hizmetkâr olmanın gurur ve şerefini üzerimizde taşıyoruz. 22 yılda ülkemiz için çok eserler hayata geçirdik, çok hizmetler ürettik. Yollar, köprüler, hastaneler, konutlar, şehirler, okullar inşa ettik. Ekonomide, savunmada, ticarette ülkemizi büyüttük. Her alanda ülkemize ilkleri yaşattık. Kırılmaz denilen rekorları hamdolsun kırdık. Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, tarımda, ticarette, iç güvenlikte, dış güvenlikte, aklınıza gelecek her alanda Türkiye’yi ilklerle tanıştırdık. Türkiye’yi, dünyanın ve bölgesinin parlayan yıldızı haline getirdik, itibarını artırdık. Tabi ki bunları tamamı önemlidir, kıymetlidir. Bizim için şeref payesidir. Bunların hiçbiri bizim mücadelemizin asıl gayesi değildir. Şahsen benim için geçmişten bugüne gelen, son nefesime kadar üzerimde taşıyacağım, hatta rabbimin huzurunda bile bana şahitlik edecek makamım, bir rütbem ve sıfatım var o da imam hatipli olmaktır. Bana ömrüm boyunca yaptığın şeyi, ortaya koyduğun tek bir eseri söyle deseler, tereddüt etmeden vereceğim cevap açıktır. İmam hatip okullarının önündeki engelleri kaldırmaktır, imam hatiplerin sayısını ve eğitim kalitesini artırmaktır. Her şey gelip geçer, Bütün makamlar, rütbeler, sıfatlar gelip geçer ama toprağa attığınız tohum, gül bir çınara dönüşür, yüzyıllar boyunca gölgesinde medeniyetle inşa eder. Rahmetli büyüklerimiz işte bu tohumu toprağa attılar. Bedel ödeme pahasına bu tohumları samimiyetle toprağa serptiler. Biz de yeni tohumlar attık, Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırdı. Var olanlara gözümüz gibi baktık, koruduk, kolladık. Fidana, ağaca dönüşmesini sağladık. İmam hatipleri kuranlar sadece 3-5 kişiydi. Biz bir avuçtuk. Şimdi görüyorum ki sel olduk, çağlayan olduk, deniz olduk, hatta okyanus olduk. Sevgili imam hatipli kardeşim. Sen varsın, sen işte buradasın. Sen iftiharla ayaktasın. Sen eskisinden daha çoksun. Eskisinden daha güçlüsün. Şunu unutma; Sen varsan, şehadetleri dinin temeli olan ezan, yurdumun üstünde edebi inleyecek, ebedi okunacak. Sen varsan Allahu Ekber nidaları semalarımızdan eksilmeyecek. Sen varsan rengini şehitlerimizin kanından alan bayrağımız, nazlı nazlı dalgalanmaya devam edecek. Sen varsan bu millet, mazlumların umut kaynağı olmaya devam edecek. İşte biz imim hatipliler olarak en başta bunu başardık. İstiklal marşımızın o ruhunu yaşattık” ifadelerini kullandı.

“86 yıllık mahzunluğun ardından Fatih’in emanetine sahip çıktık”

86 yıllık mahzunluğun ardından Fatih’in emanetine sahip çıktıklarını hatırlatan Erdoğan, “O ulu mabedini mümin yüreklerle biz buluşturduk. Ayasofya’nın İstanbul’un, Türkiye’nin, İslam aleminin kalbindeki sızıyı hamd olsun biz dindirdik. Şunu bütün zerrelerimizle söyledik; ’Hakkıdır Hür yaşamış bayrağımın hürriyet, hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal’ Bizim dün yolumuz buydu, bugün yolumuz budur. Allah ömür verdikçe yarında istikametimiz işte bu olacaktır. Sevgili gençler, şunu çok net söylemek isterim; Bu ülkenin her bir vatandaşı bizim için değerlidir. Bu ülkedeki her insan bizim göz bebeğimizdir. Biz okullar arasında ayrım yapmıyoruz. Bu ülkenin her bir okulu da bizim için çok mühimdir ama imam hatipliler bir ihtiyat neticesinde ortaya çıkmış ve hamd olsun varlık sebeplerini hakkıyla ifa etmiş eğitim yuvalarıdır. İmam hatipler her safhası mücadeleler ile dolu bir asırlık mazisiyle direnişin ve dirilişin sembolüdür. Arif Nihat Asya’nın şu şiirini sizlere özellikle hatırlatmak isterim; ’Biz kısık sesleriz. Minareleri sen ezansız bırakma Allah’ım. Cihat meydanları pehlivansız bırakma Allah’ım. Kahraman bekleyen yığınlarını kahramansız bırakma Allah’ım. Yarının yollarında yılları da Ramazansız bırakma Allah’ım. Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız ve vatansız bırakma Allah’ım. Müslümanlıkla yoğrulan yurdu Müslümansız bırakma Allah’ım. Kardeşlerim, biz imam hatipliler olarak işte bunun için varız. Minareler ezansız kalmasın diye varız. Cihat meydanları pehlivansız kalmasın diye varız. Kahraman ordumuz kahramansız kalmasın diye varız. Bir vatanımız var. Bir vatanımız hep var olsun diye varız. Müslümanlıkla yoğrulan yurdumuz Müslümansız kalmasın diye varız. En başından itibaren mücadelemiz bunun içindir. Şunu asla unutmayın sevgili gençler; eğer bu topraklardan Müslümanlığı, ezanı, minareyi, camiyi, Kuran’ı çekip alırsanız geriye inanı hiçbir şey kalmaz. Geride millet de, memleket de kalmaz” diye konuştu.

“Vatanımız çok açık ve tehlikeli bir saldırının altındadır”

‘Bu topraklar iki asırdır saldırı altında’ ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şuna dikkat edin. En çok da imanımıza saldırıyorlar, inanç değerlerimize, ilim ve irfan yuvalarımıza saldırıyorlar. Şunu çok iyi biliyorlar; ezan yoksa, cami yoksa, Kur’an yoksa, iman yoksa vatan yoktur, millet yoktur, Türkiye yoktur. İmam hatip mücadelesi bir vatan savunmasıdır. İmam hatip mücadelesi iman mücadelesidir. Bir varlık, yokluk mücadelesidir. Hatırlayın, 100 yıl önce toplarıyla, tüfekleriyle, tanklarıyla, uçaklarıyla geldiler ama bu aziz toprakları işgal edemediler. Milletin iman dolu göğsünü aşamadılar. Bu milleti imanından koparmadan işgal edemeyeceklerini anladılar. Bu milleti ruh köküyle bağını kesmeden asla eser alamayacaklarını anladılar. Onun için içeriden ve dışarıdan iman kalemizi kuşatmaya çalışıyorlar. Hainlikle, ajanlarıyla, paralı askerleriyle, her türlü yalan ve iftirayla, kışkırtmayla, aileye, ahlaka, geleneklerimize yönelik ellerindeki her türlü aparatla özellikle imanımızı hedef alıyorlar. Dün topraklarımızı nasıl işgal edemediyseler bugün de iman kalemizi kuşatmayacaklar. Bu memleketin her biri evladı vatanı için canını ortaya koyacaktır ama imam hatipliler hem canlarını hem mallarını hem akıllarını ortaya koyacak, vatan ve iman savunmasında yine ön safhada yerini alacaktır” şeklinde konuştu. Sevgili gençler, medya ve sosyal medya; kötü emeli olan, imanımıza ve vatanımıza kast eden ellerde birer işgal silahına dönüşmüştür. Gençliğin ahlakı, imanı, aile kurumu, vatanımız çok açık ve tehlikeli bir saldırının altındadır. Masum gibi görünen, sanki eğlenceymiş görünen bütün o içerikler, sinsi bir ur gibi milletimizin ve gençlerimizin imanını hedef almaktadır. Bu işgal saldırısını püskürtecek, bununla baş edecek, imanını ve vatanını en önde savunacak olanlar sizler olacaksınız” şeklinde konuştu.

“Filistinliler Ramallah, Gazze’de daracık toprak parçalarına sıkıştırıldılar”

Gazze’de 11 yıldır insanlık dışı soykırımın devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistin toprakları 1918’de Osmanlı devleti oradan çekildiği günden bugüne Siyonistler tarafından karış karış işgal ediliyor. Filistinliler Ramallah, Gazze’de daracık toprak parçalarına sıkıştırıldılar. Şimdi İsrail, hem Batı Şeria’da hem de Gazze’de soykırım yaparak, oraları da işgal etmeyi hedefliyor. Dün gencecik bir evladımızı, Ayşenur Ezgi Eygi’yi alçakça katlettiler. Bugüne kadar 17’i bini çocuk, 41 bin masum sivili öldürdüler. Çocuk, kadın, genç, yaşlı demeden barbarca saldırıyorlar, kan döküyorlar. Gazze’de bir İsrail-Filistin savaşı değil, yayılmacı Siyonizm ile vatanlarını koruyan Müslümanların mücadelesi var. Gerek ülkemiz içinde, gerek İslam ülkelerinden bazıları bu meseleyi kendisinden uzak bir mesele olarak görüyor ve fena halde yanılıyorlar. Daha önce de söyledim; İsrail, Gazze’de durmayacak. İsrail, eğer bu şekilde devam ederse Ramallah’ı da işgal ettikten sonra gözünü başka yerlere dikecek. Sıra bölgedeki diğer ülkelere gelecek. Lübnan’a, Suriye’ye gelecek. Dicle ve Fırat arasındaki vatan topraklarımıza göz koyacaklar. Önünde poz verdikleri her haritayla bunu açık açık söylüyorlar. Sadece Gazze’yi işgal ile yetinmeyeceklerini şimdiden ilan ediyorlar. Biz onun için ’Hamas, Müslümanlar adına direniyor’ diyoruz. Biz onun için ’Hamas sadece Gazze’yi değil, İslam topraklarını Türkiye’yi savunuyor’ diyoruz. İsrail’in devlet terörünün karşısında durmak, bizim için İslami bir vazifedir, imani bir vazifedir, vatani bir meseledir, tabii ki milli bir meseledir. Böyle kritik bir dönemde İslam ülkeleri bir an önce uyanmalı, tehlikenin farkına varmalı ve iş birliğini daha da artırmalıdır. Mısır ile Suriye ile attığımız yeni adımlar büyüyen yayılmacılık tehdidine karşı dayanışma hattı oluşturulmaya yöneliktir. Bütün İslam ülkeleri nerede duracağı belirsiz İsrail işgaline karşı ortak tavır takınmalıdır. Biz en başından itibaren bu çağrıyı yapıyoruz. İsrail şımarıklığını, İsrail haydutluğunu, İsrail’in devlet terörünü durduracak yegane adım, İslam ülkelerinin ittifakıdır diyoruz. Şunun bilinmesini isterim; Mısır ile başlattığımız yeni süreç Gazze’nin, Filistin’in hayrına olacaktır. Diğer komşu ülkelerle yürüttüğümüz temaslar, bölgemizin faydasına olacaktır. İçimizdeki bedhahların ne dediğine bakmadan, bölgemizdeki dostlarımızın sayısını artırmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin dış politikada manevra alanını genişleterek, her türlü adımı bundan sonra da kararlılıkla atacağız” dedi.

26 Ağustos’ta Sultan Alparslan ve ordusunun muhteşem zaferini, Malazgirt Zaferi’nin 953’üncü yıl dönümünün gururla icra edildiğini hatırlatan Erdoğan, “Geçen hafta Malazgirt’le başlayan, Anadolu’daki zaferlerimizin son halkası olan 30 Ağustos zaferimizi coşkuyla kutlattık. Türk ordusuzu tarihte muhteşem zaferlere götüren hiç kuşkusuz göğsündeki imanıdır. Alparslan ve ordusu Malazgirt’te zaferi iman ile kazandılar. Ordumuz imanıyla zafer kazandı. Türk Silahlı Kuvvetleri demek peygamber ocağı demektir. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin göğsünden imanı alırsanız geriye bir şey kalmaz. Bunun acı örneklerini yakın geçmişte gördük. Başörtüsüyle, kılık kıyafetle, imam hatiplilerle, ilim ve irfan yuvalarıyla uğraşan ordunun kabiliyetini nasıl yitirdiğine dışardan çok, içeriyle uğraşarak milletin nazarında nasıl yanlış yere oturduğuna hep birlikte şahitlik ettik. Milletimizin göz bebeği kahraman ordumuz hiç hak etmediği sıfatlarla anılır oldu. Yanlış ellerde ordumuz yıpratıldı, örselendi, güven kaybına uğradı. Sokaklarımızda sarıklı, sakallı insanların kovalandığı, subaylarımızın baş örtülü annelerinin kışlaya alınmadığı vesayetçi dönemlerde FETÖ’cü vatan hainlerini ordumuzun kılcallarına kadar yerleştirdiler. 15 Temmuz’da biz bu hainleri temizledik. Ordumuzu ölümcül bir urdan kurtardık ve şimdi ordumuz hamd olsun aslına, özüne dönüyor. Malazgirt’teki, Çanakkale’deki ruh ordumuzda yeniden kök salıyor. FETÖ’cü hainlerden ve vesayet artıklarından temizlendikçe ordumuz terör örgütleriyle mücadelede, vatan savunmasında destanlar yazıyor” dedi.

Kategoriler
SİYASET

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bu kılıçları kime çekiyorsunuz, şimdi bunlarla ilgili araştırmalar yapılıyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi’nin mezuniyet töreninde yaşananlar ile ilgili, “Geçenlerde mezuniyet töreninde bazı istismarcılar ortaya çıkmak suretiyle kılıçlar çektiler. Bu kılıçları kime çekiyorsunuz? Bunlarla ilgili olarak şuanda araştırmalar yapılıyor ve oradaki birkaç tane kendini bilmez, bunlar da evelallah temizlenecek” dedi.

Bu ordunun milletin ordusu olduğunu ifade eden Erdoğan, “Bu ordu milletin her bir ferdinden teşekkül eden bir ordudur. Bu ordu milletindir ve milletin göz bebeğidir. Millet olarak kahraman ordumuzun, kahraman mensuplarıyla gurur duyuyoruz. Şunun da çok net bilinmesini isterim, ordumuzun tekrar yıpratılmasına izin vermeyiz. Geçenlerde mezuniyet töreninde bazı istismarcılar ortaya çıkmak suretiyle kılıçlar çektiler. Bu kılıçları kime çekiyorsunuz. Şimdi bunlarla ilgili olarak araştırmalar yapılıyor ve oradaki birkaç tane kendini bilmez bunlar da evelallah temizlenecek. Biz buralara durup dururken gelmedik. Bu 30 kişi olabilir, 50 kişi olabilir kim olursa olsun bunların ordumuzun içinde bulunması mümkün değil. Bunları ordumuzun içinden temizleyeceğiz. 3 tane birinci olan kızımız var. Bunlardan birinin ismi İkra. 3 kardeş. Manisalı, birinci oldu. Diğer 2’si, onlar da birer Anadolu yavrusu fakat bu oyuna nasıl geldiler, gelindi. Şimdi çalışmalarımızı yapıyoruz ve bu konuyla ilgili olarak da üniversitemizle görüşmelerimi yaptık. Kara Kuvvetleriyle görüşmelerimizi yaptık, Milli Savunma ile görüşmelerimizi yaptık ve bunların süratle temizlenmesi içinde adımlarımızı atıyoruz. Ordumuzun üzerinden siyasi hesap görülmesine müsaade etmeyiz. Tüm dünyada üstün disipliniyle bilinen ordumuz içinde buna zarar verecek durumu görmezden gelmez, demokratik denetim mekanizmaları çerçevesinde gerekli adımları mutlaka atarız ve atacağız” diye konuştu.

Kategoriler
SİYASET

Başkan Ömeroğlu: “Dilovası’nın sınırlarını dahi bilmeyenler muhalefet yapmaya kalkmasın”

Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, eylül meclis toplantısında yaptığı konuşmada, “Dilovası’nın sınırlarını dahi bilmeyenler muhalefet yapmaya kalkmasınlar. Varsa plan ve projeleriniz birlikte değerlendirelim. Dilovası için gelin, muhalefeti ve iktidarı ile birlikte çalışalım.

Dilovası Belediyesi’nin 2024 yılı dönemi eylül ayı olağan meclis toplantısının 1. birleşimi, Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, ilçeye yönelik projeler, yapılması planlanan yatırımlar ve belediyenin öncelikli çalışma konuları ele alındı. Meclis üyeleri, çeşitli gündem maddelerini değerlendirerek önemli kararlar aldı.

“Dilovası’nın sınırlarını dahi bilmeyenler muhalefet yapmaya kalkmasınlar”

Toplantıda konuşan Başkan Ömeroğlu, “İlçemiz dışında yaşanan olayları dahi bize mal etmeye çalışanlardan ricamız, öncelikle konu hakkında bilgi sahibi olmalarıdır. Dilovası’nın sınırlarını dahi bilmeyenler muhalefet yapmaya kalkmasınlar. Varsa plan ve projeleriniz birlikte değerlendirelim. Dilovası için gelin, muhalefeti ve iktidarı ile birlikte çalışalım. Halkı yanlış bilgilerle yanıltmayalım” dedi.

Başkan Ömeroğlu, halkın kullanımına sunulacak sosyal tesislerle ilgili çalışmaların da devam ettiğini belirtti. Ömeroğlu, “Belediye olarak işleteceğimiz tesislerde, hedefimiz halkımızın en iyi şekilde faydalanabileceği hizmetleri sunmaktır” diye konuştu.

Toplantının sonunda gündemdeki maddeler oy birliğiyle karara bağlanarak bir sonraki meclis toplantısının tarihi belirlendi.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version