Olay, dün 23.00 sıralarında Derbent Mahallesi Ahmet Lütfü Arat Caddesi üzerinde bulunan parkta meydana geldi. İddiaya göre, Hasan Hüseyin Osmanoğlu (34) ile abisi, H.Ş. isimli şahsı arayarak yanına çağırdı. Olay yerine gelen H.Ş. ile Osmanoğlu ve abisi arasında henüz bilinmeyen sebeple tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi ile çıkan kavgada H.Ş., belinde çıkardığı silahla 3 el ateş etti. Kurşunların hedefi olan Hasan Hüseyin Osmanoğlu, göğsünden vurularak ağır yaralandı. Osmanoğlu kanlar içinde yerde kalırken, H.Ş. ise olay yerinden kaçtı. Yakında bulunan jandarma komutanlığı ekipleri sesleri duyunca bölgeye intikal etti. Yaralıya ilk müdahaleyi jandarma ekipleri yaparken ihbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, göğsünden 3 el vurulan yaralıyı ambulansla hastaneye kaldırdı. Hastanede yapılan tüm müdahaleye rağmen Osmanoğlu kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Osmanoğlu’nun cenazesi gömülmek üzere bugün memleketi Trabzon’a gönderildi.
Olay, Derbent Mahallesi Ahmet Lütfü Arat Caddesi üzerinde bulunan parkta meydana geldi. İddiaya göre, Hasan Hüseyin Osmanoğlu (34) ile abisi, H.Ş. isimli şahsı arayarak yanına çağırdı. Olay yerine gelen H.Ş. ile Osmanoğlu ve abisi arasında henüz bilinmeyen sebeple tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi ile çıkan kavgada H.Ş., belinde çıkardığı silahla 3 el ateş etti. Kurşunların hedefi olan Hasan Hüseyin Osmanoğlu, göğsünden vurularak ağır yaralandı. Osmanoğlu kanlar içinde yerde kalırken, H.Ş. ise olay yerinden kaçtı. Yakında bulunan jandarma komutanlığı ekipleri sesleri duyunca bölgeye intikal etti. Yaralıya ilk müdahaleyi jandarma ekipleri yaparken ihbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, göğsünden 3 el vurulan yaralıyı ambulansla hastaneye kaldırdı. Hastanede yapılan tüm müdahaleye rağmen Osmanoğlu kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Polis ekipleri kaçan şahsı yakalamak için çalışma başlattı.
Olay, 22 Mart’ta Gebze ilçesi Barış Mahallesi 1819/1 Sokak’ta bulunan apartmanın önünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Yusuf Bayrak (38) ile komşusu arasında araç park meselesi sebebiyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi ile iki aile arasında kavga çıktı. Yaşanan kavgada iki otomobilin camları kırıldı. Silahlı, taşlı, sopalı kavgada 3 kişi darp sonucu, Yusuf Bayrak ise silahla yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralıları ambulansla çevre hastanelere kaldırdı. Durumu ağır olan Yusuf Bayrak, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
7 şüpheliden 3’ü tutuklandı
Polis ekipleri, Yusuf Bayrak’ı öldüren K.E. ile olaya dahil olan İ.C.E., S.E., Ö.B., A.B., H.B. ve B.B.’yi aynı gün yakalayarak gözaltına aldı. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’nde tamamlanan işlemlerinin ardından 7 şüpheli bugün mevcutlu olarak Gebze Adliyesi’ne sevk edildi. B.B. savcılıkta alınan ifadesinin ardından serbest bırakılırken, Ö.B., A.B. ve H.B. ise çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. K.E., İ.C.E. ve S.E. tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kocaeli’de şizofren hastası olduğunu iddia ettiği oğlu tarafından 12 yerinden bıçaklanan anne, “Oğlumun yaptığı eylem dışında Allah herkese böyle evlat nasip etsin. Daha önce evlat olarak bana karşı herhangi bir kusur işlememiştir. Oğlumdan şikayetçi değilim” dedi. Sanık ise “İçimdeki sesler beni bu eyleme yöneltti. Suç işleme kastım yoktur” diye savunma yaparken mahkeme heyeti sanığa 13 yıl 4 ay hapis cezası verdi.
Olay, 4 Nisan 2023 tarihinde Kartepe’de bulunan bir ikamette meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 41 yaşındaki S.Ç., mutfaktan aldığı bıçakla annesi F.Ç’yi bıçakladı. Böbreğinden, sırtından ve göğsünden olmak üzere çeşitli yerlerinden 12 kez bıçaklanan 61 yaşındaki kadın, kanlar içinde kaldı. Bir süre sonra S.Ç. olay yerinden ayrılırken, eve gelen F.Ç’nin kız kardeşi 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, ağır yaralanan kadını ambulansla hastaneye kaldırdı. F.Ç., yoğun bakıma alınırken olaya ilişkin S.Ç. gözaltına alındı. İfadesi alınan F.Ç. tutuklanarak cezaevine gönderildi.
“İçimdeki sesler beni bu eyleme yöneltti”
“Hayati tehlikeyi arz edecek şekilde üstsoya karşı kasten yaralama” suçundan açılan davanın 6. celsesi Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanık S.Ç., avukatı ve müşteki anne F.Ç. katıldı. Önceki savunmalarını tekrar ettiğini söyleyen S.Ç., “İçimdeki sesler beni bu eyleme yöneltti. Suç işleme kastım yoktur” diye konuştu.
“Allah herkese böyle evlat nasip etsin”
Şikayetçi olmadığını söyleyen müşteki F.Ç., “Oğlumun yaptığı eylem dışında Allah herkese böyle evlat nasip etsin. Daha önce bana veya kardeşlerine yönelik kötü bir eylemi olmamıştır. Evlat olarak da bana karşı herhangi bir kusur işlememiştir. Oğlumdan şikayetçi değilim” şeklinde konuştu.
“İçimdeki ses bana hükmetmeye başladı”
Olaya ilişkin sanık ilk celse verdiği savunmada, “Olay tarihinde 05.00 civarında uyandım. Kahvaltı yapmak istedim. Evde çorba vardı. Kepçe aradım ancak bulamadım. Bunun üzerine canım sıkıldı. Mutfaktaki cam bardağı ve zeytin tabağını yere atarak kırdım. Daha sonra odama geçtim. Orada vücudumda sinirlerimi bozan bir acı hissettim. O esnada kafam gitti. İçimdeki ses bana hükmetmeye başladı. Sürekli uyku haricinde kendi kendine konuşan bir ses duymaktayım. Hissettiğim acı sonrasında içimdeki ses annemi kastederek ’Onu öldür bu acı bitecek ama önce kardeşlerinin gitmesini bekle, kararlı ol’ şeklinde seslendi” şeklinde konuştu.
“Olayı ben gerçekleştirmedim, sadece yaşadım”
Kardeşlerinin evden gitmesini beklediğini dile getiren S.Ç., “Kardeşlerim gittikten sonra mutfaktan bıçak aldım. Anneme vurmaya başladım. İçimdeki ses sürekli, ’Kararlı ol, kararlı ol’ diye seslenmeye devam ediyordu. Ben de bu eylemi gerçekleştirirken sürekli, ’Ne zaman bitecek bu acı’ diye söylendiğimi hatırlıyorum. Söz konusu eylemi aklımdaki sesin bana hükmetmesi sonucunda gerçekleştirdim. Ben aslında hiçbir şey bilmiyorum. Bana bir şey sormayın. Olayı ben gerçekleştirmedim, sadece yaşadım. O esnada bende bir çaresizlik vardı” ifadelerini kullandı.
“Elinden kurtulamayacağımı sandım”
Yaşanan olayı anlatan F.Ç, “Olay tarihinde Ramazan ayı olduğu için sahura kalkmıştık. Sahur sonrasında sabah uyandığımda mutfakta kırıklar vardı. Oğluma sorduğumda kendisinin yapmadığını söyledi. Tekrardan mutfağa gittim. Bir süre sonra oğlum S.Ç. gelerek beni bıçakladı ve ’Benden ne istiyorsunuz?’ diye sürekli söyleniyordu. Elinden kurtulamayacağımı sandım. Bir süre sonra eylemine son verdi. Salona gidip kız kardeşimi aradım. Diğer çocuklarıma ulaşamadım” dedi.
“Oğluma şizofreni başlangıcı teşhisi konulmuştur”
Konuşmasını sürdüren F.Ç, “Oğlum bir süre sonra yanıma geldi ve tekrar bıçakla vurdu. Daha sonra beni bıraktı ve dışarı çıktı. Ben oğlumu 17-18 yıldan beri sürekli psikiyatri uzmanlarına götürmekteyim. Askerliği sırasında psikolojisi bozuldu. Sonra bu hale geldi. Şimdiye kadar yatarak tedavi görmedi. Sürekli ilaç kullanmaktadır. Şizofreni başlangıcı teşhisi konulmuştur. Oğlundan şikayetçi değilim” diye konuştu.
Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde istediği durakta inemediği için şoförle tartışan Erdal Kara’nın, otobüs sahibinin oğlu tarafından öldürülmesine ilişkin açılan davanın ilk duruşması görüldü. Savunmasında, olay günü Kara’nın evine, otobüste yaşanan gerginlik üzerine konuşmak için gittiklerini söyleyen tutuklu sanık, “Erdal abi elinde orak ve odunla dışarda bekliyordu. Elindekileri görünce aracımla yaklaşıp camdan konuşmayı tercih ettim. Erdal abi camdan orağı boynuma takıp küfür etti” dedi.
Olay, 30 Ağustos 2024’de Suadiye Mahallesi Karadere Caddesi’nde meydana geldi. Erdal Kara (50), eşi ile birlikte özel halk otobüsüne bindi. Bir süre sonra inmek için düğmeye basan Kara, aracın biraz daha ileride durması sebebiyle şoför Emirhan S. ile tartıştı. Şoförün duramadığını söylemesi üzerine Erdal Kara’nın, Emirhan S. ve otobüs sahibine küfür ederek araçtan indiği iddia edildi. Yaşananların otobüs sahibi Nizam K. ile oğlu Bedirhan K.’ye anlatılmasıyla olay daha da büyüdü. Bedirhan K., Emirhan S. ile birlikte Erdal Kara’nın evine gitti. Bir süre sonra Nizam K. da olay yerine geldi.
Burada çıkan kavgada Bedirhan K., tüfekle Kara’ya ateş etti. Kanlar içinde kalan Kara, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Gözaltına alınan Bedirhan K. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı, babası ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
“Erdal isimli şahsın otobüse bindiğini ve küfür ettiğini söyledi”
Olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Bedirhan K., tutuksuz sanık Nizam K., taraf avukatları ve tanıklar katıldı. Savunması için söz hakkı verilen tutuklu sanık Bedirhan K., “Erdal abiyi aynı mahallede oturduğum için tanırım. Kendisiyle bir husumetim veya samimiyetim yoktur. Olay günü cuma namazını beklerken arkadaşım Emirhan telefonla ağlayarak beni aradı. Erdal isimli şahsın otobüse bindiğini ve küfür ettiğini söyledi. Babam Nizam, ’Gidin Erdal ile konuşun, konuyu kapatın, barışın’ dedi. Erdal abiyi arayarak konuşmak istediğimi söyledim. Evde olduğunu söyleyerek ’Gel’ dedi” dedi.
“Erdal abi orağı boynuma taktı”
Emirhan S. ile Erdal Kara’nın evine gittiklerini söyleyen Bedirhan K., “Erdal abi elinde orak ve odunla dışarda bekliyordu. Elindekileri görünce aracımla yaklaşıp camdan konuşmayı tercih ettim. Erdal abi camdan orağı boynuma takıp küfür etti. Boynumu kurtararak araçtan indim ancak Erdal abi bu sefer de orağı kafama salladı. Elimle müdahale ettim, hatta elim kesildi. Küfür etmeye davam etti ve kafa attı, burnum kanadı. Ben asla kendisine fiziki bir müdahalede bulunmadım, darp etmedim. Her yerimden kan akıyordu, bayılmak üzereydim. Buna rağmen konuyu kapatma, konuşma derdindeydim” diye konuştu.
“Bana vurması sıkıntı değildi ancak babama hamle yapınca ona zarar vereceğinden korktum”
Babası Nizam K.’nın da gelmesiyle Erdal Kara’nın daha da sinirlendiğini dile getiren Bedirhan K., “Erdal abi, babama doğru gidince ona da zarar vereceğin düşündüm. Erdal abinin bana vurması sıkıntı değildi ancak babama doğru hamle yapınca ona zarar vereceğinden korktum. Hemen bagaja yöneldim, levyeyi aldım. Ruhsatlı silahımı görünce onu da aldım. Havaya 2 el ateş ettim. Bunun üzerine Erdal abi üstüme gelmeye başladı. Endişe ve korkuyla yere, en fazla ayaklarına doğru yere ateş ederim diye düşündüm ve ateş ettim. Bacağından kan aktığını görünce hemen durdum ve yardım etmek istedim ancak Ayten Yenge de bana vurmaya başladı. Emirhan’a ilk yardım yapmasını söyleyerek tüfeği alıp karakola gittim ve teslim oldum. Ailesinden özür diliyorum. Pişmanım, zarar verme niyetim yoktu. Erdal abiyi kesinlikle darp etmedim ve küfür etmedim. Oraya gitmemin amacı ona zarar vermek değildi. Olayı anlamaktı, mevzuyu tatlıya bağlamak, sineye çekmekti” ifadelerini kullandı.
“50 metre mesafeyi bahane edip olay çıkarmış”
Maktul Erdal Kara’yı 40 senedir tanıdığını söyleyen tutuksuz sanık Nizam K., “Ben ona iyilikten başka bir şey yapmadım. Üzerimde onun şaşkınlığı var. 50 metre mesafeyi bahane edip olay çıkarmış. Erdal’ın bu olay sebebiyle bana kin beslediğini, husumet duyduğunu öğrendim. ’Ben onları döveceğim’ diyormuş. Oğlum Bedirhan’a kızdım, ’Gidin barışın. Bunlar otobüslerde olan şeyler’ dedim. Bedirhan ve Emirhan olayı tatlıya bağlamak için gittiler. Ben de olay yerine gittiğimde oğlum Bedirhan’ın yüzü kan içindeydi. Erdal bana doğru döndüğünde bana da aynısını yapacak korkusuyla oğlumun ateş ettiğini düşünüyorum. Kötü niyetim olsaydı çocuklarımı konuyu tatlıya bağlaması için göndermezdim, ben bir babayım” dedi.
“Babam ile Nizam arasının iyi olmadığını biliyorum”
Sanıklardan şikayetçi olan maktulün oğlu Eren Kara, “Sanıklar ile babam arasında gerçekleşen olaya şahit olmadım. Babamın Nizam ile problemi vardı. Ancak konunun ne olduğunu bilmiyorum. Silah mevzusundan aralarında husumet olduğunu duydum. Nizam’a silah çekilmiş, babam ise onu kurtarmış. Babam silahı Nizam’a vererek polise vermesini ve olayları anlatmasını istemiş. Ancak Nizam polise gitmeyerek silahı muhtara götürüyor. Bu sebeple babam ile Nizam arası açılıyor. Bunu olaydan sonra babamın arkadaşlarından öğrendik. Babamın Bedirhan ve Emirhan ile husumeti yoktu ancak Nizam ile arasının iyi olmadığını biliyorum” diye konuştu.
“Nizam, ’Seni öldürteceğim’ dedi”
Olaya ilişkin dinlenen tanık Edanur D., “Nişanlım kavga sesi duyunca olayı ayırmaya gitti. Bir süre sonra Bedirhan’ın babası geldi, elinde bıçak vardı. ’Seni öldürteceğim’ dedi. Hemen sonrasında Bedirhan bagajdan tüfek alarak ateş etti. Emirhan, yaralıya ilk yardımda bulundu” şeklinde konuştu.
“Bedirhan’da demirden beyzbol sopası vardı”
Tanık olarak dinlenen maktulün kuzeni Serkan Kara, “Sesleri duyunca hemen koşup kavgayı ayırmaya çalıştım. Bedirhan’da demirden beyzbol sopası vardı. Nizam ise uzaktan bakıyordu. Bedirhan benden kurtulup silah alıp ateş etti. Sonra kaçıp gitti” ifadelerini kullandı.
“Küfür etti”
Tanık Emirhan S. ise “İtfaiyecilik yapıyorum. Olay günü vardiya çıkışı Nizam amcanın isteği üzerine şehir içi otobüsünde şoförlük yapmaya başladım. Zira o gün şoför bulamamıştı. İsmini sonradan öğrendiğim Erdal ve karısı İzmit’ten araca bindi. Bir süre sonra ayağa kalktı ve inmek istediğini söyledi. Ayakta olduğu için ani fren yapamadım. Biraz daha ileride durmak durumunda kaldım. ’Ben Erdal Kara, seni de, mal sahibini de sinkaf ederim’ diyerek küfür etti. Beni tehdit etti, üstüme yürüdü. ’Abi kusurum ne?’ dedim ancak o küfür etmeye devam etti. Ben de mal sahibi Nizam’ı aradım, ’Kim bu adam?’ dedim, durumu anlattım. Nizam amca, ’Gidin bu işi çözün’ dedi. Bedirhan ile taksiye bindik. Bedirhan sakin olmamı istedi, ’Bir kusur varsa özür dileriz’ dedi. Bedirhan, Erdal’ı aradı ’Gelin lan evdeyim’ dedi” ifadelerini kullandı.
“Erdal otobüste ana avrat bana küfür etti. Onurum zedelendi”
Olay yerine gittiklerinde Erdal’ın kendilerini orakla karşıladığını söyleyen Emirhan S., “Erdal, araç camından orağı Bedirhan’ın boynuna taktı. Konuşmaya geldiğimizi söyledim. Daha sonra Erdal, orakla Bedirhan’ın kafasına hamle yaptı. Bedirhan eliyle müdahale etti ve eli kesildi. Erdal daha sonra Bedirhan’a kafa attı ve küfür etti. Erdal’ın eşi de Bedirhan’ı darp etmeye başladı. Ben onları engellemeye çalışıyordum. Bir süre sonra Nizam amca geldi. Erdal sinkaflı küfür etti. Bedirhan bagajdan silah alarak ateş etti. Bedirhan giderken benim orada kalmamı, müdahale etmemesi istedi. Gerekli müdahaleyi yaptım. Ambulans gelene kadar başından ayrılmadım. Lisanslı 10 yıllık boksörüm. Erdal’a vurmak istesem vururdum ancak biz oraya konuşmaya gittik. 30 yaşındayım, Erdal otobüste ana avrat bana küfür etti. Onurum zedelendi. Hatta olayı ağlayarak anlattım” dedi.
Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde belediye binasının içinde bir ihalenin ardından çıkan kavgada eski MHP ilçe başkanının da aralarında bulunduğu 3 kişi yaralandı. Bıçaklama anı kameralara an be an yansırken, Kırkpınar başpehlivanlarından Ahmet Taşçı yaşananlara, “Esnafımızı bıçaklayanlar başkan yardımcısının odasından çıktı” diyerek tepki gösterdi.
Olay, 18 Mart Salı günü sabah saatlerinde Karamürsel Belediyesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, düzenlenen çay bahçesi ihalesi sonrası eski MHP Karamürsel ilçe Başkanı Çetin Öksüz ayağından bıçaklandı. Öksüz’ün yeğeni ve ismi öğrenilemeyen bir kişi daha yaralandı. Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı. Polis, 3 şüpheliyi gözaltına alındı.
Kavgada yaralanan Çetin Öksüz ile olaylara şahitlik eden eski başpehlivan Ahmet Taşçı, İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabirine açıklamalarda bulundu.
“Ahmet Çalık benim kanımı döktün”
Kavganın ihale ile ilgisinin olmadığını söyleyen Çetin Öksüz, “Belediye Başkanı Ahmet Çalık’ın açıklamalarını izlemekteyim.
Biz orada iki grup olarak gösteriliyoruz. Oraya biz ihaleye gitmedik kesinlikle. Biz ilçedeydik. Saldırganlar sözde oraya ihaleye geliyorlar. Biz asla oraya kavgaya gitmedik. Tabii, ses yükselmeleri oldu. Ben bu yüzden oğlumu dışarı çıkardım. Dışarda oğluma yönelik ’Mehmet kim?’ diye bağırdılar, Mehmet’e ’Hayırdır’ diyerek saldırdılar. Daha sonra Ahmet Bey (Çalık) çıkıp, ’Ben bu adamları tanımam’ diyor. Bu adamları tanıyorsun Ahmet Bey. Bu adamları tanıdığını da kanıtlayacağım. Benim kanımı döktün. 20 senedir, 40 sendir kan dökülmemiş, sen geldin 1 yılda kan döktürdün. Bu kanın bedelini de ödeyeceksin. Bunu tehdit olarak söylemiyorum, hukuki yolardan bu işin peşini bırakmayacağım. Yalan konuşmayacaksın Ahmet Çalık, yalan konuşmayacaksın. Biz oraya sadece seninle oturmaya ve haklarımızı savunmaya gelmiştik” dedi.
“İhaleye fesat karıştıran Ahmet Çalık’tır”
Karamürsel Belediyesi’nde güvenlik önleminin alınmadığına da dikkat çeken Öksüz, konuşmasına şöyle devam etti:
“Orada ihaleye fesat karıştıran Ahmet Çalık’tır. Ahmet Çalık, ihalelerle uğraşacağına Karamürsel’i geliştirmek için uğraş. Eşine, dostuna söz vermiş olabilirsin. Söylediğim gibi, Ahmet Taşçı’nın yerini başkasına söz vermiş. Sen Ahmet abinin yerini nasıl söz verirsin? Ama senin bunu neden yaptığını biliyoruz, hırsın var. Kanım seni neden rahatsız etti? Neden benim kanımı döktün? Saldırganları neden oraya silahla, bıçakla sokturttun? İhale günü polis çağrılması lazımdı oraya ama sen bunu bilinçli yaptın. Polis olsa bunlar olmayacaktı, orada başka bir firmanın ihalesi vardı”
“Kişiye özel şartnameler uygulandı”
Olayların nasıl geliştiğini aktaran Ahmet Taşçı ise “Böyle bir olay yaşanmasını hiç istemezdik. Esnafa sorun çıkarıldı. İhaleye çıkacak yerlerle ilgili olarak çok farklı şartlar sunuldu esnafımıza. Tabii esnafımız bunlara razı gelmedi. Kişiye özel şartnameler uygulandığı duyulunca, hep beraber iki defa başkana (Ahmet Çalık) bu sorunları anlatmak için gittik. İkisinde de olumlu sonuç alamadık. En son gittiğimizde, bir arkadaşımızın kiralamış olduğu yere yaptığı yatırımların geri ödenmesine dair herhangi bir ibare bulunmadığından büyük bir mağduriyet yaşadığını gördük ve bunu başkanla görüşmek istedik ancak bir sonuç alamadık. İhalenin yapılacağı gün, yürütmeyi durdurma kararına ilişkin evrakı teslim etmek istediğimizde ise bu olaylar yaşandı” şeklinde konuştu.
“Esnafımızı bıçaklayanlar başkan yardımcısının odasından çıktı”
İhale gününü anlatan Taşçı, “İhale gününde çok dedikodu vardı. Özellikle bu kişilerin İstanbul’dan buraya geldikleri konuşuluyordu. Hatta olaylar olurken başkan yardımcısını odasından çıkıp bizim esnafımızı bıçaklayanlar bunlardır. Bunların da Karamürsel Belediye Başkan Yardımcısının odasında muhafaza edildiği halkın dilinde. Yaralanan 3 kişi var. Birisi Çetin Öksüz, diğeri onun yeğeni, biri de belediye başkan yardımcısının şoförü olduğunu söylüyorlar ama o bu konuya dair şikayetçi olmadı. Neden şikayetçi olmadığını da anlamadım. Diğer arkadaşlar hastaneye gitti. Hastanede yaraları tedavi edildi ve bugün evlerinde istirahatteler” dedi.
“Karamürsel’de yönetim eksiği olduğu ortaya çıkmıştır”
Taşçı, belediyeye uzlaşma için gidildiğini ancak böyle bir olayın yaşandığını ifade ederek, “Oraya anlaşmaya, uzlaşmaya gidilmişti fakat çıkan sonuç bu. İhale konusunu da başkana anlatamadık. Israrla kendi düşüncelerini, usulsüz olan kişiye özeli olan şartnameleri dikte etmiştir. Bu gün Karamürsel’de yönetim eksikliği olduğu ortaya çıkmışıdır. Çünkü 20 yıldır bu ihaleler oluyor ve herkesin hakkı korunarak bu ihaleler yapılıyordu. Ama bu yönetim her şeyi karmakarışık etti. Şuanda esnaf bu olaydan dolayı çok muzdarip. Halk çalkalanıyor. Bu durum adliyeye düşmüş durumda ve esnaf bu işin peşini bırakmayacak” diye konuştu.
Olay, 16 Ocak tarihinde saat 06.00 sıralarında Mimar Sinan Mahallesi Piri Reis Caddesi 25. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, seyir halinde olan Bayram Zunluoğlu (26), arabasını evinin önüne park etti. Bu esnada pusu kuran motosiklet kasklı 2 kişi, silahla Zunluoğlu’nu çapraz ateşe aldı. Ağır yaralanan Zunluoğlu kanlar içinde yerde kalırken, şüpheliler ise olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine gelen ekipler, yaralıyı ambulansla hastaneye kaldırdı. Zunluoğlu, yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılmayarak hayatını kaybetti. Olay anı ise anbean güvenlik kamerasına yansıdı.
Olaya ilişkin çalışma başlatan polis ekipleri, C.Y., Y.A. ve H.S. isimli 3 şüpheliyi yakaladı. Emniyette ifadeleri tamamlanan 3 şüpheli Gebze Adliyesi’ne sevk edildi. C.Y. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Y.A. ile H.S. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Olay, dün saat 06.00 sıralarında Mimar Sinan Mahallesi Piri Reis Caddesi 25. Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, seyir halinde olan Bayram Zunluoğlu’nu (26), arabasını evinin önüne par ederek araçtan indi. Bu esnada pusu kuran motosiklet kasklı 2 kişi, silahla Zunluoğlu’nu çapraz ateşe aldı. Ağır yaralanan Zunluoğlu kanlar içinde yerde kalırken, şüpheliler ise olay yerinden kaçtı. Sesleri duyan mahalleli sokağa çıktığında gördükleri manzara karşısında 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılarak hastaneye kaldırılan Zunluoğlu, kurtarılmayarak hayatını kaybetti. Olay anı ise anbean güvenlik kamerasına yansıdı.
Ailesi tarafından teslim alınan Zunluoğlu’nun cenazesi, bugün helallik alınmak üzere evinin önüne getirildi. Gencin cenazesi, ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.
Polis olayı gerçekleştirerek kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.
Kocaeli’de 14 yaşındaki kız çocuğunu 2 yıl boyunca sevgili olduklarına inandırarak cinsel istismar uyguladığı iddia edilen eğitmen hakkında karar çıktı. Savunmasında, öğrencisinin kendisine platonik aşık olduğunu, suçun ise iftiradan ibaret olduğunu söyleyen sanık, “nitelikli cinsel istismar” suçundan 30 yıl, “yağma” suçundan ise 6 yıl hapse çarptırıldı.
Olay, 6 Ekim 2023’de meydana geldi. İddiaya göre, Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 14 yaşındaki S.T., taekwondo kursundaki eğitmeni tarafından 2 yıl boyunca cinsel istismara uğradı. S.T.’nin, evli ve 2 çocuk babası eğitmen E.Y. (40) tarafından sevgili olduğunu inandırıldığı öğrenildi. E.Y.’nin öğretmen eşi D.Y., mesajları yakalamasıyla durumu öğrendi. S.T. ile buluşan, telefondaki fotoğrafları silen D.Y., kızı darp etti. E.Y. ise istismar ettiği kızın telefonunu kırarak, durumu hiç kimseye anlatmamasını, anlatması durumunda ise kendisini öldürmekle tehdit etti. Bu olay sonrasında karakola giden S.T. şikayetçi oldu. Şikayetin üzerinden 28 gün geçtikten sonra E.Y.’nin ifadesi alınabildi. Mahkemeye sevk edilen E.Y., adli kontrol ve yurt dışı yasağı şartıyla serbest bırakıldı.
“S.T.’nin bana platonik duyguları vardı”
Olayla ilgili davanın 3. celsesi Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ilk celse tutuklanan sanık E.Y., avukatı, mağdur S.T., annesi ve avukatı katıldı. Suçlamaları kabul etmeyen taekwondo eğitmeni E.Y., “Kesinlikle S.T.’ye cinsel istismarda bulunmadım. Aramızda hiçbir şekilde cinsel mesaj geçmemiştir. Mesajlar üst üste konularak algı oluşturmaya çalışılıyor. S.T.’nin bana platonik duyguları vardı. S.T., eşimin kendisine bıçak çektiğini söylemiş, beni ve eşimi cezalandırmıştır. 18 yıllık öğretmenim, bırakın istismarı kimsenin kalbini bile kırmadım. Söylenenler kurgudur, iftira atılmaktadır” diye konuştu.
36 yıl hapis
Sanık, “nitelikli cinsel istismar” suçundan eğitimci olması sebebiyle de artırım yapılarak 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. “Yağma” suçundan da 6 yıl hapis cezası verilen sanık hakkında ayrıca “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan da savcılığa suç duyurusunda bulunuldu.
Mağdurun iddianamede yer alan ifadesi
Öte yandan, genç kız iddianamede yer alan ifadesinde, E.Y. ile ilişkilerinin 2021’nin yaz aylarında başladığını ve kendisini üzen her konuyu ona anlattığını söyledi. Sanıkla sürekli buluştuklarını söyleyen S.T., “Arada sırada Hamidiye köyünde bulunan evine gidiyorduk. Taekwondo salonundaki soyunma odasında buluşuyorduk. E.Y.’nin petshop’unda da buluşmamız ve cinsel istismarı oldu. 2021 ağustos ayında daha önce gittiğiniz Karamürsel’deki o eve tekrar gittik ve orada benimle cinsel ilişkiye girdi” dedi.
“Karısı beni darp etti”
E.Y.’nin eşinin ve 2 çocuğunun olduğunu dile getiren S.T., “E.Y.’nin, D.Y. adında bir karısı var. D.Y. bizim mesajlarımızı görmüş. E.Y. ise mesajları inkar etmiş. D.Y. beni arayarak durumu sorunca bazı şeyleri ağzımdan kaçırdım. D.Y. benimle kafede buluşarak ağzımdan laf almaya çalıştı. Telefonumu zorla alarak fotoğraflarını çekiyordu. Bir yandan da hiçbir şey ortaya çıkmasın diye telefonumda bulunan fotoğrafları siliyordu. Kadın bunlara göz yumacaktı. Bana, ‘Boşanacağımı mı düşünüyorsun? Çocuklarımın babasını bu duruma sokmam’ dedi. Sonra benim elimden tutarak ‘Ben senin ablan yaşındayım. Bana her şeyi anlatabilirsin’ dedi. D.Y. ile birlikte evlerine gittik. E.Y. kapıyı açtı. D.Y., eşinin olayı inkar ettiğini ancak benim her şeyi itiraf ettiğimi söyledi. D.Y. çıldırdı, sinir krizi geçirdi, bana vurmaya kalktı. E.Y. ise onu tuttu. D.Y. mutfağa gidip bıçak aldı. ’Bitireceğim onu’ diyordu. E.Y. bıçağı elinden attırdı. D.Y. beni yere ittirerek boğazımı sıktı, tokat attı. Benim bir süre gözüm karıncalandı. Yarı baygınlık gibi bir şey yaşadım” diye konuştu.
“Senin kafanı keseceğim diyerek tehdit etti”
7 yaşından beri aynı taekwondo kursuna gittiğini ifade eden S.T., “Bu olaydan sonra E.Y. beni arabayla eve götürdü. E.Y., ikimize ait fotoğrafların olması sebebiyle telefonumu kırdı. ’Sen artık yaşamayacaksın, senin kafanı keseceğim. Lime lime edeceğim’ diye tehdit etti. E.Y benim yaşımın ne kadar olduğunu biliyordu, onun yanında büyümüştüm. 7 yaşımdan beri onun taekwondo okulundaydım. Ama E.Y. bana, ’Sen 25 yaşında gözüküyorsun. Çıtır biriyle olmak varken ben neden kırışık biriyle olayım. Sen benim özelimsin’ diyordu. Bu ilişkiyi ailemden kimse fark etmedi, hala bu durumu bilen yok” şeklinde konuştu.
Olay, Sırasöğütler Mahallesi 1664/3 Sokak’ta bulunan iş yerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, alacak verecek meselesi sebebiyle B.Y. ile G.G. arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi ile B.Y., silahla G.G’yi bacağından yaraladı. G.G. kanlar içinde yerde kalırken, B.Y. ise olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralı G.G’yi Gebze Fatih Devlet Hastanesi’ne kaldırdı.
Polis ekipleri, kaçan şahsı yakalayarak gözaltına aldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.