Başiskele’de 2025 yılı boyunca ’KALE’ markası altında yürütülen projeler, kadınların gücüne güç kattı, aile bağlarını pekiştirdi.
Başiskele Belediyesi, 2025 yılında KALE markasıyla “En Sağlam Kalemiz, Ailemiz” mottosuyla yürüttüğü kadın ve aileye yönelik çalışmaları paylaştı. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğünce çalışmaların sürdüğü Aile Danışma ve Yaşam Merkezi’nde bin 87 vatandaş psikolojik danışmanlık konusunda uzmanlardan profesyonel destek aldı. Sağlıklı yaşam bilinciyle bin 271 kişi diyetisyen hizmetlerinden yararlandı. Aile Akademisi eğitimlerine ise 260 vatandaş katıldı.
“Ruhuma İyi Bak” atölyesinde 212 vatandaşa içsel yolculuğuna odaklanırken; Anne-Çocuk Atölyesi 344 katılımcı ile ebeveyn-çocuk bağını kuvvetlendirdi. Doğal yaşamı destekleyen Aromaterapi Atölyesi ise 82 kadını ağırladı.
Kadınlar mesleki beceri kazandı
Başiskele Meslek Edindirme Kursları (BAŞ-MEK), 2025 yılında da kadınlara çeşitli mesleki ve hobi amaçlı eğitimler vererek yeteneklerini keşfetme imkanı sundu. BAŞ-MEK bünyesinde 24 farklı kurs merkezinde ve dikiş nakıştan iğne oyasına, filografiden hat sanatına kadar 16 ayrı branşta bin 161 kadın kursiyer eğitim alarak mesleki beceri kazandı. Geleceğin şeflerini yetiştiren Pastacılık Akademisi, 121 yeni şef adayını mezun ederek sektördeki yerini sağlamlaştırdı.
Kadınların el emeği ürünlerinin satıldığı BAŞKEM Mağazası’nda da 630 ürünün satışı gerçekleştirildi. Bu satışlardan elde edilen 242 bin 619 TL’lik gelir, doğrudan kadın üreticilerin bütçesine katkı sağladı.
Yeni kurulan yuvaların temellerini sağlamlaştırmak amacıyla düzenlenen Evlilik Okulu’ndan 122 çift faydalanırken, bebek heyecanı yaşayan aileler de unutulmadı. “Hoş Geldin Bebek” projesi kapsamında 400 aileye ulaşılarak sevinçlerine ortak olundu.
Başiskele’de kadınların iş ve sosyal hayattaki görünürlüğünü artırmak ve kadınları bu alanlarda daha güçlendirmek, kadınların fırsat eşitliğini sağlamak ve aileyi daha çok kuvvetlendirmek için amacıyla 2025 yılında her aya yayılan organizasyonlar da yapıldı.
Kadın girişimcileri ve yerel alışveriş kültürünü desteklemek amacıyla 14-15 Şubat tarihlerinde Baş’ka Fest düzenlendi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Merve Gülcemal ile özel bir söyleşi programı gerçekleştirildi. 23 Nisan’da Aile Yılı Fotoğraf Yarışması Ödül Töreni ile aile bağları sanata yansıtıldı. Mayıs ayında da yoğun bir takvim uygulandı. 11 Mayıs’ta Anneler Günü Kadın Konseri, 15 Mayıs’ta Aile Haftası’na özel “Aile Yürüyüşü” etkinliği ve 28 Mayıs’ta BAŞ-MEK Yıl Sonu Kapanış Programı yapıldı. 9-10 Ağustos tarihlerinde ise 5. Geleneksel BAŞKEM Kadın El Emeği Festivali ile kadın üreticiler bir araya getirildi.
https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/adaleti-gormeyi-beklerken-gorme-yetisinden-oldu-0-xtthRjGC.mp4 Kocaeli’de 2017 yılında çalıştığı şantiyede iş makinesinin altında kalarak hayatını kaybeden İsmail Bayraktar’ın ailesi, 8 yıldır hukuk mücadelesini sürdürüyor. Yaşadığı ağır travmaya bağlı olarak görme yetisini kaybetme noktasına geldiğini, eşinin ise kansere yakalandığını söyleyen acılı anne, “Yaşayan bir ölü gibiyim. Gecem gündüzüme karıştı” dedi.
Edinilen bilgiye göre, 8 yıl önce bir beton santralinin şantiyesinde meydana gelen kazada, 39 yaşındaki İsmail Bayraktar yaşamını yitirdi. Olayın ardından başlatılan hukuk sürecinde sanıklara verilen hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi ve hükmedilen tazminatın tahsil edilememesi, aileyi hukuk mücadelesine sevk etti.
“1 milyon TL’lik tazminat ödenmedi”
İsmail Bayraktar’ın hayatını kaybetmesinin ardından açılan maddi tazminat davasında mahkeme, Bayraktar ailesi lehine yaklaşık 1 milyon liraya yakın tazminata hükmetti. Ancak aradan geçen yıllara rağmen bu bedelin hiçbir kısmının aileye ödenmediği öğrenildi. Aile, hem verilen hapis cezalarının fiilen infaz edilmemesi hem de hükmedilen tazminatın tahsil edilememesinin, yaşadıkları adaletsizlik duygusunu daha da derinleştirdiğini dile getirdi.
“Kendi işi olmayan bir göreve gönderildi” iddiası
Ağabeyinin ölümüne yol açan süreci anlatan Ali Bayraktar, “Aynı firmada abim beton, ben hafriyat bölümündeydim. Abimin görevi belliydi ancak müdürü tarafından kendisine işi olmayan bir görev verildi. İnsanların yürüyerek girmesinin yasak olduğu, kepçenin ve tırların girebileceği bir alana abim gönderilerek kameraların silinmesi istendi. Abim, kamerayı silmek için gittiği alanda vahim kazayı geçirdi. 2017 yılının Kasım ayında kepçenin altında kalarak hayatını kaybetti” dedi.
Dava sürecine ilişkin Bayraktar, “Davayı kazandık. Cezayı alanlar M.S., H.A. ve kepçe operatörüydü. Verilen ceza 4’er yıldı ancak paraya çevrildi cezaları ve cezaevine girmediler. Maddi tazminat davasında ise o günün parasıyla avukat masrafları dahil yaklaşık 1 milyona yakın bir bedel vardı. Onu da hiçbir şekilde ödemediler. Ne aradılar ne sordular. Biz ise her gün büyüdüklerini görüyoruz. Her şeyin hukuk yoluyla çözülmesini istiyoruz. Bir gün yaptıkları dolandırıcılık ortaya çıkacak. Yetim hakkı yiyerek büyünmez. Devletimizin de bir gün bu işi çözeceğine inanıyorum. O günü dört gözle bekliyoruz” diye konuştu.
“Seni hangi kepçeyle ezdiler?”
Yaşanan sürecin aile üyeleri üzerinde ağır tahribat oluşturduğunu belirten Bayraktar, babasının kansere yakalandığını ve çocukların psikolojisinin bozulduğunu söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kızı babasına mezarda, ’Baba kalk, ben seni iyileştireceğim. Senin ne işin var burada? Biz daha balık tutmaya gidecektik, gezecektik, beni sen okuldan alacaktın. Seni hangi kepçeyle ezdiler? Ben gidip kendi cezasını ben vereceğim’ diyor. Bunu söyleyen 12 yaşında bir kız çocuğu. Bu kelimeleri kullanan bir çocuk. İnsanın içi parçalanıyor. Buna hangi vicdan dayanır, hangi yürek dayanır? Abim İsmail öldüğünde oğlu 14, kızı 3 yaşındaydı. O zamanlar kızı konuşmayı kesti, 7 yaşına kadar neredeyse hiç konuşmadı. Bu süreçte otizmli oldu. Babam bu süreçte çocuğunun kahrından kanser oldu, biz de yeni öğrendik, son evre. Kendisine bunu söylemedik.”
Acılı anne: “Ben artık ağlamaktan göremiyorum, gözlerim bozuldu”
77 yaşındaki anne Mevlide Bayraktar, yaşadıkları üzüntünün tüm ailenin sağlığını bozduğunu söyledi. Gözyaşlarının hiç dinmediğini belirten Bayraktar, “Yıllardır bu acının içindeyim. Ömrümü çürüttüm, ömrüm tamamen bitti. Hayatta yaşayacak gibi değilim. Yaşayan bir ölü gibiyim. Gecem gündüzüme karıştı. Çocuklarımın yüzüne bakamıyorum. Ölen oğlumun kızını alıp mezarlığa gidiyorum. Kızı, babasının kim ezdiğini soruyor ama cevap veremiyorum. Psikolojimiz bozuldu. Eşim kanser hastası oldu, ben artık ağlamaktan göremiyorum, gözlerim bozuldu. Hiç halimizi hatırımızı sormadılar” ifadelerini kullandı.
“Bir çukura düştüm, çıkamıyorum”
Eşinin ölümünden sonra hayatının altüst olduğunu ve iki çocuğu için ayakta kalmaya çalıştığını anlatan Aslaniye Bayraktar da, firmanın verdiği destek sözlerini tutmadığını belirterek, “İki çocuğum için mücadele ediyorum. İki kayınbiraderim maddi olarak bana destek oluyor. Firma sahibi bize söz verdi, ’Destek olacağız’ dediler ama hiçbir zaman arkamızda olmadılar. Onları Allah’a havale ediyorum. Onlar rahat yatıyor, biz rahat yatamıyoruz. Çocuğumun sıkıntıları var, onunla yaşıyorum. Kendi çocuğumun derdine düştüm. Oğlum büyüdü, askerliği var. Hepsi bir yük olarak omzumda duruyor. Gidiyorum eşimin mezarına, onunla konuşup dönüyorum. Topraklara sarılıyorum. Onlar çoluğuyla çocuğuyla rahat rahat oturuyor. Eşimle çok güzel bir evliliğimiz vardı. 16 yıl evli kaldık. Bir çukura düştüm, çıkamıyorum. Eşimi adeta joker gibi kullandılar” şeklinde konuştu.
“Amacımız para değil”
Babasını kaybettiğinde 14 yaşında olan, bugün ise 22 yaşına gelen Alper Bayraktar, 8 yıldır yaslarını dahi tutamadıklarını vurguladı. Sürekli bir hukuk mücadelesi içinde olduklarını belirten Bayraktar, “Bu süre boyunca acımızı yaşayamadık. Hep bir mücadele, hep bir koşuşturma içinde kaldık. Biz adaletin yerini bulmasını istiyoruz. En büyük temennimiz bu. Bizim amacımız para değil. Biz adaletimizi istiyoruz. Acımızı yaşamak istiyoruz” cümlelerini kullandı.
Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, Başiskele Halk Eğitim Merkezi’nin kadın eğitmenleriyle bir araya gelerek kadınların üretime ve sosyal hayata katılımının önemine dikkat çekti. Özlü, “Güçlü kadın; güçlü aile, güçlü şehir ve güçlü Türkiye demektir” dedi.
Başiskele Belediyesi Antik Köfte ve Restoran’da gerçekleştirilen buluşmada, kadınların eğitimde, üretimde ve sosyal hayatta üstlendiği roller konuşuldu. Kadın istihdamının güçlenmesinin Türkiye’nin ekonomik gelişimi için hayati rol taşıdığını belirten Başkan Özlü, Halk Eğitim Merkezi’nin bu noktada önemli bir görev üstlendiğini söyledi.
“Güçlü kadın; güçlü aile, güçlü şehir ve güçlü Türkiye demektir”
Özlü, şunları kaydetti:
“Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’müz koordinesinde Başiskele Meslek Edindirme ve Hobi Kursları (BAŞ-MEK) çatısı altında Başiskele Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle ilçemizin dört bir tarafında verilen her kurs, ilçedeki kadınlarımızın meslek edinmesine, aile ekonomisine katkı sağlamasına, sosyalleşmesine ve daha fazla özgüven kazanmasına vesile oluyor. Güçlü kadın; güçlü aile, güçlü şehir ve güçlü Türkiye demektir. Bu kapsamda bizler de Başiskele’de kadınlarımızın daha fazla üretmesini, ilçemizi daha da güzelleştirmesini istiyoruz. Sizlerin de büyük emekleri ile kadınlarımıza değer katacak hizmetler ve eserler üretiyoruz.”
Başkan Özlü, kadın eğitmenlerin de büyük emekleri ile kadınlara yönelik hizmetler ürettiklerini sözlerine ekledi.
https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/enkazda-ailesini-kaybeden-genc-kiza-akrabasi-sahip-cikacak-0-DZeGDwWF.mp4 Kocaeli’nin Gebze ilçesinde çöken binanın enkazında aynı aileden 4 yakının kaybeden Nurettin Memoğlu, hastanede tedavi altında bulunan 18 yaşındaki Dilara Bilir’le ilgili, “Sadece kolu kırık ve vücudunda ufak tefek çizikler var. Mevla onu bize bağışladı. Onu güzel bir şekilde eğiteceğiz. Bu memlekete iyi bir evlat olması için annesi gibi hayırlı bir evlat olması için çabalayacağız” dedi.
Mevlana Mahallesi Issıkgöl Caddesi’nde altında eczane bulunan bina, dün saat 07.00 sıralarında henüz bilinmeyen bir sebeple çöktü. Binada kiracı olarak ikamet eden 5 kişilik Bilir ailesi enkaz altında kaldı. Yapılan ihbarlar üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi. Ekiplerin çalışmaları neticesinde gündüz saatlerinde aileden Muhammed Emir Bilir (12) ve Hayrunisa Bilir’in (14) cansız bedenine ulaşıldı. Ailenin büyük kızı Dilara Bilir (18) ise enkaz altından sağ olarak çıkarıldı. Arama ve kurtarma çalışmalarının 19’uncu saatinde baba Levent Bilir’in (44) cansız bedenine ulaşılmıştı. Babadan kısa süre sonra da anne Bilir’in cansız bedenine ulaşıldı. Bilir ailesinin cenazeleri, otopsi işlemlerinin ardından Gebze Çoban Mustafa Paşa Camisi’ne getirildi. Cenazeler, kılınan namazın ardından Merkez Mezarlığı’nda defnedildi. Defin sonrasında yıkılan bina bölgesinde taziye çadırı kurularak Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi ve dualar edildi. Taziye çadırında konuşan baba Levent Bilir’in dayısı Nurettin Memoğlu, hayatını kaybeden aile hakkında konuştu.
Çöken binanın enkazında aynı aileden 4 yakının kaybeden Nurettin Memoğlu, “Sabah saatlerinde bana haber verildi bir binanın yıkıldığına dair ve hemen yardım etmeye geldim ama burada sürprizle karşılaştım. Geldim baktım, kendi torunlarımız, çocuklarımız. Tabii elimizden gelen gayreti sarf etmeye çalıştık. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin anında seferber oldular” dedi.
“Hayırlı bir evlat olması için çabalayacağız”
Annesi, babası ve kardeşlerini kaybeden ve hastanede tedavi altında bulunan 18 yaşındaki Dilara Bilir’in durumu hakkında konuşan Memoğlu, “Ben görüştüm, sadece kolu kırık ve vücudunda ufak tefek çizikler var. Mevla onu bize bağışladı. Onu güzel bir şekilde eğiteceğiz. Bu memlekete iyi bir evlat olması için annesi gibi hayırlı bir evlat olması için çabalayacağız. Annesi, bu bölgede en az 10 bin kişiye Kur’an-ı Kerim’i öğretmiştir öyle bir cennet hatunu bir annesi vardı. İnşallah, evladımızda öyle olacak. Ailesinin öldüğünü şu aşamada söylemedik ama yanına psikologlar girip çıkıyor. Yavaş yavaş anlatacağız hemen kabulleneceğini zannetmiyorum, zaman alacak bu iş. Bunu bir şekilde kabullenecek Allah’tan geldik yine ona gideceğiz” diye konuştu.
Kocaeli’nin Gebze ilçesinde çöken binada son olarak kalan annenin de cansız bedenine ulaşıldı. Cenazelerin çıkarılmasından sonra açıklamalarda bulunan İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Aktaş, herkese başsağlığı dileyerek, “Bölgedeki 12 bina tedbirden tahliye edildi” dedi.
Mevlana Mahallesi Issıkgöl Caddesi’nde altında eczane bulunan bina, saat 07.00 sıralarında henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü. Binada kiracı olarak ikamet eden 5 kişilik Bilir ailesi enkaz altında kaldı. Yapılan ihbarlar üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi. Ekiplerin çalışmaları sonucunda gündüz saatlerinde aileden Muhammed Emir Bilir (12) ve Nisa Bilir’in (14) cansız bedenine ulaşıldı. Ailenin büyük kızı Dilara Bilir (18) ise enkaz altından sağ olarak çıkarıldı. Arama ve kurtarma çalışmalarının 19’uncu saatinde baba Levent Bilir’in (44) cansız bedenine ulaşılmıştı. Babadan kısa süre sonra da anne Bilir’in cansız bedenine ulaşıldı. Anne Bilir’in cenazesi hastane morguna kaldırıldı.
“Maalesef anne ve babanın da cansız bedenlerine ulaşıldı”
Cenazelerin çıkarılmasından sonra açıklamalarda bulunan İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Aktaş, “Maalesef anne ve babanın da cansız bedenlerine ulaşıldı. Baba Levent Bilir ve anne Emine Bilir’in cenazeleri de az önce çıkarıldı. Önce babanın cenazesi, daha sonra annenin cenazesi çıkarıldı. Maalesef ailenin dört ferdi vefat etmiş oldu. Sadece Dilara kızım evin büyük kızı sağ olarak çıkarıldı. Başımız sağ olsun. Allah rahmet eylesin diyorum. Dilara kızımıza da Allah’tan sağlık ve sıhhat diliyoruz. Biz kendisini bugün hastanede ziyaret ettik. Konuştuk da kendisiyle. Genel durumu Allah’a şükür iyi. Doktorlardan aldığımız bilgiye göre çok ciddi bir problem yok. İnşallah kısa sürede tedavisini olur ve saatine sağlığına kavuşur inşallah” diye konuştu.
“Bölgedeki 12 bina tedbirden tahliye edildi”
Yaklaşık 19 saatlik bir arama kurtarma çalışması yapıldığının altını çizen Bakan Yardımcısı Aktaş, “Bu arama kurtarma çalışmaları esnasında 628’i arama kurtarma personeli olmak üzere toplam 913 personel canhıraş bir şekilde görev yaptı ve zamanla yarıştılar. 161 kurtarma aracı yine bu çalışmalar sırasında kullanıldı. 6 tane köpek kullanıldı ve yine toplam 10 tane sismik enkaz altı görüntüleme ve dinleme cihazı aynı şekilde kullanıldı ve çok profesyonel, çok yoğun çalışma gerçekleştirildi. Bu saat itibariyle arama kurtarma faaliyetleri tamamlandı. Bundan sonra savcılığın yapacağı incelemelerden sonra enkaz kaldırma çalışmaları da yine devam edecek. Bölgedeki 12 bina tedbirden tahliye edildi. 12 binamızda oturan 45 aile mevcut idi. Bu ailelerden 23’ü belediyeye geri kalanı yakınlarının yanına yerleştirildi. Burada görev yapan gerek AFAD, UMKE, emniyet, jandarma personelimize ve yine Kocaeli Büyükşehir Belediyemizle, Gebze Belediyemizin çalışanlarına, Kızılay’ımıza ve onlarla beraber bütün STK’lara çok teşekkür ediyorum. Kamu kurum ve kuruluşların, sivil toplum örgütlerinin bütün personellerine canı gönülden teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun diyorum, tekrardan başımız sağ olsun. Milletimizin başı sağ olsun. Ölenlerimize Allah rahmet eylesin” şeklinde konuştu.
https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/10/bakan-yardimcisi-aktas-maalesef-az-once-cansiz-bedene-ulasildi-0-vSchKJTW.mp4 İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Aktaş, Kocaeli’nin Gebze ilçesinde çöken binaya ilişkin yaptığı açıklamada, “Maalesef az önce cansız bedene ulaşıldı. Bir çocuk bedeni olduğu değerlendiriliyor, onun cansız bedenine ulaştık. Erkek çocuk olduğunu değerlendiriyoruz maalesef. Ailenin diğer fertlerinin kurtarılması için müdahale devam ediyor. Ümidimiz ve duamız ailenin diğer fertlerine canlı olarak ulaşmak ve kurtarmak” dedi.
Bakan Yardımcısı Aktaş, çöken binanın önünde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Aktaş, “Mevlana Mahallemizde 07.30 sıralarında arkamızda bulunan binada göçük meydana geldi. Zemin artı 5 katlı bir bina. Binanın ikinci katında 5 kişilik aile ikamet ediyordu, diğer daireler boştu, şükür. Binanın yıkılmasıyla, ihbar alınmasıyla birlikte çok hızlı şekilde bütün ekipler harekete geçti, müdahaleye başladı. Başta AFAD ekiplerimiz olmak üzere, belediye ekiplerimiz, emniyet ekiplerimiz ve diğer kamu, kurum ve kuruluşların ekipleri hızlı bir şekilde enkaza müdahaleye etmeye başladı. Şuana kadar müdahale devam ediyor” dedi.
Aktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şuanda 480’i arama kurtarma ekibi olmak üzere, toplam 627 kişilik ekiple müdahalemiz devam ediyor. Maalesef az önce cansız bedene ulaşıldı. Bir çocuk bedeni olduğu değerlendiriliyor, onun cansız bedenine ulaştık. Erkek çocuk olduğunu değerlendiriyoruz maalesef. Ailenin diğer fertlerinin kurtarılması için müdahale devam ediyor. Ümidimiz ve duamız ailenin diğer fertlerine canlı olarak ulaşmak ve kurtarmak. Muhtemelen aynı yerdeler ve çalışma devam ediyor. Bir ses var. Bir kadın sesi olduğu değerlendiriliyor. Onunla ilgili de çalışmalar ağırlıklı olarak oraya yoğunlaştırıldı. Cansız bedeni bulunan erkek çocuğun Muhammed Emir Bilir’in olduğunu değerlendiriyoruz.”
Çalışmaların devam ettiğini bildiren Bakan Yardımcısı Aktaş, “Gebze Başsavcılığımızın koordinasyonunda, hem adli hem de teknik çalışmalar devam ediyor. Zamana ihtiyaç var. Tespiti yapılınca paylaşılacaktır. 9 binamızı tedbiren boşalttık. Çok ciddi bir bilgi veya belirti olmamakla beraber tedbiren boşaltıldı” ifadelerini kullandı.
Sabah saat 07.00 sıralarında Mevlana Mahallesi Issıkgöl Caddesi’nde altında eczane bulunan 6 katlı bina, henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü. Enkaz altında kaldığı değerlendirilen Levent Bilir, eşi Emine ve çocukları Nisa, Dilara ve Muhammed Emir’i kurtarma çalışmaları sürüyor.
Olay yerinde bekleyen mülk sahibinin yeğeni Kamil Gülmez, gazetecilere yaptığı açıklamada, binanın 2012 yılında kat karşılığı olarak yapıldığını söyledi. Binada teyzesi dahil 3 ailenin yaşadığını belirten Gülmez, şöyle konuştu:
“12 yıllık bina, çok eski değil. Şu an tek isteğimiz oradaki insanların dışarı sağ salim çıkması. Binada teyzem kendisi de oturuyordu. Ama hasbelkader evde yoktu dün akşam, olay esnasında. Sadece şu anda enkaz altında kalanlar kiracı olan 5 kişilik bir aile, tek bildiğimiz bu. Onun haricinde bir bilgimiz yok. Ama nasıl oldu, nasıl bitti, onunla alakalı hiçbir bilgimiz yok. Biz sadece içerideki insanların sağ salim bir şekilde çıkmasını temenni ediyoruz. 2012 yılında yapılmıştı, kat karşılığı verilen bir binaydı. Altta bir eczane vardı, alt katı. Üzerinde 3 tane dubleks vardı. 3 aile kalıyordu, 2 aile dışarıdaydı. Maalesef kiracı ailemiz içerideydi. Şu an onları bekliyoruz. Cenab-ı Allah inşallah onları da sağ salim çıkarmasını nasip eder bizlere.”
“2 yıl önce taşındılar”
Enkaz altında kalan Levent Bilir’in ilkokul arkadaşı olduğunu belirten Mustafa Türel ise ailenin yaklaşık 2 yıl önce mahalleye taşındığını ve kiracı olarak oturduklarını ifade etti. Türel, “Bilir ailesi burada kiracı olarak yaşıyor. Burada bir aile olarak bizim arkadaşımız Levent Bilir kardeşimiz, hanımı ve çocukları mevcut. Başka bir aile görünmüyor” dedi.
Türel, yakındaki metro inşaatına dikkati çekerek, “Burada metronun girişi var hemen şu tarafta. O binanın iki, üç parsel yanında da metronun baca çıkışı var. Tabii şu anda ne aşamada araştırıldı, araştırılmadı bilemiyorum ama böyle bir durum var” diye konuştu.
“Levent Bilir ile en son 3-4 gün önce görüştük”
Arkadaşı Levent Bilir’in kombi tamircisi olduğunu ve en son 3-4 gün önce görüştüklerini anlatan Türel, endişeli bekleyişlerinin sürdüğünü söyledi. Mustafa Türel, Biraz önce dinleme yapıldı. Açıkçası inşallah Rabbim kurtarsın. Çünkü hakikaten endişeli bir bekleyiş var. Arzu ettiğimiz şey inşallah kardeşlerimizin bir an önce oradan çıkarılması. Bir çalışma var, doğrudur. Ciddi bir kalabalık da var burada zaten” ifadelerini kullandı.
Başiskele Belediyesi, Başiskele’de ikamet eden ailelerin yeni doğan bebeklerine hediye paketleriyle destek oluyor.
“Sosyal Belediyecilik” anlayışıyla beşikten mezara kadar Başiskeleli her bir bireyin yanında olmaya devam eden Başiskele Belediyesi, “Hoş Geldin Bebek” projesi kapsamında Başiskele Ailesi’ne yeni katılan bebeklere özel olarak hazırlanan dolu dolu hediye paketiyle ailelerin mutluluklarını katlıyor. Başiskele Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmayla yüzlerce ailenin mutluluğuna ortak olunurken bir kez daha gönüllere dokunuldu, gönül bağları güçlendirildi. “Hoş Geldin Bebek” projesi kapsamında belediye ekipleri, son olarak 60 aileyi evlerinde ziyaret ederek hediyeleri teslim etti. İlk kez ve yeniden anne baba olan ailelere Belediye Başkanı Yasin Özlü’nün selamlarını ve hayırlı olsun dileklerini de ileterek, Başiskele ailesinin yeni üyelerine sağlıklı uzun ömürler dilediler.
Hoş geldin bebek paketinin içeriği
Pakette, yeni doğan bebeklerin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çeşitli ürünler yer alıyor. Bebek bezi,
ıslak mendil, hastane çıkışı, emzik, biberon, pişik kremi, şampuan, ateş ölçer, bebeğim büyüyor gelişim rehberi ve albümü yer alıyor.
Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı, yalnızca edebiyatın değil, hayatın merkezindeki konuların da konuşulduğu bir platform haline geldi. Bu yıl fuar kapsamında düzenlenen iki farklı söyleşide, aile yapısı, kültürel süreklilik ve dijital çağda ebeveynliğin değişen dinamikleri konuşuldu.
Uluslararası 15. Kocaeli Kitap Fuarı’nda bu yıl, aile yapısı, kültürel süreklilik ve dijital çağda ebeveyn olmanın zorlukları ele alındı. Eğitimci-yazar Dilek Cesur ve dijital dünyalar uzmanı Orhan Toker, ebeveynliğe dair geleneksel ve çağdaş yaklaşımlarıyla dinleyicilere hem duygusal hem de düşündürücü mesajlar verdi.
“Birliğin temeli aile, eksik olan ise mutlu çocukluk”
Birliğin Temeli Türk Dünyasında Aile Yapısı ve Kültürel Süreklilik başlıklı söyleşisinde Dilek Cesur, toplumun temelinin aileyle başladığını vurguladı. Katılımcılara duygusal ve düşündürücü mesajlar veren Cesur, anne ve babanın varlığının çocuğun hayatındaki yerini şu sözlerle anlattı; Bir annen ve bir baban varsa, kaç yaşında olursan ol çocuksun. Yaslanacak bir dizin, sığınacak bir yerin vardır.” Cesur, “mutlu çocukluk hatıralarının” erişilmesi en zor ve en değerli şey olduğunu vurgulayarak, çocukluğa dair eksikliklerin bireyin hayat boyu taşıdığı duygusal bir boşluk oluşturduğunu ifade etti.
“Amacın varsa uyanırsın”
Dilek Cesur’un altını çizdiği bir diğer konu ise bireyin yaşam enerjisi ve amacıydı. Her sabah insanı uyandıran şeyin sadece alarm değil, hayattaki amacı olduğunu söyleyen Cesur, depresyonun çözümünün bedeni ve zihni birlikte çalıştırmak olduğunu dile getirdi. Cesur, “Bugün bir kişinin yüzü benden dolayı tebessüm ederse, görevimi tamamlamış hissederim” diyerek, bireyin mutluluğunun toplumun mutluluğuna dönüşeceği mesajını verdi. Söyleşi sonunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Nagehan Malkoç, Cesur’a plaket takdim etti.
“Dijital çocukların ebeveyni olmak ayrı bir sanat”
Dijital Çocukların Ebeveyni Olmak başlıklı söyleşisinde Orhan Toker, dijital çağda çocuk büyütmenin geleneksel yöntemlerden ne kadar farklılaştığını çarpıcı örneklerle anlattı. Toker, çocuklarda artan kaygıya dikkat çekerek, “Şimdiki çocukların hepsinde bir kaygı var. Çünkü ortamı dinleyen, sürekli müdahale eden bir ebeveyn var” dedi. Toker, ebeveynlerin çocuk düşecek mi, kalkacak mı, haksızlığa mı uğradı gibi konularda aşırı hassas olmasının, çocukta özgüven sorunları doğurduğunu vurguladı.
“Diplomalar değil, yetenekler önemli”
Toker’in en dikkat çeken mesajı ise eğitim sistemine ve geleceğe dair öngörüleri oldu. Toker sözlerine şöyle devam etti: “Dünya artık diplomaların değil, birden fazla yeteneği olan insanların değerli olduğu bir yere gidiyor. Çocuğunuzun hangi okulda okuduğundan çok, neyi istikrarlı bir şekilde yapabildiği önemli” dedi. Ebeveynlerin çocukları için duyduğu gelecek endişelerinin, önümüzdeki 10 yıl içinde anlamını kaybedeceğini savunan Toker, bu süreçte önemli olanın çocukların potansiyellerini bastırmak değil, desteklemek olduğunu belirtti. Söyleşi sonunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Toker’e plaket takdim edildi.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 15. Kocaeli Kitap Fuarı öncesinde, ailelerin katılacağı ve Gazze’deki çocuklara barış mesajlarının gönderileceği “Kitap Bayrak Yarışı” düzenleyecek.
Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığınca organize edilen “Elden Ele, Nesilden Nesile; Kitap Bayrak Yarışı Gönüllerimiz Gazze’yle” etkinliği, 3 Ekim Cuma günü saat 17.00’de İzmit Atletizm Pisti’nde gerçekleştirilecek. Bu yıl ikincisi yapılacak etkinlik, kitap sevgisini kuşaklar arasında aktarmanın yanı sıra Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkati çekmeyi amaçlıyor.
4×100 metre bayrak yarışı formatında yapılacak yarışmada takımlar, anne, baba ve 6-15 yaş aralığındaki iki çocuktan oluşacak. Aileler, bayrak yerine kitap şeklinde tasarlanmış özel “stafet”leri taşıyacak.
Etkinliğin en önemli hedeflerinden biri de Filistinli çocuklara barış ve dayanışma mesajı göndermek olacak. Yarışmaya katılan her aile, Gazze’deki çocuklara yönelik barış ve kardeşlik temalı bir mektup yazacak. Yarışın sonunda son koşucu olan çocuk, stafet içindeki mektubu yetkililere teslim edecek ve mektup okunarak katılımcılarla paylaşılacak.
Yarışmaya katılan tüm ailelere tişört, kitap ve çeşitli hediyeler verilecek, dereceye girenler ise kupayla ödüllendirilecek.