Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde kamyonetle çarpışan motosikletteki 2 kişinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin yargılanan sürücünün tahliyesine karar verildi.
Kaza, 15 Mart günü Akdurak Mahallesi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ercan Altuntaş (32) yönetimindeki 41 AIG 773 plakalı motosiklet, karşı yönden gelen Ümitcan A.’nın kullandığı 34 GJB 919 plakalı kamyonetle çarpıştı. Kazada motosiklet sürücüsü Altuntaş hayatını kaybetti, ağır yaralanan yolcu Fatih Bulgurcu ise kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı. Kamyon sürücüsü Ümitcan A. ise tutuklandı.
2 yıldan 15 yıla kadar hapis istemi
Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 2’nci duruşmaya, tutuklu sanık Ümitcan A., hayatını kaybedenlerin aileleri ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan cumhuriyet savcısı, kaza raporlarına göre sanık Ümitcan A.’nın ’asli ve tek kusurlu’ olduğunu kaydetti. Savcı geçen celse verdiği mütalaasını tekrarlayarak sanığın ’taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Savcı ayrıca, sanığın adli kontrolün yetersiz olacağını ve kaçma şüphesinin bulunduğunu vurgulayarak, tutukluluk halinin devamını talep etti.
“ATK raporunda sanığın yüzde yüz kusurlu olduğu açıktır”
Müşteki avukatı mütalaaya karşı, “Şikayetçiyiz, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz. Olay basit taksir değildir, sanığın sollayarak ve son sürat gittiğine ilişkin beyanlar vardır. Neticeyi ön gören biri ile neticeyi ön göremeyen birinin aynı şekilde cezalandırılması mümkün değildir. Sanık neticeyi bilmektedir. Sanık maktulün şeridinden seyretmektedir. ATK raporunda sanığın yüzde yüz kusurlu olduğu açıktır. En üst hadden cezalandırılmalarını talep ediyoruz” dedi.
Maktulün aileleri de sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
“Çok pişmanım”
Esas hakkındaki mütalaaya karşı tutuklu sanık Ümitcan A., “Önceki savunmalarımı tekrar ediyorum. Yaşanan olaydan dolayı çok üzgünüm, bir kastim olmadı. Çok pişmanım. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum, aksi kanaatte lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum” diye konuştu.
Tahliye edildi
Mahkeme heyeti, sanık Ümitcan A.’ya, Ercan Altuntaş ve Fatih Bulgurcu’ya yönelik, ’taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 6 yıl hapis cezası verildi. Heyet, suçun niteliği ve miktarı ile sanığın tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak, Ümitcan A.’nın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Ayrıca sanığın 2 yıl süre ile sürücü belgesine el konulmasına hükmedildi.
Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde kendisini defalarca dövdüğü ve tehdit ettiğini iddia ettiği arkadaşını öldüren sanık, “Elimde silah olmasaydı annemi, babamı nasıl koruyacaktım? Maktul, uyuşturucunun etkisiyle kapıma geldi. Pişmanım, keşke böyle olmasaydı. Onun da hayatı karardı, benim de hayatım karardı” dedi. Sanık, ’kasten öldürme’ suçundan tahrik indirimi de uygulanarak 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Olay, 2 Haziran 2023’te Arslanbey Yeni Mahalle’de meydana geldi. Engin Yılmaz (33) ile Burak Y. (23) arasında kavga çıktı. Çıkan kavgada Burak Y. tabancayla Engin Yılmaz’a ateş etti. Yılmaz hayatını kaybetti, Burak Y. ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Cinayete ilişkin açılan davanın duruşması, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanık Burak Y. ve taraf avukatları katıldı. Aile avukatı Ferhat Gezici, “Sanık ve maktul birbirlerini çok iyi tanıyan, abi kardeş gibi olan kişilerdir. Tüm deliller toplandı. Tüm bunlar incelendiğinde ve ikrar değerlendirildiğinde olayın sanık tarafından işlendiği ispatlanmıştır. Sanığın TCK 81 ve 6136 sayılı kanun kapsamında cezalandırılmasını ve indirim uygulanmamasını talep ediyoruz. Sanığın ceza sorumluluğun tam olduğu ispatlanmıştır. Gerçeğe aykırı beyanlar söylenerek cezanın hafifletilmesi amaçlanıyor. Uyuşturucu alındığı ve borcu olduğu beyan ediliyor. Aralarında alacak verecek olmadığı sanığın babası beyan etmiştir. Sanığın ilk savunması ileriye dönük cezanın hafifletilmesi için gerçeğe aykırı bir durumdur. Görüntü inceleme tutanağında sanığın söylediklerinin aksine maktulün eline beline götürmediği belirtilmiştir. Sanık, maktulün kendisini tehdit ettiğine dair söylemleri tanıkların söylemlerine bakılarak böyle bir durumun olmadığı anlaşılmıştır. Haksız tahrik hükümlerinden faydalanmak amacıyla sanık bu ifadeleri vermiştir” dedi.
“Onun da hayatı karardı, benim de hayatım karardı”
Önceki savunmalarını tekrar ettiğini söyleyen tutuklu sanık Burak Y., “Maktul beni defalarca darp ederek kapıma gelmiştir. İsteseydim kafasından vururdum ama ben yere ateş ettim. Elimde silah olmasaydı annemi babamı nasıl koruyacaktım? Maktul, uyuşturucunun etkisiyle kapıma geldi. Tahliye ve beraatimi istiyorum. Pişmanım, keşke böyle olmasaydı. Onun da hayatı karardı, benim de hayatım karardı” şeklinde konuştu.
“Maktul, 24 defa sanığı arıyor”
Sanık Avukatı Hüseyin Acurman ise “Maktul, 24 defa sanığı arıyor. Maktul, sanığın evine gidip annesine Burak’ı sormuş. Kız kardeşini arayıp ona sormuş. Gece 01.50’de de sanığın evine geliyor. Dosyadaki deliller noktasına bakıldığında maddi delillerle bunlar sabit. Sanık, yere ateş etmiş ancak ölüm olayı gerçekleşmiştir” ifadelerini kullandı.
18 yıl hapis
Mahkeme heyeti, ’kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası verdiği sanığın cezasını, ilk hamlenin kimden geldiğini bilinmediğinden ’haksız tahrik’ indirimi de uygulayarak 18 yıla indirdi. Sanık, “6136 sayılı kanuna muhalefet’ suçundan ise ayrıca 1 yıl hapis ve 600 lira adli para cezasına çarptırıldı.
İlk duruşmadaki savunması
Öte yandan, sanık Burak Y., ilk duruşmadaki savunmasında, “Engin’e uyuşturucu parasından dolayı borcum vardı. İlk başta ödeyememiştim, sonra ödedim. Engin, borcu sebebiyle beni defalarca darp etti ve silahla tehdit etti. Olay tarihinde de beni dövdü ve gece evime geldi. Küfür ederek seslendi, dışarı çıkmamı istedi. Ben de silahla dışarı çıktım. Elini beline götürünce 3 el yere, bir el de ayağına ateş ettim. Öldürme kastıyla hareket etmedim, öldürmek isteseydim kafasına sıkardım. Tabancamda 9 mermim daha vardı. Olaydan sonra polisi ve ambulansı aradım. Borcu ödememe rağmen akşam evime geldi. Yaşananlardan dolayı pişmanım” ifadelerini kullanmıştı.
Kocaeli’nin İzmit ilçesinde trafik ışıklarında otomobile çarparak anne ve 2 kızın ölümüne, babanın ise yaralanmasına sebep olan tır sürücüsünün yargılanmasına devam edildi. Bilirkişi raporunda yüzde 100 kusurlu bulunan sanığın, idrarında da yüksek miktarda uyuşturucu tespit edildiği bildirildi.
Kaza, 18 Temmuz 2024 tarihinde İzmit ilçesi D-605 Karayolu Çayırköy mevkiinde meydana geldi. Yusuf Y. (37) idaresindeki 41 APV 561 plakalı damperli tır, trafik ışıklarında bekleyen 38 AFN 983 ve 16 FCH 74 plakalı otomobillere çarptı. Kazanın ardından tır sürücüsü olay yerinden kaçtı. 16 FCH 74 plakalı otomobilde bulunan sürücü Şenol Kaya, eşi Hatice Kaya (43) ile kızları Miray (14) ve Elif (7) hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen Anne Hatice Kaya ve 2 kızı hayatını kaybetti. Kaçan sürücü ise jandarma ekiplerine teslim oldu ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Trafik bilirkişi raporunda sanık yüzde yüz kusurlu bulundu
“Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan açılan davanın 2. celsesi Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanık Yusuf Y. ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanınca trafik bilirkişi raporu okundu. Raporda sanığın yüzde 100 kusurlu olduğu belirtildi. Sanık Yusuf Y., raporu kabul etmediğini, freninin tutmadığını dile getirdi. Katılanlar vekili Avukat İbrahim Balkır, “Araçta yük fazlası vardır, o da ayrıca bir kusurdur. Bu raporda geçmemiştir. Bunu da değerlendirilmesini istiyoruz. Şikayetimiz devam etmektedir.” dedi. Cumhuriyet savcısı, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden sanığın kusur durumunun belirtir rapor alınmasını ve sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, savcının talebini kabul ederek sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
“Arabanın frenleri tutmadı, kazaya engel olamadım”
Sanığın ilk celse verdiği beyanlar da ortaya çıktı. Yusuf Y., “Olay günü saat 17.00 sıralarındaydı. Havada yağmur yoktu. Hızım yaklaşık 40-45 kilometreydi. Tek gidişli yoldu. Orta şeritten hareket halineydim. Frenler tutmayıp araba hızlanmaya başlayınca sağ şeride geçtim. Vitese almaya çalıştım ancak vites çalışmadı. Bunun üzerine hız devam etti. Kırmızı ışıkta durabilmek adına tehlikeyi atlatmak için sol şeride geçtim ancak kazaya engel olamadım, pişmanım. Ben uyuşturucu kullanmamıştım ancak kaza gerçekleştikten sonra olay yerine gidecektim. Arkamda seyir halinde olan arkadaşım beni aradı ve ’Kaza yerine gelme, sıkıntılı olabilir’ dedi. Bunun üzerine benzinliğe gittim. Elimi yüzümü yıkadım ve metamfetamin kullandım. Ancak arabayı kullanırken uyuşturucu kullanmamıştım.” diye konuştu.
“Eşim ve 2 kızım hayatını kaybetti”
Sanıktan şikayetçi olan mağdur Şenol Kaya (51), “Olay günü ailemle birlikte kullandığım araçla hareket halindeydim. Sanığın kullandığı tırdan balata kokusu geliyordu. Tırı solladık ancak hızı fazlaydı. Daha sonra kırmızı ışıkta beklerken sanığın kullandığı araç arkadan bize çarptı. Eşim ve 2 kızım hayatını kaybetti. Kazanın, hızdan kaynaklandığını düşünüyorum” şeklinde konuştu. Müştekiler vekili avukat ise “Sanık beyanları doğru değildir. Olay yeri görüntüleri mevcuttur. Sanığın kullandığı aracın hızı 100 km civarındadır. Tır’da tonaj fazlası vardır. Geldiği yol 5-6 kilometre rampa aşağıdır. Bu rampada düşük viteste inilmesi gerektiğini herkes bilir ancak sanık uyuşturucu etkisinde olduğu için hızının farkında değildir. Müvekkilin durmakta olan aracına arkadan vurmuş ve yaklaşık 2 kilometre sürüklemiştir. Olay aslında bir trafik kazası değildir, taksirli değil kasıtlı bir eylemdir. Tüm bu sebeplerle sanığın üst hadden cezalandırılmasını talep ediyoruz. Aracın arızalı olduğuna dair sanık beyanını da kabul etmiyoruz. Soruşturma aşamasında araçta inceleme yapılmış ve aracın faal ve bakımlı olduğu, hiçbir arızası olmadığı tespit edilmiştir. Uyuşturucunun araç kullanımına engel olup olmayacağı hususunda Adli Tıp incelemesini mahkemenizin takdirine bırakıyoruz. Sanıktan şikayetçiyiz, davaya katıma talebimiz vardır, dedi.
İddianamede sanığın idrarında metamfetamin tespit edildiği belirtildi. Ayrıca sanık araç freninin patladığını iddia ederken, alınan bilirkişi raporuna göre bunun doğru olmadığı da yer aldı.
Olay, 19 Mayıs 2024 tarihinde saat 02.30 sıralarında Halıdere Eskiköy Caddesi’nde meydana geldi. Kamyonetin uçuruma düştüğü ihbarı üzerine bölgeye giden polis ve sağlık ekipleri, kamyonetin 15 metre ilerisinde 18 yaşındaki Rümeysa Meriç Özcan’ın boynuna ip bağlı haldeki cansız bedeniyle karşılaştı. Özcan’ın cansız bedeni olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi için morga kaldırılırken, polis ekipleri Tunay A. (23), Eşref K. (21), Yaser A.A. (21) ile Ceylan Ç. (21) ve K.N.K. (17) adlı kızlar gözaltına aldı. Olaya ilişkin gözaltına alınan 5 şüpheliden Tunay A. tutuklanırken, Eşref K., Yaser A.A., Ceylan Ç. ve K.N.K. serbest bırakıldı.
Üç kez ifade değiştirdi
Tunay A., polise verdiği ilk ifadesinde olayın kaza olduğunu belirtti. Olay mahallindeki incelemenin ardından tekrar ifadesi alınan zanlı, cinayeti işlediğini itiraf etti. Savcı karşısına çıkarılan Tunay A., tekrar ifadesini değiştirerek olayın kaza olduğunu belirtti. Olayla ilgili hazırlanan iddianamede Tunay A.’nın olay günü 0.47 promil alkollü olduğu belirtildi. Şüphelinin hem kadına karşı hem de cinsel saldırı suçunu işleyememekten dolayı duyduğu infialle kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, “cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan ise 2 yıldan 7 yıla kadar cezalandırılmasına yönelik iddianame hazırlandı.
Tunay A. hakkında açılan davanın 3. celsesi, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşma salonunda tutuklu sanık Tuncay A., avukatları, maktulün annesi Kevser Erden ve avukatı hazır bulundu. Tanık olarak dinlenen polis memuru, “Olayın birimimize intikal etmesi üzerine şüpheli birimimize teslim edildi. Sanık baro avukatı huzurunda savunması alındı. Bu savunma asayiş birimince alındı. Sanık bize teslim edildikten sonra sanık sözlü olarak o gece yaşadıklarını anlattı. Olayı kendisinin yaptığını, olayın kaza olmadığını söyledi. Sanık olayın ne şekilde olduğunu bize sözlü olarak anlattı, yanında herhangi bir müdafisi yoktu. Önce Rümeysa ile aralarında boğuşma olduğunu, sonrasında iple kafa kısmını bağlayıp arabanın arkasına doladığını söyledi. Aşırı derecede alkollü olan maktulü araç ile aşağı saldığını, direğe çarpmadan uçuruma gittiğini anlattı. Rampa aşağı el frenini indirdiğini, direğe vurup kaza sürü vermek istediğini ancak aracın direğe vurmadığını, aracın kafa üstü dikildiğini bize anlattı. Sanık bu anlatımından önce komşuya giderek yardım istediğini ve trafik ekibinin geldiğini anlattı” dedi.
“Arabam uçurumdan düştü, içinde kız arkadaşım da var”
Olay yerine yakın evi olan tanık K.İ. ise, “Olay tarihinde saat 02.30 civarı sanık elinde telefonla gelerek, ’Ağabey senin benimle gelmen lazım. Arabam uçurumdan düştü, içinde kız arkadaşım da var’ dedi. Polisi aramasını söyledim ancak şarjının olmadığını söyledi. Bunun üzerine ben 112’yi aradım, ilk önce polis ekibi geldi, yanımda bulunan sanığı aldı” diye konuştu.
Soruşturma aşamasında sanığın müdafiliğini yapan avukat S.T. de tanık olarak dinlendi. S.T., sanığın kendisine olayın kaza olduğunu o tarihte söylediğini ifade etti.
Maktulün annesi Kevser Erden, ağlayarak sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi
Cumhuriyet savcısı, mütalaasında olay tarihinde sanık Tunay A’nın maktul Rümeysa Meriç Özcan’ı cebir kullanmak suretiyle ve cinsel bir gaye ile hürriyetinden yoksun kıldığını, akabinde maktulün kendisine karşı koyması üzerine kollukta alınan ifadesinde belirttiği üzere ve olay yerinde de maktulün boynuna dolanmış vaziyette bulunan halat tarzı ipi maktulün boynuna doladığını ve kafasını aracın içinde bulunan koltuk başlığı kısmına defaten vurduğunu belirtti. Sanığın maktulün öldüğünü varsayarak trafik kazası süsü vermeye çalıştığı belirtildi. Savcı, sanığın hem kadına karşı hem de cinsel saldırı suçunu işleyememekten dolayı duyduğu infialle öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Savcı, ayrıca kişiyi hürriyetinden alıkoyma suçundan da sanık hakkında 3 yıldan 10 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep etti.
“Olay kazadır, suçu kabul etmiyorum”
Mütalaayı kabul etmeyen tutuklu sanık Tunay A., “Rümeysa araca binerek sürdü ve kaza meydana geldi. Olay yerine inmedim. Maktul kız arkadaşım olur. Kasıtlı eylemim olmamıştır. Atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum” ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayi erteledi.
“Hayallerimi bitirdi”
Duruşma sonrası basın mensuplarını açıklama yapan maktulün annesi Kevser Erden, “Sanığın en ağır şekilde indirim uygulanmadan cezalandırılmasını istiyorum. Yavrumu hayattan kopardı. Hayallerimi bitirdi. Sanığın cezaevinden çıkmasını istemiyorum. Adaletin yerini bulmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde annesinin komşusuyla ilişki yaşadığını düşünerek annesi içinde bulunduğu sırada evi benzin dökerek ateşe veren ve yangına müdahaleyi de engelleyen şahıs, yargılandığı davada indirim uygulanmaksızın 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Arslanbey Mahallesi İzmit Caddesi’nde 15 Mayıs 2024’de gece saatlerinde meydana gelen olayda alkollü olan Selim Y. (46), annesi Kerime Y’nin de (73) içinde bulunduğu tek katlı evi ve bitişiğindeki kendi evini ateşe verdi. Alevleri fak eden vatandaşlar, Kerime Y’yi evden çıkardı. İhbar üzerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi adrese sevk edildi. Anne Kerime Y. ise kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırıldı. Polis ekiplerince gözaltına alınan Selim Y., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne, oğlundan şikayetçi olmadı.
“Gelin alın annenizi, yoksa geberteceğim”
Selim Y. hakkında “üst soya karşı öldürmeye teşebbüs” suçundan açılan davanın 3. celsesi, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanık Selim Y. ve avukatı katıldı. Cumhuriyet savcısının hazırladığı mütalaada, sanığın sık sık alkol kullandığı, alkolün etkisi altındayken saldırgan davranışlar sergilediği ve annesinin komşusuyla ilişki yaşadığı yönünde şüphe duyduğu ifade edildi. Sanığın olay günü ablasını arayarak “Gelin alın annenizi buradan, yoksa onu geberteceğim” şeklinde tehdit içerikli sözler söylediği belirtildi. Aynı gün sanığın annesinin evde olduğunu bildiği halde benzin dökerek yangın çıkardığı, elinde bulunan sopayla müdahale edilmesini engellediği, “Burayı ben yaktım, söndürenin anasını sinkaf ederim” şeklinde ifadeler kullandığı da mütalaada yer aldı. Ayrıca şahsın yangına müdahaleyi önlemek amacıyla evin girişindeki motosiklete de benzin dökerek ateşe verdiği kaydedildi. Sanığın kuzeninin mağdurun içeride olduğunu öğrenmesi üzerine eve girerek dışarı çıkardığı belirtildi. Olayla ilgili hazırlanan bilirkişi raporuna göre yangının sanık tarafından alkol etkisi altındayken yangın hızlandırıcı sıvı kullanılarak başlatıldığı ve kısa sürede yayıldığının tespit edildiği kayddeildi. Sanığın olay saatinde (15 Mayıs 2024, saat 00.03) 1,75 promil alkollü olduğu da raporda yer aldı.
Savcı, mütalaasında sanığın annesinin ilişki yaşadığına dair düşünceler nedeniyle duyduğu öfke sonucu kasıtlı olarak yangın çıkardığı ve annesini öldürmeye yönelik hareket ettiğini belirtti. Sanığın “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
15 yıl hapis
Sanık, önceki celse yaptığı savunmaları tekrar ederek, annesini öldürmeye yönelik hareket etmediğini, alkollü olması sebebiyle hiçbir şey hatırlamadığını söyleyerek, tahliyesini ve beraatını talep etti. Sanık, annesini öldürmeye teşebbüs suçundan indirim uygulanmaksızın 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Kocaeli’de kıskançlık sebebiyle boşanma aşamasındaki 23 yıllık eşini bıçaklayarak öldüren ardından da kendisini yaralayan sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi.
Olay, 17 Eylül 2023 tarihinde Darıca ilçesi Nenehatun Mahallesi Lokman Hekim Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Cemalettin G. (49), önce boşanma aşamasındaki 23 yıllık eşi Gülseren G’yi sonra da kendini bıçakladı. Gülseren G. kanlar içinde kalırken, şüpheli koca ise olay yerinden kaçtı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan 2 çocuk annesi kadın kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olay yerinde inceleme başlatan polis ekipleri ise yerdeki kan izlerini adım adım takip etti. Lokman Hekim Caddesi’nden Canlar Sokak’a kaçan Cemalettin G., boş arazide yaralı halde bulundu. Hastaneye kaldırılan Cemalettin G., tedavisinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Mütalaada sanığın cinayeti kıskançlık sebebiyle işlediği belirtildi
Olayla ilgili davanın 3. celsesi Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanık ve taraf avukatları katıldı. Cumhuriyet savcısı mütalaasında; sanık Cemalettin G. ile maktul Gülseren’in uzun yıllardır evli oldukları, olaydan 1 yıl öncesinden başlayarak aralarında geçimsizlik baş gösterdiği, sanığın savunmasında bu geçimsizliklerin nedeninin Gülseren’in telefonla çok zaman geçirdiği ve kendisini aldattığını düşünmesi sonucu gerçekleştiği belirtildi. Gülseren’in bu durumu zaman zaman ailesiyle paylaştığı, taraflar arasında daha öncesinde anlaşmazlık nedeni ile bazı olayların meydana geldiği ve Eskişehir’de bulundukları sırada sanığın maktuleye zarar verdiği, 17 Ağustos 2023 tarihinde tarafların yine tartıştıkları, sanığın maktuleye ait iç çamaşırlarını görmesi nedeniyle ’Bu iç çamaşırları ile beni otellerde aldatıyorsun’ dediği, aralarındaki anlaşmazlıkların artması sonucunda maktulenin boşanma kararı aldığı mütalaada yer aldı.
Gülseren’in çocukların istememesi üzerine boşanma kararını uygulamadığı, sığınma evine gittiği, bir süre burada kaldığı, daha sonra annesinin evinde yaşamaya başladığı ifade edildi. Sanığın 15 Eylül 2023 tarihinde araç kiraladığı ve maktulenin bulunduğu evin etrafında dolaştığı, Gülseren’in olay günü kahvaltılık almak amacıyla evinden çıktığı, sanığın da kiraladığı araç ile maktulenin yanına geldiği, onu saçlarından tuttuğu ve çok kez bıçakladığı ardından kaçtığı belirtildi. Savcı sanığın, eşine karşı tasarlayarak kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almasını talep etti.
“Olayı planlayarak yapmadım”
Söz hakkı verilen sanık olayı planlayarak yapmadığını dile getirdi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.
14 Mayıs 2024’te saat 22.30 sıralarında Arslanbey Mahallesi İzmit Caddesi’nde meydana gelen olayda, alkollü olan Selim Y. (46), annesi Kerime Y.’nin de (73) içinde bulunduğu tek katlı evi ve bitişiğindeki kendi evini ateşe verdi. Alevleri fak eden vatandaşlar Kerime Y’yi evden çıkardı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunulmasıyla bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Anne Kerime Y. ise kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırıldı. Polis ekiplerince gözaltına alınan Selim Y., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
“Mağdurun geçirmiş olduğu kalp krizi ile dava konusu olay arasında illiyet bağı yok”
“Anneye karşı öldürmeye teşebbüs” suçundan açılan davanın ilk celsesi Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Selim Y. ve avukatı katıldı. Duruşmada İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen rapor da okundu. Raporda mağdurun geçirmiş olduğu kalp krizi ile dava konusu olay arasında illiyet bağı bulunmadığı belirtildi.
“Gelin alın annenizi buradan alın, yoksa onu geberteceğim”
Cumhuriyet savcısının hazırladığı mütalaada, sanığın sık sık alkol kullandığı, alkol kullandığı zamanlarda saldırgan davranışlar sergilediği, annesinin komşusu ile ilişkisi olduğunu düşündüğü, ablasını arayarak “Gelin alın annenizi buradan alın, yoksa onu geberteceğim” şeklinde sözler sarf ettiği belirtildi. Sanığın aynı gün annesinin evde olduğunu bildiği halde benzin dökerek kendisinin ve annesinin evini yaktığı, elinde bulunan sopa ile müdahale edilmesine engel olduğu, “Burayı ben yaktım, söndürenin anasını sinkaf ederim” şeklinde sözler sarf ettiği, müdahale edilmesini engellemek amacıyla evin girişinde bulunan motosikleti de benzin dökerek yaktığı mütalaada yer yer aldı. Sanığın kuzeninin mağdurun evin içinde olduğunu öğrenmesi üzerine içeri girdiği, mağduru alarak evden çıkarttığı belirtildi. Düzenlenen bilirkişi raporuna göre meydana gelen yangının aldığı alkolün etkisi ile sanık tarafından yangın hızlandırıcı sıvı dökülerek başlatıldığı ve kısa sürede büyüyerek yayıldığının tespit edildiği, sanık Selim Y.’nin 15 Mayıs 2024 tarihinde saat 00.03 itibari ile 1,75 promil alkollü olduğunun tespit edildiği belirtildi.
13 yıldan 20 yıla kadar hapis talebi
Sanığın annesinin ilişkisinin olduğunu düşünmesi nedeniyle duyduğu kızgınlıkla kasıtla yangın çıkardığı ve annesini öldürmeye yönelik hareket ettiği belirtildi. Cumhuriyet savcısı, mütalaasında sanığın annesine yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
“Annemi öldürme niyetim yoktu”
Sanık Selim Y. mütalaayı kabul etmeyerek, “Rapordaki aleyhe hususları da kabul etmiyorum. Annemi öldürme gibi bir niyetim yoktu. Annemi evden çıkaran benim, atılı suçtan beraatımı ve tahliyemi isterim” diye konuştu.
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Olay, 4 Ocak 2024’de Abdi İpekçi Mahallesi 152/1 sokak üzerinde meydana geldi. Şefik K., 2 yıl önce boşandığı eşi Tülay Dağaşan’a (44) tabanca ile 5 el ateş etti. Kadın kanlar içinde yere yığılırken, Şefik K. ise aracına binerek kaçtı. Hastaneye kaldırılan kadın yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Şefik A., olay gecesi polis ekiplerine teslim oldu. Yerel televizyonun reklam departmanında çalışan Tülay Dağaşan’ın eski eşinden defalarca tehdit aldığı ve 2 çocukları olduğu öğrenildi.
Şefik K. hakkında açılan davanın duruşması Gebze 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya sanık Şefik K., müştekiler ve taraf avukatları katıldı.
“5-6 el silah sesi duydum”
Duruşmada dinlenen tanık A.K., Tülay Dağaşan ile aynı mahallede ikamet ettiklerini söyleyerek, “Ben olay günü dükkandaydım. Maktulün evi benim eşimin çalıştığı dükkana yakındır. Kendisi bazen bizim dükkana alışverişe geliyordu. Daha sonra dükkanın civarında ufak bir tartışma oldu. Bir bayan ile erkek sesi duydum. Daha sonra 5-6 el silah sesi duydum. Hafif bir silah sesiydi. Daha sonra yanımızdaki esnaf komşumuzu koşarken gördüm. Bir şey olduğunu düşündüm. Daha sonra olay yerine gittiğimizde yerde yatan bir bayan vardı. İlk etapta esnaf ile beraberdik. Daha sonra herkes olay yerine toplandı. Maktule tampon yapmaya çalıştık. Bir sağlık çalışanı gelerek müdahalede bulundu. Ben sanığı daha öncesinde görmedim. Sanığın kullandığı araçla gelip gelmediğini de bilmiyorum. Sadece olayın olduğu akşam konuşulanlar arasında, daha önce de beyaz bir minibüsün aynı şekilde olaydan bir kaç gün öncesinde de park edildiği söyleniyordu. Ancak kimin söylediğini de bilmiyorum” dedi.
“Tülay’ı ve yaşantısını takip ederek rahatsızlık veriyordu”
Cumhuriyet savcısı, mahkemeye sunduğu mütalaasında, sanık ile eşinin 2 yıl önce boşandıkları, evli oldukları dönemde aralarında aldatma meselesi sebebiyle tartışmalar yaşandığı, Tülay Dağaşan’ın boşandıktan sonra işe girerek yeni bir hayata başladığı belirtildi. Sanığın Tülay Dağaşan’ı ve özel yaşantısını sürekli takip ederek rahatsızlık verdiği, hayatını sürdürmesini kabullenemediği ve de Tülay Dağaşan’ı öldürmeye karar verip bir plan yaptığı, bu plan doğrultusunda ruhsatsız tabanca temin ettiği ifade edildi.
Çanta bile hazırlamış
Ayrıca mütalaada, sanığın cezaevi şartları ve alacağı muhtemel ceza konusunda internet üzerinden araştırma yaptığı, cezaevinde kalacağı süre içeresinde gerekli eşyalar için çanta hazırladığı, öldürme kararında sebat ve ısrar gösterip, olay tarihine kadar makul bir süre geçmesine rağmen bu kararından dönmediği kaydedildi. Olay günü sanık Şefik K.’nın, Tülay Dağaşan’ın vücuduna ve başına doğru 5 el ateş ettikten sonra aracıyla olay yerinden kaçtığı, ağır yaralanan kadının ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiğinin vurgulandığı mütalaada, dosyada yer alan kamera izleme tutanağına göre olay günü sanığın aracından inerek koşarak Dağaşan’ın yanına gittiği ve üst üste ateş ettiği kaydedildi.
Hem cinayeti hem cezaevini araştırmış
Mütalaada, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün raporu da yer aldı. Raporda, telefonundaki mesaj içeriklerinde sanığın Tülay Dağaşan’ın başka adamlarla ilişkilerinin olduğunu iddia ettiği yer aldı. Ayrıca yine aynı raporda, sanığın internet üzerinden kasten öldürme suçunun cezasını, kadın cinayeti ve Kocaeli 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuyla ilgili araştırmalar yaptığı ortaya çıktı.
Mütalaada, “Sanık savunmasında, olay tarihinde eski eşi maktul ile yolda tesadüfen karşılaştığını, maktulün evliyken kendisini aldatması ve olay esnasında hakaret etmesinden kaynaklı kendisini kaybederek tanımadığı bir şahıstan satın aldığı tabanca ile maktule ateş ettiğini beyan etmiş ise de, sanığın alacağı muhtemel cezadan haksız tahrik hükümlerinden faydalanmak için bu şekilde savunma yaptığı, sanığın maktul ile tesadüfen karşılaştık şeklindeki savunmasına olay öncesinde yapmış olduğu araştırmalar ve servis aracını park edip maktulü beklediği ana ait kamera kayıtları nedeniyle sanığın eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması nedeniyle cezasında haksız tahrik ve teşdit uygulanmaması için yapmış olduğu savunmasına itibar edilemeyeceği, somut olayda cezada haksız tahriki indirimini gerektirecek şartların mevcut olmadığı” değerlendirildi.
Müebbet hapsi istendi
Mütalaada sanığın, “boşandığı eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, ruhsatsız silah taşıma suçundan da 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.
“Benim yavrumu dalındankestiattı”
Tülay Dağaşan’ın annesi Gülbahar Dağaşan, duruşma sonrası gözyaşlarıyla yaptığı açıklamada, “Benim yavrum 44 yaşındaydı. Kara topraklara koydu benim yavrumu, daha baharın dalındaydı. Benim yavrumu yok etti. Benim yavrum kara topraklarda. Ağır ceza da alsa benim için hiç de bir şey ifade etmiyor. Benim yavrumu kara topraklardan çıkarsın versin. Benim yavrumun suçu neydi, günahı neydi? İşindeydi, gücündeydi; kendi ayaklarının üzerinde durmaya çalışıyordu. Onun soy ismini bile taşımıyordu. Onun ekmeğini bile yemiyordu. Benim yavrumu dalından kesip attı” diye konuştu.
“Erkekler bu kararları örnek alsınlar”
Dağaşan ailesinin avukatı Semra Yıldız, “Kadın cinayetlerinin Türkiye’de artık bu noktalara gelmesi kanayan bir yara. Bu anlamda biz, bu aldığımız kararlarla daha fazla cinayetin işlenmemesi, daha fazla kadının canının yanmaması, daha fazla annelerin ağlamaması adına elimizden geleni yapıyoruz. Türk yargısına da binlerce teşekkürler çünkü artık son zamanlarda bu cinayetlerin bu şekilde ’Beni aldattı, beni tahrik etti, bana kötü söz söyledi, erkekliğime dokundu’ gibi tanıdık ifadelerle ve beyanlarla haksız indiriminden ve de cezasızlık ilkelerinden faydalanmak isteyen sanıklara da bu kararlar, bu mütalaalar, alacağımız ağırlaştırılmış müebbet cezaları, birer emsal olacaktır ve erkekler bu anlamda bu kararları örnek alsınlar. Bundan sonra artık ve bu adaletsizlik ve cezasızlık indirimden yararlanmayacaklarını bilsinler” dedi.
Kadın Platformları DuyguDiarra ise, “Bugünkü ağırlaştırılmış müebbet talebini de sevinçle karşıladık. Umarım davanın sonucu da böyle olur. Gebze’de ve diğer illerde kadın cinayetleri davalarını takip etmeye çalışıyoruz. Artık ağırlaştırılmış müebbet önleyici ve bütün uygulamaların hayata geçmesini talep ediyoruz. Daha fazla kadının öldürülmesini istemiyoruz” ifadelerini kullandı.
KOCAELİ (İHA) – Kocaeli’de emekli adamın banka hesabına internet üzerinden erişip 93 bin TL kredi çeken ve paraları kendi hesaplarına aktaran şüpheli suçlamaları kabul etmeyerek, “İstanbul kalabalık yer, belki de tanımadığı birinin ricası üzerine bu parayı çekmiş olabilirim” dedi.
Yaklaşık üç yıl önce çalıştığı fabrikada emekli olan Mehmet Özen’in (59) yıllardır kullanmadığı banka hesabından 14 Aralık 2022 tarihinde 93 bin TL’lik kredi çekildi. Ertesi gün çekilen krediyi fark eden Özen hemen bankayı aradı ancak cevap alamadı. Bunun üzerine Özen, soluğu savcılıkta alarak suç duyurusunda bulundu. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu’nun inceleme başlattı. Dosya kapsamında; ilgili bankalarla yazışmalar yapıldı, çekilen kredi tutarının parça parça aktarıldığı hesapların sahipleri belirlendi. İnternet üzerinden yapılan kredi çekme işleminin hangi servis sağlayıcı üzerinden yapıldığı öğrenilerek A.K., G.T. ve K.O. isimli şüpheliler tespit edildi. Olaya ilişkin A.K. ile G.T. gözaltına alınarak ifadeleri alındı. İfadeleri sonrasında şüpheliler serbest bırakılırken K.O. için yakalama kararı çıkarıldı.
Önce krediyi çekip sonra parça parça kendi hesaplarına gönderdiler
Olaya ilişkin hazırlanan iddianamede; Mehmet Özen’in uzun zamandır hiçbir işlem yapmadığı hesabından 93 bin TL tutarında kredi çekildiği, çekilen paranın büyük kısmı 4 farklı işlemle A.K. adına, bin TL’si ise K.O. adına kayıtlı hesaplara gönderildiği, Mehmet Özen’in durumu fark ettiğinde şikayetçi olması üzerine soruşturma işlemlerine başlandığı belirtildi.
Savcılık soruşturma bürosu iz sürdü
Şüphelilerden A.K’, hesabına geçen 8 bin 300 lirayı bir başka banka hesabına gönderdiği, 67 bin 700 liranın ise İstanbul Bayrampaşa şubesinde gişeden çekildiği ve işlemin ardından hesap sahibine bilgilendirme mesajı gönderildiği, sanık K.O’nun hesabına gelen paranın da ATM’den çekildiği ve IP numarasıyla bağlantı kurulan iletişim numarasının G.T’ye ait olduğu belirlendi.
“İstanbul kalabalık yer, belki de tanımadığı birinin ricası üzerine bu parayı çekmiş olabilirim”
Sanık A.K. savcılıkta alınan ifadesinde suçlamaları kabul etmeyerek, “Banka hesaplarım o tarihte 1 yıldır blokeliydi. Kartlarımın nerede olduğunu bilmiyorum. Hesaplarımın bir başkasının eline geçmiş olabileceğini düşündüm. İfadeye çağrılınca evde kartlarımı aradım ancak bulamadım. İstanbul’da bulunan bir bankadan para çektiğimi hatırlıyorum ancak tutarını hatırlamıyorum. İstanbul kalabalık yer, belki de tanımadığı birinin ricası üzerine bu parayı çekmiş olabilirim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum” şeklinde konuştu.
“Banka hesabımdan bilgim ve rızam dışında 93 bin TL değerinde kredi çekildi”
“Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık” suçundan açılan davanın ilk duruşması 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başladı. Duruşmaya mağdur Mehmet Özen, ile tutuksuz sanık G.T. katıldı. Diğer sanıklar ise duruşmaya katılmadı. Sanıklarda şikayetçi olan Mehmet Özen, “Geçmiş yıllarda kullandığım ancak uzun zamandır işlem yapmadığım banka hesabımdan bilgim ve rızam dışında 93 bin TL değerinde kredi çekildi. Masrafları ile birlikte 100 bin TL civarında geri ödemesi oluştu. Olay sebebiyle mağdur, sanıklardan şikayetçiyim” diye konuştu.
G.T. ise suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme heyeti, diğer sanıkların da ifadesini almak ve eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.
“Bankanın genel merkezini defalarca aramama rağmen ulaşamadım”
Duruşma sonrası açıklamalarda bulunan Mehmet Özen, “2021 yılının başında emekli oldum. Daha önce çalışırken kullandığım fakat şu anda kullanmadığım banka hesabımdan, 14 Aralık 2022 tarihinde kredi çekildi. Bir gün sonra durumu gün fark ettim. Olaydan sonra bankanın genel merkezini defalarca aramama rağmen ulaşamadım. Sonrasında adliyeyi aradım. Aradığımda bana gelip itiraz etmem gerektiğini söylediler. Daha sonra 15 Aralık’ta Cumhuriyet Başsavcılığına gelerek suç duyurusunda bulundum. Aralık 2022’de maaşım 3 bin 500 liraydı. Ancak maaş almadığım bankadan benim adıma 93 bin 400 lira kredi verildi. Aylık ödeme tutarı maaşımın neredeyse 3 katı. Hackleme yapılan numaranın sahibi duruşmada; kendi adına olan numaranın kendisinin olmadığını, imzasının taklit edildiğini ve eskiden çalıştığı telefon firması tarafından yapıldığını ve kendisinin de mağdur olduğunu söyledi” sözlerini kaydetti.