Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Servis şoförü cinayetten 7 ay önce de tehdit edilmiş: “Onu vuracağım”

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/06/servis-soforu-cinayetten-7-ay-once-de-tehdit-edilmis-onu-vuracagim-0-lz3Hd7sM.mp4
Kocaeli’nin Körfez ilçesinde servis şoförü Yılmaz Sınıksaran’ı tabancayla başından vurarak öldüren sanığın yargılanmasına devam edildi. Cinayete ilişkin dinlenen tanık, “Suç tarihinden 7 aydan önce şirket hattına isimsiz telefon geldi. Telefondaki kişi, ’Yılmaz’ı işten çıkarın o sübyancı, onu vuracağım’ dedi. Yılmaz’ı yanıma çağırarak olanları anlattım” ifadelerini kullandı.

Olay, 9 Şubat 2024 tarihinde Yeniyalı Mahallesi Hürriyet Caddesi’nde meydana geldi. Bir fabrikanın servis otobüsünü kullanan Yılmaz Sınıksaran (48), 41 P 1710 plakalı otobüsü tamirci dükkanı önünde durdurarak ön sol lastiğin jant kapağını takmak istedi. Bagajdan aldığı jantı takmak için eğilen Sınıksaran, koşarak gelen Şahin A.’nın tabancalı saldırısına uğradı. Başına tek el ateş edilen Sınıksaran, işçilerin gözü önünde kanlar içinde yere yığıldı. Sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Sınıksaran, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Şahin A. ise olayda kullandığı tabancayla polis merkezine giderek teslim oldu.

“Olaydan 7 ay önce isimsiz biri arayarak Yılmaz’ı vuracağını söyledi”

“Kasten öldürme” suçundan 12 yıldan 18 yıla kadar hapsi istenen Şahin A’nın Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık Şahin A., taraf avukatları ve tanık katıldı. Sanık avukatının duruşmanın gizli yapılmasına ilişkin talebi savcı tarafından reddedildi.

Olaya ilişkin dinlenen tanık G.T., “Yılmaz’ın çalıştığı firmada baş şoförlük yapıyordum. Suç tarihinden 7 aydan önce şirket hattına isimsiz telefon geldi. Telefondaki kişi, ’Yılmaz’ı işten çıkarın o sübyancı, onu vuracağım’ dedi. Yılmaz’ı yanıma çağırarak olanları anlattım” dedi.

“Cezaevinde zor zamanlar geçiriyorum”

Söz hakkı verilen sanık, “Basında hakkımda yer alan haberlerden dolayı cezaevinde zor zamanlar geçiriyorum. Duruşmanın kapalı yapılmasını talep ediyorum” diye konuştu.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.

İlk duruşmada sanığın ifadesi

Öte yandan, sanık Şahin A. ilk duruşmadaki savunmasında, daha önce aynı iş yerinde çalışmaları sebebiyle birbirlerini tanıdıklarını söyleyen sanık Şahin A., “Yılmaz, 2010 yılında tırda bana cinsel saldırıda bulundu. Telefon numaramı dinlenme tesislerindeki erkekler tuvaletine yazdı. 2013 yılında çevremden kötü şeyler duyduğum için onu dövdüm. Maktul, ’Şoförünüz arabada uygunsuz şeyler yapıyor’ dediği için işten atıldım. Beni İzmit’te barındırmak istemedi. 12 yılda 20 iş yerinden bu yüzden atıldım. Çalışmaya başladığım iş yerlerine benim uygunsuz fotoğraflarımı atıyordu. Beni işimden etti. Herkesin beni parmakla gösterdiği toplumda dışlandım. Yılmaz beni tehdit ettiği için 2018 yılında silah aldım. Yılmaz’ı öldürmek isteseydim 12 yıl önce öldürürdüm. Olay günü yükümü bıraktıktan sonra tesadüfen Yılmaz’ı gördüm. Beni görünce panikledi. Amacım onu ayaklarından vurmaktı ama bana doğru koşan biri olduğunu görünce Yılmaz’ın akrabası olduğunu sandım. Yılmaz, elini beline doğru attığı için onu vurdum, yoksa ayaklarına sıkacaktım. Öldürecek olsam daha önce öldürürdüm” ifadelerini kullanmıştı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Genç kızı kaza süsü vererek öldürdüğü iddia edilen sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/genc-kizi-kaza-susu-vererek-oldurdugu-iddia-edilen-saniga-agirlastirilmis-muebbet-hapis-talebi-0-xwMtbdlz.mp4
Kocaeli’de cinsel birliktelik teklifini geri çevirdiği iddia edilen genç kızı boynuna ip bağlayarak bayıltmak ve kamyonetle birlikte uçurumdan atarak kaza süsü vermekten tutuklanan sanığın yargılanmasına devam edildi. Cumhuriyet savcısı, sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.

Olay, 19 Mayıs 2024 tarihinde saat 02.30 sıralarında Halıdere Eskiköy Caddesi’nde meydana geldi. Kamyonetin uçuruma düştüğü ihbarı üzerine bölgeye giden polis ve sağlık ekipleri, kamyonetin 15 metre ilerisinde 18 yaşındaki Rümeysa Meriç Özcan’ın boynuna ip bağlı haldeki cansız bedeniyle karşılaştı. Özcan’ın cansız bedeni olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi için morga kaldırılırken, polis ekipleri Tunay A. (23), Eşref K. (21), Yaser A.A. (21) ile Ceylan Ç. (21) ve K.N.K. (17) adlı kızlar gözaltına aldı. Olaya ilişkin gözaltına alınan 5 şüpheliden Tunay A. tutuklanırken, Eşref K., Yaser A.A., Ceylan Ç. ve K.N.K. serbest bırakıldı.

Üç kez ifade değiştirdi
Tunay A., polise verdiği ilk ifadesinde olayın kaza olduğunu belirtti. Olay mahallindeki incelemenin ardından tekrar ifadesi alınan zanlı, cinayeti işlediğini itiraf etti. Savcı karşısına çıkarılan Tunay A., tekrar ifadesini değiştirerek olayın kaza olduğunu belirtti. Olayla ilgili hazırlanan iddianamede Tunay A.’nın olay günü 0.47 promil alkollü olduğu belirtildi. Şüphelinin hem kadına karşı hem de cinsel saldırı suçunu işleyememekten dolayı duyduğu infialle kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, “cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan ise 2 yıldan 7 yıla kadar cezalandırılmasına yönelik iddianame hazırlandı.

Tunay A. hakkında açılan davanın 3. celsesi, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşma salonunda tutuklu sanık Tuncay A., avukatları, maktulün annesi Kevser Erden ve avukatı hazır bulundu. Tanık olarak dinlenen polis memuru, “Olayın birimimize intikal etmesi üzerine şüpheli birimimize teslim edildi. Sanık baro avukatı huzurunda savunması alındı. Bu savunma asayiş birimince alındı. Sanık bize teslim edildikten sonra sanık sözlü olarak o gece yaşadıklarını anlattı. Olayı kendisinin yaptığını, olayın kaza olmadığını söyledi. Sanık olayın ne şekilde olduğunu bize sözlü olarak anlattı, yanında herhangi bir müdafisi yoktu. Önce Rümeysa ile aralarında boğuşma olduğunu, sonrasında iple kafa kısmını bağlayıp arabanın arkasına doladığını söyledi. Aşırı derecede alkollü olan maktulü araç ile aşağı saldığını, direğe çarpmadan uçuruma gittiğini anlattı. Rampa aşağı el frenini indirdiğini, direğe vurup kaza sürü vermek istediğini ancak aracın direğe vurmadığını, aracın kafa üstü dikildiğini bize anlattı. Sanık bu anlatımından önce komşuya giderek yardım istediğini ve trafik ekibinin geldiğini anlattı” dedi.

“Arabam uçurumdan düştü, içinde kız arkadaşım da var”
Olay yerine yakın evi olan tanık K.İ. ise, “Olay tarihinde saat 02.30 civarı sanık elinde telefonla gelerek, ’Ağabey senin benimle gelmen lazım. Arabam uçurumdan düştü, içinde kız arkadaşım da var’ dedi. Polisi aramasını söyledim ancak şarjının olmadığını söyledi. Bunun üzerine ben 112’yi aradım, ilk önce polis ekibi geldi, yanımda bulunan sanığı aldı” diye konuştu.

Soruşturma aşamasında sanığın müdafiliğini yapan avukat S.T. de tanık olarak dinlendi. S.T., sanığın kendisine olayın kaza olduğunu o tarihte söylediğini ifade etti.

Maktulün annesi Kevser Erden, ağlayarak sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi
Cumhuriyet savcısı, mütalaasında olay tarihinde sanık Tunay A’nın maktul Rümeysa Meriç Özcan’ı cebir kullanmak suretiyle ve cinsel bir gaye ile hürriyetinden yoksun kıldığını, akabinde maktulün kendisine karşı koyması üzerine kollukta alınan ifadesinde belirttiği üzere ve olay yerinde de maktulün boynuna dolanmış vaziyette bulunan halat tarzı ipi maktulün boynuna doladığını ve kafasını aracın içinde bulunan koltuk başlığı kısmına defaten vurduğunu belirtti. Sanığın maktulün öldüğünü varsayarak trafik kazası süsü vermeye çalıştığı belirtildi. Savcı, sanığın hem kadına karşı hem de cinsel saldırı suçunu işleyememekten dolayı duyduğu infialle öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Savcı, ayrıca kişiyi hürriyetinden alıkoyma suçundan da sanık hakkında 3 yıldan 10 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep etti.

“Olay kazadır, suçu kabul etmiyorum”
Mütalaayı kabul etmeyen tutuklu sanık Tunay A., “Rümeysa araca binerek sürdü ve kaza meydana geldi. Olay yerine inmedim. Maktul kız arkadaşım olur. Kasıtlı eylemim olmamıştır. Atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum” ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayi erteledi.

“Hayallerimi bitirdi”
Duruşma sonrası basın mensuplarını açıklama yapan maktulün annesi Kevser Erden, “Sanığın en ağır şekilde indirim uygulanmadan cezalandırılmasını istiyorum. Yavrumu hayattan kopardı. Hayallerimi bitirdi. Sanığın cezaevinden çıkmasını istemiyorum. Adaletin yerini bulmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Kuzen cinayetine müebbet hapis talebi

https://www.41.com.tr/wp-content/uploads/2025/05/kuzen-cinayetine-muebbet-hapis-talebi-0-FOJQ2WGJ.mp4
Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde kuzeni Muzaffer Ece’yi çay ocağında öldüren sanık hakkında mütalaa açıkladı. Cumhuriyet savcısı, sanığın “kasten öldürme” suçundan müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Dumlupınar Mahallesi’ndeki Gölcük Otogarı’nda 29 Mart 2024’de meydana gelen olayda, Muzaffer Ece çay ocağında oturduğu esnada kuzeni Osman Ç.’nin tabancalı saldırısına uğradı. Kurşunların isabet ettiği Ece kanlar içinde yere yığıldı, Osman Ç. ise olay yerinden kaçtı. Ece, ilk müdahalesinin ardından ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti, Osman Ç. de tutuklandı.

Cinayetin sebebinin, maktulün ağabeyi ile sanık arasında yaşanan ticari anlaşmazlıktan kaynaklanan husumet olduğu öğrenilmişti.

Müebbet hapis talebi

Cinayete ilişkin açılan davanın 3. celsesi, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Osman Ç., taraf avukatları ve maktulün ailesi katıldı. Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis ve 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet suçundan cezalandırılmasını talep etti.

“Bütün şarjörü maktulün üzerine boşalttığında canavarla hisle öldürmüştür”

Sanığın en ağır cezayı almasını talep eden katılanların avukatı, “Muzaffer ile sanık arasında husumet yoktur. Sanık, İskender’i bulamadığı için kardeşini hedef almıştır. Sanık maktulü öldürmek için uzun süre plan yapmış. Bütün şarjörü maktulün üzerine boşalttığında canavarla hisle öldürmüştür. Sanığın canavarla hisle öldürme suçundan cezalandırılmasını istiyoruz. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaksızın karar verilmesini talep ediyorum” dedi.

“Olay, 4 yıl önce onları mahkemeye verdikten sonra başladı”

Avukatın söylemlerine itiraz eden sanık Osman Ç., “Olay benim anlattığım şekilde meydana gelmiştir. Öncelikle ifadeleri tekrar ederim. Olay, 4 yıl önce onları mahkemeye verdikten sonra başladı. Anlatmış olduğum savunmalardan başka eklemek istediğim husus yoktur” şeklinde konuştu.

Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının savunma için süre talep etmesi üzerine, Osman Ç’nin tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.

İlk duruşmada verilen savunma

İlk duruşmadaki savunmasında, pişman olduğunu söyleyen Osman Ç., maktulün abisi İskender ile beraber ortaklaşa arazi satın aldıklarını, burayı iş yeri yaptıklarını ancak bir süre sonra anlaşamadıklarını ve ortaklığı bitirmek istediğini, tapu iptal tescil davası ve alacak davası açtığını söyleyerek, “Ben davayı açtıktan sonra bunlar bana düşman kesildi. İskender Almanya’ya gitmişti. İskender, WhatsApp üzerinden bana küfür etti. Aynı şekilde Muzaffer de beni arayarak küfür etti. Sessiz kalmayı denedim, bir süre sonra telefonla olan tartışmalarımız artmaya başladı. İş yerinde yapılan keşifte Muzaffer bana vurdu. Muzaffer bana vurduğu için darp raporu aldım. Muzaffer yanındaki taksi şoförüne, benim için ’Bu adam buranın bekçisiydi, ne sahibi. Bizim malımıza ortaklık yapmaya çalışıyor’ dediğini bana söylediler. Ben de telefonla Muzaffer’i aradım. Nerede olduğunu sordum. Küfürle cevap vererek terminalde olduğunu söyledi. Terminale gittiğimde yine küfür etti. Ben belimdeki silahı çıkardım 2-3 el ateş ettim. Ondan sonrasını ne yaptım bilmiyorum” ifadelerini kullanmıştı.

Kategoriler
Derince Haber GÜNCEL HABERLER Tüm Güncel Haberler

Sahildeki tartışma cinayetle bitmişti: 2 sanık beraat etti, 1 sanığa 5 yıl 6 ay hapis

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/04/sahildeki-tartisma-cinayetle-bitmisti-2-sanik-beraat-etti-1-saniga-5-yil-6-ay-5xwNGkrT.mp4
Kocaeli’nin Derince ilçesinde 45 yaşındaki adamın darp edilerek hayatını kaybetmesine ilişkin yargılanan, biri tutuklu 3 sanık hakkında karar çıktı. Sanıklardan 2’si beraat ederken, bir sanık ise haksız tahrik altında, “kasten yaralama sonucu ölüme neden olma” suçundan 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Olay, 16 Ocak 2024 tarihinde saat 01.00 sıralarında Çenedağ Mahallesi Harikalar Sahili’nde meydana geldi. İddiaya göre, Cem K., (21) Çağlar B. (21) ve 18 yaşından küçük olan Ayberk E. ile Cafer Karaman ve arkadaşı Tarık B.G. arasında önce sözlü ardından fiziki kavga yaşandı. Meydana gelen olayda Cafer Karaman darp neticesinde ağır yaralandı. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan Cafer Karaman hastaneye kaldırıldı ancak olaydan 11 gün sonra hayatını kaybetti. Cafer Karaman’ın ölümüne ilişkin Cem K., (20) Çağlar B. (20) ve Ayberk E. gözaltına alındı. Emniyette tamamlanan işlemlerinin ardından Cem K., Çağlar B. ve Ayberk E., “Kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Geçen celselerde Çağlar B. ve Ayberk E. tahliye edildi.

“Üstüme çullandılar, kendimi korumak amacıyla yumruk salladım Cafer’e denk geldi”

Olaya ilişkin açılan davanın son duruşması, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Cem K., tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Üzgün olduğunu söyleyen tutuklu sanık Cem K., “Olay günü işten çıkmıştım. Arkadaşlarımın beni araması üzerine sahile gittik. Oturuyorduk, maktul ve yanındaki şahıs bize bela oldular, rahatsızlık verdiler. Biz kaçmak istedik ancak izin vermediler. Tek amacımız kaçmaya yönelikti. Gücümüzün yetmeyeceğini anladık. Arabaya bindiğimizde maktul Cafer aracın kaputunu tutuyordu, diğer şahıs ise aracın kapısını açmaya çalışıyordu, kaçamıyorduk, mecbur arabadan inmek zorunda kaldım. Üstüme çullandılar, kendimi korumak amacıyla yumruk salladım Cafer’e denk geldi. Maktul yere düştü. Olayın şoku ve heyecanıyla araca binerek uzaklaştık. Sonrasında karakola gittik” dedi.

“Kimseye vurmadık”

Tutuksuz sanık Çağlar B. ise “Yaşanan olay sebebiyle çok üzgünüm. Kendi halimizde oturuyorduk. Bize sataştılar. Gitmelerini istedik gitmediler. Ben hiç kimseye vurmadım” diye konuştu.

Ayberk E. de kimseye vurmadığını, yaşanan olay sebebiyle üzgün olduğunu söyleyerek, beraatini istedi.

Maktulün eşi Emine Karaman, 3 sanıktan da şikayetçi olduğunu söyleyerek “1 yıldır hayatım alt üst oldu. 3 çocukla bir başıma kaldım” ifadelerini kullandı.

“Olayda haksız tahrik bulunmamaktadır”

Sanıkların iştirak halinde suçu işlediklerini söyleyen Karaman’ın aile avukatı ise “Sanıklar olayda muşta kullanmış olup bu maddi deliller sabittir. Olayda haksız tahrik bulunmamaktadır. Bu hususta karar verilmesini talep ederiz. Sanıklar birlikte hareket ederek maktulü darp etmişlerdir. Sanıklar olaydan sonra kaçmış, savunmalarını hazırlamış ve karakola gitmişlerdir. Olayda haksız tahrik unsuru bulunmamakla birlikte sanıkların iştirak halinde kasten öldürme suçundan cezalandırılmalarını talep ediyoruz” dedi.

Sanık avukatları ise “Müvekkillerinin ağır küfürlere maruz kaldıklarını, Cem K’nin taciz edildiğini, kaçmaya çalışırken ise olayın yaşandığını dile getirdi.

5 yıl 6 ay 20 gün hapis

Mahkeme heyeti, Cem K’ya haksız tahrik altında “kasten yaralama sonucu ölüme neden olma” suçundan 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası vererek, tutukluluk halinin devamına hükmetti. Diğer 2 sanık ise beraat etti.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

2 gencin ölümüne sebep olan cinayet gibi kazada karar

Kocaeli’de kaldırımda yürüyen Ayber Erkut ile Muhammed Ali Kraan’ın ölümüne sebep olan trafik kazasına ilişkin yargılanan 2’si tutuklu 3 sanık hakkında karar açıklandı. Mahkeme, tutuklu iki sanığa 9’ar yıl, tutuksuz sanığa ise 4 yıl hapis cezası verdi. Duruşmada sinir krizi geçiren Muhammed Ali Kraan’ın annesi, “Benim oğlum dışında kimsem yoktu. Ablam oğlumun acısına dayanamadı kalp krizinden vefat etti. Ayber’in babası 3 kez felç geçirdi, 3 kez kalp krizi geçirdi ve oğlunun acısına dayanamayarak o da öldü. Aklımı oynatmak üzereyim” dedi.

Kaza, 20 Haziran 2024’de İzmit ilçesi Ömer Türkçakal Bulvarı’nda meydana geldi. Gökhan K. (33) idaresindeki 41 GK 691 plakalı cip, Sıla A. (20) hakimiyetindeki 41 ACR 774 plakalı otomobil ile çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle savrulan cip, kaldırımda yürüyen Muhammed Ali Kraan (24) ile Ayber Erkut’a (21) çarparak takla attı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrolde 2 gencin hayatını kaybettiğini belirledi. 2 gence çarpan cip sürücüsü Gökhan K. ve kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen Sıla A. ile İsmail O. (38) isimli sürücüler tutuklandı. Kısa bir süre tutuklu bulunan sürücüler serbest bırakılırken, avukatların yaptığı itiraz üzerine İsmail O. yeniden tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hakkında yakalama kararı bulunan Gökhan K. ise 4 ay sonra yakalanarak cezaevine gönderildi.

Kazada hayatını kaybeden Muhammed Ali Kraan’ın Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden 2024 yılında mezun olduğu ve özel bir firmada işe başladığı, Ayber Erkut’un ise yurt dışında 2 yıl tıp eğitimi aldığı ancak bu yıl ülkesine geri dönerek üniversite sınavına hazırlandığı öğrenildi.

Son celse

“Taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olma” suçundan açılan dava, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanıklar Gökhan K., İsmail O., tutuksuz sanık Sıla A., Muhammed Ali Kraan’ın annesi Tezcan Tezgel, Ayber’in annesi Fatma Şennur Erkut ve taraf avukatları katıldı.

“Dağ gibi oğlumu öldürdüler”

Sanıklardan şikayetçi olan anne Tezcan Tezgel, “Dağ gibi oğlumu öldürdüler. 23 yaşındaydı, tek evladımdı, kimsesiz kaldım. Oğlumun kanını geri istiyorum. Yaptıklarının yanına kar kalmasın. Oğlumu paramparça ettiler, cesedini yıkayamadılar” dedi.

“Eşim oğlumun ölümüne dayanamadı”

Ayber Erkut’un annesi Fatma Şennur Erkut da, “Eşim oğlumun ölümüne dayanamadı, acıdan kalp krizi geçirdi ve vefat etti. Yalnız kaldım. sanıklardan şikayetçiyim” şeklinde konuştu.

3 sanık da tahliyesini istedi

Sanık Sıla A., beraatini isteyerek, üzgün olduğunu dile getirdi. İsmail O. ise “Yaşanan olaydan dolayı üzgünüm. 10 aydır cezaevindeyim. Arabada ailem, çocuklarım vardı. Kaçmadım, uzaklaşmadım. Herkese yardım ettim. Babam 15 yıldır yatalak. Bakmakla yükümlü olduğum 2 çocuğum var. Zor durumdayım. Verilecek cezaya razıyım ancak tahliyemi istiyorum” ifadelerini kullandı.

Gökhan K. de aileye başsağlığı dileyerek, olayda suçu olmadığını belirtti ve tahliyesini talep etti.

2 sanığa 9’ar yıl hapis, 1 sanığa 4 yıl hapis

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Gökhan K. ve İsmail O’yu, “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 9’ar yıl hapis cezasına çarptırdı. Sanıkların duruşmalardaki tutum ve davranışlarında samimi bir pişmanlık gözlemlenmediği gerekçesiyle cezalarında takdiri indirim uygulanmadı. Her iki sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilirken, ehliyetleri 2 yıl 6 ay süreyle geri alındı.

Diğer sanık Sıla A. ise takdiri indirim uygulanmaksızın 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliyesine hükmedilen sanığın tutuksuz yargılanmasına devam edilmesine ve ehliyetinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verildi.

“Kaldırımda yürüyen biri doktor, biri mühendis 2 genci keyfi süratle vurup öldürüyorlar”

Duruşma sonrasında gazetecilere açıklamalarda bulunan acılı anne Tezcan Tezgel, “Ben bir anne olarak bu ceza yeterli görmüyorum. 2 aslan gibi genç hiç suçu yokken, sıfır hata ile öldü ve verilen cezalar çok komik. Bunların en az 20’şer yıl alması lazımdı ama kanunumuzda yok. Büyüklere sesleniyorum. Benim gibi ciğeri yanan çok insan var. Bu cezaların icabına bakın, caydırıcı olsun. Kaldırımda yürüyen biri doktor, biri mühendis 2 genci keyfi süratle vurup öldürüyorlar. Aldıkları ceza 9 sene, yatacağı 5 sene. Ben 23 sene oğlumu büyütmek için neler yaptım. Vatana, millete aslan gibi evlat yetiştirdim. Oğlum için mesleğimi, hayatı bir kenara koydum” dedi.

“Oğlum yoksa ben de yokum”

Karara itiraz edeceğini aktaran anne Tezgel, “Sağ olsunlar, hakim ve savcı çok özveri gösterdi. Eminim onlarda benim kadar çok üzgünler ama onların da yapacağı bir şey yok, kanun bu. Oğlum 2 üniversite bitirdi, 2 dil biliyordu. Daha işe yeni başlamıştı. Türkiye önemli bir değerini, geleceğini kaybetti. Gençler yetişmiyor, nüfus yaşlanıyor. Bu trafik cezalarına lütfen yaptırım getirin. Benim oğlum dışımda kimsem yoktu. Ablam oğlumun acısına dayanamadı kalp krizinden vefat etti. Ayber’in babası 3 kez felç geçirdi, 3 kez kalp krizi geçirdi ve oğlunun acısına dayanamayarak o da öldü. Benim halim zaten ortada. Tedavi görüyorum, beni hastaneye yatıracaklar ama kabul etmiyorum. Aklıma oynatmak üzereyim. Adalet istiyorum. Yemin ediyorum gelir Kocaeli Adliyesi’nin önünde kafama sıkarım. Oğlum yoksa ben de yokum. Ben adalet istiyorum” şeklinde konuştu.

“3 sanığın 2’si asli kusurlu, 1’i tali kusurlu olarak belirlendi”

Kraan Ailesi’nin avukatı İbrahim Eriz ise “Taksirle ölümü sebebiyet vermeden dolayı açılan davaydı. 3 sanığın 2’si asli kusurlu, 1’i tali kusurlu olarak belirlendi. Asli kusurlulara 9 yıl ceza ve tutukluluk hallerinin devamına, tali kusurluya da 4 yıl hapis ve daha önce de tahliye edildiği için de tutuksuz halinin devamına karar verildi” ifadelerini kullandı.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Ünlü halıcıyı baltayla parçalara ayırıp asitle eritmişlerdi: İşte 6 sanığa istenen ceza

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/04/unlu-haliciyi-baltayla-parcalara-ayirip-asitle-eritmislerdi-iste-6-saniga-istenen-ceza-0-ysAFS2mO.mp4
İstanbul’da darp edildikten sonra halıya sarılarak otomobilin bagajında Kocaeli’ye getirilen ve cesedi parçalara ayrılıp, asitle eritilen Herekeli ünlü halıcı Nurhan Ör’ün cinayetine ilişkin tutuklanan 6 sanık hakkında mütalaa verildi. Cumhuriyet savcısı, tüm sanıkların ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmalarını talep etti.

Herekeli ünlü halıcı Nurhan Ör’den (56) 7 Kasım 2023’den itibaren haber alamayan yakınları durumu polise bildirmişti. Polis ekiplerince yapılan çalışmalar neticesinde Nurhan Ör’ün otomobilini Gebze’de terk edilmiş halde bulmuştu. Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince bin saatlik kamera kaydı incelenerek olay aydınlatılmıştı. İstanbul Sultanbeyli’de bulunan oto galeriye getirilen Nurhan Ör’ün darp edilerek bayıltıldığı, daha sonra halıya sarılıp otomobilinin bagajına konularak Kartepe ilçesindeki çiftliğe getirildiği belirlenmişti. Ör’ün vücudunun parçalara ayrılarak, asitle eritildiği tespit edilmişti.

Polis ekiplerinde gözaltına alınan Işık E. (57), Ahmet T. (58), Bahadır T. (31), Ceyhun A. (58), Emrah D. (35), Ferdi G. (38) tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Kan dolduran cinayette zanlılardan Işık E., Ahmet T. ve Ceyhun A’nın lise yıllarından Nurhan Ör ile arkadaş olduğu öğrenilmişti.

Mütalaa verildi

Cinayete ilişkin açılan davanın 3. celsesi, Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanıklar, maktulün ailesi ve taraf avukatları katıldı. Cumhuriyet savcısı cinayetin nasıl planlandığını mütalaada yer verdi.

Mütalaada, sanıklardan Işık E., Ahmet T. ve Ceyhun A’nın maktul Nurhan Ör ile liseden arkadaş oldukları, diğer sanıklardan Bahadır T.’nin sanık Ahmet T.’nin oğlu, Ferdi G. ve Emrah D.’nin de sanık Bahadır T.’nin arkadaşları olduğu belirtildi. Olay tarihinden yaklaşık 1 yıl kadar önce sanık Işık E.’nin uzun yıllar sonra Whatsapp grubu üzerinden maktul Nurhan Ör ile irtibat kurduğu ve görüşmeye başladığı, kısa süre sonra aralarında samimi bir ilişki geliştiği ifade edildi. Maktul Nurhan Ör’ün kardeşleri ile birlikte Hereke’de halı atölyelerinin bulunduğu, sanık Işık E.’nin Nurhan Ör ile gayrı resmi halı ticareti yapma konusunda görüşmelerinin bulunduğu, Nurhan Ör’ün Körfez ilçesi Kirazlıyalı’da bulunan babadan kalma apartmanın boş olan bir dairesini sanık Işık E.’ye tahsis ettiği, Işık E.’nin zaman zaman bu evde, zaman zaman da İstanbul Üsküdar’da bulunan annesinin evinde kaldığı kaydedildi.

Sanık Bahadır T. adına kayıtlı İstanbul’da oto galerinin bulunduğu, bu galerinin sanık Bahadır T. ile babası Ahmet T.’nin birlikte işlettiğinin vurgulandığı mütalaada, Işık E.’nin maktul Nurhan Ör’ü Bahadır T.’nin galerisine götürdüğü ve burada Bahadır T. ile tanıştırdığı, bu vesileyle maktul Nurhan Ör’ün sanık Ahmet T. ile de görüşmeye başladığı bilgisine yer verildi.

“En iyi cinayet işleme asitle yok etmek, ceset yoksa cinayette yoktur”

Zaman içerisinde Nurhan Ör’ün şahsi arabalarının satılması için Bahadır T’nin oto galerisine bıraktığı, sanıklardan Ceyhun A’nın Kocaeli Kartepe ilçesi Ketenciler köyünde çiftlik işletmesinin bulunduğu, Işık E’nin maktulün ailesi ve kardeşleri ile de tanıştığı, Nurhan Ör’ün sanıklardan Işık E’nin eşinin arkadaşı olan Esra A. ile evlenmek amacıyla tanıştırıldığı ifade edildi.

Esra A’nın gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında tanık olarak alınan ifadesinde özetle; Işık E. ile 9 Mayıs 2023 tarihinde evlenme amacıyla tanıştırıldığını, yaklaşık 2 ay arkadaşlık ettiklerini, bu sırada Işık E’nin maktul Nurhan Ör’ü kastederek “Şanslı domuz” şeklinde sözler söyleyerek kıskandığını, yine sohbet sırasında en iyi cinayetin, öldürüp cesedi asitle yok etmek olduğunu, “Ceset yoksa cinayet de yoktur” şeklinde sözler söylediği belirtildi.

“Senet imzalatacağız”

Dosya kapsamına göre, sanık Işık E. önderliğinde tüm sanıkların eylem ve fikir birliği içinde Nurhan Ör’ün senet imzalatmak ve başka yöntemlerle menfaat temin etmek amacıyla alıkonulması, maddi menfaat temin edildikten sonra öldürülmesi ve cesedinin asitle yok edilmesinin ayrıntılı olarak planlandığı belirtildi.

Bu plan çerçevesinde, temmuz 2023 ayından itibaren sanıklar arasında görüşmeler sıklaştığı ve sanıkların zaman zaman 2-3’erli gruplar halinde veya tek tek sanık Ceyhun A’nın çiftliğine ve sanık Bahadır T’ye ait oto galeriye gelip gitmeye başladıkları vurgulandı. Olaydan yaklaşık 2 ay önce Işık E. ve Ahmet T’nin sanık Ceyhun A’ya hitaben, “Senin çiftliğin bulunduğu yer çok sakin, ileride buraya bazı insanları getireceğiz ve birkaç gün tutacağız, senet vs. imzalatacağız. Tansiyon yükselir, bağrışma çağrışma olur, burada kimse duymaz. Burası çok uygun. Sana da bunun karşılığında para veririz” şeklinde sözler söyledikleri belirtildi.

Kameralar söküldü

Ceyhun A’nın ifadesinde, maddi sıkıntıları nedeniyle bu işe girdiğini, olaydan önce de Işık E’nin kendisine 15-20 bin TL civarında para verdiğini beyan ettiği ifade edildi. Sanık Işık E. önderliğinde yapılan planlamaya göre, maktul Nurhan Ör’ün, sanık Bahadır T’ye ait oto galeride bayıltıcı sprey kullanılıp etkisiz hale getirilecek ve sanık Ceyhun A’nın sahibi olduğu çiftliğe götürüleceği ifade edildi. Çiftlikte bir süre alıkonulduktan ve maddi menfaat temin edildikten sonra da öldürüleceği ve cesedi asitle eritilerek yok edileceği planı da mütalaada detaylıca yer aldı. Bu plan çerçevesinde, Işık E’nin talimatıyla olayın gerçekleştiği günden 1 hafta kadar önce 29 Ekim 2023’de, Bahadır T’ye ait oto galeride bulunan görüntü ve kamera sisteminin Bahadır T. ve Emrah D. tarafından sökülerek devre dışı bırakıldığı da mütalaada yer aldı.

“Maktule benzemek için sakallını boyatıp peruk aldı”

Mütalaanın devamında, maktulü oto galeride bayıltmak için sanıklardan Işık E’nin gerekli kimyasal maddeyi araştırması için sanık Ferdi G’yi görevlendirdiği bilgisine yer verildi. Olay tarihinden önce sanıklardan Emrah D. ile Ferdi G’nin maktulü etkisiz hale getirmek için bayıltıcı sprey, uyku ilacı ve biber gazı cinsinden kimyasal malzemeyi tedarik ettikleri belirtildi.

Yapılan planlamaya göre, maktulü öldürdükten sonra cesedi yok etmek için gerekli olan asit ve malzemenin alınması için Işık E. tarafından Ahmet T. ve Ferdi G. görevlendirildiği kaydedildi. 5 kontörlü hat satın alındığı, alınan hatların cinayetin işlendiği ve ertesi gün sanıklar tarafından kullanıldığı da mütalaada anlatıldı. Sanık Emrah D’nin maktule benzemek için olaydan 1 gün önce sakallarını beyaza boyattığı ve peruk aldığı da belirtildi. Mütalaada, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık Işık E. önderliğinde tüm sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri aktarıldı.

“Her öldürme olayında cezalandırmanın mutlak surette cesedin bulunması gibi bir şarta bağlanamaz”

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, maktulün cesedinin parçalara ayrılarak sülfürik asit bulunan varillerde eritildiğinin, sanıklar Ceyhun A. ve Ferdi G’nin beyanlarından anlaşıldığını bildirdi. Mütalaada, olay yerinde maktule ait DNA bulunması itibarıyla maktulün cesedine ulaşılamamış olmasının, hayatın olağan akışına aykırılık oluşturmadığı; sırf maktulün cesedinin bulunamamasının onun öldürülmediği anlamına gelmeyeceği, her öldürme olayında cezalandırmanın mutlak surette cesedin bulunması gibi bir şarta bağlanmasının hukuken ve fiilen mümkün olmayacağı vurgulandı.

Bu durumun ceza adaleti ile de bağdaşmayacağı, sanıkların birden fazla kişi ile silahla maktulü hürriyetinden yoksun kıldıkları, tasarlayarak bir suçu gizlemek, başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak için maktulü öldürdükleri, birden fazla kişi ile silahla yağma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı, ayrıca Ceyhun A. ve Ferdi G’nin yasak niteliği haiz silah bulundurarak 6136 Sayılı Kanun’a muhalefet ettikleri kaydedildi.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi

Cumhuriyet savcısı, mütalaasında sanıklar Işık E., Ahmet T., Bahadır T., Ceyhun A., Emrah D. ve Ferdi G’nin “Tasarlayarak bir suçu gizlemek, başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak için öldürme” suçundan dolayı her birinin ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmalarını talep etti. Tüm sanıkların “Birden fazla kişi ile cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan dolayı ayrı ayrı 2 yıldan 7 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi. Ayrıca, haklarında “Birden fazla kişi tarafından silahla yağmaya teşebbüs” suçundan da 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Öte yandan, sanıklar Ceyhun A. ve Ferdi G’nin “Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma” suçundan da ayrı ayrı 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Sanık avukatları mütalaaya itiraz ederek, müvekkillerinin tutuksuz yargılanmalarını talep etti. Mahkeme heyeti bu talebi reddederek duruşmayı erteledi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Okul bahçesindeki korkunç cinayette 6 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/04/okul-bahcesindeki-korkunc-cinayette-6-saniga-agirlastirilmis-muebbet-hapis-talebi-0-UuUX7np8.mp4
Kocaeli’nin Derince ilçesinde 33 yaşındaki adamın, 7 yaşındaki oğlunu almak için geldiği okulun bahçesinde öldürülmesine ilişkin yargılanan 6 sanık yeniden mahkeme karşısına çıktı. Tahliyesini talep eden tutuklu sanık Mehmet K., “Oğlum öyle bir insan değil, nişanlısı tarafından dolduruşa getirildiği için bu duruma geldi. Erkekler olarak mağduruz” dedi.

Cumhuriyet savcısı, 6 sanığın tasarlayarak ve azmettirme suçlarından ağırlaştırışmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Olay, 5 Şubat 2024’te Yenikent Mahallesi’ndeki Tufan Sokak’ta bulunan okul bahçesinde meydana geldi. Murat Tosun (33), 7 yaşındaki oğlunu almak için geldiği ilkokulun bahçesinde 2 kişinin bıçaklı saldırısına uğradı. Vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanan Tosun ağır yaralandı, saldırganlar ise kaçtı. İlk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Murat Tosun, kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

6 şüpheliden 4’ü tutuklandı

Olaya ilişkin inceleme başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olay yerinde bulunan Mehmet K. (51), oğlu Bilal K. (24) ile müstakbel gelini H.B.’yi ve olaya karıştığı tespit edilen K.K., eşi B.K. ile kızı S.O.’yu gözaltına alındı. İfadesi alınan şüphelilerden B.K. ve kızı S.O. serbest bırakılırken, diğer 4 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Geçtiğimiz celse görülen duruşmada K.K. de tahliye edildi.

“Erkekler olarak mağduruz”

Olaya ilişkin açılan davanın 2. celsesi, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Tahliyesini talep eden tutuklu sanık Mehmet K., “Planlı veya öldürmek için olay yerine gitmedik. Murat’ın oğlumun nişanlısını rahat bıraksın diye olay yerine gittik. Oğlum öyle bir insan değil, nişanlısı tarafından dolduruşa getirildiği için bu duruma geldi. Erkekler olarak mağduruz. Tahliyemi talep ediyorum” dedi.

Pişman olduğunu söyleyen tutuklu sanık Bilal K., öldürme kastının olmadığını, çok üzgün olduğunu ve konuşmak amacıyla olay yerine gittiğini belirtti.

“Yaralama kastı ile hareket ederken öngörmediği ölüm gerçekleştirmiştir”

Bilal K.’nın avukatı ise “Müvekkilim, maktulün kendi nişanlısı H.B.’ye tekrardan cinsel saldırı gerçekleşmemesi için anlık öfke ve tahrikle olayı gerçekleştirmiştir. Öldürme gibi bir kastı ve amaçla hareket etmemiştir. Yaralama kastı ile hareket ederken öngörmediği ölüm gerçekleştirmiştir” şeklinde konuştu.

Tutuklu sanık H.B. de önceki beyanlarını tekrar ettiğini söyleyerek, tahliyesini istedi.

“Savaşa gider gibi gidip oğlumu bıçaklamışlar”

Sanıklardan şikayetçi olan Murat Tosun’un babası İsmail Hakkı Tosun, “Savaşa gider gibi gidip oğlumu bıçaklamışlar. Bilal, oğlum kanlar içinde yatarken yardım için gelenleri de engelliyor. Bu cinayetten başka bir şey değil, bile isteye olayı gerçekleştirmişler” dedi.

Mütalaada cinayetin işleyişine yer verildi

yapılan savunmaların ardından cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Mütalaada, maktul Murat Tosun ile sanıklar S.O., annesi B.K. ve babası K.K. arasında, Tosun’un öz yeğeni olan S.O.’ya yönelik geçmişteki eylemleri nedeniyle husumet bulunduğu belirtildi.

Sanık H.B.’nin ise daha önce yaşadığı bir ilişkiden hamile kaldığı ve bu durumu nişanlısı Bilal K.’den gizlediği ifade edildi. Savcı, H.B.’nin, bekaret konusunda hassas olan nişanlısını kandırmak için, gerçekte yaşanmamış bir taciz ve tecavüz girişimini uydurduğunu ve bunu tanımadığı bir kişinin gerçekleştirdiğini söylediğini aktardı.

Mütalaada, sanık Bilal K.’nın, nişanlısı H.B.’nin iddialarını araştırmakta ısrarcı olduğu ve bu süreçte geçmişte benzer suçlamalarla adı geçtiğini bildiği maktul Murat Tosun’u hedef aldığı ifade edildi. Bilal K.’nın, maktulü bulmak amacıyla, Tosun ile husumetli olan sanıklar S.O. ve B.K.’den fotoğraf temin ettiği belirtildi.

Ayrıca mütalaada, sanıklar S.O., B.K., K.K. ve H.B.’nin maktulü Bilal K.’ye hedef göstermede azmettirdikleri ifade edildi. Devamında sanık K.K.’nın, Murat Tosun’un evinin bulunduğu sokağa Bilal K., H.B. ve diğer sanıklardan Mehmet K.’yi götürdüğü ve maktulü bizzat gösterdiği mütalaada yer aldı.

Olay günü sanıklar Bilal K., Mehmet K. ve H.B.’nin birlikte hareket ederek maktulü takip ettiklerinin ifade edildiği mütalaada, saldırının gerçekleştiği noktada ise Bilal K.’nın sustalı bıçakla, Mehmet K.’nın ise “mınçıka” olarak tabir edilen yasaklı bıçakla maktule birden fazla darbe vurduğu ve bu şekilde Murat Tosun’un ölümüne sebep oldukları belirtildi.

Tüm sanıklar için ağırlaştırılmış müebbet talebi

Cumhuriyet savcısı tarafından sunulan mütalaada, sanıklar Bilal K. ve Mehmet K’nın, “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Ayrıca her iki sanığın, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan da 1 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıyla ayrı ayrı cezalandırılmaları istendi.

Yine mütalaada, sanıklar H.B., B.K., K.K. ve S.O.’nun ise olayda azmettirici oldukları gerekçesiyle ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları talep edildi.

Söz hakkı verilen sanıklar ise mütalaayı kabul etmediklerini söyledi.

Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Küfür yüzünden çıkan bıçaklı kavgaya 11 yıl hapis

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde iki arkadaş grup arasında sokak ortasında çıkan bıçaklı ve sopalı kavgayla ilgili yargılanan sanık hakkında karar verildi. Olayın küfür nedeniyle yaşandığını ve pişman olduğunu söyleyen sanığa 11 yıl hapis cezası verildi.

Olay, geçtiğimiz yıl ekim ayında Ataevler Mahallesi Yağmur Sokak’ta meydana geldi. İki grup arasında küfür sebebiyle çıkan tartışmada gençler sopa ve bıçaklarla birbirlerine saldırdı. Kavgada Veysel A. bıçaklandı. Şahıs kanlar içinde yerde kalırken, diğer şahıslar ise kaçtı. Yaralı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri olayla ilgili Muhammed D. gözaltına aldı. İfadesi alınan zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

“Sanık elinde bıçakla bana kafa attı”

Sanık hakkında “Kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın son celsesi görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Muhammed D. ve avukatı katıldı. Pişman olduğunu söyleyen Muhammed D., “Veysel bana ana avrat küfür etti. Pişmanım, keşke öyle bir şey olmasaydı. Öldürme niyetim yoktu. Beni yaraladığı için olay gerçekleşmiştir. İstemeden oldu, tahliyemi talep ediyorum” dedi.

11 yıl hapis

Mahkeme heyeti, sanığa Veysel A’ya yönelik işlediği “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 11 yıl hapis cezası vererek, tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Müştekinin ilk celse verdiği ifade

Müşteki Veysel A. ise “Arkadaşlarımla otururken Efe olarak bildiğimiz Taner M. yanımıza 2 kişi ile geldi. Önce sigara istediler verdik. Uyuşturucu madde vermek istediler kabul etmedik. Alkol almaya başladılar. Efe adlı şahıs üzerime alkol döktü ve bıçak çıkardı. Ben de kendimi savunmak amacıyla alkol şişesini aldım. Bunun üzerine sanık Muhammed ve yanında 5-6 kişi geldi. Sanık elinde bıçakla bana kafa attı. Kaçtım ancak sanık peşimden gelerek beni bıçakladı. Elimdeki şişeyi fırlattım ama kendisine değmedi. Sanık beni bıçakladıktan sonra kaçıp gitti, şikayetçiyim” ifadelerini kullanmıştı.

“Müşteki çok alkol almıştı, çok küfür ediyordu”

Olaya ilişkin ilk celse dinlenen tanık Altay Ö. de, “Müşteki ve sanığı olay öncesinde tanırım. Sanık olay yerine gelmeden ben müştekinin yanında bulunuyordum. Sanık tek başına geldi. Sanık gelir gelmez müşteki ile konuştu ve aralarında tartışma çıktı. Müşteki çok alkol almıştı, çok küfür ediyordu. Bu küfürleri sanığa karşı da yapmıştı. İlk küfür Veysel tarafından gerçekleşti. Muhammed’in küfür ettiğini duymadım. Veysel’in küfürleri üzerine Muhammed Veysel’e kafa attı. Veysel’de taşla Muhammed’in koluna vurdu. Veysel ile Murat V., bira şişesini sanığın ve bizim bulunduğumuz yere fırlattı, sonra Veysel kaçtı. Taner’in Veysel’in peşinden gitti ancak Muhammedin gittiğini görmedim. Bıçaklanma anını görmedim” şeklinde konuşmuştu.

Kategoriler
GÜNCEL HABERLER

Genç adam 15 kurşunla öldürülmüştü, 3 sanığa ceza yağdı

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/genc-adam-15-kursunla-oldurulmustu-3-saniga-ceza-yagdi-0-TdYpe3V1.mp4
Kocaeli’nin İzmit ilçesinde 30 yaşındaki gencin, 15 el ateş edilerek öldürülmesine ilişkin yargılanan 3’ü tutuklu 4 sanık hakkında karar çıktı. Gözyaşları içinde sanıklardan şikayetçi olan gencin annesi, “Ciğerimi bilerek öldürdüler, olayı tasarladılar. Oğlumun kefenini açarken kurşun yaralarını gördüm. Güvenlik kamerası görüntülerini gördüm, 15 kurşun yemiş. Gerekli cezayı vererek yüreğime bir damla da olsa su serpin” dedi. Tutuklu sanıklardan 2’si “kasten öldürme” suçundan müebbet, diğeri ise 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Kemalpaşa Mahallesi Yalı Cami Sokak’ta 19 Ekim 2022’de meydana gelen olayda, husumetli iki grup sokak ortasında tartıştı. Tartışmanın büyümesiyle Abdullah A. (31), Çağrı T. (23) ve Ömer K. (32) isimli 3 arkadaş, diğer grupta bulunan Emrah Akkuş’a (30) kurşun yağdırdı. Olay sonrasında 3 şüpheli olay yerinden kaçarak uzaklaştı. Emrah Akkuş hayatını kaybetti, yaralanan arkadaşı Mehmet C. ise hastanede tedavi altına alındı. Yapılan araştırma neticesinde olaya karışan Abdullah A., Çağrı T. ve Ömer K. ile “Delilleri yok etmek” şüphesi bulunan Nilüfer A. (22) gözaltına alındı. İfadeleri sonrasında Nilüfer A. serbest bırakıldı, diğer 3 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İddianame

Olaya ilişkin hazırlanan iddianamede, Abdullah A., Çağrı T. ve Ömer K.’nin yakın arkadaş oldukları belirtildi. Emrah Akkuş’un olaydan bir gün önce Abdullah A.’nın işletmeciliğini yaptığı eğlence mekanına gittiğinin vurgulandığı iddianamede, burada kavga çıktığı ve olayda Abdullah A. ile bazı arkadaşlarının darp edildiği ifade edildi. İddianamede, bu husumetten dolayı Abdullah A.’nın olay saatinden önce arkadaşları Ömer K. ve Çağrı T.’ye “Olay var toplanın” şeklinde sözler söyleyerek şüphelileri eğlence mekanına çağırdığı, şahısların olay saatine kadar eğlence mekanı civarındaki sokaklarda Emrah Akkuş’u arayıp sordukları bilgisine yer verildi. Ayrıca iddianamede, tartışma sırasında sanıkların daha önceden bu olay için aldıkları silahlarla yakın mesafeden çok sayıda ateş etmeleri sonucunda Emrah Akkuş’un öldürüldüğü vurgulandı.

“Oğlumun kefenini açarken kurşun yaralarını gördüm”

Nilüfer A. hakkında “Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan, Abdullah A., Çağrı T. ve Ömer K. hakkında ise “Tasarlayarak kasten öldürme”, “Olası kastla silahla yaralama”, “Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma” suçlarından açılan davanın duruşması, Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanıklar ve avukatları hazır bulundu. Maktulün annesi Simamperi Akkuş ve avukatı ise duruşmaya Van’dan SEGBİS ile bağlandı. Sanıklardan şikayetçi olan ve ağlayan maktulün annesi Simamperi, “Ciğerimi bilerek öldürdüler, olayı tasarladılar. Oğlumun kefenini açarken kurşun yaralarını gördüm. Güvenlik kamerası görüntülerini gördüm, 15 kurşun yemiş. Gerekli cezayı vererek yüreğime bir damla da olsa su serpin” diye konuştu.

“Maktul, bana ve çalışanıma yönelik darp eylemi gerçekleştirdi”

Son sözleri sorulan tutuklu sanık Abdullah A., “Yaşanan olaydan dolayı üzgünüm. Maktul, bana ve çalışanıma yönelik darp eylemi gerçekleştirdi. Ben olayı büyütmek istemediğim için çevreden yardım istedim. En son mekanı kapatacağım esnada olay meydana geldi. Kasıtlı, bilerek, isteyerek yapılan bir şey değildir” şeklinde konuştu.

“Asla öldürme kastım yoktu”

Tutuklu sanık Çağrı T. ise “Pişmanım. Olayda Öldürmeye dair kastım yoktur. Önceki savunmalarımı tekrar ediyorum” ifadelerini kullandı.

Öldürme kastı olmadığını belirten sanık Ömer K., “Maktul yanıma geldiğinde göğsüme yumruk attı ve elini belini attı. Silah çıkaracağını düşündüm. Ben yere ateş ettim. Asla öldürme kastım yoktu” dedi.

Karar açıklandı

Mahkeme heyeti, sanık Abdullah A.’ya “kasten öldürme” suçundan haksız tahrik indirimi uygulayarak 24 yıl, ruhsatsız silah bulundurma suçundan ise 1 yıl hapis cezası verdi. Sanık Çağrı T., Emrah Akkuş’u “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis, ruhsatsız silah bulundurma suçundan ise 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ömer K. de “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis, ruhsatsız silah bulundurma suçundan 1 yıl hapis, ayrıca Mehmet C.’yi yaralama suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası aldı.

Sanık Nilüfer A. ise “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan beraat etti.

Kategoriler
Asayiş Haber

Genç kızı kaza süsü vererek öldürdüğü iddia edilen sanık:

https://41.com.tr/wp-content/uploads/2025/02/genc-kizi-kaza-susu-vererek-oldurdugu-iddia-edilen-sanik-0-9Pavt3Nq.mp4
Kocaeli’de cinsel birliktelik teklifini geri çevirdiği iddia edilen kızı, boynuna ip bağlayarak bayıltan ve kamyonetle birlikte uçurumdan atarak kaza süsü veren sanık, “Rümeysa ile sadece arkadaşlık yaşıyorduk. Tuvaletimi yaparken aracın hareket ettiğini gördüm. Rümeysa’nın şaka yaptığını, duracağını düşündüm. Kısa süre sonra araç uçuruma uçtu. Olay, maktulün sebebiyet verdiği bir kazadan ibarettir, benle ilgisi yoktur” dedi.

Olay, 19 Mayıs 2024 tarihinde saat 02.30 sıralarında Halıdere Eskiköy Caddesi’nde meydana geldi. Kamyonetin uçuruma düştüğü ihbarı üzerine bölgeye giden polis ve sağlık ekipleri, kamyonetin 15 metre ilerisinde 18 yaşındaki Rümeysa Meriç Özcan’ın boynuna ip bağlı haldeki cansız bedeniyle karşılaştı. Özcan’ın cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi için morga kaldırılırken, polis ekipleri Tunay A. (23), Eşref K. (21), Yaser A.A. (21) isimli erkekler ile Ceylan Ç. (21) ve Kibar N.K. (17) isimli kızları gözaltına aldı. Olaya ilişkin gözaltına alınan 5 şüpheliden Tunay A. tutuklanırken, Eşref K., Yaser A.A., Ceylan Ç. ve Kibar N.K. ise serbest bırakıldı.

3 kez ifade değiştirdi

Tunay A., polise ilk ifadesinde olayın kaza olduğunu belirtmiş, olay mahallindeki incelemenin ardından tekrar ifadesi alınan zanlı cinayeti işlediğini itiraf etmişti. Savcı karşısına çıkarılan zanlı Tunay A., tekrar ifadesini değiştirerek olayın kaza olduğunu belirtmişti. İddianamede de Tunay A.’nın olay günü 0.47 promil alkollü olduğunun belirtilmişti. Sanığın, hem kadına karşı hem de cinsel saldırı suçunu işleyememekten dolayı duyduğu infialle kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, “Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan ise 2 yıldan 7 yıla kadar cezalandırılmasına yönelik iddianame hazırlanmıştı.

“Rümeysa’nın annesi ile tanıştık”

Tunay A. hakkında “Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “Başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme” “Kadına karşı kasten öldürme” suçlarından açılan davanın 2. celsesi Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşma salonunda tutuklu sanık Tuncay A., avukatları, maktulün annesi Kevser Erden ve avukatı katıldı. Olaya ilişkin ilk celse konuşmayan sanık bu celse ise verdiği savunmada, “Olayla ilgili emniyette 2 ifade verdim. Biri kendi rızamlaydı. Kendi rızamla verdiğim ifadeyi kabul ediyorum. CMK avukatıyla alınan ifademi kabul etmiyorum. Polisin beni darp etmesi ile suçu işlediğimi söyledim ancak bu doğru değildir. Olay günü Rümeysa ile buluştuk, alkol içtik. Sonra Yuvacık Barajı’na ardından Ereğli Sahili’ne gittik. Orada Rümeysa’nın annesi ile tanıştık. Ardından Rümeysa’nın arkadaşları ile eğlence mekanına gittik. Ancak bizi mekana almadılar, Rümeysa bu sebeple taşkınlık çıkardı. Yaser ile Eşref geldi, başka mekana gittik ancak oraya da alınmadık” diye konuştu.

“Rümeysa’nın şaka yaptığını düşündüm”

Diğer arkadaşlarla ayrıldıklarını belirten tutuklu sanık Tunay A., “Rümeysa ile sahilde kalan biralarımızı içtik. Rümeysa güzel bir manzara olduğunu söyledi. Onun tarifi ile oraya gittik. Amacımız sadece oturup eğlenmekti. Sadece arkadaşlık yaşıyorduk. Ben aracın arkasına tuvalet yapmaya gittim, o sırada araç çalışır vaziyetteydi. Aracın hareket ettiğini gördüm. Rümeysa’nın şaka yaptığını, ileride duracağını düşündüm. Kısa süre sonra araç uçuruma uçtu. Olay öncesinde Rümeysa ile tartışmamız olmadı. Kamyonetin içinde bulunan halat yük içindi. Ancak ben o halatı ne gördüm ne biliyorum. Ben olay yerine dahi inmedim, bilmiyorum” şeklinde konuştu.

“Olay, maktulün sebebiyet verdiği bir kazadan ibarettir”

Rümeysa’nın araç içinden nasıl düştüğünü bilmediğini belirten Tunay A., “Rümeysa ile herhangi cinsel bir yakınlaşmamız olmadı. Kendisinin tavsiyesi üzerine o bölgeye gittik. Güzel manzarası olduğunu söyledi. Kamp sandalyelerimizi alıp oturduk. Olay, maktulün sebebiyet verdiği bir kazadan ibarettir, benle ilgisi yoktur. Araç hareket ederken peşinden koştum ancak yetişemedim. Polisleri ben olay yerine götürdüm. Emniyette, ’Halatı boynuna bir tur dolabım ve onu sarstım’ ifademi kabul etmiyorum, polislerin beni darp etmesi ve zorlaması ile böyle bir ifade verdim. Rümeysa’yı 3 aydır tanıyordum, 1 aydır samimiyiz. 1 ayda 10 defa buluşmuşuzdur. Uyuşturucu kullanmam, Rümeysa’nın kullanıp kullanmadığını bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

Olaya ilişkin tanık olarak dinlenen Kibar N.K., olay tarihinde sanık ve maktulle buluştuklarını, aralarında herhangi bir kavgaya şahit olmadığını, olayı görmediğini belirtti. Sanık avukatı ise emniyette alınan ifadenin hukuka aykırı olduğunu söyledi.

Mahkeme heyeti, avukatların keşif talebini reddederek sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Telefon
WhatsApp
Exit mobile version