Kocaeli’nin İzmit ilçesinde 25 günlük bebek sokakta terk edilmiş halde bulundu. Hastaneye kaldırılan bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, polis olayla ilgili inceleme başlattı.
İzmit ilçesi Kozluk Mahallesi Mustafa Karakaş Sokak’tan saat 10.30 sıralarında geçen bir vatandaş, terk edilmiş bebek buldu. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, bebeği teslim alarak ambulansla hastaneye kaldırdı. Henüz 25 günlük olduğu öğrenilen bebeğin cinsiyetinin ise erkek olduğu belirtildi. Bebeğin sağlık durumun iyi olduğu öğrenilirken, polis olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bir spor salonunda çıkan silahlı kavgada bir kişi hayatını kaybetti. Olayın ardından sosyal medya hesabından zanlı, “Tokat atıp video çekerseniz, kamera kayıtlarında vurulma anınızı izlersiniz böyle” paylaşımı yaptı.
Olay önceki gün Mustafapaşa Mahallesi Muammer Aksoy Caddesi’nde meydana geldi. Cadde üzerindeki spor salonunda çalışan Velican Aras, tekerlekli sandalyeye bağlı şekilde hayatını sürdüren Alihan Ş. ile tartıştı. Olay yerinden ayrılıp tekrar gelen Alihan Ş., spor salonunun önünde duran Velican Aras’a ateş açtı. Ağır yaralanan Aras, sağlık ekipleri tarafından Gebze Fatih Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Velican Aras yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Silahı ateşleyen Alihan Ş. ile otomobili kullanan kardeşi gözaltına alındı. Zanlı Alihan Ş. (21), cinayetin ardından sosyal medya hesabından, “Tokat atıp video çekerseniz, kamera kayıtlarında vurulma anınızı izlersiniz böyle. 21 saat geçmeden kanınız akar böyle” paylaşımında bulundu.
Olay, 22.00 sıralarında Atatürk Mahallesi, Adnan Kahveci Caddesi’ndeki tütün ürünleri satan bir dükkanda meydana geldi. İddiaya göre F.A., henüz öğrenilemeyen sebepten dolayı kocası S.A. ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine F.A., kocasını silahla vurdu. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yapılan kontrolde S.A.’nın hayatını kaybetti belirlendi.
F.A. olayda kullandığı tabanca ile birlikte gözaltına alınırken, S.A.’nın cenazesi morga kaldırıldı.
Kocaeli’nin Başiskele ilçesi Servetiye Mahallesi mevkiinde bulunan ormanlık alanda kaybolan 2 vatandaşı, eksi 8 derecede donmak üzereyken Bursa İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı JAK timleri buldu. 2 vatandaş, 24 saat sonra mahsur kaldıkları yerden kurtarıldı. Kurtarma anı ise saniye saniye GoPro kamerasına yansıdı.
Olay, dün gece saatlerinde Kocaeli ili Başiskele ilçesi Servetiye Mahallesi mevkiinde bulunan ormanlık alanda meydana geldi. Ormana çıkan Arda P. ile Erol B., yoğun kar yağışı sebebiyle ormanlık alanda mahsur kaldı. Mahsur kalan vatandaşlar durumu 112 Acil Servis Hattı’na bildirdi. İhbar üzerine ormanlık alana Kocaeli İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı ekipler sevk edildi. Geniş alana sahip ormanda çalışma yapan ekipler, Uludağ’dan dolayı imkanları daha geniş olan Bursa’dan yardım istedi. Bursa İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı JAK timleri, olumsuz bir durum olmaması adına Uludağ’da görev yaparken, talep üzerine kısa sürede İznik ilçesi Kırıntı Mahallesi’ne ulaştı.
24 saat sonra donmak üzereyken kurtarıldılar
1 adet kar üstü motorlu JAK timi, 2 Jandarma Asayiş timi, UMKE ve AFAD personelleri ile ormanlık alanda çalışma yapan ekipler, mahsur kalan Arda P. ile Erol B. donmak üzereyken kurtardı. Kurtarma anı ise saniye saniye GoPro kamerasına yansıdı.
Kocaeli’nin Gebze ilçesinde spor salonunda iki kişi arasında çıkan kavgada tabancadan çıkan kurşunun isabet ettiği salon görevlisi genç hayatını kaybetti.
Olay, Gebze ilçesi Mustafapaşa Mahallesi Şehit Yılmaz Argon Caddesi’nde bulunan spor salonunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 gün önce spor salonunda spor yapan 2 kişi arasında henüz bilinmeyen sebeple tartışma çıktı. Çıkan tartışma bugün kavgaya dönüştü. Kavganın büyümesi ile şahıslardan biri, silahını çıkararak ateş etti. Tabancadan çıkan kurşunlardan biri, spor salonu görevlisi olan Veli Can Aras’a isabet etti. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, Aras’ı hastaneye kaldırdı. Doktorların tüm müdahalesine rağmen Aras, kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Osmangazi Mahallesi Lokman Hekim Caddesi Halı Saha Sokak’ta bulunan site önünde 16 Mart 2024 tarihinde meydana gelen olayda, sabah saat 07.00 sıralarında işe gitmek için evden çıkan Gülhan Esen (24), otomobilde bekleyerek pusu kuran şahıs tarafından tabancayla ateş edilerek vuruldu. Esen kanlar içinde yere yığıldı, şüpheli ise kadını tekmeledikten sonra olay yerinden kaçtı. Hastaneye kaldırılan genç kadın, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Cinayetten 7 ay önce evlenen Gülhan’ın öldürülmesine ilişkin başlatılan soruşturmada, bin saatlik güvenlik kamerası izlenerek zanlının kimliği tespit edildi. Gülhan Esen’in katili, takıntılı eski sevgilisi Muhammed T. (29) çıktı. Muhammed T’nin cinayetten sonra yakalanacağı korkusuyla toplu taşımaya binemediği, otelde de kalamadığı için sokak sokak yürüdüğü belirlendi. Sürekli yer değiştiren Muhammed T. olaydan 5 gün sonra İstanbul’da yakalanarak tutuklandı. Olaya ilişkin Muhammed T’ye yardım eden İ.T. ve M.Ö. hakkında da dava açıldı. İfadeleri alınan İ.T. ve M.Ö. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
“Gülhan ile 2020 yılında sevgili olduk, ayrılıp tekrar barışma dönemlerimiz de oldu”
Olaya ilişkin açılan davanın duruşmasına Gebze Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Muhammed T., taraf avukatları ve Gülhan Esen’in ailesi katıldı. Gülhan Esen tanıştığı dönemi anlatan sanık Muhammed T., “Gülhan ile 2019 yılında aynı iş yerinde çalışmamız sebebiyle tanışıyorduk. 2020 yılında sevgili olduk, daha sonrasında ayrılıp tekrar barışma dönemlerimiz oldu. Gülhan babamı şikayet etmişti, bu sebeple onunla konuşmayı kestim. Babamı neden şikayet ettiğini bilmiyorum. Gülhan babamı tanımıyordu, babam da onu tanımıyordu. Kıskançlıktan olduğunu düşündüm. Bunun üzerine ben babasıyla konuşmayı denedim. Babasına durumu izah ettim. Babası olaya karışmayacağını söyledi” diye konuştu.
“Gülhan’a ’Evlenemezsin’ dedim, inanmıyordum”
Babasını şikayet eden Gülhan Esen ile bir araya geldiğini söyleyen Muhammed T., “O dönem Gülhan ile yeniden konuşmaya başladık. Bir süre tekrardan ayrıldık ve bana evleneceğini söyledi. ’Evlenemezsin’ dedim, inanmıyordum. Daha sonra evlendiğini öğrendim. Cinayetten bir hafta kadar önce Gülhan ile tekrar görüştük. Evlendiğini öğrendiğimde tekrar konuşmayı denedim. Bana, ’Boşanırsam benimle tekrar evlenecek misin?’ dedi. ’Ben nişanladım, sen de evlendin ancak boşanacaksın’ dedim. Nişanlandığımı söylediğimde Gülhan kıskançlık krizine girdi. Bağırdı, çağırdı, küfür ve hakaret etti” şeklinde konuştu.
“Olay gününden 1 ay kadar önce Gülhan’ın evinin yerini öğrendim. 5 kez o sokağa gittim”
Mahkeme başkanının, “Hakkında uzaklaştırma kararı vardı, ona rağmen niye görüştün?” sorusunu ise sanık Muhammed T., “Sevdiğim için görüştüm. Tekrar ikna etmek istedim. Olay gününden 1 ay kadar önce Gülhan’ın evinin yerini öğrendim. 5 kez o sokağa gittim. Gülhan’a bana evleneceğini söylediği zaman inanmamıştım, araştırdığımda internetten adresini buldum. Adrese gittiğimde arabasının sütünde adını gördüm. Evden çıkar, konuşurum diye bekledim ama çıkmadı ben de işime gittim. Birkaç defa onu sokakta gördüm konuşmaya çalıştım. Bana evlendiğini söyledi. En son görüşmemde Gülhan’a nişanlandığımı söyledim. ’Boşanırsam biz evlenebilir miyiz?’ dedi. Artık bittiğini söyledim. Bunun üzerine öfkelendi ve biz oradan ayrıldık” şeklinde cevapladı.
“Onu seviyorum”
Olay günü keyifli şekilde Gülhan Esen’in evinin önüne gittiğini dile getiren Muhammed T., “Sahur vaktiydi. Gülhan beni görünce küfür ede ede geldi. Yüzünde morluk vardı. Düzgün konuşmasını söyledim. En son babamdan niye özür dilemediğini dile getirdim. ’Ben senin babandan niye özür dileyeceğim’ dedi. Babamı neden şikayet ettiğini sorduğumda sebebi olmadığını söyledi. Sinirlendi, öfkelendi. En son arabaya doğru döndüm, arkamdan pis bir şey söyledi. Arabanın içinde silah vardı, aldım ateş ettim. Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Onu sevdiğimi söylemiştim. Bu hiç bir zaman değişmeyecek. Şu anda dahi değişmedi, değişmeyecek de” dedi.
“Bunları ümidimi kesmemeye yordum”
Cinayetten sonra 5 gün kaçak durumda olduğunu ifade eden Muhammed T., “Çocukluk arkadaşım İ.T’nin yanına gittim. Arabayı da kardeşimin iş yerine bıraktım. İ.T’den kıyafet istedim. Bana kıyafet getirdi. Ne olduğunu sorduğunda söylemedim, sadece polisin peşimde olduğunu belirttim. Beraber eniştemin yanına gittik. Enişteme kapıda birini vurduğumu söyledim ancak kimi vurduğumu söylemedim. Birkaç gün ortalıkta gözükmeyeceğimi söyledim. Daha sonra İ.T. ile sokaklarda dolaştık. İ’in deposuna tekrar geri gittim. Sonra oradan ayrıldım ve bir şey söylemedim. Daha önce tehdit edildim, ormana kaldırım bu sebeple silah bulunduruyordum. Gülhan, hayatında biri varken de benimle konuşuyordu. Gülhan ile ilişkimiz bittiği zamanlar birlikte vakit geçirirdik. Bunları ümidimi kesmemeye yordum” diye konuştu.
Gülhan Esen’in ablası Sümeyye Albayrak da, Muhammed T’nin kız kardeşini sürekli rahatsız ettiğini belirterek, “Çalıştığı iş yerinde tanışmışlar. Yaklaşık bir ay görüşmeleri olmuş. Ondan sonra kardeşim bundan ayrıldı. Hatta kız kardeşim, Muhammed T’nin peşini bırakması için iş yerindeki güvenlikçi çocukla konuşmaya başlamış. Muhammed T’nin görüp, peşini bırakması için. Ardından kız kardeşim o iş yerinden ayrıldı” diye konuştu.
Cinayetten önce de üzerine araç sürmüş
Gülhan’ın çalıştığı fabrikada toplu bir kalabalık oluştuğunu, bu olay sırasında sanık Muhammed T’nin Gülhan Esen’in üzerine araç sürdüğünü anlatan Albayrak, sözlerine şöyle devam etti:
“O kalabalıkta arabayı kardeşimin üzerine sürmüş, kardeşim düşmüş. Oradaki herkes de zaten bu olayı görmüş. Oradaki kişilerin de isimlerini söyleyebilirim, onları getirebilirim. Bu olayın ardından kardeşim beni aradı ve yaşananları anlattı. ’Biz karakola gidiyoruz, sen de gel’ dedi. Bende işten izin alıp karakola gittim. Birlikte bu şahıs hakkında uzaklaştırma kararı aldırdık. Ondan sonra bizim kapımızın önünde silahlar patladı. Annemler Erzurum’daydı. Annem ve babam o dönemlerde rahatsızdı. Bu sebeple olayı onlara söylemedik”
“Seven insan kıyar mı?”
Konuşması sırasında zaman zaman gözyaşlarına hakim olamayan Albayrak, “Kardeşimi çok sevdiğini iddia ediyor. Seven insan kıyar mı hiç?” dedi.
Sanığın kız kardeşini sürekli rahatsız ettiğine dikkat çeken Sümeyye Albayrak, “Biz uzaklaştırmayı aldıktan sonra evimizde bir kere kapının önünde silah patladı. Sonra bir kere de bizim kapının önüne gelmiş, yine Gülhan korkmuş. Bu arada bizim evi de biliyor. Ayrıca Gülhan’ın evini de, bizim evden çıkıp, kendi evine giderken takip ederek öğrendi. İnternette Gülhan’ın evinin adresi ne alaka?” diye konuştu.
“Bunun yüzünden o kız kedi gibi oldu”
Sanığın kız kardeşine şiddet uyguladığını da dile getiren Albayrak, “Babamızın kalp rahatsızlığı vardı, kalp krizi geçirmişti. Ondan dolayı annem ile babama pek bir şey yansıtmayız. Genelde kendi aramızda, kendi içimizde halletmeye çalışırız. Gülhan da bana geliyordu ama ben gece uyuyamıyordum, onun yüzünden gece uyuyamıyordum. Evde tek kalamıyordu, normalde çok cesur bir kızdı, korkmazdı. Bunun yüzünden o kız kedi gibi oldu. Bu anlattıklarım son 5 yıl içinde yaşananlar, 1-2 yılda yaşananlar değil. Gülhan nişanlıydı, düğün zamanıydı. Hep beraber Oltu’ya gitmiştik. O zaman yine yazmış bu. Bana söylemedi, artık nişanlısı vardı ve ona söyledi. Birlikte karakola gittiler. Orada, ’Düğününüz var sizin, bunlarla kafa yormayın’ diye geri göndermişler. Gülhan’ın yine nişanlılık döneminde kapının önünde gül buluyordu. Bu göndermiştir diye Gülhan direkt gidip çöpe atıyordu. Gülhan’ın içinde ona karşı sevgi olsa zaten başka biriyle evlenmezdi. Sonra Yusuf ile tanıştılar, Yusuf ile evlenme kararı aldılar. Numarasını bile değiştirdi. Konuşmak isteyen biri neden numarasını değiştirsin? Ulaşamasın diye neden uzaklaştırma kararı aldırsın?” şeklinde konuştu.
“Kim olduğunu bilseydim Gülhan şuan hayatta olurdu”
Gülhan Esen’in eşi Yusuf Esen de, “Gülhan ile ilk tanıştığımda bu yaşananları bilmiyordum ama ilişkimiz evliliğe doğru gidince yaşananları anlattı. Rahatsız edildiğini, numarasını telefonundan engellediğini, sanığın kendisinin adına İnstagram hesabı açtığını söyledi. İsmini biliyordum ama kim olduğunu bilmiyordum. Kim olduğunu zaten bilseydim Gülhan şuan hayatta olurdu. Bilseydim hayatta olurdu. Ona engel olurdum. O da beni korumak istedi herhalde, bir şey yapmamdan korktu. Sadece isim olarak biliyorum. Biz nişanlıyken de zaman zaman rahatsız etmiş. Gülhan da korktuğu için mesajları siliyor, korkmuş olabilir” dedi.
Sanığın farklı numaralardan eşini rahatsız ettiğini anlatan Esen, “Düğünümüz Erzurum’da olmuştu. Düğüne bir hafta kala sanık eşime mesaj atmış. ’Erzurum’a gelirim, seni bulurum’ gibi şeyler yazmış. Bunun ardından biz karakola gittik. Şikayette bulunmak istedim. Mesaj atmış ancak attığı mesajları silmiş. Elle tutulur bir delil yok. Delil olmadığı için bize, ’Zaten düğününüz var, bunları kafaya takmayın. Döndüğünüzde şikayette bulunursunuz’ dediler. Yardımcı olmadılar ve oradan çıktık. Evlendik, 7 ay geçti. 7 ay içinde hiç bir şekilde görüştüğünü düşünmüyorum, zannetmiyorum, olamaz” diye konuştu.
“Gülhan’ı saplantı haline getirdi”
Gülhan’ın ailesinin avukatı ise “Sanığın anlatımları suçtan kurtulmaya yönelik, daha doğrusu suçun unsurlarını hafifletici veya kendini bir sebep uydurmaya çalışan mahiyette ifadelerdir. Ailenin anlatımları çok net. İddianame ve dosya kapsamıyla uyum göstermekte. Sanık ile Gülhan arasında sürekli ayrılıp barışılan belki bir ilişki yaşanmış olabilir. Ancak çok uzun süredir Gülhan’ı görmediği sabit. Daha sonrasında yine kendisi hiçbir sebep ortada yokken, saplantı haline getirmiş. Muhtemelen Gülhan’ın adresini bularak Gülhan ile iletişime geçmeye çalışıyor. Gülhan ile iletişime geçemediği için de defalarca takip ettiği Gülhan’ı tasarlayarak, önceden planlayarak, Gülhan’ı önce vurduktan sonra yerde darp etmeye devam ederek canavarca hisle öldürme eylemini gerçekleştirdiğini düşünüyoruz. Bu nedenle sanığın en üst hadden cezalandırılmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Cinayet olayına diyecek bir şeyimiz yok”
Sanık Muhammed T’nin avukatı da, “5 yıl boyunca toksik bir ilişki yaşanmış. Küsmüşler, barışmışlar, kavga etmişler, dövüşmüşler, şikayet etmiş geri almış, bu şikayet etmiş geri almış. Cinayet olayına diyecek bir şeyimiz yok. Tabii ki bir eylem var ama bu eylemin neden kaynaklandığı, nasıl kaynaklandığı, yani bir insanı çok sevdiği belli… Bunu ablası kabul ediyor aslında Muhammed’in çok sevdiğini. Tabii ki karşı tarafın acısını da anlıyoruz. Biz şu aşamada cep telefonunun karakoldan alınarak, polisten alınarak incelenmesini istiyoruz. Çünkü orada çok kayıtlar var. Bir kaç tanığımız da olacak. Bugün ilk celse itibariyle karşı tarafı dinlemek adına tanıklarımızı hazır etmedik. Gelecek celse bunları da hazır edeceğiz ve etraflıca da olayı değerlendireceğiz. Şimdilik diyeceğimiz bunlardan ibaret” dedi.
“Enişte birini vurdum, ben bir süre kaybolacağım”
Muhammed T’nin eniştesi tutuksuz sanık M.Ö. de, sanığın olay günü evine gelip, ’Enişte birini vurdum, ben bir süre kaybolacağım. Aileme haber ver’ dediğini ifade ederek, “Üstüm müsait değildi, uykudan uyanmıştım. Sokağa çıkamadım. ’Ne oldu?’ diye sorunca kaçtı. Bizim bu konuşmamız 30 saniyeyi geçmemiştir. Üstümde müsait olmadığı için arkasından gidemedim. Yanında diğer sanık İ.T. yoktu, tek başına gelmişti. ’Ne oldu?’ sorusunu da kiminle kavga ettin gibisinden sordum. Açıkçası ben kavga olduğunu düşündüm. Bizim literatürümüz mü diyelim, yoksa şivemiz mi bilemem ama ’vurdum’ dediğiniz zaman bir yumruk da vurabilirsiniz, bir taş da vurabilirsiniz ya da başka bir cisimle de vurabilirsiniz. Kavga olduğunu düşündüğüm için fazla umursamadım” cümlelerini kullandı.
“Canımız çok yanıyor”
Duruşma sonrası adliye önünde basın açıklaması yapıldı. Gülhan’ın kız kardeşi Rabia Albayrak, “Gencecik, hayatının en güzel döneminde yaşam hakkı elinden alındı. Aşık olduğunu, sevdiğini söyledi. Biz biliyoruz ki sevgi zarar vermez, sevgi incitmez. Seven erkek sevdiği kadının saçının teline zarar gelsin istemez, kaldı ki 7 kurşunla vuruyorsun, tekmeliyorsun. Adalete güvenmek ve adaletin sağlanmasını istiyoruz. Canımız çok yanıyor. Kadın cinayetlerinin önüne geçilmesi gerekiyor. Lütfen artık bir şeyler yapılsın” dedi.
“Ben neden korkuyorum arkadaşlar?”
Gülhan’ın arkadaşı ise, “Ben sabahın 05.30’unda 20 dakika servise yürüyorum. Ben neden korkuyorum arkadaşlar? Ben arkadaşımın ölümünden sonra korkuyorum, karşıma birisi çıkar diye korkuyorum. Belki aynı şeyi bende yaşayacağım. Kendisi benim ortaokul, sıra arkadaşımdı” diyerek gözyaşlarını tutamadı. Gülhan’ın akrabaları da yaşananlara tepki gösterdi.
“Bir an önce adaletin sağlanmasını istiyoruz”
Albayrak ailesinin avukatı Fırat Can Güngör, “Bir an önce adaletin sağlanmasını istiyoruz. Umuyorum nisan ayında burada Gülhan için adaleti yeniden sağlayacağız. Yargılama ile ilgili emniyetten raporları bekliyoruz. Bu raporlarda bir takım eksiklikler var. Bunların incelenmesi neticesinde adaletin yerini bulacağını düşünüyorum. Biz bu mücadeleyi bırakmayacağız. Sanığın en ağır şekilde ceza alması için savunmalarımızı yapıyoruz” şeklinde konuştu.
Kandıra-Kaynarca karayolunda kar sebebiyle kayan kamyon, iş makinesi ile kurtarıldı.
Kaza, Esentepe mevkiinde meydana geldi. Malzemeyüklü hafriyat kamyonuyağan karla birlikte yolun kayganlaşması üzerine, sürücüsünün
direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle yoldan çıkarak şarampole düştü. Kaza sonrası Kandıra Belediyesi karla mücadele ekiplerine haber verilmesi üzerine olay yerine giden ekipler yoğun bir çalışma gerçekleştirdi. Hafriyat kamyonu düştüğü şarampolden kurtarılarak, yol trafiğe açıldı.
Bağcılar’da hemşire kız arkadaşı Sibel Kavılı’yı geçtiğimiz mart ayında silah ile ateş ederek öldüren Cumali Varan’ın yargılanmasına başlandı. Duruşmada kız arkadaşının astral seyahat eğitimleri aldığını ve üzerinde uyguladığını anlatan Varan savunmasında “Üzerimde seanslar uyguladı, psikolojim bozuldu” dedi.
Bağcılar’da 29 Mart 2024’te meydana gelen olayda, bir hastanede güvenlik görevlisi olarak çalışan Cumali Varan (46) aynı hastanede birlikte çalıştığı kız arkadaşı hemşire Sibel Kavılı’yı (44) silahla ateş ederek öldürmüştü. Hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen Varan’ın yargılanmasına başlandı.
Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Cumali Varan ile müştekiler hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları da katıldı.
Duruşmada savunma yapan sanık Varan, “Karşı tarafı çok sevdiğim için incitici bir şey yapmak istemedim. Her zaman maddi manevi destek oldum. Son zamanlarda astral seyahat eğitimleri almaya başlamıştı. Bu eğitimleri benim üzerimde uygulamak istiyordu. Üzerimde seanslar uyguladı, psikolojim bozuldu. Olay günü 8. yılımızı kutlamak ve sürpriz yapmak için kapısında bekledim. ‘Yine mi sen’ dedi ve içeri davet etti beni. Bana yeni eğitimler aldığını ve üzerimde uygulamak istediğini söyledi. Ben yapmasını istemeyince hakaret edip vurmaya başladı. Ben sonra gitmek istedim. Bana ‘beni yalnız bırakıyorsun’ dedi. Sakinleştirmeye çalıştım. Gittim yatak odasındaki silahı aldım. Silahı almamın sebebi kafama sıkmaktı. Silahı kafama dayadım çekerken silah patladı. Sibel vuruldu. Yıkıldım oraya saatlerce kaldım” dedi.
Maktulün annesi ve kızı ise olay nedeniyle şikayetçi olduklarını dile getirdi.
Duruşma eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.
İddianameden
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, maktul Sibel Kavılı olarak yer alırken sanık ise Cumali Varan olarak yer buldu. İddianamede 29 Mart 2024’te Bağcılar’da, Varan’ın sevgilisi olan Kavılı’yı silahla ateş ederek öldürdüğü belirtildi. Cumali Varan’ın 30 Mart günü Gebze‘den Bolu’ya gitmek üzere kaçtığının tespit edildiği ve otobüs mola verdiği sırada yakalandığı da iddianamede belirtildi. Öte yandan emniyette ifadesi alınan sanık Varan, Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını söyleyerek “Sibel 7 yıldır sevgilimdi. Görev yaptığım hastanede hemşireydi. Son 1 ay içerisinde astral seyahat eğitimi almaya başladı. Bu eğitimden sonra bakış açısı değişti. Beni küçümsemeye ve eve farklı ilaçlar getirmeye başladı. Ben bir gün hatırlamadığım kişilerden silah aldım. Silahı evde yatak odasında çekmeceye koydum. Sibel de silahı gördü ‘neden aldın?’ diye sordu. Ben de ‘evde bulunsun’ diye aldığımı söyledim. Sibel bana bu işin yürümediğini ve evden gitmemi istediğini söyledi. Ben de kardeşime yerleştim. Arada görüşmeye devam ettik. Daha sonra bir gün Sibel bana ‘eğer bir daha eve gelirsen savcılığa şikayette bulunurum, iş yerinde gelip görüşürsen seni yönetime söyleyip işten attırırım’ dedi. Bunu söylemesine rağmen ben gidip gelmeye devam ettim. Çünkü sevdiğim kadının peşindeydim, onu geri kazanmaya çalıştım. Olay günü Sibel’in çalıştığı kata çıktım. Yoğundu, onu seyrettim. Sonra oradan ayrılarak eve gittim. Amacım ona sürpriz yapmaktı. Dairenin kapısında beklerken geldi. Bana ‘niye geldin?’ diye sordu. Ben de ona ‘bugün ayın 29’u seninle 8. senemiz. 8 sene önce ayın 29’unda seninle ilk kez bu eve gelmiştik, barışalım’ dedim. Birlikte eve girdik. Evde konuşurken yine agresifleşmeye başladı. Boynumu çizdi darp etti. Yatak odasında bulunan çekmeceden silahını aldım. Silahı çekerek kendi kafama dayadım, silahın namlusunu tuttu. Tam silahı yere doğrulturken patladı. Sibel yere düşerken tekrar patladı. Kendime gelmek için mutfaktaki balkona giderek sigara içtim. Defalarca intihar teşebbüsünde bulundum ancak kendime kıyıp intihar edemedim. Sonra Gebze tarafına gittim. Ne yapacağımı bilemedim otobüse bindim. Otobüs durduğunda polisler beni yakalayarak İstanbul’a getirdi” ifadelerini kullandı. Cumali Varan’ın ‘kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi. Varan’ın ruhsatsız silah taşıma’ suçundan ise 2 yıldan 4 yıla kadar hapsi istendi.
Kocaeli’de dolandırıcılık suçundan 27 yıl 4 ay hapis cezası bulunan hükümlü, polisin operasyonuyla yakalandı.
Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü, aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Yapılan çalışmalar kapsamında, bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan hakkında 5 ayrı aranma kaydı ve kesinleşmiş 27 yıl 4 ay hapis cezası bulunan Y.A., Kartepe’de düzenlenen operasyonla dün yakalandı. İşlemlerinin ardından tutuklanan Y.A., cezaevine gönderildi.
Kaza, sabah saatlerinde Körfez Kirazlıyalı mevkiinde meydana geldi. İstanbul yönüne ilerleyen tır henüz bilinmeyen sebepten dolayı makasladı. Yol kenarındaki alana kayarak durabilen tırın dorsesi İstanbul yönünü trafiğe kapattı. Olay yerine hemen jandarma ve karayolları ekipleri sevk edildi. Yaklaşık iki saat süren çalışmanın ardından yol kontrollü olarak trafiğe açıldı.