Darıca Belediyesi tarafından kurulan Trafik Eğitim Parkı’nda bugüne kadar yaklaşık 25 bin öğrenciye trafik bilinci aşılandı.
Çocukların trafik kurallarını erken yaşta öğrenerek bilinçli bireyler olarak yetişmeleri amacıyla Sırasöğütler Mahallesi’ndeki parkta eğitimler devam ediyor. Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık’ın talimatıyla yaklaşık 4 bin 500 metrekare alanda inşa edilen parkta, Milli Eğitim Müdürlüğü ve İlçe Emniyet Müdürlüğü iş birliğinde çocuklara yaya ve araç trafiği hakkında teorik bilgiler veriliyor ve uygulamalar yapılıyor.
Gerçek trafik şartlarına benzer tasarlanan yollar, caddeler ve trafik işaretlerinin bulunduğu parkta, öğrenciler uzman eğitmenler eşliğinde teorik eğitimin ardından özel parkurlarda akülü araçlar kullanıyor. Çocuklar, uygulamalı eğitimlerde trafik ışıkları, trafik işaretleri, yaya geçitleri ve güvenli takip mesafesi gibi kuralları eğlenerek öğreniyor.
Darıca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı okullardaki 4. sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen eğitimlerle her yıl 4 binin üzerinde öğrenciye trafik bilinci kazandırılırken, açıldığı günden bu yana tesisten yaklaşık 25 bin öğrenci faydalandı.
Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, öğrencileri ziyaret ederek başarılar diledi. Başkan Muzaffer Bıyık, “Her yıl Trafik Eğitim Parkı’mızda 4 binin üzerinde öğrencimize eğitim veriyoruz. Bu yıl da yaklaşık 4 bin çocuğumuz uygulamalı eğitim alacak. Açıldığı günden bugüne kadar yaklaşık 25 bin yavrumuza eğitim vermiş olduk. Trafik eğitimini küçük yaşta almış, sağlıklı ve bilinçli bireyler yetiştirmeyi hedefliyoruz. İnşallah çocuklarımız burada alacakları eğitimle ileride trafik kurallarını bilen ve önemseyen bireyler olacaklar” diye konuştu.
Etiket: Yaklaşık

Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde Rümeysa Meriç Özcan’ın öldürülüp ardından uçurumdan atıldığı kamyoneti olay yerinden çıkaran oto kurtarıcı Şehmuz Günaytan, o gece ve sonrasında yaşananları anlattı. Genç kızın cenazesi ile kamyonet arasında yaklaşık 8-10 metre mesafe bulunduğunu söyleyen Günaytan, “Sanık orada bir eve gitmiş. Kaza yaptığını ve cep telefonunun şarjının bittiğini söylemiş. Ardından da ’Polisi arayın, ambulans arayın’ demiş. Yine duyduğum kadarıyla, kendisinin kaza yaptığını söylemiş” dedi.
Olay, 19 Mayıs 2024 tarihinde saat 02.30 sıralarında Halıdere Eskiköy Yolu Caddesi’nde meydana geldi. Kamyonetin uçuruma düştüğü ihbarı üzerine bölgeye giden polis ve sağlık ekipleri, aracın 15 metre ilerisinde 18 yaşındaki Rümeysa Meriç Özcan’ın boynuna ip bağlı haldeki cansız bedeniyle karşılaştı. Özcan’ın cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi için morga kaldırılırken, polis ekipleri Tunay A. (23), Eşref K. (21), Yaser A.A. (21) isimli erkekler ile Ceylan Ç. (21) ve Kibar N.K. (17) isimli kızları gözaltına aldı. Olaya ilişkin gözaltına alınan 5 şüpheliden Tunay A. tutuklanırken, Eşref K., Yaser A.A., Ceylan Ç. ve Kibar N.K. ise serbest bırakıldı.
3 kez ifade değiştirdi
Tunay A., polise ilk ifadesinde olayın kaza olduğunu belirtti ancak olay mahallindeki incelemenin ardından tekrar ifadesi alınan zanlı cinayeti işlediğini itiraf etti. Savcı karşısına çıkarılan zanlı Tunay A., tekrar ifadesini değiştirerek olayın kaza olduğunu söyledi. Hazırlanan iddianamede ise sanığın, hem kadına karşı hem de cinsel saldırı suçunu işleyememekten dolayı duyduğu infialle “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, “Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan ise 2 yıldan 7 yıla kadar cezalandırılması istendi.
Tunay A. hakkında “Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “Başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme” ve “Kadına karşı kasten öldürme” suçlarından dava açıldı.
Rümeysa Meriç Özcan’ın hayatını kaybettiği Halıdere Eskiköy Yolu Caddesi, dron ile havadan görüntülendi. Kamyonetin düştüğü uçurumun yaklaşık 60 metre derinliğinde ve bölgenin tenha bir yer olduğu tespit edildi. Ayrıca, otoparka çekilen kamyonet de kayda alındı.
“Kızımın düştüğü ve son nefes aldığı yere bakıyorum”
Yaklaşık 10 aydır adalet arayışını sürdüren acılı anne Kevser Erden, kızını kaybettiği olay yerinde İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabirine açıklamalarda bulundu. Erden, “Kızım vefat edeli yaklaşık 10 ay oldu. Burası kızımın katledildiği yer. Ara ara buraya gelip saatlerce oturuyorum. Kızımın düştüğü ve son nefes aldığı yere bakıyorum. Kelimelerin bittiği yerdeyim artık. Aylardır söyleyecek bir şey bulamıyorum. Artık bitsin istiyorum, adalet istiyorum. En ağır cezayla cezalandırılmasını istiyorum” dedi.
“Kızım kamyonu süremez”
Sanık Tunay A’nın sürekli suçlamaları reddettiğini ifade eden Erden, “Sanık her şeyi reddediyor. İkinci duruşmada da kendi ifadelerini de reddediyor. Biz bunları kabul etmiyoruz. Sürekli ifade değiştiriyor. ’Buraya geldik ve kamp sandalyesinde oturduk’ demiş ama öyle bir şey yok. Sandalye de yok. Buradan bir arabanın çıkması zor. Hadi çıktı diyelim, tel yok. Kendisi, ’Aracı ters çevirdim, arkada tuvaletimi yaptım. O sırada Rümeysa yoktu’ gibi çelişkili ifadeleri var. Kızım zaten kamyonu süremez” diye konuştu.
“Genç kızın cenazesi ile araç arasında yaklaşık 8-10 metre mesafe vardı”
Olay günü kamyoneti bulunduğu yerden çıkaran oto kurtarıcı Şehmuz Günaytan da açıklamalarda bulundu. O gece telefonla arandığını ve olay yerine polisten yaklaşık 20 dakika sonra ulaştığını anlatan Günaytan, “Gittiğimizde ortamı gördük. Cenaze aşağıdaydı, araç da motoru çalışır vaziyetteydi. Araç takla atmış, teker üstündeydi. Takla ata ata teker üstünde kalmış. Motoru çalışır, lambaları ise yanık vaziyetteydi. Genç kızın cenazesi ile araç arasında yaklaşık 8-10 metre mesafe vardı.
Ben boynundaki ipi görmedim ancak konuşulanlara kulak misafiri oldum. Polislerin, genç kızın boynundaki izlerden şüphelendiklerini öğrendim” ifadelerini kullandı.
“Rümeysa’nın cep telefonunu biz bulduk”
Günaytan, sözlerine şöyle devam etti:
“Olay yerinde fazla beklemedik. ’Kurtarma sabah olacak’ denildi. Bizde geri döndük. Ertesi gün sabah saat 10.00 gibi yeniden olay yerine gittik. Kamyoneti nasıl çıkarmamız gerektiğiyle ilgili keşif yaptık. Araç takla atarken etrafa malzemeler de saçılmış. Orası yukarıdan aşağı çok dik bir yer. Malzemeler vardı, ayrıca kızın cep telefonunu da orada biz bulduk. Cep telefonunu bir şeylere sardık ve polise teslim ettik. Ardından vinçle kurtarma işlemini yaptık”
“Kendisinin kaza yaptığını söylemiş”
Olay yerinde konuşulanlara da kulak misafiri olduğunu söyleyen Şehmuz Günaytan, “Biz çevredekilerin konuşmalarına kulak misafiri olduk. Tunay, akşam Rümeysa ile beraber çıkıp hafriyat taş ocağı yolunun oraya kadar geldiğini, orada tuvaletini yapmak için araçtan indiğini, aracı çalışır vaziyette bıraktığını ve kızın araca binip geri geri sürdüğünü söylemiş ama oraya baktığımızda öyle bir şey olacağını zannetmiyorum. O kız o aracı geri geri süremez. Ayrıca, sanık orada bir eve gitmiş. Kaza yaptığını ve cep telefonunun şarjının bittiğini söylemiş. Ardından da ’Polisi arayın, ambulans arayın’ demiş. Yine duyduğum kadarıyla, kendisinin kaza yaptığını söylemiş” şeklinde konuştu.
Günaytan, kamyonetten çıkan Rümeysa’nın montu ve ayakkabılarını da annesi Kevser Erden’e teslim ettiklerini dile getirdi.
Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde Rümeysa Meriç Özcan’ın öldürülüp ardından uçurumdan atıldığı kamyoneti olay yerinden çıkaran oto kurtarıcı Şehmuz Günaytan, o gece ve sonrasında yaşananları anlattı. Genç kızın cenazesi ile kamyonet arasında yaklaşık 8-10 metre mesafe bulunduğunu söyleyen Günaytan, “Sanık orada bir eve gitmiş. Kaza yaptığını ve cep telefonunun şarjının bittiğini söylemiş. Ardından da ’Polisi arayın, ambulans arayın’ demiş. Yine duyduğum kadarıyla, kendisinin kaza yaptığını söylemiş” dedi.
Olay, 19 Mayıs 2024 tarihinde saat 02.30 sıralarında Halıdere Eskiköy Yolu Caddesi’nde meydana geldi. Kamyonetin uçuruma düştüğü ihbarı üzerine bölgeye giden polis ve sağlık ekipleri, aracın 15 metre ilerisinde 18 yaşındaki Rümeysa Meriç Özcan’ın boynuna ip bağlı haldeki cansız bedeniyle karşılaştı. Özcan’ın cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi için morga kaldırılırken, polis ekipleri Tunay A. (23), Eşref K. (21), Yaser A.A. (21) isimli erkekler ile Ceylan Ç. (21) ve Kibar N.K. (17) isimli kızları gözaltına aldı. Olaya ilişkin gözaltına alınan 5 şüpheliden Tunay A. tutuklanırken, Eşref K., Yaser A.A., Ceylan Ç. ve Kibar N.K. ise serbest bırakıldı.
3 kez ifade değiştirdi
Tunay A., polise ilk ifadesinde olayın kaza olduğunu belirtti ancak olay mahallindeki incelemenin ardından tekrar ifadesi alınan zanlı cinayeti işlediğini itiraf etti. Savcı karşısına çıkarılan zanlı Tunay A., tekrar ifadesini değiştirerek olayın kaza olduğunu söyledi. Hazırlanan iddianamede ise sanığın, hem kadına karşı hem de cinsel saldırı suçunu işleyememekten dolayı duyduğu infialle “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, “Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan ise 2 yıldan 7 yıla kadar cezalandırılması istendi.
Tunay A. hakkında “Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “Başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme” ve “Kadına karşı kasten öldürme” suçlarından dava açıldı.
Rümeysa Meriç Özcan’ın hayatını kaybettiği Halıdere Eskiköy Yolu Caddesi, dron ile havadan görüntülendi. Kamyonetin düştüğü uçurumun yaklaşık 60 metre derinliğinde ve bölgenin tenha bir yer olduğu tespit edildi. Ayrıca, otoparka çekilen kamyonet de kayda alındı.
“Kızımın düştüğü ve son nefes aldığı yere bakıyorum”
Yaklaşık 10 aydır adalet arayışını sürdüren acılı anne Kevser Erden, kızını kaybettiği olay yerinde İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabirine açıklamalarda bulundu. Erden, “Kızım vefat edeli yaklaşık 10 ay oldu. Burası kızımın katledildiği yer. Ara ara buraya gelip saatlerce oturuyorum. Kızımın düştüğü ve son nefes aldığı yere bakıyorum. Kelimelerin bittiği yerdeyim artık. Aylardır söyleyecek bir şey bulamıyorum. Artık bitsin istiyorum, adalet istiyorum. En ağır cezayla cezalandırılmasını istiyorum” dedi.
“Kızım kamyonu süremez”
Sanık Tunay A’nın sürekli suçlamaları reddettiğini ifade eden Erden, “Sanık her şeyi reddediyor. İkinci duruşmada da kendi ifadelerini de reddediyor. Biz bunları kabul etmiyoruz. Sürekli ifade değiştiriyor. ’Buraya geldik ve kamp sandalyesinde oturduk’ demiş ama öyle bir şey yok. Sandalye de yok. Buradan bir arabanın çıkması zor. Hadi çıktı diyelim, tel yok. Kendisi, ’Aracı ters çevirdim, arkada tuvaletimi yaptım. O sırada Rümeysa yoktu’ gibi çelişkili ifadeleri var. Kızım zaten kamyonu süremez” diye konuştu.
“Genç kızın cenazesi ile araç arasında yaklaşık 8-10 metre mesafe vardı”
Olay günü kamyoneti bulunduğu yerden çıkaran oto kurtarıcı Şehmuz Günaytan da açıklamalarda bulundu. O gece telefonla arandığını ve olay yerine polisten yaklaşık 20 dakika sonra ulaştığını anlatan Günaytan, “Gittiğimizde ortamı gördük. Cenaze aşağıdaydı, araç da motoru çalışır vaziyetteydi. Araç takla atmış, teker üstündeydi. Takla ata ata teker üstünde kalmış. Motoru çalışır, lambaları ise yanık vaziyetteydi. Genç kızın cenazesi ile araç arasında yaklaşık 8-10 metre mesafe vardı.
Ben boynundaki ipi görmedim ancak konuşulanlara kulak misafiri oldum. Polislerin, genç kızın boynundaki izlerden şüphelendiklerini öğrendim” ifadelerini kullandı.
“Rümeysa’nın cep telefonunu biz bulduk”
Günaytan, sözlerine şöyle devam etti:
“Olay yerinde fazla beklemedik. ’Kurtarma sabah olacak’ denildi. Bizde geri döndük. Ertesi gün sabah saat 10.00 gibi yeniden olay yerine gittik. Kamyoneti nasıl çıkarmamız gerektiğiyle ilgili keşif yaptık. Araç takla atarken etrafa malzemeler de saçılmış. Orası yukarıdan aşağı çok dik bir yer. Malzemeler vardı, ayrıca kızın cep telefonunu da orada biz bulduk. Cep telefonunu bir şeylere sardık ve polise teslim ettik. Ardından vinçle kurtarma işlemini yaptık”
“Kendisinin kaza yaptığını söylemiş”
Olay yerinde konuşulanlara da kulak misafiri olduğunu söyleyen Şehmuz Günaytan, “Biz çevredekilerin konuşmalarına kulak misafiri olduk. Tunay, akşam Rümeysa ile beraber çıkıp hafriyat taş ocağı yolunun oraya kadar geldiğini, orada tuvaletini yapmak için araçtan indiğini, aracı çalışır vaziyette bıraktığını ve kızın araca binip geri geri sürdüğünü söylemiş ama oraya baktığımızda öyle bir şey olacağını zannetmiyorum. O kız o aracı geri geri süremez. Ayrıca, sanık orada bir eve gitmiş. Kaza yaptığını ve cep telefonunun şarjının bittiğini söylemiş. Ardından da ’Polisi arayın, ambulans arayın’ demiş. Yine duyduğum kadarıyla, kendisinin kaza yaptığını söylemiş” şeklinde konuştu.
Günaytan, kamyonetten çıkan Rümeysa’nın montu ve ayakkabılarını da annesi Kevser Erden’e teslim ettiklerini dile getirdi.
Kocaeli’nin Körfez ilçesinde yaklaşık bir aydır devam eden doğal gaz sorunu, mahalle sakinlerini mağdur etti. Soğuk havada ısınamayan vatandaşlar, çareyi kalın giyinmekte ve ısıtıcısı olan komşularına gitmekte buluyor. Yetkililerden çözüm bekleyen vatandaşlar, ödedikleri doğal gaz faturalarına rağmen hizmet alamamaktan şikayetçi.
Hacıosman Mahallesi Akça Sokak’taki bazı binalarda yaklaşık bir aydır doğal gaz sorunu yaşanıyor. Nedeni henüz belirlenemeyen bu sorun, kış soğuklarının kendini hissettirdiği şu günlerde vatandaşları zor durumda bıraktı. Doğal gaz kesintisi nedeniyle ısınamayan mahalle sakinleri, kalın kıyafetler giyerek ya da elektrikli sobalarla ısınmaya çalışıyor. Evinde ısıtıcı olmayan bazı vatandaşlar ise çareyi komşularına sığınmakta buluyor.
Kesintinin en büyük etkilerinden biri de mutfakta hissediliyor. Ocakları çalışmayan vatandaşlardan bazıları piknik tüpüyle idare ederken, yemek yapma imkanı bulamayanlar ise mecburen hazır gıda tüketmek zorunda kalıyor.
Vatandaşların şikayetleri üzerine bölgeye gelen İZGAZ ekipleri sorunu çözmeye çalışsa da şu ana kadar kalıcı bir çözüm bulunamadı. Çalışmaların ardından doğal gaz zaman zaman gelse de kısa süre sonra yeniden kesiliyor. Yaklaşık iki gün önce bazı binalarda doğal gaz kokusu hissedilmesi ise mahalle sakinlerinin endişelerini daha da artırdı.
“Ne yapacağımızı bilmiyoruz”
Mağdur olan vatandaşlardan İsmail Öcal, doğal gaz probleminin yaklaşık 1 aydır sürdüğünü ifade ederek, “Ekipler sürekli gelip gidiyor, bundan şikayetçiyiz. Çocuklarımız da var. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Geliyorlar, bakıyorlar ve bir çözüm bulmadan geri gidiyorlar. Isınamıyoruz. Arada bir yanıyor, sonra yine yok. Buna bir çare istiyoruz, bu şekilde olmuyor” dedi.
“Kalın giyinerek ısınmaya çalışıyoruz, hazır gıda alıyoruz”
Ailesinin yaklaşık 3 bin lira tutarında doğal gaz faturası ödediğini söyleyen Tuğba Kireççioğlu, “Asla evde ısınamıyoruz. Doğal gazı sabah yapıyorlar, akşamına geri bozuluyor. Ekiplerin günde iki defa geldikleri oluyor, hiçbir şekilde tamir olmuyor. Sıkıldık bu durumdan. Kokudan da çok etkileniyoruz ve zarar görüyoruz. Şuan hiçbir şekilde ısınmayı halledemiyoruz çünkü elektrik faturaları da pahalı geliyor. Ocaklarımızda doğal gaz olmadığı için çalışmıyor ve biz kalın kalın giyinerek ısınmaya çalışıyoruz. Küçük tüpte yemek yapıyoruz ya da hazır gıda alıp yiyoruz. Ben evde hamur işi yapıp, aileme getiriyorum. Çocuğumu da anneme bırakıyordum. Şuanda bırakamıyorum. Annemlerde kat kat giyinerek, çorap üstüne patik giyerek ısınmaya çalışıyor” diye konuştu.
“Gazın pis geldiğini söylüyorlar”
Veysel Koç ise “Yaklaşık 1 aydır yaşadığımız bir sıkıntı var. Ekipleri çağırıyoruz, yetkili arkadaşlar geliyor. Bizim kutulara, saatlere bakıyorlar. O gün doğal gaz çalışıyor ama 4-5 saat sonra yeniden gidiyor. Örneğin 2 gün önce gece 03.00’da gelen ekiplerle beraber çalıştık. ’Pis gazı atacağız’ dediler. O gün sabaha kadar çalıştı, sonra yeniden arıza verdi. Gazın pis geldiğini söylüyorlar ama bu sokağın hattı bir. Hat bütün hepsini besliyor. Her ne oluyorsa diğer taraflara doğal gaz giderken bizim buraya gelmiyor. Yetkililerden acil bir çözüm bekliyoruz” şeklinde konuştu.