Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde polis ekipleri bilgievlerinde eğitim gören öğrencilerin velilerine dolandırıcılık konusunda hayati uyarılarda bulundu. Polis, “Savcı, asker ve polis sizden asla para istemez” diyerek en sık kullanılan dolandırıcılık yöntemlerine karşı velileri bilgilendirdi.
Dolandırıcılık vakalarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla Çayırova İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Çayırova Belediyesi iş birliğiyle önemli bir çalışma başlatıldı. İlçedeki bilgievlerinde gerçekleştirilen bilgilendirme toplantılarında velilere, dolandırıcılara karşı nasıl önlem alabilecekleri anlatılıyor. Son olarak Naim Süleymanoğlu Bilgievi’nde düzenlenen toplantıda velilere kritik uyarılarda bulunuldu.
Toplum Desteği Polisi Büro Amiri Göktuğ Şeker, dolandırıcıların en sık başvurduğu yöntemleri anlatarak, vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı. Şeker, “Kart bilgilerinizin yasadışı şekilde birilerinin eline geçtiğini düşünüyorsanız bankanızla irtibata geçin. Şüpheli işlemlerden kurtulmak için kartınızın iptal edilmesini sağlayın. Polis, asker ve savcı sizden para istemez. Kendisini kamu görevlisi olarak tanıtıp, hattınızın teröristlerce kullanıldığını, terör örgütlerine yardımda bulunduğunuzu söyleyen kişiler dolandırıcıdır. ’Hakkınızda icra takibi başlatıldı, borcunuzu belirtilen hesaba gönderin’ şeklindeki beyanlar ile sizi arayan ya da mesaj gönderen kişilere asla itibar etmeyin” dedi.
https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/genc-kizi-kaza-susu-vererek-oldurdugu-iddia-edilen-sanik-0-9Pavt3Nq.mp4 Kocaeli’de cinsel birliktelik teklifini geri çevirdiği iddia edilen kızı, boynuna ip bağlayarak bayıltan ve kamyonetle birlikte uçurumdan atarak kaza süsü veren sanık, “Rümeysa ile sadece arkadaşlık yaşıyorduk. Tuvaletimi yaparken aracın hareket ettiğini gördüm. Rümeysa’nın şaka yaptığını, duracağını düşündüm. Kısa süre sonra araç uçuruma uçtu. Olay, maktulün sebebiyet verdiği bir kazadan ibarettir, benle ilgisi yoktur” dedi.
Olay, 19 Mayıs 2024 tarihinde saat 02.30 sıralarında Halıdere Eskiköy Caddesi’nde meydana geldi. Kamyonetin uçuruma düştüğü ihbarı üzerine bölgeye giden polis ve sağlık ekipleri, kamyonetin 15 metre ilerisinde 18 yaşındaki Rümeysa Meriç Özcan’ın boynuna ip bağlı haldeki cansız bedeniyle karşılaştı. Özcan’ın cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi için morga kaldırılırken, polis ekipleri Tunay A. (23), Eşref K. (21), Yaser A.A. (21) isimli erkekler ile Ceylan Ç. (21) ve Kibar N.K. (17) isimli kızları gözaltına aldı. Olaya ilişkin gözaltına alınan 5 şüpheliden Tunay A. tutuklanırken, Eşref K., Yaser A.A., Ceylan Ç. ve Kibar N.K. ise serbest bırakıldı.
3 kez ifade değiştirdi
Tunay A., polise ilk ifadesinde olayın kaza olduğunu belirtmiş, olay mahallindeki incelemenin ardından tekrar ifadesi alınan zanlı cinayeti işlediğini itiraf etmişti. Savcı karşısına çıkarılan zanlı Tunay A., tekrar ifadesini değiştirerek olayın kaza olduğunu belirtmişti. İddianamede de Tunay A.’nın olay günü 0.47 promil alkollü olduğunun belirtilmişti. Sanığın, hem kadına karşı hem de cinsel saldırı suçunu işleyememekten dolayı duyduğu infialle kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, “Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan ise 2 yıldan 7 yıla kadar cezalandırılmasına yönelik iddianame hazırlanmıştı.
“Rümeysa’nın annesi ile tanıştık”
Tunay A. hakkında “Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “Başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme” “Kadına karşı kasten öldürme” suçlarından açılan davanın 2. celsesi Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşma salonunda tutuklu sanık Tuncay A., avukatları, maktulün annesi Kevser Erden ve avukatı katıldı. Olaya ilişkin ilk celse konuşmayan sanık bu celse ise verdiği savunmada, “Olayla ilgili emniyette 2 ifade verdim. Biri kendi rızamlaydı. Kendi rızamla verdiğim ifadeyi kabul ediyorum. CMK avukatıyla alınan ifademi kabul etmiyorum. Polisin beni darp etmesi ile suçu işlediğimi söyledim ancak bu doğru değildir. Olay günü Rümeysa ile buluştuk, alkol içtik. Sonra Yuvacık Barajı’na ardından Ereğli Sahili’ne gittik. Orada Rümeysa’nın annesi ile tanıştık. Ardından Rümeysa’nın arkadaşları ile eğlence mekanına gittik. Ancak bizi mekana almadılar, Rümeysa bu sebeple taşkınlık çıkardı. Yaser ile Eşref geldi, başka mekana gittik ancak oraya da alınmadık” diye konuştu.
“Rümeysa’nın şaka yaptığını düşündüm”
Diğer arkadaşlarla ayrıldıklarını belirten tutuklu sanık Tunay A., “Rümeysa ile sahilde kalan biralarımızı içtik. Rümeysa güzel bir manzara olduğunu söyledi. Onun tarifi ile oraya gittik. Amacımız sadece oturup eğlenmekti. Sadece arkadaşlık yaşıyorduk. Ben aracın arkasına tuvalet yapmaya gittim, o sırada araç çalışır vaziyetteydi. Aracın hareket ettiğini gördüm. Rümeysa’nın şaka yaptığını, ileride duracağını düşündüm. Kısa süre sonra araç uçuruma uçtu. Olay öncesinde Rümeysa ile tartışmamız olmadı. Kamyonetin içinde bulunan halat yük içindi. Ancak ben o halatı ne gördüm ne biliyorum. Ben olay yerine dahi inmedim, bilmiyorum” şeklinde konuştu.
“Olay, maktulün sebebiyet verdiği bir kazadan ibarettir”
Rümeysa’nın araç içinden nasıl düştüğünü bilmediğini belirten Tunay A., “Rümeysa ile herhangi cinsel bir yakınlaşmamız olmadı. Kendisinin tavsiyesi üzerine o bölgeye gittik. Güzel manzarası olduğunu söyledi. Kamp sandalyelerimizi alıp oturduk. Olay, maktulün sebebiyet verdiği bir kazadan ibarettir, benle ilgisi yoktur. Araç hareket ederken peşinden koştum ancak yetişemedim. Polisleri ben olay yerine götürdüm. Emniyette, ’Halatı boynuna bir tur dolabım ve onu sarstım’ ifademi kabul etmiyorum, polislerin beni darp etmesi ve zorlaması ile böyle bir ifade verdim. Rümeysa’yı 3 aydır tanıyordum, 1 aydır samimiyiz. 1 ayda 10 defa buluşmuşuzdur. Uyuşturucu kullanmam, Rümeysa’nın kullanıp kullanmadığını bilmiyorum” ifadelerini kullandı.
Olaya ilişkin tanık olarak dinlenen Kibar N.K., olay tarihinde sanık ve maktulle buluştuklarını, aralarında herhangi bir kavgaya şahit olmadığını, olayı görmediğini belirtti. Sanık avukatı ise emniyette alınan ifadenin hukuka aykırı olduğunu söyledi.
Mahkeme heyeti, avukatların keşif talebini reddederek sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/gizemli-sahis-mahalleyi-alarma-gecirdi-0-ZJOS1nWK.mp4 KOCAELİ (İHA) – Kocaeli’nin Derince ilçesinde yanında valiz bulunan bir şahıs, akşam saatlerinde mahallelinin kapısını çaldı, çay içmek istediğini belirtip evlere girmek istedi. Tedirgin olan mahalleli önce muhtara, sonra polise haber verdi. “Allah’ın gönderdiği zatım” diyen gizemli şahıs, vatandaşları tedirgin etti.
Mersincik Mahallesi’nde meydana gelen olayda, kimliği bilinmeyen şahıs, mahalleliyi alarma geçirdi. Edinilen bilgiye göre, akşam saat 18.00 sıralarında elinde valiz, üzerinde kırmızı polar bulunan 25-30 yaş aralığında bir şahıs, önce mahalleyi sokak sokak gezerek evleri yokladı. Son olarak Murat Yahşi’nin (41) kapısına giderek zili çaldı. Kapıyı evin kız çocuğu açtı. Gizemli şahıs, evde kimsenin olup olmadığını sordu. Bunun üzerine çocuk babasına seslendi. Kapıya çıkan Murat Yahşi, tanımadığı kişiye ne istediğini sordu. Şahıs eve girip çay içmek istediğini söyledi. Bunun üzerine Yahşi, evin uygun olmadığını ama mutlaka çay içmek istiyorsa mahallenin kahvehanesine götürebileceğini söyledi.
Kahvede çay içme teklifini reddetti, yine eve girmek istedi
Teklife sıcak bakmayan şahıs tekrar içeri girmek istedi. Ev sahibinin direnç göstermesi üzerine sert tavırlarla evden uzaklaştı. Durumdan şüphelenen ve endişe duyan Murat Yahşi, muhtar Yakup Çolak’ı aradı, durumu anlattı. Başka komşularından da benzer şikayetler alan muhtar ve Yahşi polisi aradı. Mahalleye gelen polis, gizemli şahsı camide buldu. Şahıs, polis ekiplerince karakola götürüldü. Ardından mahalleliler arasında şahısla ilgili bilgi paylaşımları başladı. Birçok kişinin aynı kişiden rahatsızlık duyduğunu söylemesi üzerine muhtar Çolak ve baba Yahşi polis merkezine gidip şikayetçi olmak istedi.
Sokaklarda şahsı aradılar fakat bulamadılar
Karakoldan şahsın merkeze getirilmediği bilgisini alan muhtar ve komşusu yeniden mahalleye döndü. Ailelerine ve evlerine zarar gelmesinden tedirgin olan mahalleliler sokaklarda şahsı aramaya başladı. Ancak şahsın bir daha izine rastlayamadı.
Yaşadıkları tedirginliği anlatan Murat Yahşi, “18.00 gibi işten geldim. 18.30 civarında kapı zilim çaldı. Evime bir şahıs geldi. Kapıyı çocuğum açtı. ‘Evde kimse var mı?’ diye sordu. Kapıya geldim. Bana ‘Çay içmeye geldim’ dedi. ‘Seni tanımıyorum. Çay içmek istiyorsan kahveye gidelim’ dedim. Kahveye gelmek istemedi, özellikle evime girmek istedi. Elinde valiz vardı, çantasını sordum. Üzerime farklı bir biçimde gelmeye kalktı. Bir anda ters dönüşü oldu, ’Allah’ın gönderdiği zatım’ dedi. Daha muhatap olmadım, bıraktım” dedi.
“Evde olmayabilirdik, çocuklarımıza zarar verebilirdi”
Muhtarla iletişime geçtiğini belirten Yahşi, “Daha sonra durumu polise ihbar ettik. Şahıs evime gelmeden önce de karşı komşuma beni tanıdığını söyleyerek beni sormuş. Birkaç kişi daha görmüş, birkaç kişinin daha evini kontrol etmiş. Mahalleli olarak şu an tedirginiz. Çoluğumuz çocuğumuz var. Evde olmayabilirdik. Çocuklarımıza zarar verebilirdi. Yarın öbür gün hırsızlık olayları olabilir. Mahalleden birkaç kişiden daha polise ihbar düşmüş” diye konuştu.
“Tekrar gelip bize zarar vermek isteyebilir. Şahsın araştırılmasını istiyoruz”
Mahallede herkesin birbirini tanıdığını belirten Yahşi, “Mahallemizde zararlı insan yoktur. Evlerimizden çıkıyoruz, çocuklarımızı bırakıyoruz. Kapı önlerinde özel eşyalarımız da olabiliyor. Hırsız mı, değil mi? Ne olduğunu bilmiyoruz. Sıra dışı bir şey olduğunda büyüğümüz olarak ilk önce muhtarımıza başvurur, danışırız. Ona göre işlem yapılır. Bu şahıs bizi kafasına bellemiş olabilir. Sonra tekrar gelip bizlere zarar vermek isteyebilir. Kişinin ne olduğunu bilmediğimizden tedirginiz. Şahsın ne olduğunu bilmiyoruz, tanımıyoruz. Tedirgin olduk. Şahsın araştırılmasını istiyorum” şeklinde konuştu.
Muhtar Çolak, “Mahalle halkımız rahatsız olmuş, emniyete bildirdik”
Mersincik Mahalle Muhtarı Yakup Çolak ise olayla ilgili olarak, “Bizim mahallede böyle şeyler olmaz. Olunca da bize tuhaf geliyor. Akşam üstü Murat kardeşimiz geldi. Mahallede kimliğini bilmediğimiz bir şahsın olduğunu, bu şahsı polislerin alıp götürdüğünü anlattı. Bizde şahsın orada olup olmadığını öğrenmek için emniyetimize gittik. Orada yoktu. Gerekli işlemlerin yapıldığı söylendi. Belki hastaneye götürdüler, bilmiyoruz. Komiserim bize şahsın meczup olduğunu söyledi. Tanımadığımız bir insan bu şahıs. Birkaç tane daha arkadaşımızın evine gitmiş. Başka evlerin önlerinde gezinmiş. ‘Çay içmeye geldim’ demiş. Bilmediğimiz, değişik tipte bir adam. Bundan da mahalle halkımız rahatsız olmuş. Gelip bize bildirdiler, biz de emniyet güçlerimize bildirdik. Gerekli olanı yaptıklarını söylediler. Emniyetten sonra arkadaşlarla beraber sokakları gezdik ama şahsa rastlayamadık. İnşallah bundan sonrası olmaz” ifadelerini kullandı.
Olay, Kartepe ilçesi Köseköy Saraykent Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, polis ekipleri çeşitli suçlardan aranması bulunan N.S’yi yakalamak için evine gitti. Polislere direnen N.S., akrabaları ile birlikte polis memurlarına saldırdı. Olayda 1 polis kaşından hafif şekilde yaralanırken, N.S. ise polisin kavgayı ayırmak için açtığı ateşle kolundan yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralı polisi ve N.S’yi ambulansla hastaneye kaldırdı. Polis ekipleri ise çevrede geniş güvenlik önlemi alarak, olaya karışan 4 kişiyi gözaltına aldı.
https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/01/sadece-gozleri-gozukuyordu-cetenin-dugumunu-polis-cozdu-0-5PchKcCG.mp4 KOCAELİ (İHA) – Son iki ayda Kocaeli, Sakarya, Düzce ve Bolu’da fabrikaların kasalarını patlatan, yakalanmamak için telsizle haberleşip ikiz plaka kullanan ve sadece gözleri gözüken çeteyi Kocaeli Emniyeti TEM otoyolunda düzenlenen operasyon ile yakaladı. Çeteyi çökertmek için polis ekipleri 10 bin aracı inceledi, saatlerce güvenlik kamerası izledi.
Kocaeli, Bolu, Düzce ve Sakarya’da son iki ay içinde 10 işyerine giren, sadece kasaları patlatan çete için Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi Hırsızlık Bürosu ekipleri harekete geçti.
Sadece gözleri gözüktü
Girdikleri işyerinde yüzlerini kapatan, güvenlik kameralarını etkisiz hale getiren ve sadece gözleri gözüken çetenin yakalanmamak için telsizle haberleştikleri öğrenildi. Kente girişte farklı, çıkışta farklı plakalar kullanarak KGYS kameralarından da kaçan hırsızlar için polis ekipleri yaklaşık 10 bin araç inceledi. Bölgedeki güvenlik kameralarını da toplayan ekipler, yüzlerce saat görüntü izleyerek sadece gözleri gözüken hırsızların profilini çıkardı.
Güvenlikle çatışmaya girmişler
Yapılan analizlerin ardından polis ekipleri 30 Ocak’ta sadece gözleri görünen hırsızları tespit etti. 7 kişilik şebekenin başka bir şehirde girdikleri işyerinin güvenliği ile çatıştıkları, bir başka kentte ise polis ekipleriyle yaşanan kovalamaca sırasında telsiz ve şarjör düşürdükleri belirlendi. Tüm parçaları birleştiren Kocaeli polisi, 10 bin araç üzerinde çalışma yaparak, güzergahlardaki güvenlik kameralarını dakika dakika izledi.
Şahısların kullandıkları otomobiller tespit edildi. Ekipler TEM ve Kuzey Marmara otoyollarında geniş güvenlik önlemi aldı. 13 Ocak günü sabah saatlerinde şahısların Kocaeli’ye geldikleri tespit edilince, operasyona start verildi. TEM otoyolu Körfez geçişinde düzenlenen operasyonda E.T. (42), Z.Y. (52), E.B. (26), F.O. (27), E.T. (39), T.T. (24) ile E.G. (31) gözaltına alındı. Şahısların çok sayıda suç dosyalarının olduğu öğrenildi.
Telsiz ele geçirildi
Şahısların yakalandıkları otomobilde yapılan aramalarda 2 silah, şarjör, mermiler, 4 adet telsiz, kesme makinesi, çekiç, burç, levye, maskeler ve eldivenler ele geçirildi. 2 milyon liralık hırsızlık olayı tespit edilirken, 7 zanlı alınan ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Öte yandan şahısların hırsızlık yaptıkları anlar da güvenlik kamerasına yansıdı. Maskeli olarak işyerine giren hırsızlardan bir tanesinin sadece gözlerinin gözüktüğü, güvenlik kamerasını başka yöne çevirerek etkisiz hale getirdiği görülüyor.
Olay, Körfez ilçesi Yavuz Sultan Selim Mahallesi Şeyda Caddesi’nde bulunan bir binada meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, polis memuru Sinan Cem Bayır, eşi tarafından evinde tabanca ile başından vurulmuş halde bulundu. Bayır’ın eşi hemen 112 Acil Çağrı Merkezini aradı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, polis memuru Bayır’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından polis memurunun naaşı, otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı.
Sinan Cem Bayır’ın kanser tedavisi gördüğü öğrenilirken, polis olayla ilgili inceleme başlattı.
Olay, 13 Eylül’de Gebze’deki Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, 21 yaşındaki Kerem Uzun, plakasız motosikletiyle seyir halindeyken polisin “dur” ihtarına uymadı. Motosikletiyle kaçmaya çalışan Uzun’a polis İ.S. tarafından ateş edildi. Kurşunun isabet ettiği Uzun motosikletinden düştü. Hastaneye kaldırılan Uzun, yapılan tüm müdahaleye rağmen hayatını kaybetti. Ateş eden polis memuru İ.S. ise tutuklandı.
Tutuklu sanık İ.S.’nin Gebze 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına devam edildi. Duruşmada cumhuriyet savcısı mütalaasını sundu. Mütalaada; toplanan deliller, dinlenen müştekiler, tanıkların beyanları, CD çözüm tutanağı, ölü muayene ve otopsi tutanağı, Adli Tıp Kurumu ve kriminal raporları dikkate alındığında, sanığın “Muhtemel kastla adam öldürme” suçunu işlediğinin tespit edildiği belirtilerek, “kasten öldürme” suçundan cezalandırılması talep edildi.
“Sanık kendisine verilen emir ve talimatlara uymamıştır”
Müşteki avukatı, olay anında sanığın elini havaya paralel şekilde kaldırarak ateş ettiğini ifade ederek, “Olayda doğrudan kasıt vardır. Sanık bir takım düşüncelerle hareket ederek doğrudan kasıtla müteveffayı öldürmüştür. Hatta sonradan olay yerine gelen ekip arkadaşlarından motosikleti kullanan tanık beyanlarında da sanığın panik halinde olduğundan bahsetmiştir. Sanık deneyimli bir polis memurudur. Kendisi Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’na (PVSK) aykırı şekilde hareket etmiştir. Kendisine verilen emir ve talimatlara uymamıştır” dedi.
“Mütalaayı kabul etmiyoruz”
Sanık avukatı ise mütalaayı kabul etmediklerini ve ayrıntılı şekilde savunma dilekçesi sunacaklarını belirterek, “Biz gerek iddianamedeki gerekse mütalaadaki olayın oluş şekline dair anlatımları kabul etmiyoruz. Ceza yargılaması gerçeğin ortaya çıkması için yapılan yargılamadır. Dosya içindeki kamera görüntülerini geçen celse hep beraber izledik. Siz sanığa görüntüleri sordunuz, silahın hangi anda patladığını sordunuz. Sanık da kendi durumunu ifade etti. Sanığın elini yere paralel şekilde tutmuş olması, paralel tuttuğu anda silahını ateşlediği anlamına gelmez. Silahın patladığı an muğlaktır. Olay müvekkilin söylediği şekilde gerçekleşmiştir. Elini paralel tuttuğu anda atış yapmamış, silahını dolduruş yaptığı sırada silah patlamıştır” şeklinde konuştu.
Suçun kasten öldürme değil, taksir kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen sanık avukatı, “Müvekkil, ’Müteveffa ölürse ölsün’ kastıyla hareket etmemiştir. Zira silahında 13-14 adet mermi bulunmakla birlikte sadece 1 el ateş etmiştir. Öncesinde ikisi arasında husumet yoktur, karşılıklı iletişimleri de yoktur” diye konuştu.
“Bu kazada taraf olmak istemezdim”
Son sözü sorulan tutuklu polis memuru, “Bu kazada taraf olmak istemezdim. Olay nedeniyle pişmanım. Kerem’in ailesine başsağlığı dilerim” ifadelerini kullandı. Sanık İ.S., tutukluluk halinin kaldırılmasını da talep etti.
Duruşma sonrası açıklama yapan sanık avukatı Azad Ölmez, “Duruşmada 25 yıllık bir cezaya hükmedildi. Takdir mahkemenindir ancak gerekli itirazlarımızı yapacağız ancak kararın yanlış olduğu düşüncesindeyiz. İçeride çok gergin bir ortam yoktu” dedi.
Olay, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana geldi. Polis ekipleri, Doğukan Y. ile Polat S.’nin İstanbul’dan Kocaeli’ye gelerek uyuşturucu ticareti yapacakları ihbarını aldı. Bunun üzerine şahıslar takibe alındı. Polis ekipleri şüphelilerin içinde bulunduğu aracı durdurmak istedi ancak şahıslar kaçmaya başladı. Bir süre ilerleyen araç, trafik ışıklarında durduğu esnada yanına yaklaşan 2 polis aracıyla kontrol altına alınmak istendi. Araçta yolcu olarak bulunan Doğukan Y., bu kez de araçtan atlayarak elindeki silahla 41 EV 794 plakalı aracı gasp etti ve kaçmaya başladı. Polat S. ise fırsattan yararlanarak 34 NJS 80 plakalı otomobile çarptıktan sonra otomobil ile birlikte kaçtı.
Durumun bildirilmesi üzerine çok sayıda polis ekibi, Gebze istikametine doğru seyreden 2 aracı kovalamaya başladı. Körfez ilçesi Hereke bölgesinde önü kesilen Doğukan Y., ters istikamete girerek D-100 Karayolu’nda uzun süren bir kovalamaca sonucunda Şirinyalı mevkisinde durduruldu. Bu süreçte Doğukan Y., 2’si sivil, 1’i resmi olmak üzere toplamda 3 polis aracına çarptı. Yaralanan Doğukan Y., polis ekiplerince araçtan çıkarılarak hastaneye götürüldü. Kaza sonucu 2 polis memuru da yaralandı. Yaralı polisler, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kendi imkanlarıyla hastaneye giderek tedavi altına alındı. Öte yandan, diğer şüpheli Polat S. de polis ekipleri tarafından yakalandı.
Uyuşturucu ticaretinden hapse mahkum edildiler
Uyuşturucu ticaretine yönelik Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın duruşmasında Doğukan Y.’nin 10 yıl, Polat S’nin ise 8 yıl 4 ay hapis cezası aldığı öğrenildi. Doğukan Y.’ye yönelik Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “Gece vakti silahla yağma, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, ruhsatsız silah ve mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma, görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme” suçlarından açılan davanın ilk celsesi de görülmeye başlandı. Duruşma salonunda müştekiler ve baro tarafından sanık için atanan avukat hazır bulundu. Sanık Doğukan Y. ise SEGBİS ile duruşmaya katıldı. Doğukan Y., baro tarafından atanan avukatı istemediğini, gelecek celse özel müdafisi eşliğinde savunmaya yapacağını dile getirdi.
“İçinde bulunduğumuz 2 ekip otosuna çarptı”
Olay yerinde bulunan polis memuru V.T., “Gelen anons üzerine ekip arkadaşımla beraber gasp edilen aracı takip ettik. Araç Kuruçeşme’den tersten geldi. Hereke’de yolu trafiğe kapattırdık. Tepe lambalarımız yanık şekilde bekledik. Doğukan çok hızlı şekilde geliyordu, içinde bulunduğumuz 2 ekip otosuna çarptı, şikayetçiyim” dedi.
“Yaralandık, ekip otomuzda hasar gördü”
Sanıktan şikayetçi olan polis memuru İ.E., “Olay günü bir aracın gasp edildiği anonsuyla harekete geçtik ve hemen takip ettik. Araç bizden kaçarak yollarda tersten ilerledi. Daha sonra Doğukan önce diğer ekip arkadaşımızın aracına, ardından bizim aracımıza çarptı. Yaralandık, ekip otomuzda hasar gördü ve şikayetçiyim” diye konuştu.
“Sanık, ’Peşimdeler arabayı bana ver’ dedi”
Aracı gasp edilen H.E.D., “Aracımın içinde beklerken sanık elinde silahla arabaya bindi. ’Peşimdeler arabayı bana ver’ dedi. İlk başta direndim ancak daha sonra aracı bıraktım. Aracımla kaza yapmış ancak zararımı karşıladı, şikayetçi değilim” ifadelerini kullandı.
Tanık olarak dinlenen polis memuru Y.B. de, “Gelen anonsla aracı takip ettik. Doğukan araçtan inerek yaya olarak kaçmaya başladı. Elinde silahı vardı, polis olduğumuzu söyleyince silahı kafasına dayadı ve vatandaşın aracına yöneldi. Araç sürücüsüne silahı doğrulttu ve vatandaşı indirip kaçtı, biz de takibe deva ettik” ifadelerini kullandı.
İhbar üzerine şahısları takibe aldıklarını söyleyen polis T.K., “Şahısların uyuşturucu ticareti yapacakları ihbarı üzerine İstanbul’dan gelen aracı takip ettik. Aracı durdurmak istedik ancak sanık araçtan atlayarak yaya devam etti. Sivil olmamız sebebiyle bizi vatandaş sandı. Polis olduğumuzu söyleyince kafasına silahı dayadı, ’Kendimi öldürürüm’ dedi. Silah zoruyla bir vatandaşın aracını gasp eti ve kaçtı. Biz araçla takip ettik, daha sonra arkadaşların ekip otosuna çarpmış” dedi.
“Ahirette hesaplaşacağız”
Tanıkların ve müştekilerin ifadelerinin ardından savunması için söz hakkı verilen tutuklu sanık Doğukan Y. ise “Neredeyse 2 senedir tutukluyum. Kaza sonrasında polis ekipleri elmacık kemiğimi kırarak kaza süsü verdiler. Suçum sabit, alacağım cezaya razıyım ama kendileri yemin ediyor. Bende uyuşturucu yoktu. Yemin ederim benim cebime uyuşturucu polisler koydu. Uyuşturucu sebebiyle bana 10 sene ceza aldırdılar. Ahirette hesaplaşacağız. Ben yaralanmışsam beni ambulansla hastaneye getirmeleri lazım. Siz cerrah mısınız ki beni aracınızla götürüyorsunuz. Ben kimseyi darp etmedim. Ellerinde silahla bizi durdurduklarında sivil olmaları sebebiyle polis olduklarını anlamadım. Bu sebeple kaçtım” diye konuştu.
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.
Kocaeli’nin Körfez ilçesinde drift yaptığı sırada polis ekiplerinin ’Dur’ ihtarına uymayan ve bir polis aracına çarpan sürücüye 40 bin lira ceza kesildi. Sürücü kendisini gözaltına alan ekiplere, “Benim arabamı bağlayamaz, hodri meydan” diye bağırdı.
Olay, gece saatlerinde Yavuz Sultan Selim Mahallesi Mevlana Bulvarı’nda meydana geldi. İddiaya göre M.S.K. isimli sürücü kullandığı otomobille drift attı. Polis ekiplerinin ’dur’ ihtarına uymayan sürücü kaçmak isterken polis aracına çarpınca yakalandı. Gözaltına alınan şahsın yapılan kontrolünde alkollü olduğu tespit edildi.
“Benim arabamı bağlayamazsın”
Öte yandan polis ekiplerinin gözaltına almak istediği M.S.K., “Erkeksin ya. Ben Körfezdeyim. Benim arabamı bağlayamaz. Bu arabanın altına ben girerim, beni ezer. Hodri meydan. Ben ekmek teknemi bağlatmam” diye bağırdı.
Sürücüye ’trafiği tehlikeye sokmak’, ‘alkollü araç kullanmak’ ve ‘dur ihtarına uymamak’ suçlarından toplam 40 bin 178 TL cezai kesildi. Sürücünün ehliyetine 8 ay el konulurken, otomobili de 2 ay trafikten men edildi.
https://41.com.tr/wp-content/uploads/2024/12/akaryakit-istasyonundaki-dehset-anlari-kamerada-0-QS4rWUp5.mp4 Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde bir akaryakıt istasyonunda 1’i polis 7 kişinin yaralandığı kavganın güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, saldırganların müdür odasını bastığı, çalışanları darp ettiği, bazı çalışanların kafalarına da orakla vurduğu anlar yer aldı. Ayrıca, olayın müşterinin araca LPG dolumu sırasında uyarılmasıyla başladığı ve ardından büyüdüğü öne sürüldü.
Olay, Ertuğrul Gazi Mahallesi’nde bulunan akaryakıt istasyonunda meydana geldi. Akaryakıt istasyonu çalışanları ve müşterileri arasında çıkan tartışma alevlenerek, kavgaya dönüştü. Orak ve bıçakların kullanıldığı kavgaya polis müdahale etti. Kısa sürede olay yerine gelen polisler, kavgayı havaya uyarı ateş açarak ayırdı. Olay sebebiyle 1’i polis 7 kişi yaralandı. Yaralılar sağlık ekiplerinin ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı.
Kavganın sebebi
Olayın, bir müşterinin LPG almak için akaryakıt istasyonuna gelmesiyle başladığı öğrenildi. Dolum sırasında aracından inen müşteriye, çalışan tarafından “Araç açık kaldı” uyarısı yapıldığı iddia edildi. Uyarıya sinirlenen müşterinin, çalışanı tokatladığı ve araya girmeye çalışan başka bir personeli de darp ettiği öne sürüldü.
Bir süre sonra müşterinin, akrabaları olduğu belirtilen kişilerle birlikte istasyona geri geldiği, müdürün odasını bastığı ve saldırgan tavırlar sergilediği belirtildi. Çıkan kavgada 5 çalışanın yaralandığı öğrenildi.
O anlar kamerada
Olay anına ait güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde, saldırganların müdürün odasına girdiği ve ardından çalışanlara saldırdığı anlar yer aldı. Polis ve sağlık ekipleri olay yerindeyken saldırganlardan birinin orakla 2 çalışanın başına vurduğu, çalışanların aldığı darbelerle sendelediği, bu şekilde olayın daha da hararetlendiği anlar kaydedildi. Polisin şahısları etkisiz hale getirmeye çalıştığı, biber gazı sıkıp, havaya uyarı ateşi açtıkları da saniye saniye görüntüye yansıdı. Dakikalarca süren tartışmalar sırasında bir kadının da arada kaldığı anlar dikkat çekti.