Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Marmara Denizi’nde iş adamı Halit Yukay’ın ölümüyle ilgili dava başladı

Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere 4 Ağustos’ta ’Graywolf’ isimli teknesi ile Marmara Denizi’nde seyreden iş adamı Halit Yukay’ın ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı.

Mazu Yachts firmasının sahibi olan Halit Yukay, 4 Ağustos’ta ’Graywolf’ isimli tekne ile ayrıldığı Yalova’dan sonra Marmara Denizi’nde seyrederken bir daha kendisinden haber alınamamış ve günler süren araştırmalar sonucu cenazesinde Marmara Denizi’nin derinliklerinde ulaşılmıştı. Yapılan araştırmalar sonucunda aynı güzergahta seyreden yük gemisi ’Arel -7’ nin kaptanı Cemal T. (61) gözaltına alınarak tutuklanmıştı ve itiraz sonrası serbest bırakılmıştı.

Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, kazadan 100 gün sonra Erdek 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi ve Cemal T.’nin 3 yıldan 9 yıla kadar hapsi istendi. Soruşturma kapsamında, Yukay’ın teknesine çarptığı değerlendirilen ‘Arel 7’ isimli yük gemisi mercek altına alındı. Sahil Güvenlik ekiplerinin incelemelerinde geminin baş kısmında belirgin sürtme ve darbe izleri bulundu. Kazadan bir gün önce çekilen görüntülerde gemide herhangi bir tahribat bulunmazken, İzmit Limanı’na yanaştığı 5 Ağustos tarihli görüntülerde bariz hasar tespit edildi. Bu fotoğraflar ve güvenlik kamerası kayıtları soruşturma dosyasına girdi.

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, gemi kaptanı Cemal T.’nin ‘Taksirle ölüme neden olma’ suçlamasıyla 3 yıldan 9 yıla kadar, şirket yetkilisi Arda G. (45) ile gemi mürettebatı Ahmet S. (58), Erhan E. (52), İsa A. (52), Metin S. (50), Muhammet F.G. (27), Oğuzhan D. (27), Ramazan D. (56) ve Tahir B.’nin (60) ‘Yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar ayrı ayrı hapis cezası istendi.

Dava başladı

Halit Yukay’ın ölümüne ilişkin dava Erdek 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Mahkemeye Sanıklar’ın yanı sıra taraf avukatları da katıldı. Duruşmada savunma yapan gemi kaptanı Cemal T., “2005 yılından beri bu firmada kaptan olarak görev yapıyorum. Daha önce başıma böyle bir olay gelmemişti. Olay günü saat 16.45’de vardiyayı teslim almaya gittim. Vardiyayı teslim aldıktan sonra cihazları kontrol ettim. Radar ve AİS ve telsizde bir problem yoktu. 3 gemi arka arkaya seyir halindeydik. Aramızda yaklaşık 1,5 saatlik mesafe vardı. Bu sırada herhangi bir radar veya telsizde ikaz gelmedi. Radarda 20 kilometre çapında alanda önündeki 2 gemi ile uzakta birkaç geminin drift attığını gördüm. Seyir sırasındayken geminin sol tarafında çöp gibi şeyler gördüm. Denize atılmış çöp parçaları olarak değerlendirdim. Daha sonra geminin sağ tarafında tahta parçalarını görünce manevra yaptım. Manevra yaparken can simidine benzer bir şey gördüğümü hatırlıyorum. Ama ben hiçbir cisme çarpmadım. Emin olmak için manevra yaptığım sırada tahta parçaları gördüm. Bende herhangi bir kaza kanaati oluşmadı” dedi.

Halit Yukay’ın ailesinin avukatı Emine Selam Esen, “Özellikle biz bugün müşteki taraf olarak, sanıkların mahkemede verdiği ifadeler nedeniyle kamu vicdanının yaralandığını düşünüyoruz. Sanıklar belgeleri inkar etmekte, öyle ki sanki mağdurlarmış gibi bugün onları dinledik. Sanıklar inkara dayanarak vicdanlı bir insanın olması gerektiğinin aksi şeklinde davranmaktadırlar. Bu bağlamda dosyaya sunulan uzman mütalaasında tespitler dikkate alındığında Sanık Cemal T.’nin ticari gemilerin seyretmesi gereken rotadan ayrılarak riskli alanda 2 gözcü bulundurması gerekirken, hiçbir gözcü bulundurmaksızın gemiyi sevk ve idare etmiştir. Halit Yukay’ın ölüm nedenini boğulma olarak tespit edilmiştir. Bu tespit soruşturma aşamasında alınan ve bizce yeterli olmayan bilirkişi raporundaki tespit ve iddiaların gerçekliğinin bulunmadığını net bir şekilde göstermiştir. Zira bu rapor dosyanın tekemmül etmemiş olduğu, bu aşama itibarıyla hatalı olarak kabul edilmelidir. Çünkü Halit Yukay, kamara kısmında olsaydı ölüm sebebi travmaya bağlı olurdu. Yukay teknenin dümen kısmındadır ve çarpmanın etkisiyle denize savrulmuştur. Tüm bu olgular dikkate alındığında sanık Cemal T.’nin bir nevi ‘Ne olursa olsun’ düşüncesiyle merhumun ölümüne sebebiyet vermekle, en azından bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verdiğinin kabulünü gerekli kılmaktadır. Aynı şekilde diğer sanıklar da yardım ve bildirim yükümlülüğünü ihlal etmişlerdir. Bu nedenle biz kamu vicdanı gereğince bütün sanıkların tutuklu olarak yargılanmalarını talep etmekteyiz” dedi.

Sanıklar ve taraf avukatlarını dinleyen mahkeme heyeti, müşteki vekilinin tutuklamaya yönelik talebini şartların oluşmadığı gerekçesiyle reddederken, Cemal T.’nin yurt dışı çıkış yasağı getirilerek adli kontrol şartıyla, diğer sanıkların da tutuksuz yargılanmalarına, eksik evrak ve tanıkların dinlenilmesi için duruşmanın ileri bir tarihe ertelenmesine karar verdi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: “Kaptanın, ‘Dron saldırısı var’ diye yardım çağrısı olmuştu”

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/ulastirma-ve-altyapi-bakani-uraloglu-kaptanin-dron-saldirisi-var-diye-yardim-cagrisi-olmustu-0-72POC6xU.mp4
Karadeniz açıklarında meydana gelen olaylara ilişkin açıklama yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “İlk gemide 25 denizci insan vardı bunların yangın anında kurtarılması kıymetliydi. Kıyı emniyetindeki arkadaşlarımız cesur bir şekilde bütün tedbirleri alarak orada operasyon yürüttüler” derken VIRAT isimli gemiyle alakalı, “Orada bir yangın oluşmadı en azından bu kıymetliydi ama kaptanın, ‘Dron saldırısı var’ diye yardım çağrısı olmuştu. Sahil Güvenlik botlarımız oraya gittiler, yangın olmadığı için kendilerinin gemiden tahliye talebi olmadı. Onları (VIRAT gemisi) muhtemelen karaya çekilmesi, birincideki (KAIROS gemisi) yangının sönmesi neticesinde ve diğeriyle (VIRAT gemisi) ilgili tespitlerin yapılmasından sonra limanlara çekilmesi söz konusu olacak” dedi.

Karadeniz açıklarında yabancı menşeli KAIROS ve VIRAT isimli iki gemide meydana gelen olaylara ilişkin açıklama yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Gemilerin süreçleriyle alakalı gerek bizim arama kurtarma merkezimiz gerekse gemilerle sağlanan irtibat neticesinde bilgi sahibi olduk. Bu durum sonrasında bütün unsurlarımızla beraber teyakkuz haline geçtik ve birinci gemiye yönlendirdik. Her ikisi de tanker gemisi ver ve boştu. Boş olmuş olmaları bu anlamda iyiydi. İlk gemide 25 denizci insan vardı bunların yangın anında kurtarılması kıymetliydi. Kıyı emniyetindeki arkadaşlarımız cesur bir şekilde bütün tedbirleri alarak orada operasyon yürüttüler. Sağ salim öncelikle botlara ardından karaya çıkardılar. Bu insanların herhangi bir yaralanmalarının ve sağlık problemlerinin olmadığını söyleyebiliriz. Gemide, dün akşam olan olayda hala yangın devam ediyor. Dıştaki yangın söndürüldü, geminin içinde olan yangın devam ediyor. Oralarda biraz daha ihtiyatlı olarak müdahale etmek durumunda arkadaşlarımız KAIROS isimli gemi Kandıra açıklarında olan. Dolaysıyla oradaki şuanda bir can kaybı veya bir sağlık sorunu yok ama süreci yakından devam ediyoruz. Ben bunun altını çizmek istiyorum; boşta olsa bir tanker tehlike arz eder. Bir tankerdeki yangına müdahale etme gerçekten olağan zamandaki eğitimlerle beraber olur ve bu anlamda da Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü bunu başarıyla yürüttü. Ben kendilerini gerçekten teşekkür ediyorum” dedi.

“Kaptanın, ‘Drone saldırısı var’ diye yardım çağrısı olmuştu”

VIRAT isimli gemiye ilişkin konuşan Bakan Uraloğlu, “Orada bir patlama, saldırı onu ilerleyen saatlerde ya da ilerleyen günlerde daha detaylı açıklama yapma ihtiyacı olacak. Orada bir yangın oluşmadı en azından bu kıymetliydi ama kaptanın, ‘Dron saldırısı var’ diye yardım çağrısı olmuştu. Sahil Güvenlik botlarımız oraya gittiler, yangın olmadığı için kendilerinin gemiden tahliye talebi olmadı ama bizim botlarımız yakından takip ediyorlar. Onları (VIRAT gemisi) muhtemelen karaya çekilmesi, birincideki (KAIROS gemisi) yangının sönmesi neticesinde ve diğeriyle (VIRAT gemisi) ilgili tespitlerin yapılmasından sonra limanlara çekilmesi söz konusu olacak” diye konuştu.

“Bunun tekerrür etmemesi için biz elimizden geleni yapacağız”

Bakan Uraloğlu, “Bizim karasularımızda bir problem yok. Münhasır ekonomik bölge olan bir kesimde bunun olduğunu görüyoruz. Tabi oda bizim için kıymetli bütün muhataplarla gerek ilgili bakanlıklarımızla, kurumlarımızla istişare ediyoruz. Onlarda ilgili muhataplarıyla istişare halinde elbette bunun tekerrür etmemesi için biz elimizden geleni yapacağız. Öncelikle deniz trafiğinin, güvenliğinin sağlanması konusunda elimizden geleni yapmaya gayret edeceğiz” şeklinde konuştu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Yat ve teknecilik sektörünün ekonomik büyüklüğü 5,5 milyar dolara ulaştı

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/11/yat-ve-teknecilik-sektorunun-ekonomik-buyuklugu-55-milyar-dolara-ulasti-0-XgXM9neI.mp4
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, gemi sanayisinin 2024’te 1,91 milyar dolarlık ihracat yaptığını, yat ve teknecilik sektörünün ise yan sanayiyle birlikte 5,5 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaştığını açıkladı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sakarya’da düzenlenen Deniz Ticaret Odası Müşterek Meslek Komiteleri 7. Toplantısı’nda denizcilik sektörüne dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Karadeniz’de iki gemide meydana gelen patlamalara yönelik yürütülen çalışmalara değinen Uraloğlu, Türkiye’nin denizcilikte küresel ölçekte güçlenen konumunu rakamlarla ortaya koydu. Bakan, gemi, yat ve tekne üretimindeki ihracat başarısının yanı sıra sektörün ulaştığı ekonomik büyüklüğü açıkladı.

“25 denizciyi iyi bir operasyonla kurtarıldı”

Bakan Uraloğlu, öncelikle dün gece Karadeniz’de iki gemide gerçekleşen patlamalar noktasında süreci yakından takip ettiklerini belirterek Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünün ve Sahil Güvenlik Ekiplerinin gerekli müdahalelerde bulunduğunu söyledi. Uraloğlu, “KAIROS isimli gemiye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüz yangın sürerken başarılı bir müdahaleyle 25 denizciyi iyi bir operasyonla kurtardı. Huzurlarınızda Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüze ve bakanlığımızdaki bütün çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Diğer gemi ile ilgili de hayati bir tehlike yok. Bütün denizcilere bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.

“Türkiye, dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden oldu

Denizleri Mavi Vatan bildiklerini; denizciliği milli ve öncelikli sektör kabul ettiklerini söyleyen Uraloğlu, “Hamdolsun bugün Türkiye; 217 adet liman tesisi, 85 faal tersanesi, 186 tekne imal ve çekek yeri, 65 yat limanı, 23 gemi geri dönüşüm tesisi, 400 balıkçı barınağı ve 1 milyonu aşan amatör denizcisi ile dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden oldu. 2025 yılının ise Türk denizciliğinin altın yılı olarak tarihe geçti. Hatırlayacağınız üzere denizcilikle ilgili yaptığımız son programlarımızda Türk Deniz Ticaret Filomuzu dünya sıralamasında ilk 10’a taşıyacağımızın sözünü veriyorduk. Verdiğimiz sözümüzü de tuttuk ve son basamağı aştık. 2002’de 8,9 milyon dedveyt ton ile 17. sırada olan Türk sahipli filo, 2025’in ilk yarısında 2 bin 203 gemisiyle 53,1 milyon dedveyt tona ulaşarak dünya sıralamasında 10. sıraya yükseldi. Bu başarıyı elbette sizlerle birlikte omuz omuza kararlılıkla çalışarak elde ettik. Bu vesileyle de başta sizler olmak üzere emeği geçen herkesi tekrardan tebrik ediyorum” diye konuştu.

“Limanlarda rekor üstüne rekor kırıyoruz”

Limanlarda da rekor üstüne rekor kırdıklarını söyleyen Bakan Uraloğlu, “2002 yılından bu yana limanlarımızda elleçlenen yük miktarı yüzde 180, konteyner miktarı ise yüzde 443 arttı. 2024 yılında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı yaklaşık 532 milyon tona, konteyner miktarı ise 13 milyon 529 bin TEU’ya ulaştı. Uzun yıllardır dünyanın en fazla konteyner elleçleyen ilk 100 limanı arasında olan Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ ve Mersin limanlarının yanına bu yıl ilk kez listeye Aliağa Limanı’nı da ekledik. Dünyanın en fazla konteyner elleçleyen 100 limanı arasında 5 limana sahip olmamız da ülkemizin deniz lojistiğindeki gücünü küresel arenada tescil etti” şeklinde konuştu.

“Ülkemizin imzaladığı 65. denizcilik anlaşması oldu”

Denizcilik sektörünün bu altın yılında yakın zamanda elde ettikleri yeni müjdeleri de paylaşan Uraloğlu, açıklamasına şu şekilde devam etti: “Bu hafta başında Londra’da düzenlenen Uluslararası Denizcilik Örgütü 34. Genel Kurulunda, Umman Sultanlığı ile ‘Denizcilik Alanında İş Birliğine Dair Anlaşma’ ve ‘Ulaştırma Koridorları ile Haberleşme Alanlarında Mutabakat Zaptı’ olmak üzere iki tarihi anlaşmaya imza attık. Denizcilik alanındaki anlaşmamız, ülkemizin imzaladığı 65. denizcilik anlaşması oldu. Bu anlaşmalarla Umman’dan gelen yüklerin Türkiye üzerinden Avrupa’ya aktarılması konusunda önemli bir anlaşmayı hayata geçirmiş olduk. Hayırlı uğurlu olsun.” ifadelerini kullandı.

“Yeterlik belgelerimizin tanındığı ülke sayısı 42’ye yükseldi”

Uraloğlu ayrıca, dünyanın en büyük ikinci bayrak devleti filosuna sahip olarak denizcilikte en etkili ülkelerinden biri olan Panama ile STCW; Gemi Adamlarının, Eğitim Belgelendirme ve Vardiya Tutma Standartları sözleşmesini imzaladıklarını da kaydetti. Uraloğlu, “Panama ile imzaladığımız bu son anlaşmayla birlikte yeterlik belgelerimizin tanındığı ülke sayısı da 42’ye yükselmiş oldu. Ama bu sizlerin de çok iyi bildiği üzere sıradan bir anlaşma değil. Çünkü Türk gemi adamlarımız bundan böyle dünyanın en büyük ikinci filosuna sahip Panama bayraklı gemilerde de görev alabilecek. Bu anlaşma, denizcilerimizin küresel istihdam imkanlarını büyük ölçüde artıracak, ticaretimizi geliştirecek ve Türkiye’nin küresel denizcilikteki görünürlüğünü zirveye taşıyacaktır” dedi.

“Türkiye IMO’ya üst üste 14. kez seçildi”

Hayata geçirdikleri projelerin, çalışmaların ve başarılı diplomatik temasların; Türkiye’nin, uluslararası denizcilik arenasındaki yerini ön sıralara taşıdığını ve Türkiye’yi denizcilik alanında karar verici ülkeler arasında saygın bir konuma yükselttiğini kaydeden Bakan Uraloğlu, “Daha dün Türkiye’nin, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Konsey üyeliğine 139 ülkenin desteğini alarak üst üste 14. kez seçilmesi de bunun en güzel kanıtıdır.” dedi.

“2002’de 41 olan yat limanı sayımızı en son Gazipaşa Yat Limanımızı hizmete açarak 65’e çıkardık”

Son 23 yılda inşa ettikleri yeni yat limanlarıyla, sürekli artan bağlama kapasitesiyle Türkiye’yi yat turizminde de cazibe merkezi haline getirdiklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, “2002’de 41 olan yat limanı sayımızı en son Gazipaşa Yat Limanımızı da hizmete açarak 65’e çıkardık. 8 bin 500 olan bağlama kapasitemizi de yaklaşık 26 bine yükselterek 3 katından fazla arttırdık. Yapımı devam eden Datça Yat Limanı, Tekirdağ Yat Limanı, İstanbul’da Haliç Yat Limanı ve Kompleksi, Mersin Aydıncık Yat Limanları ile bu vizyonu daha da büyütüyoruz. Kruvaziyer turizminde de büyük başarılara imza atıyoruz. 2025’in ilk 10 ayında limanlarımıza uğrak yapan kruvaziyer gemi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,9 artışla bin 278 oldu. Kruvaziyerle gelen yolcu sayısı ise 2 milyon 21 bini aştı. Biz zaten bu yıl 2 milyon yolcu sınırını rahatlıkla aşacağımızı öngörüyorduk. Ama bu başarıyı yılın 10. ayında elde ettik. İnşallah bu yıl sonu, 2 milyon 259 bin olan 2013 yılının rekorunu da geride bırakacağız” ifadelerini kullandı.

“Gezi, eğlence, dinlence ve spor için özel tasarlanmış teknelerin sayısı 135 bini aştı”

Ro-Ro taşımacılığında da büyük başarılar elde ettiklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, “Geçen yıl 706 bin birimdeki yükü deniz yoluyla taşıdık. Bu yıl da ilk 10 ayda 600 binden fazla araç taşıyarak bu alandaki artış trendimizi devam ettiriyoruz. Hatırlarsanız en son ülkemizden İtalya’ya da uluslararası düzenli Ro-Ro seferleri başlatmıştık. Karayolu ağırlıklı taşımacılığımızı denizlere aktarmak için yeni Ro-Ro hatları kurmayı sürdürüyoruz. Gezi, eğlence, dinlence ve spor için özel tasarlanmış teknelerin sayısı 135 bini aştı. Bu artışla birlikte tekne ve yat yapım sanayimizde dünya pazarında önemli bir yere geldi. Ülkemiz 2025 yılında yat projeleri sipariş defterinde toplam boy uzunluğuna göre dünyada İtalya’nın ardından 2. sıraya yükseldi. Gemi sanayimiz 2024 yılında 1,91 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu değerin dörtte birinden fazlasını katma değeri çok daha yüksek olan yat inşa sanayimiz oluşturdu. İhracatta 2 milyar dolara ulaşan yat ve teknecilik sektörümüzün yan sanayi ile birlikte ekonomik büyüklüğü 5,5 milyar dolara ulaştı. Pazarın yıllık büyüme oranı da ortalama yüzde 20’lerde” açıklamasını yaptı.

“Elektrikli, hibrit yatlar ülkemizde üretiliyor”

Küresel olarak, yat ve tekne endüstrisinin sürekli olarak yenilik ve teknolojik ilerlemeye odaklanmış durumda olduğunu da vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Özellikle çevre dostu teknolojiler, enerji verimliliği, otonom seyir sistemleri gibi alanlarda önemli gelişmeler yaşanıyor. Bu kapsamda çevreci bir anlayış ile yenilenebilir enerji kaynakları ve alternatif enerji kullanma konusundaki başarılarımızın bir sonucu olarak elektrikli, hibrit yatlar da ülkemizde üretiliyor. Ayrıca ülkemiz, modern yat üretiminin yanı sıra dünyada önemli bir bakım ve onarım merkezi haline de geldi. Son yıllarda yeni inşa yanında mevcut yatlarda yapısal veya tasarımsal değişikliklerin yapıldığı refit ve retrofit konularında da ülkemize gelen talepler dikkat çekici şekilde artmıştır” dedi.

“Bugüne kadar sektöre yaklaşık 20 milyar liralık ÖTV’siz yakıt desteği sağladık”

Denizcilerin üzerindeki yükü paylaşmak için 2004 yılında ÖTV’siz yakıt uygulamasını hayata geçirdiklerini hatırlatan Bakan Uraloğlu, “Sicillerimize kayıtlı yük ve yolcu taşıyan gemilere, ticari yatlara, hizmet ve balıkçı gemilerine özel tüketim vergisi tutarını sıfıra indirdik. Bugüne kadar sektöre yaklaşık 20 milyar liralık ÖTV’siz yakıt desteği sağladık” diye konuştu.

Uraloğlu, denizcilikte yeşil dönüşüm için yürürlüğe koydukları ve Mart ayında yeniledikleri “Hurdaya Ayrılan Türk Bayraklı Gemilerin Yerlerine Yeni Gemi İnşa Edilmesinin Teşvikine Dair Yönetmelik” kapsamında destek mekanizması oluşturduklarını ve verdikleri teşviklerin sektör tarafından yoğun talep gördüğünü ifade etti.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Gemiden tahliye edilen 25 personel Kocaeli’ye getirildi

Kocaeli’nin Kandıra ilçesi Kefken açıklarında yangın çıkan yabancı menşeli gemideki 25 personel karaya çıkartıldı.

Karadeniz’de Kocaeli’nin Kandıra ilçesi Kefken açıklarında yabancı menşeli gemide henüz belirlenemeyen bir sebeple yangın çıktı. Kıyıya yaklaşık 30 mil uzaklıkta bulunan gemi yangını için bölgeye Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik, UMKE ve ambulans ekiplerini yönlendirildi. Kurtarma çalışmaları sonrasında gemideki 25 kişi tahliye edildi.

Gemiden alınan 25 kişi kıyı emniyeti gemisi ile ile karaya çıkarıldı. Mürettebatın olay yerinde ilk kontrolleri yapılıyor.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Halit Yukay’ın ölümünde şok bilirkişi raporu: “Açık denizde böyle bir çarpışmaya literatürde rastlanmadı”

Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere 4 Ağustos günü saat 15.10’da ‘Graywolf’ adlı teknesiyle denize açılan iş adamı Halit Yukay (43), kaybolduktan günler sonra Balıkesir’in Erdek ilçesinin 7 mil açığında, 68 metre derinlikte cansız halde bulunmuştu.

Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada hazırlanan iddianamede yer alan bilirkişi raporunda, Yukay’ın kullandığı sürat teknesinin, ‘Arel-7’ isimli kuru yük gemisine tam seyir hızıyla, baş tarafından ve doğrudan çarptığı belirtildi. Raporda, açık denizde böyle bir kazaya denizcilik literatüründe “neredeyse hiç rastlanmadığı” vurgulandı.

Arama çalışmalarının 19’uncu gününde, denizin dibinde ilk tespit, Yukay’ın sol kolundaki mavi kordonlu saat üzerinden yapıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı TCG Işın ve ardından TCG Alemdar gemisindeki özel eğitimli dalgıçlar tarafından 3 Eylül’de çıkarılan cenaze, Bursa Adli Tıp Kurumu’na gönderildi ve 6 Eylül’de İstanbul’da toprağa verildi.

Soruşturma kapsamında, Halit Yukay’ın teknesine çarptığı değerlendirilen ‘Arel-7’ adlı kuru yük gemisinin radar kayıtları, rotası ve gövdesindeki izler incelendi. Sahil Güvenlik ekipleri, geminin baş kısmında belirgin sürtme izleri tespit etti. Çanakkale’de kazadan bir gün önce çekilen fotoğraflarda herhangi bir hasar görünmezken, 5 Ağustos’ta İzmit’te çekilen fotoğrafta geminin baş tarafında çarpma izleri dikkat çekti. Ayrıca kaptan Cemal Tokatlıoğlu (61) ile mürettebatın limana yanaştıkları anda baş tarafa inip gövdeyi kontrol ettiği güvenlik görüntüleri de dosyaya girdi.

Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı’nda yapılan incelemede, ‘Arel-7’nin çarpma bölgesinden alınan mikro boya örnekleriyle, Yukay’ın parçalanan teknesinden alınan boya katmanlarının renk ve fiziksel yapı açısından birebir uyumlu olduğu tespit edildi. Bu belirtiler, fiziksel temasın kesin olarak gerçekleştiğini gösterdi.

İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, kazanın meydana geldiği 17.09’da ‘Arel-7’nin seyir güzergâhından çıkarak daire çizdiği, bu hareketin Halit Yukay’ın telefonunun sinyal verdiği son saniyelerle birebir örtüştüğü belirtildi. Bu sırada Halit Yukay’ın, ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ ile telefonda konuştuğu ortaya çıktı. Tatlıtuğ ifadesinde, görüşmenin “her şey yolunda” şeklinde sürdüğünü, bir anda “sağanak benzeri bir ses” duyduktan sonra hattın kesildiğini anlattı.

Bilirkişi raporunda, ‘Graywolf’ adlı teknenin radar reflektörü bulunmadığı, gri borda renginin düşük görünürlük oluşturduğu, Halit Yukay’ın ise kaza anında alt kamarada telefonla görüşme yaptığı için gözcülük görevini yerine getirmediği kaydedildi. Çarpışmanın açık denizde, gündüz görüşünün açık olduğu bir bölgede meydana gelmesi nedeniyle olayın “istisnai” nitelikte olduğu ifade edildi.

Raporda, kazanın oluşumunda Halit Yukay’ın asli kusurlu, ‘Arel-7’ gemisinin kaptanı Cemal Tokatlıoğlu’nun ise tali kusurlu olduğu belirtildi. Tokatlıoğlu’nun köprü üstünde vardiya tutmasına rağmen gözcülük konusunda ihmali bulunduğu, küçük bir sürat teknesinin yüksek hızla doğrudan çarpmasını öngörmesinin ise teknik olarak mümkün olmadığı ifade edildi.

İddianamede, gemi kaptanı Cemal Tokatlıoğlu hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası istendi. Gemi şirket yetkilisi Arda G. (45) ile mürettebat Ahmet S. (58), Erhan E. (52), İsa A. (52), Metin S. (50), Muhammet F.G. (27), Oğuzhan D. (27), Ramazan D. (56) ve Tahir B. (60) hakkında ise “yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis talep edildi.

Erdek 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nin kabul ettiği iddianame kapsamında 10 sanığın yargılanmasına aralık ayında başlanacak.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Halit Yukay’ın ölümünde sıcak gelişme: Kaptana 9 yıla kadar hapis istenen iddianame kabul edildi

Balıkesir’in Erdek ilçesi açıklarında teknesi parçalanmış halde bulunan iş insanı Halit Yukay’ın (43) ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, kazadan 100 gün sonra Erdek 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Olay tarihinde ‘Arel 7’ isimli kuru yük gemisinin kaptanı olan Cemal Tokatlıoğlu (61) hakkında, “Taksirle ölüme neden olmak” ile “Yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemek” suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Tutuklu bulunan Tokatlıoğlu’nun yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

4 Ağustos günü Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere ‘Graywolf’ isimli teknesiyle ayrılan iş insanı Halit Yukay’ın teknesi, Erdek’in yaklaşık 7 mil açığında parçalanmış ve yarı batık halde bulunmuştu. Kaybolan Yukay’ın cansız bedenine ise 19 gün sonra, 68 metre derinlikte ulaşılmıştı.

Soruşturma kapsamında, Yukay’ın teknesine çarptığı değerlendirilen ‘Arel 7’ isimli yük gemisi mercek altına alındı. Sahil Güvenlik ekiplerinin incelemelerinde geminin baş kısmında belirgin sürtme ve darbe izleri bulundu. Kazadan bir gün önce çekilen görüntülerde gemide herhangi bir tahribat bulunmazken, İzmit Limanı’na yanaştığı 5 Ağustos tarihli görüntülerde bariz hasar tespit edildi. Bu fotoğraflar ve güvenlik kamerası kayıtları soruşturma dosyasına girdi.

Gemi baş kısmındaki hasarlı bölgeden ve Halit Yukay’ın parçalanmış teknesinden alınan boya örnekleri, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı’nda incelendi. Kriminal raporunda, iki yüzeydeki boya kalıntılarının eşleştiği, renk ve katman yapılarının aynı fiziki özellikleri taşıdığı belirtildi. Bu bulgu, çarpma ihtimalini güçlendiren en önemli deliller arasında yer aldı. Kuru yük gemisinin İzmit Limanı’na yanaştığı anlara ait görüntülerde, kaptan Tokatlıoğlu ile mürettebatının gemiden inerek baş tarafa doğru yürüyüp hasarlı bölgeyi incelediği görüldü. Bu görüntüler de iddianameye delil olarak eklendi.

Soruşturma kapsamında oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ da, Halit Yukay ile telefonla görüşen son kişi olduğu için 11 Ağustos’ta ifade vermişti. Kazanın ardından gözaltına alınan kaptan Tokatlıoğlu, ilk aşamada adli kontrolle serbest bırakılmıştı. Ancak Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine yeniden gözaltına alınarak tutuklandı. Tokatlıoğlu ifadesinde, kaza saatlerinde gözcü ve yardımcısının yemek molasında olduğunu, seyri ise otomatik kaptan ile sürdürdüğünü öne sürdü. Bu durumun kazaya neden olmuş olabileceği değerlendiriliyor.

Tamamlanan iddianamede kaptanın, çarpma sonrası gerekli yardım ve bildirim yükümlülüklerini yerine getirmediği belirtildi. Erdek 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nin kabul ettiği iddianame doğrultusunda, tutuklu sanık Cemal Tokatlıoğlu’nun yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Sabah namazına kalktı, gemi kazasını gördü: “Kızımı kaldırdım o hemen jandarmaya telefon etti”

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/sabah-namazina-kalkti-gemi-kazasini-gordu-kizimi-kaldirdim-o-hemen-jandarmaya-telefon-etti-0-LVQAY3zE.mp4
Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde karaya oturan dev yük gemisini sabah namazına kalktığında fark ettiğini söyleyen 85 yaşındaki Sezer Doğan, “Gece saat 04.30 – 05.00 gibi namaza kalkmıştım. Baktım denizde ışıklar ve gemi var. Burada acaba ne yapıyor diye çok merak ettim” dedi.

“RAPİD” isimli ticari gemi henüz belirlenemeyen bir nedenle kıyıya çok yakın seyir halindeyken kayalıklara çarptı. Çarpmanın etkisiyle gemi karaya oturdu. Yaklaşık 81 metre uzunluğunda ve 10 metre genişliğinde olan geminin Tanzanya bayraklı olduğu ve Ukrayna’nın Chornomorsk Limanı’na gitmek üzere seyrettiği öğrenildi. Karaya oturan gemiyi ilk fark edenlerden biri olan 85 yaşındaki Sezer Doğan, gece namaz için uyandığında denizde ışıklar gördüğünü, kızının jandarmaya haber verdiğini belirterek, “O kadar büyük olduğunu sabah gördük. Gece sadece kamarayı seçebildik” dedi.

“O kadar büyük olduğunu sabah gördük”

Karaya oturan geminin büyük olduğunu sabah gün ağarınca fark ettiklerini söyleyen Sezer Doğan, “Gece saat 04.30 – 05.00 gibi namaza kalkmıştım. Baktım denizde ışıklar ve gemi var. Burada acaba ne yapıyor diye çok merak ettim. Kızımı kaldırdım o hemen jandarmaya telefon etti. Kulaklarım ağır işittiği için ses duymadım. Merak ettik sabaha kadar bekledik. O kadar büyük olduğunu sabah gördük. Sadece kamarayı görüyorduk. Çarpma anını gece görmedik sadece ışıkları gördük” diye konuştu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Kocaeli Valiliği: “Karaya oturan gemideki 7 personel tahliye edildi”

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/kocaeli-valiligi-karaya-oturan-gemideki-7-personel-tahliye-edildi-0-mmkczYuS.mp4
Kocaeli Valiliği, Kandıra ilçesi Kefken açıklarında karaya oturan “RAPID” isimli ticari gemideki 7 personelin tahliye edildiğini bildirdi.

Valilikten yapılan açıklamada, bugün saat 05.55’te İstanbul Gemi Trafik Hizmetleri tarafından, alçı yüklü Tanzanya bayraklı 81 metre uzunluğundaki RAPID isimli geminin Pembe Kayalıklar mevkisinde karaya oturduğu ihbarının alındığı belirtildi.

İhbar üzerine bölgeye derhal arama kurtarma unsurlarının sevk edildiği aktarılan açıklamada, “Denizden müdahale etmek maksadıyla, TCSG-910 Sahil Güvenlik Botu, havadan müdahale etmek maksadıyla, TCSG-504 Sahil Güvenlik Helikopteri, karadan müdahale etmek maksadıyla, Dalış Emniyet Güvenlik ve Arama Kurtarma Timi-21, Dalış Emniyet Güvenlik ve Arama Kurtarma Timi-04, TCSG-71 Komutanlığı ve Kandıra Kolluk Destek Tim Komutanlığı görevlendirilmiş olup, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Kocaeli İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, itfaiye ve jandarma ekiplerine bilgi verilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı tarafından yürütülen operasyonla gemide bulunan 7 mürettebatın tahliye edildiği vurgulanan açıklamada, geminin karaya oturmasından kaynaklı herhangi bir çevre kirliliğinin oluşmadığı bilgisi paylaşıldı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Ulaştırma Bakanı Uraloğlu: “2025 yılının ilk 8 ayında 26 bin 264 gemi trafiği gerçekleşti”

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/09/ulastirma-bakani-uraloglu-2025-yilinin-ilk-8-ayinda-26-bin-264-gemi-trafigi-gerceklesti-WlRis9Cl.mp4
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “2002 yılında dünyada 17’nci sırada yer alan Türk sahipli filomuz, 2024 yılı sonu itibarıyla 11’inci sıraya yükseldi. İlk 10’daki yerimizi almak için durmaksızın çalışıyoruz” dedi.

Kadıköy’de yapımı tamamlanan “Kaptan Fahrettin Aksu Kılavuzluk İstasyonu” yeni hizmet binası Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla açılışı gerçekleştirildi. Tören saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından konuşan Bakan Uraloğlu, “Bugün açılışını yaptığımız bu modern hizmet binası, kılavuz kaptanlarımıza konforlu ve teknolojik bir çalışma ortamı sunarak, onların zorlu görevlerini daha etkin bir şekilde yerine getirmelerine katkı sağlayacak. İnci Burnundaki konumuyla İstanbul Boğazı’nın güvenliğinin kilit noktalarından biri olan bu istasyon, Mavi Vatan’ımızın emniyetini daha da güçlendirecektir. Dünyanın en önemli boğazları arasında bulunan İstanbul ve Çanakkale Boğazları’nın kontrolünü elinde tutan ülkemiz, Akdeniz ve Karadeniz Havzasındaki ülkelerin deniz ulaşımı ve uluslararası ticaret faaliyetleri açısından anahtar konumdadır. Boğazlarımız, sadece ülkemiz için değil, Karadeniz ve Akdeniz ekonomik havzaları başta olmak üzere tüm dünya için stratejik bir suyolu ve enerji geçiş koridorudur” dedi.

“2002 yılında dünyada 17. sırada yer alan Türk sahipli filomuz, 2024 yılı sonu itibarıyla 11’inci sıraya yükseldi”

Uraloğlu, 2002 yılında dünyada 17’inci sırada yer alan Türk sahipli filomuzun, 2024 yılı sonu itibarıyla 11’inci sıraya yükseldiğini ifade ederek, “Bugün, Ülkemizin dış ticaret taşımalarının yüzde 86’sı denizyolu ile gerçekleşiyor. 2002 yılında dünyada 17’inci sırada yer alan Türk sahipli filomuz, 2024 yılı sonu itibarıyla 11’inci sıraya yükseldi. İlk 10’daki yerimizi almak için durmaksızın çalışıyoruz. 2002 yılından bu yana limanlarımızda elleçlenen yük miktarı yüzde 180, konteyner miktarı ise yüzde 443 arttı. 2024 yılında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı yaklaşık 532 tona, konteyner miktarı ise 13 milyon 529 bin 729 TEU’ya ulaştı” diye konuştu.

“Limanlarımızda elleçlenen yük miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3 arttı”

Bu yılın Ocak-Ağustos döneminde; limanlarımızda elleçlenen yük miktarının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,0 artarak 366 milyon 799 bin 327 tona ulaştığını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin ve bu yıl ilk kez listeye giren Aliağa limanlarımız, dünyanın en fazla konteyner elleçleyen 100 limanı arasında yer alarak ülkemizin gücünü küresel arenada tescil etti. 2024 yılında bu beş limanımız, yaklaşık 11,4 milyon TEU ile ülkemizdeki toplam konteyner elleçlemesinin yüzde 84,1’ini gerçekleştirdi. Aliağa limanımız listeye 91’inci sıradan giriş yaparken; Ambarlı 72’incı, Kocaeli 86’ıncı, Tekirdağ 94’üncü ve Mersin 98’inci sırada yer aldı. İlk 100’de yer alan 5 limanımız deniz ticaretindeki yükselişimizi bir kez daha ortaya koydu. Bu yılın Ocak-Ağustos döneminde de; limanlarımızda elleçlenen yük miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,0 artarak 366 milyon 799 bin 327 tona ulaştı. Elleçlenen konteyner miktarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5 artarak 9 milyon 381 bin 358 TEU oldu” şeklinde konuştu.

“2025 yılının ilk 8 ayında da 26 bin 264 gemi trafiği gerçekleşti”

2025 yılının ilk 8 ayında da 26 bin 264 gemi trafiğinin gerçekleştiğine değinen Uraloğlu, “Denizlerimizi; COSPAS-SARSAT uydu yardımlı arama kurtarma sistemi ve gelişmiş haberleşme sistemleri ile dinliyoruz, otomatik tanımlama sistemlerimiz ile izliyoruz, gemi trafik hizmetleri merkezlerimizle yönetiyoruz. Gemi Trafik Hizmetleri Merkezlerimizi ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüzü geliştirecek ve güçlendirecek yatırımları daha da arttırıyoruz. 2009 yılında geçirdiği bir iş kazasında görev şehidi olan kaptanımız Fahrettin Aksu’nun adını alan “Kaptan Fahrettin Aksu Kılavuzluk İstasyonu’nun yeni hizmet binası da bu anlayışımızın somut bir göstergesidir. Burada yeri gelmişken önemli bir hususa da dikkat çekmek istiyorum. Son beş yıllık süreçte gemi boy gruplarında özellikle 250 metreden büyük gemilerin sayısında istikrarlı bir artış görüyoruz. Ayrıca 2024 yılında İstanbul Boğazı’ndan 41 bin 363 geminin geçtiğini düşünürsek ne kadar yoğun bir gemi trafiği olduğu ortadadır. 2025 yılının ilk 8 ayında da 26 bin 264 gemi trafiği gerçekleşti” ifadelerini kullandı.

“Türk Boğazlarında 2017 yılında bin 422 gemiye römorkör refakat hizmeti verildi”

Bakan Uraloğlu, ” Sadece 2024 yılında, İstanbul Boğazı’ndan geçen 41 bin 363 geminin 25 bin 327’sine kılavuz kaptan hizmeti sunduk. 2025 yılının ilk 8 ayında ise 15.975 kılavuz kaptan hizmeti sağladık. Yine, aynı dönemde, 120 can kurtarma operasyonuyla 351 kişiyi kurtardık ve 15 gemi kurtarma operasyonunu başarıyla gerçekleştirdik. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüz, denizlerimizde seyir, can, mal ve çevre emniyetini artırmak için filosunu ve sistemlerini güçlendirmeye ve teknolojisini millileştirmeye de kararlılıkla devam ediyor. Son 5 yılda filomuza 10 acil müdahale römorkörü, 15 rib bot ve 6 kılavuzluk hizmet botu kazandırdık. Böylece, son 5 yılda kurtarma römorkörü filomuzu 2 katına çıkarmış olduk. Bu sayede Türk Boğazlarında 2017 yılında bin 422 gemiye römorkör refakat hizmeti verilmiş iken, 2024 yılı itibariyle 7 kattan fazla artarak 10 bin 543 gemiye römorkör refakat hizmeti verdik. 2 Acil Müdahale Römorkörü ve 6 Kılavuz Hizmet Botu da önümüzdeki ayın sonu itibariyle filomuza katılacak. Ayrıca 2 Acil Müdahale Römorkörü, 6 Kılavuz Hizmet Botu ve 16 adet Çok Maksatlı Hızlı Can Kurtarma Botunu da önümüzdeki yıl filomuza ekleyeceğiz inşallah” dedi.

“2027 yılına kadar 8 radar sistemimizi yenileyerek millileştirmiş olacağız”

Bu yaptıklarımızın yanı sıra teknolojik yatırımlarımız da hız kesmiyor” diyen Bakan Uraloğlu, “Aselsan tarafından geliştirilen yerli ve milli Serdar-7m radarlarıyla; İstanbul, Çanakkale, İzmir, İzmit ve Mersin’de konuşlu gemi trafik hizmetleri sistemlerimizde kullanılan yabancı menşeli radarları tamamen millileştiriyoruz. Bu radarlar, sadece donanımsal olarak değil, mevcut yazılımlara entegre edilerek bakım, onarım ve yedek parça süreçlerinde de zaman ve maliyet tasarrufu sağlayacak. Bu proje, deniz trafiği güvenliğimizi ve siber egemenliğimizi teminat altına alırken, dışa bağımlılığı önemli ölçüde azaltacak. Zaten son 2 yılda, 3 adet millî radar sistemimizi faaliyete aldık. 2027 yılına kadar üç yıl içinde bu merkezlerimizdeki 8 radar sistemimizi yenileyerek millileştirmiş olacağız. Gemi trafik hizmetlerimize ait trafik gözetleme istasyonlarında bulunan diğer radarları da peyderpey yenileyeceğiz. Türkiye yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda, Mavi Vatan’ımızın her köşesinde yerli ve milli hamlelerimiz artarak devam edecek. Dünyanın incisi İstanbul Boğazı’nın güvenliğini sağlayan kılavuz kaptanlarımıza daha modern bir çalışma ortamı sunacak bu yeni hizmet binasının, Mavi Vatan’ımızın emniyetine katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum” diye konuştu.

Açılışın ardından Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Mustafa Bankaoğlu, Bakan Uraloğlu’na tablo hediye etti. Açılışı yapılan Kaptan Fahrettin Aksu Kılavuzluk İstasyonu’nu gezen Bakan Uraloğlu, kıyı emniyeti personelleri tarafından yapılan gösteriyi izledi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Denizi kirleten gemiye suçüstü

İzmit Körfezi’ni kirleten gemi ve kıyı tesislerine göz açtırılmıyor. Rutin kontroller sırasında Körfez ilçesindeki liman tesisinde bulunan yük gemisinin denize kirli balast deşarj ettiğini tespit edildi. Gemiyle ilgili yasal süreç başlatıldı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak çevrenin, tarım alanlarının ve su havzalarının korunmasını sağlamak için İzmit Körfezi’nde 7/24 kontrollerine devam ediyor. Bu kapsamda İzmit Körfezi’nde kirliliğe neden olan tüm unsurlar, Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı’na bağlı denetim ekipleri tarafından büyük bir titizlikle tespit ediliyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ait Reis Bey Kontrol Teknesi, İzmit Körfezi’nde yürüttüğü rutin kontroller sırasında Körfez ilçesindeki liman tesisine yanaşık halde bulunan 5 bin 384 gross tonluk tankerden denize kirli balast deşarj ettiğini tespit etti. Ekipler; kontrol, denetleme ve idari yaptırım kararı verme yetkisi olan Türkiye Çevre Ajansı’na (TÜÇA) gerekli numuneleri iletti. TÜÇA tarafından tespit edilen kirlilik kapsamında yasal süreç başlatıldı.

“2006-2023 yılları arasında 500 gemi ve deniz aracına yaklaşık 181 milyon TL idari yaptırım kararı uygulandı”

Büyükşehir belediyesi, İzmit Körfezi’nde çevresel bütünlüğü korumaya yönelik çalışmalarını düzenli olarak sürdürürken, tespit edilen gemi kaynaklı kirlilikler ilgili kurumlara bildirilerek gerekli yaptırımların uygulanmasına katkı sağlıyor. Büyükşehir tarafından yapılan denetimler kapsamında, 2006-2023 yılları arasında İzmit Körfezi’nde yürütülen kontrollerde 500 gemi ve deniz aracına yaklaşık 181 milyon TL idari yaptırım kararı uygulandı.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version