Olay, 27 Haziran 2023 tarihinde Değirmendere Mahallesi’ndeki salı pazarı girişinde meydana geldi. Olay tarihinden 4 gün önce cezaevinden çıkan Tuanay Ç. (23), pazar tezgahı kuran 65 yaşındaki esnaf Şakir Kaya’ya defalarca demir çubukla vurdu. Yaşlı adam hayatını kaybetti, polis ekipleri tarafından yakalanan Tuanay Ç. ise emniyette tamamlanan işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
“Babanız yaşıyor, benim öldürdüğüm yapay zeka”
Hakkında, ’canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme’ suçundan dava açılan Tuanay Ç., Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden hakim karşısına çıktı. Tutuklu sanık duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı, taraf avukatları ve Şakir Kaya’nın kızları salonda hazır bulundu. Kaya’nın kızları sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Suçlamaları kabul etmeyen tutuklu sanık Tuanay Ç., “Şakir amca dedemin arkadaşı. Amca gibi çok sevdiğim bir adamdır. Benim öldürdüğüm Şakir amca değil, plastik yani yapay zekadır. Şakir amca yaşıyor, kesinlikle ölmedi. Benim öldürdüğüm yapay zeka. İşlediğim bir cinayet değildir” dedi.
Maktulün kızlarına yönelik ise Tuanay Ç., “Babanız yaşıyor. Benim öldürdüğüm yapay zeka” ifadelerini kullandı.
Ağırlaştırılmış müebbet hapse “Sağ ol” dedi
Mahkeme heyeti, sanık hakkında Adli Tıp Kurumu’ndan alınan ’akli dengesinin yerinde olduğu ve cezai ehliyetinin tam olduğu’ yönündeki raporu dikkate aldı. Heyet, sanık Tuanay Ç.’yi ’canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanık, kararı açıklayan mahkeme başkanına “Sağ ol” dedi.
Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde kamyonetle çarpışan motosikletteki 2 kişinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin yargılanan sürücünün tahliyesine karar verildi.
Kaza, 15 Mart günü Akdurak Mahallesi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ercan Altuntaş (32) yönetimindeki 41 AIG 773 plakalı motosiklet, karşı yönden gelen Ümitcan A.’nın kullandığı 34 GJB 919 plakalı kamyonetle çarpıştı. Kazada motosiklet sürücüsü Altuntaş hayatını kaybetti, ağır yaralanan yolcu Fatih Bulgurcu ise kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı. Kamyon sürücüsü Ümitcan A. ise tutuklandı.
2 yıldan 15 yıla kadar hapis istemi
Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 2’nci duruşmaya, tutuklu sanık Ümitcan A., hayatını kaybedenlerin aileleri ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan cumhuriyet savcısı, kaza raporlarına göre sanık Ümitcan A.’nın ’asli ve tek kusurlu’ olduğunu kaydetti. Savcı geçen celse verdiği mütalaasını tekrarlayarak sanığın ’taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Savcı ayrıca, sanığın adli kontrolün yetersiz olacağını ve kaçma şüphesinin bulunduğunu vurgulayarak, tutukluluk halinin devamını talep etti.
“ATK raporunda sanığın yüzde yüz kusurlu olduğu açıktır”
Müşteki avukatı mütalaaya karşı, “Şikayetçiyiz, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz. Olay basit taksir değildir, sanığın sollayarak ve son sürat gittiğine ilişkin beyanlar vardır. Neticeyi ön gören biri ile neticeyi ön göremeyen birinin aynı şekilde cezalandırılması mümkün değildir. Sanık neticeyi bilmektedir. Sanık maktulün şeridinden seyretmektedir. ATK raporunda sanığın yüzde yüz kusurlu olduğu açıktır. En üst hadden cezalandırılmalarını talep ediyoruz” dedi.
Maktulün aileleri de sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
“Çok pişmanım”
Esas hakkındaki mütalaaya karşı tutuklu sanık Ümitcan A., “Önceki savunmalarımı tekrar ediyorum. Yaşanan olaydan dolayı çok üzgünüm, bir kastim olmadı. Çok pişmanım. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum, aksi kanaatte lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum” diye konuştu.
Tahliye edildi
Mahkeme heyeti, sanık Ümitcan A.’ya, Ercan Altuntaş ve Fatih Bulgurcu’ya yönelik, ’taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 6 yıl hapis cezası verildi. Heyet, suçun niteliği ve miktarı ile sanığın tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak, Ümitcan A.’nın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Ayrıca sanığın 2 yıl süre ile sürücü belgesine el konulmasına hükmedildi.
Olay, 22 Kasım 2023’de Körfez ilçesi Güney Mahallesi Adnan Kahveci Caddesi’nde bulunan dönerci dükkanının 2. katında meydana geldi. Arkadaşıyla birlikte yemeğini yiyen Ajda Yatar’a (28), eski eşi Vahyettin P. (39) tarafından tabanca ile 4 el ateş edildi. Kurşunların hedefi olan kadın kanlar içinde yere yığıldı, zanlı ise geldiği araçla olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri Ajda Yatar’ın hayatını kaybettiğini belirledi. 3 çocuk annesi Ajda Yatar, 10 yıl önce evlendiği eşinden 2 Kasım 2023’de boşanmıştı. Olay sonrasında kayıplara karışan Vahyettin P., yakalanarak cezaevine gönderildi. Vahyettin’in kaçmasını yardım ederek suçluyu kayırmadan ise Mehmet Y. ve Burhan Ö. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
“Keşke ben ölseydim de Ajda ölmeseydi, pişmanım”
“Tasarlayarak boşandığı eşe karşı kasten öldürme” suçundan açılan davanın ilk celsesi Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanık Vahyettin P., maktulün ailesi ve taraf avukatları katıldı. Kızının kayınbiraderi tarafından taciz edildiğini iddia eden sanık Vahyettin P., “Ajda, taciz olayı sebebiyle kardeşini şikayet etmemi istemedi ancak ben şikayetçi oldum. Öldürme kastım olsaydı kızımı taciz edeni öldürürdüm. Kayınbiraderimi şikayet ettim diye Ajda evi terk etti. Eşimi çok seviyordum. Çok iyi anlaşıyorduk ama maalesef kayınpederimle anlaşamıyorduk. Silahı kayınbirader ve kayınbabam tehdit ettiği için taşıyordum. Keşke ben ölseydim de Ajda ölmeseydi, pişmanım. Adaletinize sığınıyorum. 3 çocuğum sokakta. Ben onların yanında olmam gerekirken bugün buradayım” diye konuştu.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis
Mahkeme heyeti, sanık Vahyettin P’ye haksız tahrik hükümleri uygulamadan “Boşandığı eşe karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ayrıca sanık, ruhsatsız silahtan 2 yıl hapis cezası aldı.
Osmangazi Mahallesi Lokman Hekim Caddesi Halı Saha Sokak’ta bulunan site önünde 16 Mart 2024 tarihinde meydana gelen olayda, sabah saat 07.00 sıralarında işe gitmek için evden çıkan Gülhan Esen (24), otomobilde bekleyerek pusu kuran şahıs tarafından tabancayla ateş edilerek vuruldu. Esen kanlar içinde yere yığıldı, şüpheli ise kadını tekmeledikten sonra olay yerinden kaçtı. Hastaneye kaldırılan genç kadın, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Cinayetten 7 ay önce evlenen Esen’in öldürülmesine ilişkin başlatılan soruşturmada, bin saatlik güvenlik kamerası izlenerek zanlının kimliği tespit edildi. Gülhan Esen’in katil zanlısı, takıntılı eski sevgilisi Muhammed T. (29) çıktı. Muhammed T.’nin cinayetten sonra yakalanacağı korkusuyla toplu taşımaya binemediği, otelde de kalamadığı için sokak sokak yürüdüğü belirlendi. Sürekli yer değiştiren Muhammed T. olaydan 5 gün sonra İstanbul’da yakalanarak tutuklandı. Olaya ilişkin Muhammed T’ye yardım eden İ.T. ve M.Ö. hakkında da dava açıldı. İfadeleri alınan İ.T. ve M.Ö. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi
Hakkında “kadına karşı kasten öldürme” suçundan dava açılan sanık Muhammed T.’nin, Gebze 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına devam edildi. Sanık duruşmaya SEGBİS ile katılırken, taraf avukatları duruşmada hazır bulundu. Kocaeli’de Gülhan Esen’in öldürülmesine ilişkin davada Cumhuriyet savcısı, sanık Muhammed T. hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talep etti. Esas hakkındaki mütalaada, cinayetin tasarlanarak, canavarca hisle ve eziyet çektirilerek işlendiği belirtildi. Savcılık mütalaasında, Muhammed T. ile Esen’in aynı depoda çalıştığı ve kısa bir süre arkadaşlık yaptıkları, ancak Esen’in görüşmeyi reddetmesi üzerine sanığın genç kızı takıntı haline getirip sürekli rahatsız etmeye başladığı aktarıldı. Maktulün sanık hakkında tehdit ve takip şikayetlerinde bulunduğu, tedbir kararları aldırdığı, ancak Muhammed T’nin takibine devam ettiği kaydedildi.
1 saat 40 dakika boyunca keşif ve pusu beklemiş
Mütalaaya göre sanık, Esen’in evlendikten sonraki adresini tespit ederek günlerce takip etti, işe gidiş-geliş saatlerini öğrendi ve olay gününe kadar sistematik biçimde cinayet planı yaptı. Olay günü sabah saatlerinde bölgeye gelen Muhammed T’nin, kamera görüntülerine göre 1 saat 40 dakika keşif ve pusu beklediği, ardından ruhsatsız silahla Esen’e 7 el ateş ettiği belirtildi. Savcılık, maktul yere düştükten sonra hayatta olmasına rağmen sanığın öfkeyle tekme attığını ve bunun “eziyet çektirme” niteliği taşıdığını belirtti. Otopsi raporunda ateşli silah yaralarının ölümcül olduğu, yüz bölgesindeki yaraların ise tekme darbeleriyle uyumlu bulunduğu ifade edildi.
“Ben zaten vicdanımla kendimi mahkum ettim, en ağır şekilde cezalandırdım”
Savunma yapan sanık Muhammed T., “Olayı planlayarak yaptığım, maktule karşı canavarca hisle davrandığım şeklindeki iddialar doğru değildir. Ben zaten vicdanımla kendimi mahkum ettim, en ağır şekilde cezalandırdım. O gün de maktulü öldürmek için oraya gitmedim, bana ağır küfürler edince ve kolumu tutunca üzerimdeki silahla ateş etmiştim. Bu sonuç olsun istemezdim” dedi.
Muhammed T’ye ağırlaştırılmış müebbet hapis
Mahkeme heyeti, sanık Muhammed T. hakkında “Tasarlayarak kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetti. Sanık ayrıca ruhsatsız silah taşıma suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve bin 200 TL adli para cezası ile cezalandırıldı. Mahkeme, Muhammed T. hakkında herhangi bir indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verdi.
Suçluyu kayırma suçundan bir kişiye ceza
Diğer sanık İ.T., suçluyu kayırma suçundan 1 yıl hapis cezası aldı. Ceza, takdiri indirim uygulanarak 10 aya düşürüldü. Mahkeme ayrıca İ.T. hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına (HAGB) hükmetti ve 5 yıl denetim süresi belirledi. Yargılamada aynı suçla yargılanan M.Ö. ise, suçun işlendiğine dair yeterli ve kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat etti.
Olay, 5 Şubat 2024’te Yenikent Mahallesi’ndeki Tufan Sokak’ta bulunan okul bahçesinde meydana geldi. Murat Tosun (33), 7 yaşındaki oğlunu almak için geldiği ilkokulun bahçesinde 2 kişinin bıçaklı saldırısına uğradı. Vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanan Tosun ağır yaralandı, saldırganlar ise kaçtı. İlk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Murat Tosun, kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
6 şüpheliden 4’ü tutuklandı
Olaya ilişkin inceleme başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olay yerinde bulunan Mehmet K. (51), oğlu Bilal K. (24) ile müstakbel gelini H.B.’yi ve olaya karıştığı tespit edilen K.K., eşi B.K. ile kızı S.O’yu gözaltına aldı. İfadesi alınan şüphelilerden B.K. ve kızı S.O. serbest bırakılırken, diğer 4 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. İlk celsede görülen duruşmada K.K. de tahliye edildi.
“Evladım, okul bahçesinde oğlunun gözü önünde hunharca katledildi”
Olaya ilişkin açılan davanın 3. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Sanıklar, önceki ifadelerini tekrar ederek tahliyelerini istedi. Sanıklardan şikayetçi olan Murat Tosun’un babası İsmail Hakkı Tosun, “Oğlumun ölümünden sorumlu olan kişilerin cezalandırılmasını istiyorum. Evladım, okul bahçesinde oğlunun gözü önünde hunharca katledildi. Sanık Mehmet, aklı selim düşünseydi oğlum hayatta olacaktı, önlem alabilirdi. Eşimle hayatımız karardı” diye konuştu.
Mahkeme heyeti, olaya ilişkin kamera kayıtlarını talep ederek duruşmayı erteledi.
Cinayetin işleyişi
Önceki celse verilen mütalaada cinayetin işleyişine yer verilmişti. Maktul Murat Tosun ile sanıklar S.O., annesi B.K. ve babası K.K. arasında, Tosun’un öz yeğeni olan S.O’ya yönelik geçmişteki eylemleri nedeniyle husumet bulunduğu belirtildi. Sanık H.B.’nin ise daha önce yaşadığı bir ilişkiden hamile kaldığı ve bu durumu nişanlısı Bilal K.’ den gizlediği ifade edildi.
H.B’nin, bekaret konusunda hassas olan nişanlısını kandırmak için, gerçekte yaşanmamış bir taciz ve tecavüz girişimini uydurduğunu ve bunu tanımadığı bir kişinin gerçekleştirdiği belirtildi.
Sanık Bilal K’nın, nişanlısı H.B’nin iddialarını araştırmakta ısrarcı olduğu ve bu süreçte geçmişte benzer suçlamalarla adı geçtiğini bildiği maktul Murat Tosun’u hedef aldığı ifade edildi. Bilal K’nın, maktulü bulmak amacıyla, Tosun ile husumetli olan sanıklar S.O. ve B.K’den fotoğraf temin ettiği aktarıldı.
Sanıklar S.O., B.K., K.K. ve H.B.’nin maktulü Bilal K.’ye hedef göstermede azmettirdikleri ifade edildi. Devamında sanık K.K.’nın, Murat Tosun’un evinin bulunduğu sokağa Bilal K., H.B. ve diğer sanıklardan Mehmet K.’yi götürdüğü ve maktulü bizzat gösterdiği mütalaada yer aldı.
Olay günü sanıklar Bilal K., Mehmet K. ve H.B.’nin birlikte hareket ederek maktulü takip ettiklerinin anlatıldığı mütalaada, saldırının gerçekleştiği noktada ise Bilal K.’nın sustalı bıçakla, Mehmet K.’nın ise “mınçıka” olarak tabir edilen yasaklı bıçakla maktule birden fazla darbe vurduğu ve bu şekilde Murat Tosun’un ölümüne sebep oldukları vurgulandı.
Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde kendisini defalarca dövdüğü ve tehdit ettiğini iddia ettiği arkadaşını öldüren sanık, “Elimde silah olmasaydı annemi, babamı nasıl koruyacaktım? Maktul, uyuşturucunun etkisiyle kapıma geldi. Pişmanım, keşke böyle olmasaydı. Onun da hayatı karardı, benim de hayatım karardı” dedi. Sanık, ’kasten öldürme’ suçundan tahrik indirimi de uygulanarak 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Olay, 2 Haziran 2023’te Arslanbey Yeni Mahalle’de meydana geldi. Engin Yılmaz (33) ile Burak Y. (23) arasında kavga çıktı. Çıkan kavgada Burak Y. tabancayla Engin Yılmaz’a ateş etti. Yılmaz hayatını kaybetti, Burak Y. ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Cinayete ilişkin açılan davanın duruşması, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanık Burak Y. ve taraf avukatları katıldı. Aile avukatı Ferhat Gezici, “Sanık ve maktul birbirlerini çok iyi tanıyan, abi kardeş gibi olan kişilerdir. Tüm deliller toplandı. Tüm bunlar incelendiğinde ve ikrar değerlendirildiğinde olayın sanık tarafından işlendiği ispatlanmıştır. Sanığın TCK 81 ve 6136 sayılı kanun kapsamında cezalandırılmasını ve indirim uygulanmamasını talep ediyoruz. Sanığın ceza sorumluluğun tam olduğu ispatlanmıştır. Gerçeğe aykırı beyanlar söylenerek cezanın hafifletilmesi amaçlanıyor. Uyuşturucu alındığı ve borcu olduğu beyan ediliyor. Aralarında alacak verecek olmadığı sanığın babası beyan etmiştir. Sanığın ilk savunması ileriye dönük cezanın hafifletilmesi için gerçeğe aykırı bir durumdur. Görüntü inceleme tutanağında sanığın söylediklerinin aksine maktulün eline beline götürmediği belirtilmiştir. Sanık, maktulün kendisini tehdit ettiğine dair söylemleri tanıkların söylemlerine bakılarak böyle bir durumun olmadığı anlaşılmıştır. Haksız tahrik hükümlerinden faydalanmak amacıyla sanık bu ifadeleri vermiştir” dedi.
“Onun da hayatı karardı, benim de hayatım karardı”
Önceki savunmalarını tekrar ettiğini söyleyen tutuklu sanık Burak Y., “Maktul beni defalarca darp ederek kapıma gelmiştir. İsteseydim kafasından vururdum ama ben yere ateş ettim. Elimde silah olmasaydı annemi babamı nasıl koruyacaktım? Maktul, uyuşturucunun etkisiyle kapıma geldi. Tahliye ve beraatimi istiyorum. Pişmanım, keşke böyle olmasaydı. Onun da hayatı karardı, benim de hayatım karardı” şeklinde konuştu.
“Maktul, 24 defa sanığı arıyor”
Sanık Avukatı Hüseyin Acurman ise “Maktul, 24 defa sanığı arıyor. Maktul, sanığın evine gidip annesine Burak’ı sormuş. Kız kardeşini arayıp ona sormuş. Gece 01.50’de de sanığın evine geliyor. Dosyadaki deliller noktasına bakıldığında maddi delillerle bunlar sabit. Sanık, yere ateş etmiş ancak ölüm olayı gerçekleşmiştir” ifadelerini kullandı.
18 yıl hapis
Mahkeme heyeti, ’kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası verdiği sanığın cezasını, ilk hamlenin kimden geldiğini bilinmediğinden ’haksız tahrik’ indirimi de uygulayarak 18 yıla indirdi. Sanık, “6136 sayılı kanuna muhalefet’ suçundan ise ayrıca 1 yıl hapis ve 600 lira adli para cezasına çarptırıldı.
İlk duruşmadaki savunması
Öte yandan, sanık Burak Y., ilk duruşmadaki savunmasında, “Engin’e uyuşturucu parasından dolayı borcum vardı. İlk başta ödeyememiştim, sonra ödedim. Engin, borcu sebebiyle beni defalarca darp etti ve silahla tehdit etti. Olay tarihinde de beni dövdü ve gece evime geldi. Küfür ederek seslendi, dışarı çıkmamı istedi. Ben de silahla dışarı çıktım. Elini beline götürünce 3 el yere, bir el de ayağına ateş ettim. Öldürme kastıyla hareket etmedim, öldürmek isteseydim kafasına sıkardım. Tabancamda 9 mermim daha vardı. Olaydan sonra polisi ve ambulansı aradım. Borcu ödememe rağmen akşam evime geldi. Yaşananlardan dolayı pişmanım” ifadelerini kullanmıştı.
Edinilen bilgiye göre, 26-27 Haziran 2014’te onlarca kişiyi mağdur eden kuyumculuk şirketine ilişkin dava 11’inci yılına girerken, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 22. celsede cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Mütalaada, sanıkların İzmit’te faaliyet gösteren kuyumculuk şirketinde uzun yıllardır esnaflık yaptıkları, müşterilerin güvenini kazanarak altın ve dövizlerini yatırım veya güvenlik gerekçesiyle emanet aldıkları, karşılığında kartvizit üzerine yazılı belge verdikleri ancak daha sonra iş yerini kapatıp ortadan kaybolarak mağdurları zarara uğrattıkları ifade edildi.
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu
Cumhuriyet savcısı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin emsal kararlarına atıf yaparak, somut olayda ’dolandırıcılık’ suçunun unsurlarının oluşmadığını, eylemlerin TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu belirtti.
Beraat talep edilen sanıklar
Savcı, şirketin yöneticisi olmayan Esengül Uludağ, Perihan Tüysüz, Turgay Tüysüz ve Melike Zortaş hakkında yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat talep etti. Ayrıca, bazı sanıklar yönünden Bankacılık Kanunu’na muhalefet suçunun unsurlarının oluşmadığı ifade edilerek, beraat gerektiği vurgulandı.
Ceza talep edilen sanıklar
Şirketin yöneticileri olan Cengiz Tüysüz, Turgut Tüysüz, Yüksel Hancızade ve Cemalettin Albayrak hakkında ise 79 müştekiye karşı işlenen eylemler nedeniyle TCK’nın 155/2. maddesi kapsamında ’hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma’ suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları talep edildi. Buna göre sanıkların her biri için 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3 bin güne kadar adli para cezası öngörüldü.
11 yıllık dava karar celsesi için ertelendi
Sanık Cengiz Tüysüz’ün avukatı Hakan Ruşen Arda, mütalaayı kabul etmediklerini belirterek, savunma için ek süre talep etti. Katılan vekilleri de mütalaaya karşı beyanda bulunmak üzere süre isteyince mahkeme heyeti duruşma ertelendi.
Kocaeli’de gazeteci Güngör Arslan’ın öldürülmesine ilişkin sanık Ersin Kurt hakkında verilen beraat kararı, Yargıtay tarafından bozuldu.
Kocaeli’de yerel gazete sahibi gazeteci Güngör Arslan 19 Şubat 2022 tarihinde ofisinde uğradığı silahlı saldırı neticesinde hayatını kaybetmişti. Arslan’ı öldüren katil zanlısı Ramazan Özkan, olaydan kısa bir süre sonra yakalanmıştı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Ersin Kurt, Burhan Polat, Can Yılmaz, Emrah Yıldırım, Ferhat Yıldırım, Hasan Emre Çelik, Özgür Taşkıran, Kadir Yıldırım ve Ramiz Saatçi de tutuklanmış, Abdullah Yürük, Erdal Tilki, Erdal Yıldırım ve Yadigar Başyurt’un ise tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti.
Sanıklar hakkında verilen karar
Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Ocak 2023’teki karar duruşmasında, Arslan’ı vuran sanık Ramazan Özkan’ı “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “ruhsatsız silah taşıma” suçundan ise 7 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.
Sanık Burhan Polat’a “tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren mahkeme heyeti, sanık Ersin Kurt’un ise tüm suçlardan beraatine karar vermişti.
Heyet, sanıklar Ferhat Yıldırım ve Hasan Emre Çelik’i “tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme” suçundan 20’şer yıl, Ramiz Saatçi’yi de “ruhsatsız silah taşıma” suçundan 7 yıl hapisle cezalandırmıştı.
“Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeye teşebbüs” suçundan sanıklar Erdal Tilki, Yadigar Başyurt ve Erdal Yıldırım’a 2 yıl 3’er ay hapis cezası verilirken, “suçluyu kayırma” suçundan Özgür Taşkıran 3 yıl 6 ay, Can Yıldırım ise 2 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmıştı. Sanıklar Emrah Yıldırım, Kadir Yıldırım ve Abdullah Yürük’ün ise beraatine hükmedilmişti.
Dava yeniden görülecek
Yargıtay, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 9 Ocak 2023’te verdiği bir sanık hakkındaki kararı bozdu. Daire, sanık Ersin Kurt hakkında “tasarlayarak kasten öldürmeyi azmettirme suçundan”, “Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması, bulundurulması” suçlarından verilen beraat kararının bozulmasına hükmetti. Kararın bozulmasıyla sanık Ersin Kurt, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılanacak.
Kocaeli’nin İzmit ilçesinde trafik ışıklarında otomobile çarparak anne ve 2 kızın ölümüne, babanın ise yaralanmasına sebep olan tır sürücüsünün yargılanmasına devam edildi. Bilirkişi raporunda yüzde 100 kusurlu bulunan sanığın, idrarında da yüksek miktarda uyuşturucu tespit edildiği bildirildi.
Kaza, 18 Temmuz 2024 tarihinde İzmit ilçesi D-605 Karayolu Çayırköy mevkiinde meydana geldi. Yusuf Y. (37) idaresindeki 41 APV 561 plakalı damperli tır, trafik ışıklarında bekleyen 38 AFN 983 ve 16 FCH 74 plakalı otomobillere çarptı. Kazanın ardından tır sürücüsü olay yerinden kaçtı. 16 FCH 74 plakalı otomobilde bulunan sürücü Şenol Kaya, eşi Hatice Kaya (43) ile kızları Miray (14) ve Elif (7) hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen Anne Hatice Kaya ve 2 kızı hayatını kaybetti. Kaçan sürücü ise jandarma ekiplerine teslim oldu ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Trafik bilirkişi raporunda sanık yüzde yüz kusurlu bulundu
“Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan açılan davanın 2. celsesi Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanık Yusuf Y. ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanınca trafik bilirkişi raporu okundu. Raporda sanığın yüzde 100 kusurlu olduğu belirtildi. Sanık Yusuf Y., raporu kabul etmediğini, freninin tutmadığını dile getirdi. Katılanlar vekili Avukat İbrahim Balkır, “Araçta yük fazlası vardır, o da ayrıca bir kusurdur. Bu raporda geçmemiştir. Bunu da değerlendirilmesini istiyoruz. Şikayetimiz devam etmektedir.” dedi. Cumhuriyet savcısı, İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi’nden sanığın kusur durumunun belirtir rapor alınmasını ve sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, savcının talebini kabul ederek sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
“Arabanın frenleri tutmadı, kazaya engel olamadım”
Sanığın ilk celse verdiği beyanlar da ortaya çıktı. Yusuf Y., “Olay günü saat 17.00 sıralarındaydı. Havada yağmur yoktu. Hızım yaklaşık 40-45 kilometreydi. Tek gidişli yoldu. Orta şeritten hareket halineydim. Frenler tutmayıp araba hızlanmaya başlayınca sağ şeride geçtim. Vitese almaya çalıştım ancak vites çalışmadı. Bunun üzerine hız devam etti. Kırmızı ışıkta durabilmek adına tehlikeyi atlatmak için sol şeride geçtim ancak kazaya engel olamadım, pişmanım. Ben uyuşturucu kullanmamıştım ancak kaza gerçekleştikten sonra olay yerine gidecektim. Arkamda seyir halinde olan arkadaşım beni aradı ve ’Kaza yerine gelme, sıkıntılı olabilir’ dedi. Bunun üzerine benzinliğe gittim. Elimi yüzümü yıkadım ve metamfetamin kullandım. Ancak arabayı kullanırken uyuşturucu kullanmamıştım.” diye konuştu.
“Eşim ve 2 kızım hayatını kaybetti”
Sanıktan şikayetçi olan mağdur Şenol Kaya (51), “Olay günü ailemle birlikte kullandığım araçla hareket halindeydim. Sanığın kullandığı tırdan balata kokusu geliyordu. Tırı solladık ancak hızı fazlaydı. Daha sonra kırmızı ışıkta beklerken sanığın kullandığı araç arkadan bize çarptı. Eşim ve 2 kızım hayatını kaybetti. Kazanın, hızdan kaynaklandığını düşünüyorum” şeklinde konuştu. Müştekiler vekili avukat ise “Sanık beyanları doğru değildir. Olay yeri görüntüleri mevcuttur. Sanığın kullandığı aracın hızı 100 km civarındadır. Tır’da tonaj fazlası vardır. Geldiği yol 5-6 kilometre rampa aşağıdır. Bu rampada düşük viteste inilmesi gerektiğini herkes bilir ancak sanık uyuşturucu etkisinde olduğu için hızının farkında değildir. Müvekkilin durmakta olan aracına arkadan vurmuş ve yaklaşık 2 kilometre sürüklemiştir. Olay aslında bir trafik kazası değildir, taksirli değil kasıtlı bir eylemdir. Tüm bu sebeplerle sanığın üst hadden cezalandırılmasını talep ediyoruz. Aracın arızalı olduğuna dair sanık beyanını da kabul etmiyoruz. Soruşturma aşamasında araçta inceleme yapılmış ve aracın faal ve bakımlı olduğu, hiçbir arızası olmadığı tespit edilmiştir. Uyuşturucunun araç kullanımına engel olup olmayacağı hususunda Adli Tıp incelemesini mahkemenizin takdirine bırakıyoruz. Sanıktan şikayetçiyiz, davaya katıma talebimiz vardır, dedi.
İddianamede sanığın idrarında metamfetamin tespit edildiği belirtildi. Ayrıca sanık araç freninin patladığını iddia ederken, alınan bilirkişi raporuna göre bunun doğru olmadığı da yer aldı.
Kocaeli’de evden kaçan 15 yaşındaki otizmli çocuğa tır içinde 4 gün boyunca cinsel istismarda uygulayan sanık, bozulan karar sonrası yeniden hakim karşısına çıktı. Suçlamaları kabul etmeyen tutuklu sanığa 34 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verildi, 2 tutuksuz sanık ise beraat etti.
Olay, 2021’de Kocaeli’de meydana geldi. İstanbul’dan Hatay’a gitmek için evden kaçan 15 yaşındaki otizmli E.Z.İ. isimli kız çocuğu, Kocaeli’de Mahmut C. isimli şahsın tırına bindi. İddiaya göre E.Z.İ., tır içerisinde 3 şüphelinin cinsel istismarına maruz kaldı, olaydan 4 gün sonra ise Körfez ilçesine bırakıldı. Olayın ortaya çıkmasıyla tır şoförü Mahmut C., Orhan D. ve Ümit K. gözaltına alındı. Şüphelilerden Mahmut C. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yapılan muayenelerde E.Z.İ’nin cinsel istismara uğradığı tespit edildi.
37 yıl 9 ay hapis cezası almıştı
Olaya ilişkin 11 Nisan 2023’te Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmada Mahmut C.; E.Z.İ.’ye karşı işlemiş olduğu “Çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 22 yıl 6 ay, “Kişiyi hürriyet yoksun kılma” suçundan 6 yıl, “Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü ve sesi hukuka aykırı ifşa etmek” suçundan 3 yıl, “Çocuğu fuhşa teşvik” suçundan ise 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Orhan D. ile Ümit K’ye ise “Reşit olmayanla cinsel ilişkiye girme” suçundan ayrı ayrı 3 yıl hapis cezası verilmişti. Mağdur E.Z.İ’nin gerçek yaşının tespiti için verilen ceza sanık avukatlarının itirazı üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından bozuldu.
“E.Z.İ., yaşını yanlış söyleyerek bizi yanılttı”
Yeniden görülen duruşmanın 5. celsesi, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Salonda tutuksuz sanık Orhan D. ve taraf avukatları hazır bulunurken, Mahmut C. ise tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS ile duruşmaya katıldı. Tutuksuz sanık Orhan D., beraatini istedi. Savunma yapan Mahmut C., “E.Z.İ., yaşını yanlış söyleyerek bizi yanılttı. Buna rağmen ben kendisi ile cinsel birliktelik yaşamadım. Kendisine herhangi bir zorlamada da bulunmadım. Bu hususun gözetilerek hakkımda karar verilmesini talep ederim. E.Z.İ. ile herhangi bir alıp veremediğim yoktur. Kendisi gerçekleri söylememektedir, pişmanlığım vardır” diye konuştu.
Mahmut C’ye 34 yıl 7 ay 15 gün hapis verildi, 2 sanık beraat etti
Mahkeme heyeti, Mahmut C’ye, E.Z.İ.’ye karşı işlemiş olduğu “Çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 22 yıl 6 ay, “Kişiyi hürriyet yoksun kılma” suçundan 6 yıl, “Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü ve sesi hukuka aykırı ifşa etmek” suçundan 3 yıl, “Çocuğu fuhşa teşvik” suçundan ise 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 6 bin TL adli para cezası verdi.
Tutuksuz 2 sanık beraat etti
Mağdurenin suç tarihinde 18 yaşından büyük olduğu, mağduru bulunduğu olayda fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve fiile ruhsal yönden mukavemet etmesine mani olacak mahiyet ve derecede gelişimsel bozukluğunun bulunduğu ancak bu durumun hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceğinin ve yakından tanıyanlarca ya da tekrarlayan görüşmelerde anlaşılabileceğinden sanıklar Orhan D. ile Ümit K’ye “Cinsel istismar” suçundan beraat verildi.