Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

7 kişinin can verdiği olayda kan donduran kaçış planı

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/12/7-kisinin-can-verdigi-olayda-kan-donduran-kacis-plani-0-2ECKIcSO.mp4
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin hazırlanan iddianamede, şüphelilerin kaçırılmasına yönelik planlara yer verildi. Şüpheli Ali Osman A.’nın firma sahiplerini saklayan kişiye, “Canlarını sıkmasınlar, rahat olsunlar. Onları çok sağlam şekilde karşıya geçireceğiz. Maddi imkanımız ve gücümüz var. En kötü ihtimalle avukatları devreye sokacağız, suçu babaları üstlenecek. Onlara bir şey olmayacak. Bu konuşmalarımı yeğenlerime ilet” dediği iddia edildi.

Olay, 8 Kasım’da Dilovası Mimar Sinan Mahallesi’ndeki Ravive Kozmetik isimli iş yerinde meydana geldi. Patlamanın ardından çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) yaşamını yitirdi.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 11 şüpheliden şirket sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör, “Olası kastla öldürme” suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y., “Suçluyu kayırma” suçlamasıyla tutuklandı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ve Güven Demirbaş, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Soruşturma sürecinde tutuklanan firma sahibi Kurtuluş Oransal ise cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Olayın ardından ihmali olduğu değerlendirilen SGK ve İŞKUR yetkilileri açığa alındı.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 91 sayfalık iddianamede, İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında “Olası kastla öldürme” suçundan 7’şer kez müebbet, “Nitelikli mala zarar verme” suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istendi.

8 sanığın “Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar, 4 sanığın “Suçluyu kayırma” suçundan 5’er yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, ayrıca Ümit Ç., Ünal A., Muhammet D., Seyfullah Ç., Güven D., Caner Özgür Y., Özcan Y., Özkan Y. hakkında “Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma”, Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B’ın ise “Suçluyu kayırma” yönünden haklarında dava açılması istendi.

“Sigortası olmayanları denetimde eve gönderdiler”

İddianamede ifadesi yer alan işçilerden Keriman Miskin, 4 yıldır çalıştığı iş yerinde hiçbir eğitim almadığını ve koruyucu kıyafet verilmediğini belirterek, “İşletmede resmi bir sorumlu yoktu. Sigorta denetimine sadece bir kez gelindi. Bu denetimde de iş yeri sahibi Kurtuluş Oransal, yalnızca sigortası olanların kalmasını söyleyerek, benim gibi sigortası olmayan tüm çalışanları evine gönderdi. Maaşlarımız elden veriliyordu” dedi.

Yaralı kurtulan işçi Ayten Aras, patlama anında ölen Nisa Taşdemir ve Esma Dikan’ın krem dolumu yaptıklarını söyledi. Aras, “Bize koruyucu elbise verilmedi, evden geldiğimiz kıyafetlerle çalışıyorduk. Kurtuluş Oransal 4 yıldır sigorta vaadinde bulundu ama yapmadı. Günlük 800 TL yevmiye ile çalışıyorduk” ifadelerini kullandı.

Olay günü tesiste bulunan 16 yaşındaki Z.H. ise “Olay günü ikinci katta, iş yerinin ortasında bulunan tankerde parfüm karışımı yapılıyordu. Kimyevi maddeleri karıştıran bir alet vardı. Biz parfüm kutusu kapatırken bir anda patlama yaşandı” diye konuştu.

Acılı aileler: “Cenazeleri DNA testiyle teşhis edebildik”

Yangında çocuklarını ve eşlerini kaybeden ailelerin ifadeleri ise yürekleri dağladı. 17 yaşındaki kızı Nisa’yı kaybeden baba Vedat Taşdemir, “Kızım paketleme personeli olarak girdi ancak imalat işinde de çalıştırıldığını öğrendim. İmalat yapıldığını bilseydim kızımı asla göndermezdim. Kızımın vefat ettiğini, oğlumdan alınan DNA örnekleri sonucu öğrenebildik” dedi.

Eşini kaybeden Aytekin Gikan, yangın söndürüldükten sonra içeride cesetler olduğunu öğrendiğini, hastaneleri aradığını ancak eşini bulamadığını, vefat ettiğini sonradan anladığını belirtti. Hanım Gülek’in eşi Metin Gülek ve Cansu Esatoğlu’nun babası İbrahim Esatoğlu da yakınlarının cansız bedenlerini ancak İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda yapılan DNA eşleşmeleri neticesinde teşhis edebildiklerini ifade etti.

“İlkokul öğrencilerini bile çalıştırdıklarını biliyorduk”

Tanık İ.A., mahalleli olarak iş yerinden yayılan kimyasal koku nedeniyle şikayetçi olduklarını belirterek, “Yaşı küçük çocukları, paraya ihtiyacı olan kadınları sigortasız çalıştırıyorlardı. İlkokul öğrencilerini bile çalıştırdıklarını biliyorduk. Gerekli kurumlara şikayet edilmesine rağmen nasıl üretim yaptıklarını anlamadık” şeklinde ifade verdi.

“Kurtuluş Oransal bana, ’Yangından haberim var, yoldayım’ dedi”

İş yeri çalışanı H.E. ise ifadesinde, olayın ardından Kurtuluş Oransal’ı arayıp yangını bildirdiğini, kendisinin nerede olduğunu sorduğunu ve acilen gelmesi gerektiğini söylediğini ifade etti. Bunun üzerine Oransal’ın “haberim var” dediğini, yolda olduğunu söylediğini, konuşma bittikten 5-10 dakika kadar sonra Kurtuluş Oransal’ın kendisini arayarak içeride kimsenin kalıp kalmadığını sorduğunu, tam sayıyı bilmediğini ancak içeride kalan en az üç kişi olduğunu söylediğini kaydetti.

“2025 yılının ağustos ve eylül aylarında kuruma sadece 8 personelin çalıştığı bildirildi”

Mali müşavir M.Ç. de, firmanın kuruluş ve işleyiş sürecine dair bilgiler verdi. M.Ç., Ravive Kozmetik’in resmi sahiplerinin İsmail ve Altan Ali Oransal olduğunu, baba Kurtuluş Oransal’ın ise kağıt üzerinde yetkisi bulunmadığını söyledi. Kurtuluş Oransal’ı 2010 yılında Düzce’de çalıştığı fabrikadan “usta makinacı” olarak tanıdığını belirten M.Ç., Dilovası’ndaki tesiste çalışan işçilerin sigorta işlemlerinin gayriresmi yöntemlerle iletildiğini anlattı. Tanık M.Ç., “İşçilerin kimlik numaralarını İsmail Oransal WhatsApp veya mail yoluyla gönderiyordu. Sigorta girişlerini bu bilgilere göre yapıyordum. 2025 yılının ağustos ve eylül aylarında kuruma sadece 8 personelin çalıştığı bildirildi” dedi.

Fabrikanın Dilovası’nda faaliyete geçtiği günden bu yana iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almadığını belirten M.Ç., “Normal şartlarda işverenin anlaştığı İSG firmasına düzenli ödeme yapması gerekir ancak bana bu firmadan herhangi bir hizmet faturası gelmedi. Fabrikanın açıldığı ve üretime başladığı tarihten itibaren iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili herhangi bir bildiri veya fatura tarafıma ulaşmadı” ifadelerini kullandı.

“Çocuklarım, babalarını kendilerini uzak tutmak için bu iş yerini açtı”

Kurtuluş Oransal’ın eski eşi A.A. ise şirketin kuruluş amacına dair iddialarda bulundu. Kurtuluş Oransal’ın borçlu ve sorumsuz bir yapısı olduğunu öne süren A.A., çocuklarının babalarını kendilerinden uzak tutmak ve “sokakta kalmaması” için bu iş yerini açtıklarını anlattı. Çocukları İsmail ve Altay’ın bu şirketin işleri ile hiç uğraşmadıklarını ve takip etmediklerini aktardı. A.A., patlamanın meydana geldiği iş yerine alınacak personeli Kurtuluş Oransal’ın kendisinin seçtiğini, iş yerinde üretilen ürünler ile yine Kurtuluş Oransal’ın ilgilendiğini, Kurtuluş Oransal’ın daha önce kozmetik sektöründe çalıştığı için burada bir çevre edindiğini ve kendisine pazar oluşturduğunu, iş yerinin tamamen Kurtuluş Oransal’ın kontrolü altında iş yapıldığını beyan etti.

“Laptobu bana getirir misin? Ben birkaç gün bu işlerle uğraşacağım, avukatlarla ilgileneceğim”

İddianamede ifadesine yer verilen LYKKE Kozmetik ortaklarından şüpheli Gökberk Güngör de olay günü yaşananları ve İsmail Oransal’ın bilgisayarını aldırmasını anlattı. Aleyna Oransal’ın şirkette yüzde 50 ortaklığı bulunduğunu belirten Güngör, olay günü Aleyna’nın kendisini aradığını belirterek, gayet sakin bir ses tonuyla ’Fabrikada yangın çıkmış’ diyerek görüşmeyi sonlandırdığını söyledi. Bu görüşmeden yaklaşık yarım saat sonra İsmail Oransal’ın kendisini arayarak, “İş yerimdeki laptobu bana getirir misin? Ben birkaç gün bu işlerle uğraşacağım, avukatlarla ilgileneceğim. Sen benim odada, masanın üstünde bulunan laptobu alıp evime getir” dediğini aktardı. Güngör, bu talep üzerine laptobu alarak Oransal’a teslim ettiğini kaydetti.

“Suçu babaları üstlenecek, onları yurt dışına kaçıracağız”

İddianamenin en çarpıcı bölümlerinden birini ise şüphelilerin kaçış planına dair detaylar oluşturdu. Şüpheli Onay Y. ifadesinde, Ali Osman A’nın kendisini arayarak, “Olanları duydun mu? Benim yeğenler bir olaya karışmışlar” dediğini ve onları misafir edip edemeyeceğini sorduğunu belirtti.

Bu görüşme üzerine Ömer A. isimli kişiyi arayarak 1 haftalık ev ayarlamasını istediğini anlatan Y., daha sonra Tekirdağ’da İsmail Oransal, Altay Ali Oransal ve Abdurrahman Bayat ile buluştuğunu söyledi. Eve girdikten sonra televizyonda “Kocaeli’de patlama” başlıklı haberleri gördüğünü ifade eden Y., bunun üzerine Ali Osman A’yı görüntülü aradığını kaydetti.

Y., Ali Osman A’nın görüşme sırasında kendisine şunları söylediğini iddia etti:

“Canlarını sıkmasınlar, rahat olsunlar. Onları çok sağlam bir şekilde karşıya geçireceğiz. Maddi imkanımız ve gücümüz var. En kötü ihtimalle biz avukatları devreye sokacağız, suçu babaları üstlenecek. Onlara bir şey olmayacak. Bu konuşmalarımı yeğenlerime ilet.”

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Öğrencilerini istismar ettiği iddia edilen öğretmen hakim karşısında: “Sonunuz Narin gibi olur” diye tehdit etmiş

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/07/ogrencilerini-istismar-ettigi-iddia-edilen-ogretmen-hakim-karsisinda-sonunuz-narin-gibi-olur-diye-tehdit-RwJcxRdc.mp4
Kocaeli’nin Kartepe ilçesindeki Sınav Koleji’nde öğrencilerine 2 yıl boyunca cinsel istismar uyguladığı iddia edilen tutuklu öğretmenin 204 yıl 5 aya kadar hapis cezası talebiyle yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Duruşmada suçlamaları reddeden sanık, kendisine yöneltilen iddiaları kabul etmedi.

Kartepe’deki Sınav Koleji’nde sınıf öğretmenliği yapan M.A., iddiaya göre 2023-2024 yılları arasında 6 öğrencisine cinsel istismarda bulundu. M.A.’nın, “Sizi ödüllendireceğim” diyerek sınıftakileri dışarıya çıkardığı ve bazı öğrencileri kucağına almak suretiyle taciz ettiği iddia edildi. Öğrencilerin durumu ailelerine anlatmasıyla konu polise intikal etti. M.A., 6 ailenin şikayeti üzerine 7 Ocak’ta gözaltına alındı. İfadesi alınan öğretmen M.A’nın emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcı karşısına çıkarılan öğretmen 8 Ocak’ta tutuklanarak cezaevine gönderildi. 2023-2024 yılları arasında “12 yaşından küçük mağdurların cinsel istismarı”, “basit tehdit”, “12 yaşını tamamlamayan çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçlarından açılan davanın iddianamesi, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Cumhuriyet savcısı, sanığın eğitimci olması ve zincirleme şekilde birden fazla öğrencisine karşı cinsel istismar ve tehdit suçlarını işlemesi nedeniyle, hakkında toplam 84 yıl 6 aydan 204 yıl 5 aya kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırladı. İddianamede çocukların ve sanığın ifadelerine de yer verildi. Mağdur çocuklar, sınıf öğretmenlerinin kendilerine müstehcen hareketlerde bulunduğunu dile getirdi.

“Sonunuz Narin gibi olur” diye tehdit etmiş

Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık M.A., mağdur çocukların aileleri ile taraf avukatı hazır bulundu. Tacize uğradıklarını söyleyen çocuklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Olayla ilgili dinlenen mağdur anne ve babalar, çocuklarının M.A. tarafından taciz edildiğini, bu durumu çocuklarından öğrendiklerini ve çocukların, M.A. tarafından kimseye anlatmamaları yönünde tehdit edildiğini ifade etti. Çocuklar, M.A.’nın sınıftaki diğer öğrencileri bahçeye çıkartarak kendileriyle tek tek yalnız kaldığını, kimsenin içeri girmemesi için kapıyı kapatıp perdeyi çektiğini anlattı. Ayrıca, çocuklardan bazıları ise durumu ailelerine anlatmaları halinde M.A.’nın kendilerini ’Sonunuz Narin gibi olur’ sözleriyle tehdit ettiğini ifade etti.

“Okul idaresine bildirmeme rağmen önlem alınmadı”

Tanık olarak dinlenen okuldaki öğretmen İ.M., “Bana da temaslı davranıp uygunsuz espriler yapınca kendimi geri çekmek zorunda kaldım. Şakalarının içeriği oldukça rahatsız ediciydi. Ayrıca, kız öğrencilerle sınıfta çok samimi ve yakın bir ilişki içindeydi. Havuza girerken çocuklara yönelik bakışları beni rahatsız ediyordu. Tüm bunları okul idaresine bildirmeme rağmen, herhangi bir önlem alınmadı” dedi.

“Öğrencilerime temasım olmadı, suçlamaları reddediyorum”

22 yıllık evli ve 1 çocuk babası olan M.A., duruşmadaki savunmasında, “Öğrencilerime hiçbir şekilde temas etmedim, dokunmadım. Annelerinin isteği doğrultusunda görüştüm. Anneleri beni sürekli arayarak çocuklarının sorunlarından bahsediyordu. Bahsedilen iddiaları hiçbir zaman gerçekleştirmedim. Temasım hiçbir zaman olmadı. Sınıfta öğrenciler ile yardım istediklerinden dolayı yalnız kaldım. Suçlamaları reddediyorum” diye konuştu.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 12 Kasım tarihine erteledi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Kocaeli’de 6 öğrencisini istismar ettiği iddia edilen öğretmen hakkında 204 yıl 5 aya kadar hapis istemi

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/04/kocaelide-6-ogrencisini-istismar-ettigi-iddia-edilen-ogretmen-hakkinda-204-yil-5-aya-kadar-8Chc9xtv.mp4
Kocaeli’nin Kartepe ilçesindeki özel bir kolejde öğrencilerine cinsel istismar uyguladığı iddia edilen öğretmen hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi. Suçlamaları kabul etmeyen sanığın toplam 84 yıl 6 aydan, 204 yıl 5 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Kartepe’deki Sınav Koleji’nde sınıf öğretmenliği yapan M.A., iddiaya göre 2023-2024 yılları arasında 6 öğrencisine cinsel istismarda bulundu. M.A’nın, “Sizi ödüllendireceğim” diyerek sınıftakileri dışarıya çıkardığı ve bazı öğrencileri kucağına almak suretiyle taciz ettiği iddia edildi. Öğrencilerin durumu ailelerine anlatmasıyla konu polise intikal etti. M.A., 6 ailenin şikayeti üzerine 7 Ocak’ta gözaltına alındı. İfadesi alınan öğretmen M.A’nın emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcı karşısına çıkarılan öğretmen 8 Ocak’ta tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Sanık 204 yıl 5 aya kadar cezalandırılması isteniyor

2023-2024 yılları arasında “12 yaşından küçük mağdurların cinsel istismarı”, “basit tehdit”, “12 yaşını tamamlamayan çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçlarından açılan davanın iddianamesi, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Cumhuriyet savcısı, sanığın eğitimci olması ve zincirleme şekilde birden fazla öğrencisine karşı cinsel istismar ve tehdit suçlarını işlemesi nedeniyle, hakkında toplam 84 yıl 6 aydan 204 yıl 5 aya kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırladı.

İddianamede çocukların ve sanığın ifadelerine de yer verildi. Mağdur çocuklar, sınıf öğretmenlerinin kendilerine müstehcen hareketlerde bulunduğunu dile getirdi.

Suçlamaları kabul etmeyen M.A., “22 yıldır evliyim, bu evlilikten bir kızım var. 3 yıldır Kartepe Sınav Koleji’nde sınıf öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Okulun özel olması sebebiyle öğrencilere daha sevecen ve ilgili yaklaşılması bizden isteniyordu. Okul dışında öğrencilerle bir görüşmem olmadı. Hiçbir öğrencime kesinlikle dokunmadım. Hiçbir öğrencimi kesinlikle dudağından öpmedim. Hakkımdaki ithamları kesinlikle kabul etmiyorum. Hiç kimseye cinsel istismarda bulunmadım” dedi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Emlakçı vurgunu iddiası: “Oturduğumuz evi bile satmış”

Kocaeli’de “Dedelerinizden kalan arsaların intikal işlemlerini yapacağım” diyerek vekalet aldığı köylüleri dolandırdığı iddia edilen emlakçı hakkında şikayetler artıyor. Mağdur vatandaşlardan biri, “Bu şahıs şu an oturduğumuz evi bile satmış” dedi.

İzmit ilçesine bağlı Gökçeören Mahallesi ve çevre köylerde yaşayan köylüler, toplamda 400 dönümlük arazinin emlakçı O.K. tarafından usulsüz şekilde elinden alındığını öne sürdü. İddiaya göre, Kocaeli’de emlakçılık yapan O.K., Gökçeören ve çevre köylerde yaşayan 100’den fazla köylüye ait 800 milyon TL değerindeki arazileri, onlar adına intikal işlemlerini yapacağını söyleyerek üzerine aldı. Ancak köylüler, iyi niyetlerinin kötüye kullanıldığını öne sürerek dolandırıldıklarını iddia etti ve hukuki süreç başlattı.

“Tesadüfen öğrendik”

Gökçeören Sadıklar Mahallesi’nde tarım ve hayvancılık işleriyle uğraşan Bahattin Beytar, yaşadıkları mağduriyetin tahmin ettiklerinden çok daha büyük olabileceğini ileri sürdü. Beytar, “Dededen kalma yerlerimizi intikal yapmak amacıyla bizden aldı. Niyetimizi kötüye kullanıp arsalarımızı satmış. Biz bunu tesadüfen öğreniyoruz. Bizden ayrı 3 köyde de mağdurlar var. Yaklaşık 300-400 dönüm arazi almış. Emlakçı O.K, vermiş olduğumuz vekaletleri bizden habersiz kötü niyetle kullanmıştır. Çevre köylerden de çok sayıda mağduriyet yaşayan olduğunu duyuyoruz. Toplam 800 milyon TL civarı dolandırdı hepimizi. Rakamın daha da yüksek olabileceğini tahmin ediyoruz” dedi.

“Oturduğumuz evi bile satmış”

Mahalle sakinlerinden Turgay Kara, emlakçı O.K’nin atalarından, dedelerinden kalan arazileri kullanarak kendilerini dolandırdığını söyledi. Kara, “Gökçeören’de oturuyorum. O.K. adlı şahıs şuan oturduğumuz evi bile satmış. Savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Şufa davası da açtık” ifadelerini kullandı.

“Hakkımda çıkan iddiaları asla kabul etmiyorum”

Hakkındaki dolandırıcılık iddialarına karşı açıklamalarda bulunan emlakçı O.K, “Bu işlemler 1990’lı yıllardan gelen hisseli taşınmazlarla ilgili. Veraset, vergi ilişiği, rayiç bedel ve intikal süreçlerinden geçtikleri için tapular el birliği halinde geliyor. ’Mallarımızı sattı’ diyorlar ama tapu dairesinde bakılabilir, hisseleri hala üzerlerinde duruyor. Bendeki vekaletler ve sözleşmeler de elimde mevcut. Ortada yasa dışı bir durum yok. Hakkımda çıkan iddiaları kesinlikle kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
ÖZEL HABER

Çocuğunu Dövdüğü İddi̇a Etti̇ği̇ Şahsın Ölümüne Sebep Olan 2 Sanığa Müebbet Hapi̇s Talebi̇

Kocaeli’de çocuğunu dövdüğü iddia ettiği şahsı bıçaklayarak öldüren 2 sanığın müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi.

Donanma Mahallesi’nde 3 Ekim 2022’de meydana gelen olayda, iddiaya göre Süleyman Kabadayı, bahçesine giren Y.E.K. (16) ile kuzeni A.K’yi (17) dövdü. Bunu öğrenen Y.E.K.’nin babası Ömer K. ile A.K’nin amcası Serkan K., Süleyman Kabadayı’nın evine gitti. Aralarında çıkan kavgada Süleyman Kabadayı ve oğlu Ahmet Hakkı Kabadayı, Ömer K. tarafından bıçaklandı. Süleyman Kabadayı’nın eşi de darp edilerek kolu kırıldı. 2 şüpheli olay yerinden uzaklaşırken, hastaneye kaldırılan Süleyman Kabadayı, yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olaya ilişkin gözaltına alınan Ömer K. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Serkan K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Dava sürecinde Serkan K.’de tutuklandı.

“Kaza sebebiyle olay meydana gelmiştir”

Sanıklar hakkında Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesince açılan davanın duruşmasına devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanıklar, maktulün ailesi ve taraf avukatları katıldı. Olaya ilişkin anlatacakları sorulan sanık Ömer K., “Küçük yaşta babamı kaybettim, 7 yaşından beri babasız büyüdüm. Kimsenin malına yan gözle bakmadım. Meslek edindim, iş kurdum, topluma vatandaş kazandırdım. Tamamıyla talihsiz durum başımıza geldi. Kaza sebebiyle olay meydana gelmiştir. İş adamıyım, işimde gücümde biriyim. 2 taraf içinde üzgünüm” dedi.

Serkan K. ise “Kimseye zarar vermek için olay yerine gitmedim. Kimseye zarar vermek istemedim. Karşı tarafın bize saldırması ile olay meydana gelmiştir” şeklinde konuştu.

Mütalaa verildi

Cumhuriyet savcısı, iştirak halinde suçun işlediğine kanaat getirerek, sanıkların “Kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı müebbet hapisle cezalandırılmalarını talep etti. Ayrıca sanıkların yaralama suçundan da cezalandırılmaları istendi.

Mahkeme heyeti, avukatların süre talep etmesi üzerine sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version