Kategoriler
BELEDİYELER İzmit Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

İzmit’te depremzedelerin yaraları sarılıyor

Çeşitli yurtlara yerleştirilen depremzedeleri ziyaret eden İzmit Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü ekipleri aynı zamanda Yunus Emre Kültür Merkezi’ndeki depremzede destek noktasına da çalışmalarını sürdürüyor. İzmit Belediyesi ekipleri tarafından ziyaret sırasında depremzedelere çocuklar için oyuncak ve kırtasiye malzemeleri de götürülüyor. İhtiyaçlara cevap vermek adına çalışmalarını sürdüren ekipler, düzenli ziyaretlerine devam edecek.

Kategoriler
BELEDİYELER Çayırova Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Çayırova’da depremzedelerin tüm ihtiyaçları karşılanıyor

Depremzedelere kapılarını açan Çayırova Belediyesi, onların tüm ihtiyaçlarını karşılıyor. Belediye ekipleri tarafından depremzede aileler için gıda ve hijyen paketleri evlere ulaştırılıyor. Sevince Mağazası personelleri de randevu sistemiyle aileler ile özel olarak ilgilenip, kıyafet sorununu çözüyor. Sevince Mağazası’nın yanı sıra belediyenin sosyal yardım işleri deposunda kıyafet ve oyuncakların yer aldığı reyonlar da depremzede ailelerin hizmetine sunuldu. Sevince Mağazası ve sosyal işler deposu kıyafet reyonunda ailelere kıyafet desteği verilirken, aynı zamanda gıda ihtiyaçları da karşılanıyor.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER İzmit Haber Tüm Güncel Haberler

Merak uyandıran tünel

Kocaeli’nin İzmit ilçesindeki Akmeşe Atatürk Mahallesi’nde bulunan tarihi tünel merak uyandırıyor.

İran Ermenileri tarafından 1611 yılında kurulan ve o dönem “Armaş” ismini alan Akmeşe Atatürk Mahallesi’nde tarihi tünel bulunuyor. Vatandaşlar tarafından girişi kapatılan yapının, hangi dönemde inşa edildiği bilinmiyor. Vatandaşlar, sığınak amacıyla inşa edildiği rivayet edilen tünelin turizme kazandırılmasını istiyor.

“Tüneller ya geçiş içindir ya da sığınak içindir”

Akmeşe Cumhuriyet Mahalle Muhtarı Rahim Varol, “Akmeşe yıllar önce Ermeni yerleşkesiydi. Dedelerimiz bize Akmeşe’de bir tünel olduğunu, tünelin Kapaklı denilen yere kadar uzandığını ve Ermenilerin burayı kullanarak Kapaklı’ya gidip, talim yaptığını söylerlerdi. Tabii bu bir rivayet. Akmeşe’den Kapaklı bölgesine kadar 3-4 kilometre mesafe var. Sanırım Ermeniler tüneli güvenlik gayesiyle kullanmış. Tüneller ya geçiş içindir ya da sığınak içindir. Bu iki sebeple yapıyı kullandıklarını düşünüyoruz. Tünelin var olduğunu biliyorduk ama hiç görmemiştik. Akmeşe tarih kokan bir yer” dedi.

“Akmeşe’de toprak altında kalan çok gizli tarih var”

Akmeşe’nin tarihini anlatan Yazar Yakup Özkan, “Akmeşe’de ikili bir toplum yaşıyor. Önce Grekler, daha sonra 1600’lü yıllarda Ermeniler yaşıyor ve ikili bir toplum oluşuyor. En son 1920’li yıllarda mübadeleye bağlı olarak Ermeniler bölgeden gittikten sonra Lozan Antlaşmasına bağlı olarak muhacirler bölgeye geliyor” diye konuştu.

Tünelin horasan ve tuğla kullanılarak inşa edildiğini ifade eden Özkan, “O zamanlar güvenlik sorunu vardı. Kendi güvenliklerini sağlamak için gizli geçit yapılmış. Akmeşe’de toprak altında kalan çok gizli tarih var, ortaya çıkarılması gerekiyor. Tünelin merkezle sınırlı olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Kategoriler
DEPREM ÖZEL Tüm Deprem Haberleri

10 yaşındaki Haticenur, sattığı bileklik ve kolyelerin parasını depremzedelere bağışladı

Kocaeli’de yaşayan 10 yaşındaki Haticenur Yakut, kendi yaptığı bileklik ve kolyeleri satarak elde ettiği geliri depremzedelere bağışladı.

Kocaeli’de yaşayan 10 yaşındaki Haticenur Yakut, el emeği ile ürettiği bileklik ve kolyeleri hafta sonu Yahya Kaptan Pazarı’nda sattı. Annesi Halide Yakut ve babası Cemil Yakut ile birlikte Yunus Emre Kültür Merkezi’ndeki bağış noktasına gelen 10 yaşındaki Haticenur, satışlardan elde ettiği geliri Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen depremzedelere bağışlamak üzere teslim etti. Koordinatörler Hakan Yalçın ve Ozan Aksu duyarlılıklarından dolayı başta Haticenur olmak üzerek Yakut ailesine teşekkür etti. Depremzedeler için erzak yardımlarını da bağış noktasına teslim eden anne Halide Yakut, kızının duyarlı hareketinin çevresinden büyük ilgi gördüğünü belirterek, Haticenur’un ilerleyen haftalarda tekrar satış yaparak geliri depremzedelere göndermek istediğini söyledi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER Körfez Haber Tüm Güncel Haberler

Kocaeli’de tonlarca sahte deterjan ele geçirildi

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde bir depoda yapılan aramada 10 ton sahte sahte temizlik ürünü ele geçirildi.

Edinilen bilgiye göre, polis ekipleri Kuzey Mahallesi’nde bulunan bir depoda sahte temizlik ürünü bulunduğu bilgisi üzerine harekete geçti. Depo içerisinde inceleme yapan ekipler, yaklaşık 10 ton deterjan ile temizlik malzemesi ve ham maddesi, farklı markalara ait ambalajlar ve paketleme için kullanılan makineler ele geçirildi. Olaya ilişkin M.T. isimli şüpheli gözaltına alındı.

Kategoriler
Tüm Türkiye Haberleri TÜRKİYE

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Hindistan’da

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı için Hindistan’a geldi. Çavuşoğlu, temasları çerçevesinde başkent Yeni Delhi’de Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar ile görüştü.

G20 Hindistan Dönem Başkanlığı çerçevesinde 1-2 Mart tarihlerinde Yeni Delhi’de düzenlenecek G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda insani yardımlar ve afet yardımları, gıda ve enerji güvenliği, terörizmle mücadele, çok taraflılığın güçlendirilmesi ve kalkınma işbirliği başta olmak üzere küresel gündemde öne çıkan hususlarda görüş alışverişinde bulunulacak. Çavuşoğlu ayrıca Meksika, Endonezya, Güney Kore, Türkiye ve Avustralya’nın oluşturduğu MIKTA’nın 23. Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılacak.

Kategoriler
DEPREM ÖZEL Tüm Deprem Haberleri

Depremde yıkılan binalarla ilgili soruşturmalarda 203 şüpheli tutuklandı

Merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler 11 ili doğrudan etkiledi. Yıkılan ve imara aykırı değişiklik saptanan binalarla ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından sorumlu kişiler hakkında soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturmalar neticesinde, şüpheli sayısı 797, tutuklanan şahıs sayısı 203, adli kontrol kararı verilen 275 kişi olurken, 152 şahıs hakkında da yakalama kararı çıkarıldı. 67 kişi hakkında gözaltı talimatı verilirken, 9 şüpheli gözaltına alındı. Yurtdışında olduğu tespit edilen 5 kişi bulunurken, 19 şüphelinin de öldüğü belirlendi. İfadesi alınarak serbest bırakılanların sayısı 67 oldu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER İzmit Haber Tüm Güncel Haberler

Eşini öldüren sanıktan kan donduran sözler: “Bize büyü yapıldı, asılmak istiyorum”

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde eşini sırtından bıçaklayarak öldüren sanık, kendilerine büyü yapıldığını iddia etti. Sanık Hacı P., “Asılmak istiyorum. Eşimin yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum. Adapazarı’na gidip bakmak istiyorum. Sonra kendimi öldüreceğim” dedi.

Erenler Mahallesi Kamer Sokak’taki evde 30 Mart 2022 tarihinde meydana gelen olayda iddiaya göre, Hacı P. isimli şahıs, tartıştığı eşi Ayşe P.’yi sırtından bıçaklayarak yaraladıktan sonra 5 yaşındaki çocuğunu da yanına alarak kayıplara karışmıştı. Ayşe P. kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiş, şüpheli koca ise Sakarya’da gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

“Hacı bana, ‘Ayşe’ye cinler musallat olmuş’ derdi”

Olayla ilgili duruşma 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etti. Duruşmaya tutuklu sanık Hacı P., öldürülen Ayşe P.’nin ailesi, taraf avukatları ve tanıklar katıldı. Gelen belgelerin zapta geçirilmesinin ardından duruşmada tanık olarak dinlenen Koray İ., “Hacı aile dostumuzdur. Hacı eşinin psikolojik sorunları olduğunu söyleyerek benden yardım isterdi. Hacı eşini hastaneye götürmek istiyordu ancak Ayşe kabul etmiyordu. Hacı bana, ‘Ayşe’ye cinler musallat olmuş’ derdi. Ayşe, Hacı’ya küfrederek, ‘Neden aile sorunlarımızı başkalarına anlatıyorsun’ diyordu. Hacı ise ‘Seni hastaneye götürmek istiyorum ancak sen kabul etmeyince eşimizden, dostumuzdan yardım istiyorum’ diyordu. Ayşe’nin Hacı’ya karşı saldırgan davranışları oluyordu. Daha önce bana da üç harfliler musallat olmuş, Hacı yardımcı olmuştu. Ayşe’ye, ‘Benim başıma geldi, sana yardımcı olalım’ dediğimde kızıyordu” dedi.

“Ayşe büyü işleriyle uğraşıyordu, muskaları vardı”

Sanığın ve maktulün sürekli kavga ettiklerini söyleyen sanığın ablası Sultan A. ise, “Ayşe büyü işleriyle uğraşıyordu, muskaları vardı. Birden kendini kaybediyor, çıldırıyordu. Bir keresinde kaynar çaydanlığı eşinin üstüne atıyordu, zor tuttum. Başka bir gün ise engelli oğlumu bıçakla tehdit ettiğini duydum. Bunun üzerine evimden gitmelerini istedim” diye konuştu.

“Ayşe bana, ‘Hacı’yı eş olarak değil domuz olarak görüyorum’ dedi”

Ayşe’nin çok geçimsiz olduğunu söyleyen sanığın ablası Nazlı İ. de, “Ayşe balkona çıkar, ‘Sana karılık yapmayacağım, başkalarına yapacağım’ diye bağırırdı. Tüm mahalle kardeşimin çektiklerine şahittir. Ayşe bir keresinde mutfaktan bıçak alıp, ‘Seni öldüreceğim’ diyerek Hacı’nın üstüne saldırdı. Ayşe bana, ‘Ben Hacı’yı eş olarak değil domuz olarak görüyorum’ diyerek hocaya gitmek istediğini söyledi. Hacı ve Ayşe birlikte hocaya gittiler. Hoca, ikisine üç harflilerin musallat olduğunu söylemiş” şeklinde konuştu.

“Eşimin yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum”

Geçen celse eşini bıçakladığını hatırlamadığını söyleyen Hacı P. bugünkü savunmasında ise, “Asılmak istiyorum. Eşimin yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum. Adapazarı’na gidip bakmak istiyorum. Sonra kendimi öldüreceğim. Bize büyü yapıldı” dedi.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve eksikliklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

Kategoriler
DEPREM ÖZEL Tüm Deprem Haberleri

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Mandal: “Her 30 saniyede bir deprem görüyoruz bölgede”

Türkiye’yi yasa boğan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, araştırmalarını sürdüren bilim insanları, bölgede kurulan istasyonlar sayesinde depremleri anlık olarak takip ediyor. Yapılan çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulunan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, “Yaşamış olduğumuz deprem 1999’da yaşamış olduğumuz Gölcük depremi ve takibinde Düzce’de yaşamış olduğumuz deprem ile karşılaştırıldığında, en az 20 kat daha büyük bir depremden bahsediyoruz. Biz her 30 saniyede bir deprem görüyoruz bölgede” dedi.

6 Şubat tarihinde meydana gelen ve 11 ilde büyük yıkımlara sebep olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından, yaraların sarılması ve bundan sonraki süreçte gerekli önlemlerin alınabilmesi için çalışmalar devam ediyor. Bu çerçevede ilk andan itibaren deprem bölgesine giderek çalışmalarını yürüten TÜBİTAK MAM bölgede 15’e yakın deprem gözlem istasyonu kurdu. TÜBİTAK tarafından desteklenen 550 bilim insanının çalıştığı bölgeden alınan verilerle birlikte meydana gelen depremler anlık olarak 7 gün 24 saat esasıyla gözlemleniyor. Başkan Hasan Mandal, TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi içerisinde bulunan Yer Bilimleri Araştırma Grubu’nda yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

“1999 depreminden en az 20 kat daha büyük bir depremden bahsediyoruz”

Yaşanılan depremin büyüklüğünün çok iyi bilinmesi gerektiğini kaydeden TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, “Bizim en yakın zamanda yaşamış olduğumuz deprem 1999’da yaşamış olduğumuz Gölcük depremi ve takibinde Düzce’de yaşamış olduğumuz deprem. Onlarla karşılaştırıldığı zaman büyüklüğü ve oluşturmuş olduğu bölgesel genişlik noktası çok farklı. En az 20 kat daha büyük bir depremden bahsediyoruz. Oluşturmuş olduğu bölgenin genişliği de 500 kilometreye yakın. Dolayısıyla bu sadece Türkiye’deki bilim insanlarının değil, farklı coğrafyalarda dünyadaki birçok bilim insanının ifade ettikleri gibi, yüzyılın en büyük karasal depremi diyoruz ama bu kayıt altına alınma noktasında ama çok daha büyük bir depremin hem şiddeti hem de büyüklüğünün etkisi altındayız. Dolayısıyla bizim şu an yaşıyor olduğumuz hemen akabindeki geçtiğimiz hafta pazar günü Hatay’da yaşamış olduğumuz, hafta sonu Niğde’de yaşamış olduğumuz, dün Malatya’da yaşamış olduğumuz gerçekten bunun etkisini bize gösterir boyutta” dedi.

“Her 30 saniyede bir deprem görüyoruz bölgede”

Elazığ ve İzmir depremlerinin ardından Gaziantep ve çevresinde gözlem istasyonları kurmaya başladıklarını dile getiren Prof. Dr. Mandal, “Biz, 2020 yılında özellikle Elazığ’daki deprem ve İzmir’deki deprem sonrasında Gaziantep Büyükşehir Belediyemizle birlikte başlatmış olduğumuz sismik tehlike, risk değerlendirmesi üzerine yapmış olduğumuz çalışmamız ve yine benzer şekilde deprem risk analizi oluşturmak üzere bir çalışma başlatmıştık. Dolayısıyla orada bizim istasyonlarımız vardı. Hemen akabinde bu istasyonlarımızın sayılarını artırarak şu an bölgede 15 istasyonla birlikte gözlem yapıyoruz. Şu anda konuşulan toplumumuzu, vatandaşlarımızı doğru bilgilendirme anlamında deprem sayılarının 10 bine ulaştığı sayısı var. Aslında bu sayı 10 binin çok üzerinde. Ama hangi büyüklükten itibaren ölçtüğünüze bağlı. Genelde ölçüm noktaları 1.5’in üzerinde noktası kabul gördüğü için onun üzeri hesaplanıyor. Esasına bakarsanız biz her 30 saniyede bir deprem görüyoruz bölgede. Geçmişte bunlar yok muydu? Duyarlılık anlamında bakıldığı zaman düşük büyüklükteki depremler sürekli yaşanıyor ama şu an hassasiyet noktası gerçekten çok yüksek” diye konuştu.

“Bilim insanlarımız şu an sahada çalışmalarını gerçekleştiriyor”

Deprem bölgesinde 550 araştırmacının görev yaptığını vurgulayan Hasan Mandal, “En çok sorulan sorulardan biri ‘Bir sonraki aşama ne olacak’ gibi sorular. İşte bu birçok bilim insanının ortaklaşa konuştuğu, şu an oluşan gerilmenin etkisi bunun uç noktalarında. Malatya bunun bir uç noktası ne yazık ki, bir uç noktası Adana ve diğer uç noktası Hatay. Aslında bunları tek tek şu an yaşıyoruz. Yine bilim insanlarımızın söylediği Malatya’da aktif faylarımızın bulunduğu yönünde. Bir diğer tarafı da Adana. Bununla birlikte yine bir diğer tarafı da bizim konuşuyor olduğumuz bu depremin büyüklüğü ve şiddeti dolayısıyla da diğer faylarda hareketlenmelerin ve buna bağlı olarak da oluşturmuş olduğu bir kısmı bağımsız depremler, bir kısmı artçı depremler olarak gözlemlediğimiz depremlerle karşı karşıyayız. Bilim insanları olarak bu süreçteki TÜBİTAK’ın koordinasyonuyla yapılmaya çalışılan bizim şu anda 119 tane farklı projemiz ile 550 araştırmacımız, farklı disiplinlerden bilim insanımız şu an sahada çalışmalarını gerçekleştiriyorlar” şeklinde konuştu.

“Sahte hesaplar üzerinden para toplamaya yönelik durumlar vardı”

Deringörü programı hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Mandal, “Bu sistem, bizim esasında daha önce güvenlik amacıyla, istihbarat amacıyla geliştirmiş olduğumuz bir çözümdü. 2015 yılında geliştirmiştik ve biz bunu hızlı bir şekilde bu dönemde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın talebi üzerine, çünkü gerçekten bu dönemde özellikle depremin ilk haftasını hatırlarsak oradan kurtarılan çocuklarımız, kendilerini ifade edemeyen bireyler ile ilgili yapay zekaya dayalı bir eşleştirme programı. Dün itibarıyla 276 birey, bunların büyük bir kısmı çocuk ve bebek olan vatandaşlarımızın tespiti yapıldı. Bu bizim için kıymetli. Çocuğumuzu, bebeğimizi veya bireyimizi ailesiyle veya velisiyle buluşturmak önemli. Başlangıçta çok daha sınırlıydı ama sonrasında çok hızlı bir şekilde arttı. Emniyet Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı bu sürecin içerisinde, e-Nabız sistemine entegre edildi. Dolayısıyla kullanımı gerçekleşti. Bu program için bu dönemin bir kazanımı diyebiliriz. Aynı dönem içerisinde kötü niyetli insanların oluşturmuş olduğu, AFAD’ı ya da Kızılay’ı taklit ederek sahte hesaplar üzerinden duyarlı vatandaşlarımızdan para toplamaya yönelik durumlar vardı. Dolayısıyla bunlarla ilgili olarak da 2 milyonun üzerinde bir tespit vardı. Bilişim ve İletişim Teknolojileri Başkanlığı’na iletilerek, emniyete iletilerek bu sahte hesapların da duyarlılığı konusunda üzerimize düşeni TÜBİTAK olarak yerine getirmeye çalıştığımız konulardan biriydi” ifadelerini kullandı.

“Sismik risk değerlendirilmesinin mutlaka yapılması gerekiyor”

Depremlerin önceden tespit edilemediğini ancak bir takım öngörüler yapılabildiğini dile getiren Prof. Dr. Mandal, “Malatya deniyor, Hatay deniyor, potansiyel olarak Adana denilebiliyor. Bir defa buralarda risk boyutu var. İstanbul, Marmara Bölgesi. Bu konuda gereken hem hükümetimiz, devletimiz düzeyinde hem yerel yönetimler düzeyinde ve tabii ki toplum düzeyine yapılması gerek bileşenler var. Bir önceliklendirmenin yapılıp, biraz önce saymış olduğumuz şehirler ve bölgeler başta olmak üzere buralarda sismik risk değerlendirilmesinin mutlaka yapılması gerekiyor. Bazı şehirlerimiz için yapılmış durumda. Bu çalışmaların yapıldığı yerleri biliyoruz ama uygulama noktasında mutlaka gelişim noktamız var. Burada da en büyük sorumluluk vatandaşlarımıza düşüyor. Bunu sorgulamaları lazım. ‘Burada ne zaman deprem olacak’ sorusundan çok ‘Benim ilimin, ilçemin, bu çalışması var mı? Hem yer bilimi açısından bakıldığı sismik risk analizimiz, haritalarımız var mı hem de üstyapı anlamında, yapı stoku anlamında bu var mı? Benim belediyem bunu yapmış mı, yerel yönetimim yapmış mı, devletim bu konuda takibini yapıyor mu’ demesi lazım ve bunların uygulanıp uygulanmadığını sorgulaması lazım. Şu an toplumdaki duyarlılık en üst düzeyde bunu biliyoruz ama bunun dönemsel olmaması gerekir. Sadece depremin nerede olacağını sorgulamaktan daha çok ‘Biz buna hazır mıyız’ sorusunu daha fazla sorgularsa biz o zaman bilim temelli bu güçlüğü hep birlikte aşacağımıza inanıyoruz” dedi.

Kategoriler
BELEDİYELER Gölcük Belediyesi Tüm Belediye Haberleri

Afet bölgesinde hastalık yayılımının önüne geçmek için çalışıyorlar

Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer’in koordinesinde çalışan ekipleri Hatay’daki tüm ilçelerde ve çadır kentlerde hastalık yayılmasının önüne geçmek için ilaçlama çalışmalarını sürdürüyor.

Gölcük Belediyesi ekipleri, Kahramanmaraş depreminin ardından görev aldığı Hatay’da çalışmalarını sürdürüyor. Deprem sonrası Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer koordinesinde hızlı bir şekilde Hatay’da görev alan ekipler, depremzedelerin ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyor. Çalışmalar çerçevesinde ekipler, bir yandan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin enkaz kaldırma çalışmalarına destek verirken, bir yandan da depremzedelerin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Ekipler, Başkan Sezer’in koordinesinde; Hatay’ın tüm ilçelerindeki enkaz alanlarında ve çadır kentlerde ilaçlama, kireçleme, dezenfeksiyon çalışmalarını, kemirgen ve larva mücadelesini aralıksız sürdürüyor.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version